Ana Sayfa Blog Sayfa 6144

Özgürlükçü Demokrasi gazetesine soruşturma

İstanbul Cumuriyet Başsavcılığı, Özgürlükçü Demokrasi’de farklı tarihlerde yayınlanan 19 haber hakkında ‘örgüt propagandası’ iddiasıyla soruşturma başlattı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgürlükçü Demokrasi’de farklı tarihlerde yer alan 19 haber hakkında soruşturma başlattı. TCK 301 “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama” ve “örgüt propagandası” iddialarıyla 16 ayrı haber hakkında açılan soruşturmalarda haberlerde imzası olan gazeteciler ifadeye çağrıldı. Şirnex’in (Şırnak) Cizîr (Cizre) ilçesi Nuh Mahallesi’nde 5 yaşında bir çocuğun devriye gezen zırhlı polis aracının ezmesi sonucu hayatını kaybetmesi ile ilgili gazete de yayınlanan “Panzer ezdi yüreğini” başlıklı haber, soruşturma konusu oldu. Savcılık haberle ilgili, “Cizre’de hayatını kaybeden bazı çocukların kasıtlı şekilde öldürüldüğü izlenimi yaratmak” yorumunda bulundu.

Gazetede yayınlanan şüpheli asker ölümü ile ilgili haberi ise, savcılık “İntihar neticesinde hayatını kaybeden bazı gençlerin komutanlarca öldürüldüğüne dair bir kanı uyandıracak soyut haber” olarak nitelendirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 3 Ekim’de gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Ersin Çaksu ve gazetemizin Yazı İşleri Müdürü Harun Epli hakkında soruşturma başlatmıştı.

Irak Ordusu Musul’a girdi

Irak Ordusu, 2014’ten beri ilk kez Musul kentine girdi.

CNN’e konuşan Irak Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tahsin İbrahim, Irak Ordusu’nun 2014’te terör örgütü DEAŞ tarafından ele geçirilen Musul’a girdiğini ve birliklerin Al Intisar mahallesine baskın düzenlediğini bildirdi.

İhraç edilen akademisyenler uğurlandı: Ferman devletin, üniversiteler bizimdir

OHAL kapsamında çıkarılan son Kanun Hükmünde Kararname ile (KHK) ihraç edilen Eğitim Sen ve “Barış İçin Akademisyenler” üyesi İstanbul Üniversitesi akademisyenleri kampüs kapısından meslektaşları ve öğrencileri tarafından uğurlandı.

29 Ekim’de yayımlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 77 üniversiteden toplam bin 262 akademisyen üniversitelerden ihraç edildi. İhraç edilenler arasında “Barış İçin Akademisyenler” ve Eğitim Sen üyesi akademisyenler de bulunuyor.

İstanbul Üniversitesi’nden ihraç edilen muhalif akademisyenler üniversitenin Beyazıt’ta bulunan ana kapısından uğurlandı. İstanbul Üniversitesi Demokratik Üniversite Girişimi, SES Aksaray Şubesi, Eğitim Sen İstanbul 6 Nolu Üniversiteler Şubesi, İstanbul Tabip Odası, Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği’nin çağrısıyla çok sayıda kişi, “Şimdilik uğurluyoruz ama asla #terketmiyoruz” diyerek bir araya geldi. Üniversite içinde yürüyüş yaparak ana kapıdan pankartlarıyla birlikte çıkan akademisyen ve öğrenciler “Ferman devletin, üniversiteler bizimdir” sloganını attı. Üniversite öğrencileri de, “Üniversite asla teslim olmaz” pankartı açıldı.

Burada konuşan ihraç edilen akademisyenlerden Araştırma Görevlisi ve Eğitim Sen İşyeri Temsilcisi Levent Dölek, “Biz işte buradaki insanlara güveniyoruz. Bu üniversitenin, bu memleketin gerçek sahiplerine, onurlu dik duran insanlarına güveniyoruz. Şu bastığımız Beyazıt Meydanı’nda Turan Emeksiz’in anısı var, Deniz Gezmiş’in anısı var, biz gücümüzü buradan anıyoruz” dedi.

Akademisyenlerin uğurlanması, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganlarıyla devam etti.

Gültan Kışanak’ı ziyaret için yola çıkan HDP’li vekiller geri gönderildi

Kandıra Cezaevi’nde tutuklu olan Diyarbakır Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak ve diğer partilileri ziyaret etmek için yola çıkan HDP’lilerden milletvekili olanların dışındakiler, Kocaeli TEM gişelerinde polis ekipleri tarafından geri gönderildi.

Diyarbakır’da haklarında yürütülen soruşturma kapsamında ’terör örgütü üyeliği’ iddialarıyla tutuklanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Gültan Kışanak, Fırat Anlı ve eski BDP Batman milletvekili Ayla Akat Ata, Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde bulunan F Tipi Cezaevi’ne getirilmişti.

Tutuklanan HDP’lileri ziyaret etmek isteyen partiler ise dün gece be bu sabah saatlerinde çeşitli illerinden araçlar ile Kocaeli’ne doğru yola çıktılar. Gerçekleşecek ziyaret için önlem alan Kocaeli Emniyeti’ne bağlı polisler ise TEM otoyolu Kocaeli girişindeki gişeler ve D100 karayolu üzerinde önlem alarak doğu illeri ve İstanbul’dan gelen araçlar üzerinde arama yaptılar.

Çok sayıda polis ve çevik kuvvet ekibi ile kentin girişinde uygulama yapan polis ekipleri durdurdukları araçlardaki şahısların kimlikleri sorguladı, belgelerini inceledi. Kandıra’ya gideceği belirlenen araçları polis koruması eşliğinde geri gönderen Kocaeli Emniyeti, ziyaretçiler arasında yer alan HDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve beraberindeki avukatlarının ise geçişine izin verdi.

Polis noktasında evrakları incelenen Buldan ve beraberindekiler daha sonra yola çıkarak Kandıra’da tutuklu bulunan partililerini ziyarete gittiler.

Nebil Özgentürk, İstanbul’a döndü

Nebil Özgentürk,  27 Ekim’den beri, aylardır üzerinde çalıştığı Almanya belgeselinin çekimi için Münih’teydi.  Nazım Hikmet ve Kültür Vakfı’nın Köln’de düzenlediği, Tarık Akan anma gecesinde de sunuculuk yaptı. İnternet siteleri ve gazete haberlerinde, Özgentürk’ün de  Cumhuriyet’e yönelik operasyonda gözaltına alınacağı ileri sürülmüştü. Özgentürk,  gece saat 00.00 sıralarında Atatürk Havalimanı’na indi. Özgentürk, sabah olur olmaz da Şişli’deki gazete binamıza gelerek, dayanışma duygularını iletti.   ‘Dostların arasında…’   Özgentürk, Twitter hesabından şöyle yazdı: “Hem belgesel çekimleri, hem de Tarık Akan anma toplantısı için bir haftadır Almanya’daydım. Hakkımda ‘gözaltı kararı’ haberlerini Almanya’dayken okudum. Seyahatimin normal akışında dün geceyarısı İstanbul’a giriş yaptım. Şimdi Cumhuriyet’teyim.. Dostlarla omuz omuza… ”  diye yazdı.      Gözaltı sürüyor   Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu,  Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyeleri Hikmet Çetinkaya, Hakan Kara, Musa Kart, Bülent Utku, Güray Öz, Mustafa Kemal Güngör, Önder Çelik ve yazarımız Aydın Engin, Kitap Eki Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay, Yayın Danışmanımız Kadri Gürsel, muhabese müdürümüz Günseli Özaltay ve eski muhasebe müdürümüz Bülent Yener, “PKK/KCK ve FETÖ/PYD terör örgütleri adına suç işledikleri” iddiasıyla, 31 Ekim’den bu yana gözaltında.  Emniyete götürüldüklerinden beri de avukatlarıyla görüştürülmediler. Polis ekipleri, 31 Ekim Pazartesi günü sabah saat 06.30 sıralarında ev baskınları düzenlemiş, yazar ve yöneticilerimizi gözaltına almıştı.   İtirazımız reddedildi    Gazetemiz avukatları Fikret İlkiz,  Tora Pekin, Bahri Belen ve Abbas Yalçın 1 Kasım’da hem gözaltı kararına hem de 5 günlük avukat yasağına itiraz etti. Avukat yasağı itirazının reddedildiği haber ajansları tarafından duyuruldu. Ancak, karar şu saat itibariyle avukatlarımıza tebliğ edilmedi. Gözaltı kararına yapılan itiraz da henüz sonuçlanmadı. Avukatlarımız itiraz dilekçesinde, “Ortaya koyduğumuz açık hukuka aykırılık ve hukuki zorunluluklar karşısında, hâkimliğinizin özenli/özensiz tutumu, bugün, İstanbul’da hukukun yürürlükte olup olmadığını belirleyecektir” demişti.  

KESK: Tepki göstermeyenler sıranın kendilerine geleceğini asla unutmamalı

Cumhuriyet’i susturmak için başlatılan operasyona tepkiler çığ gibi büyüyor. Kamu Emekçileri Sendikaları (KESK) İstanbul Şubeler Platformu da bugün gazetemizin İstanbul Şişli’deki merkez binası önüne gelerek bir protesto gösterisi gerçekleştirdi.

KESK’in gazete önündeki “Özgür ve Muhalif Basın Üzerinden Elinizi Çekin!” başlıklı açıklaması şöyle:

Siyasi iktidar, OHAL hukukunu kendisine kalkan yaparak çıkardığı kanun hükmünde kararnamelerle Türkiye’de başlatmış olduğu baskıcı, otoriter süreci giderek derinleştirmektedir. Darbecilerle mücadele adı altında başlatılan süreç hızla farklı yönlere doğru yönelmeye başlamış, muhalif basın organları, gazete, televizyon, dergi ve radyolar, ancak darbe dönemlerinde görülebilecek uygulamalar eşliğinde birer birer susturulmaya başlanmıştır.

Bugüne kadar sürdürdüğü muhalif yayın çizgisi ile hükümetin hedefinde olan Cumhuriyet gazetesi, geçmişte iktidarı rahatsız eden yayınlarının bir sonucu olarak basılmış ve köşe yazarları gözaltına alınmıştır. Cumhuriyet gazetesinin yayın çizgisi nedeniyle hedef haline getirildiği ve yapılanın açık bir sindirme ve ele geçirme operasyonu olduğu açıktır.

Geçmişte de benzer örneklerine rastladığımız bu tür baskınlar düşünceyi ifade ve basın özgürlüğüne ve halkın gerçek ve doğru haberleri haber alma hakkında yönelik ciddi bir saldırı, başka bir ifadeyle resmi ideolojinin çizgisi dışında yayın yapan basın organlarına yönelik açık bir darbedir.

Türkiye’nin hapishanelerinde en fazla basın mensubu bulundurduğunu göz önüne aldığımızda, basın üzerinden yaratılmak istenen sindirme operasyonuna karşı halktan, emekçilerden güçlü bir özgürlük talebi gelmedikçe hükümetin baskılarını ve siyasi içerikli operasyonları arttıracağı açıktır.

AKP hükümeti, darbe girişimini kendisi için fırsata çevirmiş tek sesli ve her açıdan yandaş bir medya yaratmak için harekete geçmiştir. İktidarın yandaş medya kervanına katılmayan, özgür ve bağımsız habercilik dışında, halka doğru ve gerçek bilgileri ulaştırma dışında hiçbir çıkarı olmayan basın yayın organlarına yönelik baskılar asla amacına ulaşmayacaktır. Yaşanan bu hukuksuzluğa karşı güçlü bir tepki göstermeyenler, bir gün sıranın kendilerine geleceğini asla unutmamalıdırlar.

Cumhuriyet gazetesini savunmak, bugün açısından sadece basın özgürlüğünü savunmak anlamına gelmektedir. Cumhuriyeti savunmak, aynı zamanda sivil bir darbe ile karşı karşıya olan özgür basını ve gerçek demokrasiyi savunmak, dolayısıyla ülkenin geleceğine sahip çıkmak anlamına gelmektedir.

Bugün darbecilerin izinden giderek, muhalif olarak gördükleri tüm kişi ve kurumları sindirmek isteyenler karşısında güçlü ve kitlesel bir tepki verilmemesi durumunda ülkenin her açıdan açık bir cezaevine dönüşmesi kaçınılmaz olacaktır.

KESK olarak, iktidarın güdümünde olmayan özgür ve muhalif basın kurumlarına yönelik baskı ve sindirme operasyonlarına son verilmesini, gözaltına alınan basın emekçilerinin derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.

AİHM’den Türkiye’ye ‘Eğitim Sen’ cezası

AİHM, iş bırakma eylemine katıldıkları gerekçesiyle Eğitim Sen üyesi öğretmenlere ceza veren Türkiye’yi mahkum etti. Türkiye öğretmenlere tazminat ödeyecek

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), 2010 yılında iş bırakma eylemine katılan öğretmenlere Avcılar Kaymakamlığı tarafından verilen cezayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı. AİHM, sendikal eyleme verilen cezayla eğitim emekçilerinin sendikal örgütlenme haklarının ihlal edildiği ve bu ihlal karşısında etkili iç hukuk yolları bulunmadığı sonucuna vardı. Mahkeme, devlet tarafından ceza verilmiş olan öğretmenlere toplam 153 bin TL tazminat ödenmesi gerektiğine karar verdi.

Birçok kamu emekçisinin ihraç edildiğini vurgulayan Eğitim Sen İstanbul 7 Nolu Şube Başkanı Mehmet Emin Kırşanlıoğlu, “Bu olay bir kez daha göstermiştir ki, her türlü hukuksuz uygulamanın gelip dayandığı bir nokta var. Bu noktada hukuksuzluğa yol açanlar mutlaka bunun hesabını vermektedirler” dedi.

Kaynak: ANF

Uluslararası basın örgütlerinden Türkiye’ye çağrı

Binlerce gazetecinin üye olduğu dünyanın önde gelen 14 basın meslek örgütü, hükümete tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması çağrısı yaparak, ‘acil toplantı’ talebinde bulundu

Dünyanın birçok ülkesinde binlerce gazetecinin üye olduğu 14 basın meslek örgütü, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması çağrısı yaparak Türkiye hükümetinden “acil toplantı” talebinde bulundu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hitaben yazılan çağrı mektubunda, gözaltı ve kapatma kararları kınanırken “Dünyanın önde gelen basın ve ifade özgürlüğü örgütlerinden oluşan uluslararası koalisyonun altta imzası bulunan üyeleri olarak, Cumhuriyet gazetesine yapılan opeasyonun ve Kürtlere yönelik yayınlarıyla bilinen 15 medya kuruluşunun kapatılmasının ardından, acil toplantı talebimizi iletmek üzere bu mektubu yazıyoruz” denildi.

‘Gazetecilik mesleğine taarruz’

Kapatılmaların tüm medyayı kontrol alma çabasında yeni bir adım olduğu kaydedilen mektupta, “Türkiye’de eleştirel haber ve yorumların yer alabildiği az sayıda kaynaktan biri olan Cumhuriyet’e yönelmekle birlikte, aynı zamanda önde gelen bir uluslararası insan hakları örgütünün temsilcisilerini de hedef alan bu hamle, bizde derin bir rahatsızlık yaratmıştır” ifadeleri kullanıldı. “Bu gözaltılar, daha ziyade, Türkiye’deki mevcut OHAL yönetiminin, hükümeti eleştirmeye cürret eden herkese karşı ayrım gözetmeksizin kullanıldığını gösteriyor” denilen mektupta, gözaltı ve kapatma kararları “gazetecilik mesleğine yönelik olağanüstü bir taarruz” diye nitelendirildi.

Erdoğan’a çağrı

Mektupta hükümet ve Erdoğan’a da şu çağrı yapıldı: “Türkiye’deki kanun yapıcıları, OHAL yetkilerini meşru muhalefeti susturmaya, özgür medyaya daha fazla baskı yapmaya ve tüm bunlardan arda kaldığı kadarıyla hukuk devletinin altını oymaya son vermeye davet ediyoruz.”

Basın özgürlüğü koalisyonunda şu örgütler yer alıyor: Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), Article 19, Index on Censorship, Etik Gazetecilik Ağı (EJN), PEN International, Dünya Gazeteciler ve Haber Yayıncıları Birliği (WAN-IFRA), Güneydoğu Avrupa Medya Örgütü (SEEMO), IFEX, Avrupa Gazeteciler Derneği (AEJ) ve Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF).

Kaynak: ETHA

Cemile’nin babası darp edilerek gözaltına alındı

Devlet güçleri tarafından Cizîr’de katledilen ve akıllarda annesi tarafından cansız bedenine buz torbalarıyla komleks yapılan görüntülerle kazınan 9 yaşındaki Cemile Çağırga’nın babası Ramazan Çağırga, özel harekat polisleri tarafından darp edilerek gözaltına alındı

Şirnex’in (Şırnak) Cizîr (Cizre) ilçesinde 4-12 Eylül 2015 tarihleri arasında 9 gün süren soykırım saldırıları sırasında evinin bahçesinde oynarken katledilen ve günlerce cansız bedeni annesi tarafından buz torbalarıyla kompleks yapılan ve buz dolabında saklanan 9 yaşındaki Cemile Çağırga’nın Cudi Mahallesi’nde bulunan evine baskın düzenledi. Baskın sırasında polislerce darp edilen Cemile’nin babası ve aynı zamanda MEYA-DER yöneticisi olan Ramazan Çağırga gözaltına alındı. Evde yapılan aramalar sonrası Çağırga, İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Yine Cudi Mahallesi’nde bulunan birçok eve baskın düzenleyen özel harekat polisleri, Veli Ediz isimli yurttaşın da gözaltına alınarak İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü belirtildi.

Kol saatini bile bozup verdiler

Özgür Gündem gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Bilir Kaya’nın ağabeyi Musa Kaya, kardeşi Kaya ve Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya’nın hak ihlallerine maruz kaldıklarını söyledi. Kaya cezaevine götürdüğü kol saatinin bile kardeşine bozuk olarak teslim edildiğini söyledi

Özgür Gündem gazetesine yapılan polis baskını ile darp edilerek gözaltına alınan ve daha sonra tutuklanan gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Bilir (Zana) Kaya ile Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya hak ihlallerine maruz kaldıklarını aktardı. Görüş için cezaevine giden Musa Kaya, kardeşinin maruz kaldığı hak ihlallerini anlatan bir mektup yazdığını, ancak mektuba idare tarafından el konulduğunu söyledi. Konu ile ilgili Kaya’nın cezaevi idaresine verdiği dilekçeye ise, cevap verilmedi. Kaya ve Kızılkaya’nın talep ettiği gazeteler üzerindeki yasağın da kalktığını belirten ağabey Kaya, gazetelerin henüz verilmediğini ve ‘önümüzdeki ay verilecek’ cevabını aldıklarını söyledi. Cezaevinde kol saatine de izin verilmediğini ve kabul edilen bir kol saatinin de Kaya’ya bozuk olarak verildiğini söyledi.

HABER MERKEZİ