Ana Sayfa Blog Sayfa 6136

Tuncel: Kimse moralini bozmasın direneceğiz ve mutlaka kazanacağız

HDP’li Eşbaşkanlar ve Milletvekillerinin tutulduğu Diyarbakır Adliyesi’nin karşısında polisler tarafından darp edilerek gözaltına alınan Sebahat Tuncel, DBP Hukuk Komisyonu üyesi avukatlar, Şivan Cemil Özen ile Cemile Turhallı aracılığıyla mesaj gönderdi. Avukatlar Tuncel’in, “Kürt halkının özgürlüğünden asla vaz geçmeyeceğiz” dediğini aktardı.

Tuncel’in mesajı şöyle: “Her bir insan bir vekildir. Herkes kendi üzerinde düşen görevi yerine getirmek zorundadır. Kimse moralini bozmasın direneceğiz ve mutlaka kazanacağız. Faşist zihniyetler yenilgiye mahkumdur. HDP Eşbaşkanlarının da aralarında bulunduğu vekillerin tutuklanması tamamen bir rehin alma operasyonudur. Asla boyun eğmeyeceğiz”

HABER MERKEZİ

 

 

 

 

 

 

 

HDP Hakkari Milletvekili Zeydan da tutuklandı

HDP Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan da tutuklandı

HDP’ye yönelik yapılan siyasi soykırım operasyonlarında gözaltına alındıktan sonra bugün mahkemeye sevkedilen HDP Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan da tutuklandı.

ÖHD: Tutuklama kararı avukatlardan önce ajanslara verildi

Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi HDP Eş Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın tutuklanma haberlerine ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada “HDP Eş Genel Başkanları Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutuklandığı bilgisi adliyede bulunan avukatlardan önce haber ajanslarına bildirildi! Ajanslara bildirilen tutuklama kararı hala HDP eş başkanlarına veya avukatlara bildirilmedi. Avukatlar duruşma salonu önünde bekliyorlar” ifadeleri kullanıldı.

Anadolu Ajansı HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tutuklandığı bilgisini geçmişti.

FR: Türkiye daha huzurlu ve güvenli olmayacak

Alman gazetelerinin cumartesi günkü baskılarında, Türkiye’deki gelişmelere dair çok sayıda yorum yer alıyor. Yorumlarda, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumunun yanı sıra Avrupa Birliği ve Almanya Başbakanı’nın izlediği Türkiye politikaları da eleştiriliyor.

Passauer Neue Presse gazetesi HDP eş başkanları ve vekillerine yönelik operasyona dair bir yoruma yer veriyor. Gazete, “Meclis’te yer alan muhalefet partisi ile siyasi araçlar yerine polis devleti araçlarıyla mücadele eden, halkın çoğunluğu tarafından seçilmiş olsa da artık demokrat olarak tanımlanamaz. Çoğunluk bir diktatör diliyorsa bu artık hukuk devleti uygulaması değil keyfidir. Yatıştırmak ve gözleri çevirmek artık mümkün değil. Ne var ki Berlin’den yapılan net açıklamanın sonuçlarının olmayacağı düşünülemez. Mülteci anlaşması sallantıda. Almanya, rahat ve pahalı bir mülteci anlaşması ile kendi değerleri olan özgürlük ve demokrasinin tanınması arasında hangisini daha çok istediğinin kararını vermek zorunda” yorumunu yapıyor.

Reutlinger General Anzeiger‘in Türkiye yorumunda da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ülkedeki muhaliflere yönelik politikaları eleştiriliyor. Yorumda, “Cumhurbaşkanı Erdoğan demokrasiyi yeniden tanımlıyor ve Müslümanların nasıl siyaset yaptıklarını göstermek istiyor. Örneği olmayan tutuklama ve ihraç dalgası Türkiye’de yuvarlanmaya devam ediyor. Görünüşe göre planlar içinde askeri bir gençlik birliği oluşturmak, AKP yanlısı vatandaşları silahlandırmak ve köy korucularını bölgedeki “yıkıcı” eylemleri haber verecek muhbirler haline getirmek de bulunuyor. Erdoğan idam cezasını geri getirmek istiyor ve bunu, halihazırda cezaevine yolladığı muhalefetle görüşmek istiyor” ifadeleri kullanılıyor.

Kölner Stadt Anzeiger gazetesi, Türkiye’deki gelişmeleri değerlendirdiği yorumunda, olup bitenlerle ülke iç savaşa sürüklenmese de demokrasiden uzaklaşmanın bedelleri olacağı görüşünde. Gazetenin yorumunda, “Almanya Türkiye’de olup bitenlere ancak seyirci kalabilir zira basiretsiz politikalarıyla neredeyse tüm etki imkanlarını tüketti” değerlendirmesi yapılıyor. Gazetede, “AB üyeliği öldü, mülteci anlaşması Avrupa Birliği’ni şantaja açık hale getiriyor, Rusya Ankara için bir rol model ve partner oldu. Batı, Türkiye politikasının cam kırıkları önünde duruyor. Her ne kadar Türkiye iç savaş batağına sürüklenmese de demokrasiden kopmanın sonuçları olacaktır. Örneğin: Yeni mülteci akınları. Erdoğan’ın tutumundan dönmesi mümkün görünmüyor. Bu nedenle her şeyden önemlisi Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti için mücadele edenleri desteklemek” yorumu yapılıyor.

Frankfurter Rundschau gazetesinin “Türkiye’ye dair yorumunda ise Olağanüstü Hal’in demokrasi ve hukukta kırılmayı çabucak beraberinde getirdiğine” dikkat çekiliyor. Gazetenin yorumu şöyle: “Erdoğan, başarısız darbe girişiminden bu yana ülkeyi terörle mücadele kılıfı altında bir diktatörlüğe sürüklüyor. Türkiye daha huzurlu ya da güvenli olmayacak. Tam tersi olacak. Almanya tüm olanlara sadece güçsüzce seyirci kalıyor. “

Südwest Presse ise Almanya ve Avrupa Birliği’nin mülteci anlaşması nedeniyle Türkiye ile ilişkilerde çaresiz olduğuna dair bir değerlendirme yapıyor. Yorumda şu ifadeler kullanılıyor: “ Pek tabii ki Erdoğan mülteci anlaşması sayesinde avantajlı olduğunun bilincinde. Bu durum Almanya ve AB’nin pazarlık alanını görülebilir ölçüde daraltıyor. Gerçekte Türkiye’nin Avrupa’dan her geçen gün daha fazla uzaklaşması Batı’yı ilgilendirmiyor. Görünüşe göre, Erdoğan’ı bu yoldan çevirecek hiç kimse bulunmuyor.”

Türkiye’ye dair bir diğer yorum da der Tagesspiegel gazetesinde yer alıyor. Gazete gelişmeleri idam cezasının geri getirilmesine yönelik talep ve insan hakları ihlalleri doğrultusunda değerlendirdiği bir yoruma yer veriyor. Yorum şöyle: “Her kim ki idam cezasını geri getirmek istiyor, o Avrupa Birliği’ne ait değildir. İnsan haklarını ihlal eden Avrupa Konseyi’ne uymaz. Merkel, hükümetin takibata aldığı kişilerin yanında açıkça durduğunu göstermek için iki gün beklememeliydi. Türkiye-AB mülteci anlaşmasının bitmesine mal olacaksa bile insan hakları ve vatandaşlık hakları satılık değildir. Merkel, Almanya’nın anlaşmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyor. Yine hata ediyor. Belki de kendisinin ihtiyacı vardır. Kaçmak isteyenler için Balkan rotasının kapatılması asıl önemli olandı ve hala öyle. Bunu Başbakan’ın da itiraf etmesi gerekiyor ki, istemiyor ve yapamıyor.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Gezal Acer

Avrupa Türkiye ile ipleri koparmaktan yana değil

Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım ile yaptığı telefon görüşmesinde, Türkiye hükümeti ile Avrupa Parlamentosu arasında bir istişare prosedürünün başlatılması üzerinde görüş birliği sağladı.

Alman basın ajansı (dpa), AB ile NATO üyesi Türkiye arasındaki ilişkiler daha fazla gerilmeden Ankara ve Brüksel’deki arabulucuların bu konuda bir an önce diyaloğa girmelerinin kararlaştırıldığını da haberinde bildirdi.

Bu görüşme formatı çerçevesinde tutuklanan ya da göz altına alınan muhalefet politikacılarının ve gazetecilerin akıbetinin ele alınması ve bu kişilerin bir an önce özgürlüklerine kavuşmasının hedef alınması öngörülüyor.    

DPA’nın haberine göre bir saat süren telefon görüşmesinde Schulz ve Yıldırım son gelişmeler konusundaki görüşlerini açıkça izah etme fırsatı buldular. Schulz’un bu görüşmede HDP eş başkanlarının cuma günü tutuklanmasını da eleştirdiği ve Türkiye’nin bu girişimle demokrasi prensiplerinden uzaklaştığına, Avrupa ile ortaklığını tartışılır hale getirdiğine dikkat çektiği bildirildi.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz daha önce de Cumhuriyet gazetesi çalışanlarına karşı Türk makamlarının girişimlerini eleştirmiş ve “Basın özgürlüğünün budandığı ve gazetecilerin korku içinde yaşadığı bir yerde demokrasinin de sonu gelmiştir” diye konuşmuştu.

© Deutsche Welle Türkçe

dpa/ÇA/BS

Fransan’dan HDP’li vekillerin tutuklanmasına tepki: Ciddi kaygılara yol açmıştır

Yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Fransa ve Türkiye ortak değerler ile bağlıdır. Özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne üye olan bir ülke olarak güçlü ilişkilere sahiptir. HDP milletvekillerinin tutuklanması ciddi kaygılara yol açmıştır. Fransa; Türkiye’yi, hukuk devletine ve çoğulcu demokrasi ile ifade ve basın özgürlüğü de dahil olmak üzere temel haklara saygı duymaya çağırıyor”

Fransa Dışişleri Bakanlığı açıklamasında Diyarbakır’da meydana gelen terör saldırısını da kınadı. “Terör mağdurlarının yakınlarına başsağlığı diliyoruz” denilen açıklamada terörle mücadelede Türkiye ile dayanışma içinde olduğu hatırlatıldı.

Standard & Poor’s Türkiye’nin notunu açıkladı

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s, Türkiye’nin kredi görünümünü “negatif”ten “durağan”a yükseltti, “BB” seviyesindeki kredi notunu teyit etti.

Türkiye 2016-2017 büyüme tahminlerini ise 0.2 puan düşürdü.

S&P, OHAL’in en az 17 Ocak’a kadar süreceğini öngörüyor.

Türkiye’nin kredi notu görünümünü durağana revize eden S&P, özel sektörün yüksek dış borcunun ekonomik istikrarı tehdit etmesine karşın, Türk hükümetinin, büyümenin yavaşladığı ve yatırımların azaldığı bir ortamda, dış kaynaklı riskleri azaltmaya yeniden odaklandığını belirtti.

Baluken’in fezlekesini hazırlayan savcı tutuklu!

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken’in tutuklanmasına sebep olan fezlekeyi hazırlayan savcının geçtiğimiz yıl MİT TIR’ları soruşturmasında tutuklandığı bildirildi

HDP Grup Başkanvekili Milletvekili İdris Baluken’in tutuklanmasına neden olan fezlekeyi hazırlayan savcı Ahmet Karaca’nın geçtiğimiz yıl MİT TIR’ları soruşturmasında tutuklandığı ortaya çıktı. HDP’li avukatların verdiği bilgiye göre; Baluken’in tutuklanmasına gerekçe gösterilen fezlekeleri hazırlayan savcılardan birisi geçtiğimiz yıl tutuklandı.

Tutuklanan bu savcının Ahmet Karaca olduğu belirtildi. MİT TIR’larıyla ilgili soruşturmayı yürüten savcılardan biri olan Ahmet Karaca, bu başlıkta yürütülen soruşturma kapsamında meslekten ihraç edilip tutuklanmıştı.

IMF’den Türkiye uyarısı

Uluslararası Para Fonu (IMF), HDP’li Eşbaşkanları ve Milletvekillerinin tutuklanmasının ardından Türkiye ekonomisine ilişkin açıklama yaptı. Reuters’ın son dakika haberine göre; açıklamada “Artan siyasi belirsizlik, turizmdeki düşüş, şirketlerin büyük borcu ekonomiye zarar veriyor” denildi.

HABERB MERKEZİ

Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği’ne Molotoflu Saldırı

HDP’li milletvekillerinin dün gece düzenlenen operasyonla gözaltına alınmalarının hemen ardından, Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği’ne molotof kokteylli saldırı düzenlendi. Fransa’nın Paris başta olmak üzere Nantes, Montpellier Toulouse ve Strasbourg kentlerinde de gösteriler başladı.

Sabaha karşı 03.30 sularında Paris Büyükelçiliği binasına gelen bir grup, ellerindeki molotof kokteyllerini binanın giriş kapısı önüne attılar. Elçiliğin giriş kapısı hafif hasar alırken, polis kısa sürede olay yerine geldi. Eylemi düzenleyenler kaçmayı başarırken, olayla ilgili gözaltı olmadığı belirtildi.

Bu arada Fransa’da yaşayan Kürt derneklerinin çağrısı üzerine HDP’li milletvekillerinin gözaltına alınmasını protesto eden bir grup gösterici Paris’te Repbublique Meydanı’nda toplandı. Avrupa Konseyi’nin bulunduğu Strazburg kentinde de bir grup, Konsey binası önünde, HDP’li milletvekillerinin resimlerini taşıyan pankartlarla eyleme başladı. HDP’li olduğu belirtilen bir grup ise Avrupa Konseyi yetkilileri ile görüşme talep etti.

Güneydeki Montpellier ve Toulouse ile Batı’da Nantes ve başkent Paris’te toplanan kalabalıklar bulundukları yerlerdeki büyükelçilik ve konsolosluk binalarına yürüme kararı aldı.

Fransa’dan “hukuk devleti” uyarısı

Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada ise “Türkiye ve Fransa’nın ortak değerlerle birbirine bağlı olduğu, özellikle Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu’na üye olan iki ülke olarak ilişkilerinin güçlü olduğu” vurgulandı. HDP’li milletvekillerinin gözaltına alınmasının ise yeni bir endişe kaynağı olduğu belirtilen açıklamada, “Fransa, Türkiye’yi hukuk devleti ve çoğulcu demokrasi ile basın ve ifade özgürlüğünü de kapsayan temel haklara saygı duymaya çağırıyor” ifadesi kullanıldı.

Büyükelçilikten açıklama

Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği’nde ise Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından HDP’li milletvekillerinin gözaltına alınmasına ilişkin bir duyuru yapıldı. Duyuruda milletvekillerinin haklarındaki dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin ifade vermeye gitmedikleri için gözaltına alındıkları belirtildi. Açıklamada “Bilindiği gibi savcıların ifade vermek üzere adliyeye çağırdığı kişilerin bu davete ısrarla uymayarak, yasaları ihlal etmeleri halinde sanıklar ifadelerine başvurulmak üzere gözaltına alınıyor,” denildi.