Ana Sayfa Blog Sayfa 6143

Erkeklere doğum kontrol aşısı

Guardian gazetesi son deneylerin;erkeklerde uygulanan gebeliği önleyici aşının en az kadınların kullandığı doğum kontrol hapları kadar etkili olduğu tespit edildi.

Habere göre, yapılan bir araştırmada 350 erkeğe hormon aşısı yapıldığı ve erkek üreme sistemini “kapatılarak” sperm sayısının kayda değer ölçüde azaltıldığı görüldü.

Bununla birlikte, söz konusu uygulamanın beraberinde depresyon, sivilce ve libidoda artış gibi bazı önemli yan etkilere sahip olmasından dolayı bazı çevreler tarafından kabul edilemez bulunduğu da ifade edildi.

İnce bağırsağından yapılan mideyle hayata tutundu

Yaklaşık bir yıl önce aşırı kilolarından kurtulmak için doktorunun tavsiyesi üzerine tüp mide ameliyatı olan Gizem Şentürk, ameliyattan sonra gelişen komplikasyon nedeniyle ölümün eşiğine geldi. İstanbul ve Ankara’da geçirdiği operasyonlar sonunda midesi onarılamaz hale gelen Şentürk, 6 ay önce Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi’nde ince bağırsaklarından mide yapılarak hayata bağlandı.

Ameliyatı gerçekleştiren AÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayhan Mesci, bütün cerrahi müdahalelerde olduğu gibi obezite cerrahide de bu tür komplikasyonlar olabileceğini belirtti. Doç. Dr. Mesci, “Önemli olan komplikasyonun gelişmesiyle beraber doğru tanı yapılması ve doğru zamanda müdahale edilmesi” dedi.

Hastanın yaklaşık 1 yıl önce operasyon geçirdiğini, sonrasında erken dönemde kaçak tespit edildiğini aktaran Doç. Dr. Mesci, “Birçok merkezde doğru müdahalelerle tedavi edilmeye çalışılmış, ancak farklı sebeplerle istenilen başarı elde edilememiş. Onarılamayacak düzeyde mideye sahip olan hastanın midesini total olarak çıkartarak, yerine ince bağırsaklarından yeni bir mide oluşturduk.
Hastamızın artık midesi olmaması nedeniyle emilim azaltıcı bir işlem de gerçekleştirilmiş oldu. Bu nedenle kilo kontrolü de sıkıntısız sağlanıyor” diye konuştu.

SEKİZ AYDA 50 KİLO VERDİ

Aşırı kilolarından kurtulmak için doktorunun tavsiyesi üzerine tüp mide ameliyatı geçirdiğini söyleyen Gizem Şentürk, şöyle dedi:

“Ameliyattan sonra sıkıntılı bir süreç yaşadım. Midemde kaçak oluştu. 8 ay boyunca İstanbul ve başka şehirlerde operasyonlar geçirdim. Vücudumda kaçaktan kaynaklanan, akciğer ve kalbime yakın yerlerde ödemler oluştu. Bu sorunlar nedeniyle pimi çekilmiş bombaya benzediğimi söylediler. Bir dostum sayesinde Doç. Dr. Ayhan Mesci ile tanıştım. Tahlillerimi görünce ‘Ameliyata almamız gerek’ dedi. Ameliyat sonrası 103 kilodan 53 kiloya geriledim. Şu an her şey iyi gidiyor. Hocama ve ekibine çok teşekkür ediyorum.”

4XL’DEN 36 BEDENE

Kilo verme süreci ve sonrasının çok keyifli olduğunu söyleyen Gizem Şentürk, “Kiloluyken belli noktalardan alışveriş yapabiliyordum. Şimdi istediğim gibi kıyafet alabiliyorum. Nerde 4 XL, nerede small, medium, çok keyifli. Kilo verdikten sonra insanın özgüveni yerine geliyor. Yürüyüşünüz bile değişiyor. Psikolojik olarak da kötü günler yaşadım, saçlarım döküldü. Benim ve ailemin yaşadığı problemler sona erdi” dedi.

Genetiği değiştirilmiş sivrisinekler Zika’yla mücadele edecek

Laboratuvar her hafta yaklaşık 60 milyon genetiği değiştirilmiş Aedes aegypti üretiyor. Bu sivrisinekler riskli virüsleri taşımakla biliniyor. Laboratuvarda sadece erkek sivrisinekler yetiştiriliyor, zira erkek sivrisinekler virüs yayamaz. Genetiği değiştirilmiş sivrisinekler, yavrularına, ergenliğe girmeden ölmelerine yol açacak geni aktaracak.

Sputnik’in haberine göre, Proje sahibi İngiliz biyoteknoloji şirketi Oxitec’in başkanı Glen Slade, “Brezilya’daki insanları korumaya yardımcı olabilmek için üretimi her türlü genişletmeye hazırız” dedi. Bilim insanları bu yöntemle sivrisineklerin nüfusunu yüzde 90 azaltmayı planlıyor. Brezilya, Panama ve Cayman Adaları’nda gerçekleştirilen deneylerin de bu planları doğruludığı belirtildi.

İngiliz bilim adamları oluşturdu!..

Vücudumuzun doğal yaşlanma sürecinin yanı sıra, güneşin zararlı ışınları başta olmak üzere, çevresel birçok dış etkenin yaşlanmanın temel sorunlarından bir diğerinin de C vitamini eksikliği olduğu gözlenmektedir.

C vitaminini ürün haline getirmekte zorlanan uzmanlar, ilerleyen teknoloji sayesinde bunu mümkün hale geldi. İlerleyen yaşlarla birlikte ciltteki C vitamini seviyelerinin yüzde 425 oranına kadar düşüyor olması da bilim adamları tarafından saptandı. Ciltte yaşlanmayı engellemek, tazelemek ve güçlendirmek için aktif STAY-C 50 barındıran Jixir Vitamin C Matrix serumları katkı sağlıyor.

C VİTAMİNİ YERİNE STAY-C 50

İngiliz bilim adamları tarafından yürütülen yoğun araştırmalar sonucunda oluşturulan STAY-C 50, C vitamininin kararlı bir formu olarak, vitaminin cilt bakımında stabil ürüne dönüştürülerek kullanımına olanak sağlıyor. Harici kullanımdaki faydayı maksimum seviyelere taşıyarak harici kullanıma olanak sağlayan aktif STAY-C 50, dahili olarak alınan C vitamininden 20 kat fazla cilde etki gösteriyor. Vitamin düzeyini 3 gün kullanımın sonunda bile genç bir ciltte olması gereken seviyelere ulaştırıyor.  

Erkekler için doğum kontrol aşısı

Erkekler için geliştirilen doğum kontrol aşısı, kadınların kullandığı haplar kadar etkili olduğunu İngiltere’de yapılan bir araştırma ortaya koydu. Uzmanlar, aşının yan etkilerinin ortadan kaldırılması durumunda kadınların ve erkeklerin doğum kontrolünde eşit sorumluluk üstlenebileceğini söylüyor.

NTV’de yer alan habere göre, Erkekler için geliştirilen doğum kontrol aşısı progesteron ve testosteron hormonlarının bileşiminden oluşuyor.

İngiltere’de geliştirilen aşı, 350 erkek üzerinde denendi.

Hormon enjekte edilen erkeklerin sperm seviyesinin büyük ölçüde düştüğü, üreme sisteminin askıya alındığı gözlendi.

Aşı uzun süre kullanıldığında istenmeyen gebelikleri yüzde 96 oranında engellendiği ortaya çıktı.

Bu oran, prezervatifin sağladığı korumanın üzerinde. Aşı, en az kadınların kullandığı doğum kontrol hapları kadar etkili.

Eşit sorumluluk

Aşı, doğum kontrolü sağlamada başarılı ancak deneye katılan erkeklerde depresyon, akne ve cinsel isteksizlik gibi yan etkiler görüldü.

Bu nedenle deney planlanandan erken sonlandırıldı. Ancak uzmanlar hormon dozlarının ayarlanmasıyla yan etkilerin aşılabileceğini belirtiyor.

Deneye katılan erkeklerin dörtte üçü, aşıyı kullanmaya devam etmek istediğini söyledi.

Aşının yan etkileri ortadan kaldırılırsa kadınların ve erkeklerin, doğum kontrolünde eşit sorumluluk üstlenebileceği belirtiliyor.

İspanyol ebeveynlerden ev ödevlerine boykot

Ev ödevleri öğrencilerin en fazla şikâyetçi olduğu konuların başında geliyor. Ancak İspanya’da bu kez ebeveynler de aşırı ev ödevlerine isyan ederek harekete geçti.

Öğrencilere verilen ev ödevlerinin fazlalığına itiraz eden ebeveynler kasım ayı boyunca boykot kararı aldı.

Ülke çapında yaklaşık 12 bin devlet okulundan sorumlu olan İspanyol Ebeveyn Dernekleri Birliği’nin (CEAPA) çağrısıyla gerçekleştirilen boykot, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine haftasonu için verilen ev ödevlerini protesto etmeyi hedefliyor.

Birlik başkanı Jose Luis Pazos, Fransız Haber Ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada boykot kararının ev ödevlerinin fazlalılığının çocuklara zarar verdiği gerçeği nedeniyle alındığını söyledi.

İspanyol eğitim sisteminin hala geleneksel ‘’ezber yöntemine” dayalı olduğunun altını çizen Pazos, ‘’toplumun derin bir değişim sürecinden geçtiğini, ancak sınıflardaki atmosferin hala değişmediğini” söyledi. Pazos’a göre öğrencilere ‘’ezber yapmalarını değil, bilgi yönetimini ve eleştirel olmayı öğretmek” gerekiyor.

Fazla ev ödevi başarıyı olumsuz etkiliyor

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 2012 yılında yayınladığı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Raporu’na  (PISA) göre İspanyol öğrencilerin karşı karşıya kaldığı ‘’aşırı ev ödevi” yüklemesi öğrencilerin başarı çizgisini yükseltmiyor, aksine özellikle matematik, okuma ve fen bilgisi derslerinden daha düşük notlar almalarına yol açıyor.

Söz konusu rapora göre İspanya, araştırmanın gerçekleştirildiği 38 ülke arasında Rusya, İtalya, İrlanda ve Polonya’dan sonra öğrencilere en fazla ödev verilen beşinci ülke konumunda. 

Araştırmaya konu olan 38 ülkede ev ödevlerine ayrılan zamanın ortalama 4,9 saat olduğu belirtilirken, rapor öğrencilerin en başarılı olduğu Finlandiya ve Güney Kore’de öğrencilerin ev ödevlerine haftada en fazla üç saat ayırdığını ortaya koydu. 

© Deutsche Welle Türkçe

AFP, SÖ/BK

 

Özdemir: Türkiye’de ikinci darbe yaşanıyor

Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, Türk yetkililerin gazetecilere tutumunu sert şekilde eleştirdi. Passauer Neuen Presse’ye konuşan Özdemir, ”Türkiye’de şu anda ikinci bir darbe yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkeyi büyük bir hapishaneye dönüştürdüğünü söyleyen Özdemir, “Onun için basın özgürlüğü ona biat etmeyi kapsıyor. Bunu yapmayan – gazeteciler, bilim insanları, yargıç ya da seçilmiş politikacılar olsun fark etmez – Erdoğan için bir teröristtir” dedi.

Merkel’e eleştiri

Özdemir, bu bağlamda Almanya Başbakanı Angela Merkel’i de eleştirdi.

Özdemir, “Alman hükümeti, AB ile Türkiye arasındaki mülteci paktını tehlikeye atmamak için burada yanlış bir çekinceye kapılıyor ve aceleci bir itaat sergiliyor” dedi.

Merkel’in geçen yılki parlamento seçimleri öncesi Türkiye’ye seyahat etmesinin ve Erdoğan’a bir nevi boyun eğip muhaliflerle görüşmemesinin bir hata olduğunu kaydeden Özdemir, “Türkiye demokrasi adı altında modern bir diktatörlüğe dönüşüyor” şeklinde konuştu.

© Deutsche Welle Türkçe

Reuters/BS/HS

Müezzin kilisede ezan okuyacak

Bremen’de Protestanlara bağlı Barış Kilisesinde gerçekleştirilecek olan müzikal ayine bir müezzinin de katılacağı bildirildi. İngiliz müzisyen Karl Jenkins tarafından bestelenen ‘’The Armed Man” isimli oratoryonun parçası olan ‘’Allah-ü Ekber” (Allah En Büyüktür) dizeleri ayine katılacak olan müezzin tarafından seslendirilecek.

Söz konusu proje kapsamında, kilisede 40’tan fazla yorumcu ilahiler seslendirecek. 

13 Kasım’da gerçekleştirilecek etkinliğin tartışmalara yol açmasına kilise müzisyeni Megumi Ishida-Hahn ise tepki gösterdi. Ishida-Hahn, projeye ilişkin olarak ‘’Biz yapmazsak nerede böyle bir etkinlik hayat bulabilir? Böyle bir etkinlik tam da burada gerçekleştirilmeli” ifadelerini kullandı.

Kilisede ezan tartışmaları

Berlin Katedrali’nde 2007 yılında gerçekleştirilmesi planlanan etkinlik Berlin Katedrali Konseyi tarafından ‘’ezanın bir kilisede okunmasını kabul edilemez olduğu” gerekçesiyle iptal edilmişti. Proje, Bremen yakınlarındaki Rotenburg Protestan Kilisesi’nde de yaklaşık on yıl önce benzeri bir tartışma başlatmış, bir müezzinin kilisede ezan okumaması gerektiği yönündeki eleştiriler sonucu etkinlik gerçekleştirilmemişti.

Etkinliğin gerçekleştirilmesinden yana olanlar ise söz konusu bestenin ”yabancı olana duyulan korkuyu aşmaya yönelik karşılıklı saygının somutlaştırılmış bir biçimi” olduğunu savunuyordu.

© Deutsche Welle Türkçe

epd/SÖ/HS

Almanya’da çocuk yaşta evlilik tartışması

Önerdiğimiz linkler Çocuk evlendiren imama para cezası

Die Welt gazetesinde yer alan habere göre Almanya İçişleri Bakanlığı küçük yaştaki çocukları evlendiren imamların cezalandırılması için yeni bir yasa tasarısı hazırlanıyor. (02.11.2016)

Almanya’nın Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Aydan Özoğuz, çocuk evlilik tartışmasında genel bir yasağa karşı çıktı.

Özoğuz, “18 yaş altındakilerin evliliğine yönelik genel bir yasak iyi niyetli olsa da bunun bazı münferit vakalarda genç kadınları sosyal açıdan dışlayabileceğini” savundu.

Genç kadınlara yönelik yasaların sertleştirilmesinin olası sonuçlarına da dikkat çeken Özoğuz, “Eğer evlilikleri geçersiz sayılırsa, nafaka hakkı ve miras hakkını kaybederler, çocukları evlilik dışı doğmuş kabul edilir ve bu çoğu için anavatanlarına dönüşü de engeller.”

Özoğuz, çocuk yaşta evliliklere yönelik genel bir yasağa yönelik eleştirisiyle Adalet Bakanı Heiko Maas’a destek verdi. Mecliste Hristiyan Birlik Partileri, Alman gençler de dahil 18 yaş altı evlilikleri istisnasız yasaklamak istiyor.

Alman hükümeti, çocuk yaştaki evliliklerle ilgili geçen eylül ayında federal ve eyalet düzeyinde bir çalışma grubu oluşturdu. Tartışmalar, ülkedeki mülteci akınından sonra başlamıştı. Son verilere göre, Almanya’da bin 475 evli çocuk ve genç kayıtlı. Temmuz ayında bunların 361’i 14 yaşın altındaydı.

Almanya’da 16 yaş izni

Almanya’da yürürlükteki yasalara göre gençlerin 16 yaşından itibaren evlenmelerine izin veriliyor. Ancak ana koşul diğer partnerin 18 yaşını doldurmuş olması ve aile mahkemesinin izin vermiş olması.

Almanya’da reşit olmadan evlenenlerin çoğu Suriyeli, Afgan ya da Iraklı. 2000 yılında 18 yaşın altında bin 73 evlilik gerçekleşirken, bu sayı 2005 yılında 377, 2015’te ise 92 oldu.

Öte yandan Almanya İçişleri Bakanlığı imamlar tarafından çocuklara nikah kıyılmasını yasaklamak ve çocuklara imam nikahı kıyan din adamlarına para cezası verilmesi için bir çalışma başlattı.

© Deutsche Welle Türkçe

dpa/KNA/BS/HS

 

Kandıra F Tipi Cezaevi önünde açıklama yapıldı

KJA ve HDP’nin Kışanak ve Ata’nın tutuklu bulunduğu Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde yapacağı basın açıklaması İzmit Valiliği’nin kararıyla engellenmek istendi. Tüm engellemelere rağmen cezaevinin önünde açıklama yapıldı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Pervin Buldan, Hüda Kaya, Erdal Ataş ve Mehmet Emin aralarında olduğu üyeleri ile Özgür Kadın Kongresi (KJA) üyeleri, Kandıra F Tipi Cezaevi’nde tutulan Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı ile KJA Sözcüsü Ayla Akat Ata için açıklama yapmak üzere İstanbul’dan yola çıktı. Ancak HDP ilçelerinden çıkan araçların bir kısmı, İstanbul çıkışında ve Mehmetçik Vakfı tesisleri ile Kandıra gişelerinde durduruldu. Kandıra gişelerinde uzun süre bekletildikten sonra avukatların, cezaevi savcısı ile yaptıkları görüşmenin ardından geçişlerine izin verilirken, gazetecilerin geçişleri engellendi. Gerekçe olarak ise, İzmit Valiliği’nin Olağanüstü Hal (OHAL) nedeniyle aldığı yasak kararı gösterildi.

Vekillerin geçişi engellendi

Yurttaşlar araçlardan indirilirken bazı araçlar çekildi. HDP Gaziosmanpaşa İlçe Eşbaşkanı Fenar Günana da gözaltına alındı. Vekillerin içinde bulunduğu aracın önü jandarma tarafından kesildi. Jandarma ve polis engelini aşarak cezaevinin önüne ulaşan HDP’liler açıklama yaptı. HDP İl Eşbaşkanı Aysel Güzel, ilçelerin önünden araçların kalkmasının engellendiğini, Kandıra gişeleri ile Mehmetçik Vakfı’nda araçların geçişlerine izin verilmediğini, 4 milletvekilinin de Kandıra Cezaevi’ne 3 kilometre kala araçlarının durdurulduğunu belirtti. Hukuksuzluk düzeninde yaşandığına dikkat çeken Güzel, “Hiçbir demokratik norm yok. Saray ve iktidarın bu ülkede demokrasi adına hiçbir şey bırakmadığı dönemden geçiyoruz” dedi.

Demokratik direnişi sürdüreceklerini belirten Güzel, “Tutuklamaları protesto etmek için engellemelere rağmen cezaevlerinin önlerinde olacağız. Dayanışmamızı sürdüreceğiz. İrademizi kırmak isteyen bu sistemle mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Güzel, Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı başta olmak üzere tüm seçimlerin serbest bırakılmasını, kayyum uygulamasına son verilmesini istedi.

Kaynak: ANF