Ana Sayfa Blog Sayfa 6136

Fransan’dan HDP’li vekillerin tutuklanmasına tepki: Ciddi kaygılara yol açmıştır

Yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Fransa ve Türkiye ortak değerler ile bağlıdır. Özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne üye olan bir ülke olarak güçlü ilişkilere sahiptir. HDP milletvekillerinin tutuklanması ciddi kaygılara yol açmıştır. Fransa; Türkiye’yi, hukuk devletine ve çoğulcu demokrasi ile ifade ve basın özgürlüğü de dahil olmak üzere temel haklara saygı duymaya çağırıyor”

Fransa Dışişleri Bakanlığı açıklamasında Diyarbakır’da meydana gelen terör saldırısını da kınadı. “Terör mağdurlarının yakınlarına başsağlığı diliyoruz” denilen açıklamada terörle mücadelede Türkiye ile dayanışma içinde olduğu hatırlatıldı.

Standard & Poor’s Türkiye’nin notunu açıkladı

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s, Türkiye’nin kredi görünümünü “negatif”ten “durağan”a yükseltti, “BB” seviyesindeki kredi notunu teyit etti.

Türkiye 2016-2017 büyüme tahminlerini ise 0.2 puan düşürdü.

S&P, OHAL’in en az 17 Ocak’a kadar süreceğini öngörüyor.

Türkiye’nin kredi notu görünümünü durağana revize eden S&P, özel sektörün yüksek dış borcunun ekonomik istikrarı tehdit etmesine karşın, Türk hükümetinin, büyümenin yavaşladığı ve yatırımların azaldığı bir ortamda, dış kaynaklı riskleri azaltmaya yeniden odaklandığını belirtti.

Baluken’in fezlekesini hazırlayan savcı tutuklu!

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken’in tutuklanmasına sebep olan fezlekeyi hazırlayan savcının geçtiğimiz yıl MİT TIR’ları soruşturmasında tutuklandığı bildirildi

HDP Grup Başkanvekili Milletvekili İdris Baluken’in tutuklanmasına neden olan fezlekeyi hazırlayan savcı Ahmet Karaca’nın geçtiğimiz yıl MİT TIR’ları soruşturmasında tutuklandığı ortaya çıktı. HDP’li avukatların verdiği bilgiye göre; Baluken’in tutuklanmasına gerekçe gösterilen fezlekeleri hazırlayan savcılardan birisi geçtiğimiz yıl tutuklandı.

Tutuklanan bu savcının Ahmet Karaca olduğu belirtildi. MİT TIR’larıyla ilgili soruşturmayı yürüten savcılardan biri olan Ahmet Karaca, bu başlıkta yürütülen soruşturma kapsamında meslekten ihraç edilip tutuklanmıştı.

IMF’den Türkiye uyarısı

Uluslararası Para Fonu (IMF), HDP’li Eşbaşkanları ve Milletvekillerinin tutuklanmasının ardından Türkiye ekonomisine ilişkin açıklama yaptı. Reuters’ın son dakika haberine göre; açıklamada “Artan siyasi belirsizlik, turizmdeki düşüş, şirketlerin büyük borcu ekonomiye zarar veriyor” denildi.

HABERB MERKEZİ

Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği’ne Molotoflu Saldırı

HDP’li milletvekillerinin dün gece düzenlenen operasyonla gözaltına alınmalarının hemen ardından, Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği’ne molotof kokteylli saldırı düzenlendi. Fransa’nın Paris başta olmak üzere Nantes, Montpellier Toulouse ve Strasbourg kentlerinde de gösteriler başladı.

Sabaha karşı 03.30 sularında Paris Büyükelçiliği binasına gelen bir grup, ellerindeki molotof kokteyllerini binanın giriş kapısı önüne attılar. Elçiliğin giriş kapısı hafif hasar alırken, polis kısa sürede olay yerine geldi. Eylemi düzenleyenler kaçmayı başarırken, olayla ilgili gözaltı olmadığı belirtildi.

Bu arada Fransa’da yaşayan Kürt derneklerinin çağrısı üzerine HDP’li milletvekillerinin gözaltına alınmasını protesto eden bir grup gösterici Paris’te Repbublique Meydanı’nda toplandı. Avrupa Konseyi’nin bulunduğu Strazburg kentinde de bir grup, Konsey binası önünde, HDP’li milletvekillerinin resimlerini taşıyan pankartlarla eyleme başladı. HDP’li olduğu belirtilen bir grup ise Avrupa Konseyi yetkilileri ile görüşme talep etti.

Güneydeki Montpellier ve Toulouse ile Batı’da Nantes ve başkent Paris’te toplanan kalabalıklar bulundukları yerlerdeki büyükelçilik ve konsolosluk binalarına yürüme kararı aldı.

Fransa’dan “hukuk devleti” uyarısı

Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada ise “Türkiye ve Fransa’nın ortak değerlerle birbirine bağlı olduğu, özellikle Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu’na üye olan iki ülke olarak ilişkilerinin güçlü olduğu” vurgulandı. HDP’li milletvekillerinin gözaltına alınmasının ise yeni bir endişe kaynağı olduğu belirtilen açıklamada, “Fransa, Türkiye’yi hukuk devleti ve çoğulcu demokrasi ile basın ve ifade özgürlüğünü de kapsayan temel haklara saygı duymaya çağırıyor” ifadesi kullanıldı.

Büyükelçilikten açıklama

Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği’nde ise Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından HDP’li milletvekillerinin gözaltına alınmasına ilişkin bir duyuru yapıldı. Duyuruda milletvekillerinin haklarındaki dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin ifade vermeye gitmedikleri için gözaltına alındıkları belirtildi. Açıklamada “Bilindiği gibi savcıların ifade vermek üzere adliyeye çağırdığı kişilerin bu davete ısrarla uymayarak, yasaları ihlal etmeleri halinde sanıklar ifadelerine başvurulmak üzere gözaltına alınıyor,” denildi.

‘Cumhuriyet Gazetesi’ eylemine polis müdahalesi

Antalya Cumhuriyet Meydanı Attalos Heykeli yanında Cumhuriyet Gazetesi’ne yapılan operasyonu protesto etmek isteyen yaklaşık 20 kişilik grup oturma eylemi yaptı. Yapılan uyarılara rağmen grup dağılmayınca polis müdahale etti. Yaşanan arbedede Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk’ün de aralarında bulunduğu 7 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar Muratpaşa İlçe Emniyet müdürlüğüne götürüldü. 

 

Siirt’te kepenk kapatma yasaklandı

Valilikten yapılan açıklamada, vatandaşların günlük hayatlarının aksama ve sıkıntı olmaksızın idamesine ilişkin her türlü tedbiri alma yetkisi, görev ve sorumluluğunun kamu idarelerine ait olduğu belirtildi.

Güvenlik, esenlik ve genel sağlık ihtiyacının güvence altına alınması için devletin çabaları yanında vatandaşların da hukuk kurallarına uygun bir şekilde davranmalarının en büyük güç olduğu kaydedilen açıklamada, il sınırları içinde yürütülen güvenlik operasyonları ve benzeri hususlar bahane edilerek zaman zaman iş yerlerinin yasa dışı yöntem ve yönlendirmelerle toplu olarak kapatıldıklarının gözlemlendiği bildirildi.

Açıklamada, şunlara yer verildi: “İş yerlerinin toplu biçimde kapatılmasının halkın günlük yaşamını
sürdürmesini zorlaştırarak huzur ve sükununu bozduğu, kişilerin güvenlik, dirlik ve esenlik içinde günlük ihtiyaçlarını sağlamak suretiyle sağlıklı yaşamasını önemli ölçüde zafiyete uğrattığı tespit edildi. Bu itibarla kamu düzeninin korunması için 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca ilimiz sınırları içinde bulunan iş yerlerinin toplu olarak kapatılmasının yasaklanması, aksine davranılması halinde mevzuat çerçevesinde adli ve idari işlem yapılacağı uygun görülmüştür.”

Cumhuriyet Gazetesi yazar ve yöneticilerinin ifadeleri alınmaya başlandı

31 Ekim’den bu yana gözaltında tutulan Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarının ifadeleri alınmaya başlandı

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyeleri Hikmet Çetinkaya, Hakan Kara, Musa Kart, Bülent Utku, Güray Öz, Mustafa Kemal Güngör, Önder Çelik ve yazar Aydın Engin, Kitap Eki Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay, Yayın Danışmanı Kadri Gürsel, muhabese müdürü Günseli Özaltay ve eski muhasebe müdürü Bülent Yener, 31 Ekim’den bu yana gözaltında. Soruşturmayı Gülen Cemaatine üye olduğu iddiasıyla yargılanan Cumhuriyet Savcısı Murat İnam yürütürken, 3 savcı daha atandı. Savcılar sabah erken saatlerde ifade almak üzere Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gitti.

Dokunma, dokunurlar!

[responsivevoice voice=”Turkish Female” buttontext=”YAZIYI SESLİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ”]

HDP eş başkanları ve milletvekillerinin gözaltına alınması devrimcilerin, demokratların, Kürt halkının, Alevilerin, diğer etnik azınlıkların iradesine, onuruna saldırıdır. Saldırı onların şahsında tüm devrimcileredir. Tüm demokratlaradır. Onlar onurumuza dokundular. Şimdi bizlerde onlara dokunacağız.  “dokunma, dokunurlar” diyeceğiz ve direnmeye devam edeceğiz.

HDP’ye yönelik yapılan operasyon 6 Milyon seçmenin oylarını hiçe saymadır. Bu yeni durum 12 Eylül paşalarının anayasasına bile aykırıdır. Akli melekelerini yitirmişlerin korkudan kurtulurum adına giriştiği son çırpınışlarıdır.  Onlar boğazlarına kadar suça batmış olmanın telaşıyla saldırıyor, biraz daha iktidarda kalmanın hesabıyla pervasızlıkta sınır tanımıyorlar.

Erdoğan ve iktidarı tüm legal mücadele alanlarını bir bir ortadan kaldırıyor. Muhalif basın susturuldu, muhalif belediyelere el kondu, belediye başkanları zindanlara atıldı. Şimdi de halkın oylarıyla seçilmiş milletvekilleri sansasyonel bir biçimde gözaltına alınıyor, mahkemelere çıkarılıyor.  Erdoğan zaten belirli bir süredir TBMM’yi devre dışı bırakmıştı. Hükümet üyeleri de başbakanı dahil, saray’ın sıradan memurları gibi çalışıyorlar.

Türkiye koyu bir faşizmin içine çekilmiştir. Türkiye bölgede sadece DAİŞ ve türevleri ile ittifak yapabilmekte, uluslararası saygınlığı yerlerde sürüklenmektedir. AKP iktidarının saldırganlığı bundandır. AB, ABD Erdoğan’ın çılgınlıklarını daha çok seyretmeyeceğinin sinyallerini vermektedir. Bölgede süren paylaşım savaşında Erdoğan önderlikli Türkiye’ye figüran rolü verilmiş görünüyor. Oysa o star olmakta ısrarlı görünüyor. Karışıklık buradan geliyor.

Erdoğan ABD tarafından Suriye’de ve bölgenin tamamında Kürtlerle ortak davranmaya davet ediliyor. Erdoğan bu çağrıları duymazlıktan gelerek aksine Kürdün tüm kazanımlarına, değerlerine azgınca saldırıyor. Kürtlerle işbirliği tekliflerini görmezden geliyor. Bunda ısrarın TC’nin mevcut statükosu ile devam etmesini olanaksız hale getirdiğini göremiyor. O ideolojik darlıkla sorunlara yaklaşmakta, kendi selefist İslamcı ideolojisine en yakın gördüğü DAİŞ ve türevleri El Nusra, ÖSO güçleri ile işbirliği yapmaktadır. Oysa bu sayılı güçler yarının kaybedenleridir. Erdoğan faşist karanlığın ideolojik gözlüğü ile gericiliğe, zorbalığa yatırım yapmaktadır.

AKP önderliğindeki Türk milliyetçi iktidar bloku (MHP ve CHP yönetimlerinin de gizli ittifakı ile) Türkiye’nin demokratikleştirilmesine karşı direnmektedir.

İnanıyor ve biliyoruz ki, Türkiye’nin ihtiyacı demokrasidir. AKP ve MHP demokrasiden korktukları için bu saldırıyı yürütmektedirler. Eğer demokrasi güçleri direnirlerse bu saldırılar püskürtülebilir, Türkiye demokratikleşir, Kürt sorunu çözülür. Bu açıdan AKP iktidarına karşı olan ve Türkiye’nin demokratikleşmesini isteyen tüm demokrasi güçleri ve faşizme karşı olan herkes bu saldırılara karşı birleşik bir mücadele yürütmelidir.

Bugün ülkenin akil insanları, aklı başında muhalifleri, demokratlar, sosyal demokratlar,  devrimciler, Kürtler, Türkler, Aleviler, Müslümanlar, öteki azınlıklar; Erdoğan zorba diktatörlüğüne karşı güçlerini birleştirebilirlerse Türkiye’nin karanlığa sürüklenmesinin önüne geçilebilir.

Bu yazının yazıldığı şu ana kadar gözaltına alınan 12 HDP milletvekillerinden aralarında iki eş başkanın olduğu 6 kişi tutuklandı, 3 kişi şartlı salıverildi, üç kişi ise savcılık sorgusunda bulunuyor.

Tüm HDP’liler savcılıkta önceden hazırlanmış ortak savunma yaptılar. Bu metinden bazı bölümler şunlardır;

“Bizler seçilmiş halk temsilcileriyiz. Şahsımızı değil bizi seçen seçmen kitlelerini temsil ederiz. Şu anda da yasamanın, Meclis’in dokunulmazlığa sahip bir üyesi, milletvekili sıfatıyla karşınızdayım. Benim temsil ettiğim bu kimliğe ve halkımın iradesine saygısızlık yapılmasına izin vermem mümkün değildir.

Ben, adil ve tarafsız bir yargı huzurunda hesap vermekten asla çekinmiyorum. Veremeyeceğim hiçbir hesabım da yoktur. Ülkemizde yargının saygınlığı ayaklar altındayken, böylesi bir siyasi yargılamanın öznesi olmayı da asla kabul etmeyeceğim. Şahsınıza ve kişiliğinize yönelik hiçbir tereddüttüm ve saygısızlığım yoktur. Ancak şaibelerle dolu bir siyasi geçmişe sahip olan Erdoğan emretti diye başlatılan bu yargı tiyatrosunda figüran olmayı kabul etmiyorum.

Soracağınız hiçbir soruya cevap vermeyeceğim, yapacağınız hiç bir yargılama faaliyetinin adil olacağına inancım yoktur. Benim buraya getirilmem bile hukuk dışıdır. Siyasetçilerin siyaset arenasındaki muhatapları siyasetçilerdir, yargı mensupları değildir. Bu anlamda sizler evrensel ve demokratik hukuk ilkelerine ve Türkiye’nin imzalamış olduğu, aynı zamanda bir anayasa hükmü de olan uluslararası anlaşmalara bağlı olması gereken yargı mensupları olarak siyasi oyunların ve tezgâhların parçası olmayı reddetmelisiniz.”

Yapılanlar ayan beyan ortadadır. Bu çökertme amaçlı siyasi soykırım operasyonlarına karşı sesiz kalınırsa bu tür saldırılar daha da genişleyecek ve bölgemizde ve ülkemizde savaş daha da derinleşecektir.

AKP her muhalif sesi susturarak bir korku imparatorluğu yaratmak istiyor. Bunun için herkesi susturmak istiyor. Halklı olduklarına inanan hiç kimse bu korku imparatorluğundan korkmamalıdır. Çünkü biz haklıyız, bizim adımıza siyaset yapanlara, kendi sözcülerimize sahip çıkmaya devam etmeliyiz. Eğer biz devrimciler, demokratlar siyasi temsilcilerimize sahip çıkamazsak, hepimize yönelik saldırılar genişleyerek devam edecektir.

Bugün gecenin bir yarısında Erdoğan’ın zorbaları HDP’li parlamenterlerin kapısını kırıp içeri giriyorlarsa yarın herkesin kapısını kırabilirler. Dolayısıyla bu süreç bizleri herkesten daha sorumlu, daha örgütlü, daha cesaretli ve daha eylemli davranmamızı gerektiriyor.

Şimdi bu duruma da seyirci kalırsak, yarın başkaları da aynı şekilde zindanlara atılacaktır. Artık “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” noktasını çoktan aştık.

Bu yılan hepimize dokunacak. Çünkü karanlığın cellatları, selefist islamo-faşistler  “sana düşman, bana düşman” kısacası “düşünen insana düşman” sevgili kardeşim.

O zaman sen, ben, biz hep birlikte bu yılanı çıktığı deliğe kadar kovalamakla yükümlüyüz. Yoksa yedi başlı bu ejderha hepimizi zehirleyecek.

İnanıyoruz ki, halklarımız bu zalim diktatörü ve kurduğu faşist düzeni tez elden tarihin çöplüğüne süpürecek nihai hamleyi yapacaktır.

Öyleyse herkes elini taşın altına koymalıdır. AKP faşizminden korkmamalıdır. Gerekli mücadeleyi yapmalıdırlar. Şu an başta Kürt halkı Türkiye’nin bütün ilerici güçleri dünyanın gözleri önünde tarihsel bir sınavla karşı karşıyadır.

[/responsivevoice]

Barzani ve KYB’den HDP operasyonu açıklaması: Serbest bırakın

  Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanlığı’ndan HDP milletvekillerinin gözaltına alınmasına ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, HDP Eş Genel Başkanları ve milletvekillerinin gözaltına alınmasının endişe verici olduğu ifade edildi. Yazılı açıklamada, bu uygulamaların durumu daha karmaşık hale getirip, sorunların derinleşmesine sebep olacağı belirtilerek, HDP’nin üyelerinin bir an önce serbest bırakılmasının umulduğu ifade edildi. Açıklamada bu uygulamanın istikrara hizmet etmediği kaydedildi.

KYB: SİYASETÇİLER SERBEST BIRAKILSIN

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) de yaptığı yazılı açıklamada, HDP milletvekillerinin gözaltına alınmasını kınadı. KYB’den yapılan açıklamada siyasetçilerin bir an önce serbest bırakılması istendi. 
Kürdistan Demokrat Partisi’nden yapılan açıklamada ise HDP Eş Genel Başkanları ve milletvekillerinin gözaltına alınması ‘kaygı verici’ olarak değerlendirildi. KDP Parlamento grubundan yapılan yazılı açıklamada, gözaltıların hiçbir şekilde demokrasi sürecine hizmet etmediği belirtilerek, Ortadoğu’da yaşananlar karşısında Türkiye’den barış ve demokrasiyi sağlamasının beklendiği ifade edildi. Açıklamada, sorunların bir an önce çözülmesi, şiddet yerine barış yoluna dönülmesinin umulduğu belirtildi.