ABD’nin Kuzey ve Güney Dakota bölgesinden geçen ve geçtiği bölgedeki su kaynaklarına zarar verecek olan petrol boru hattına karşı Dakota yerlileri, direnmeye devam ediyor. Direniş sırasında kurdukları Kutsal Stone Kampı’nı (Sacred Stone Camp) boşaltmak isteyen Morton County Polisi, gün içinde yaptığı açıklamada yaşam savunucularının kampı terk etmemeleri halinde gözaltına alınacağını duyurmuştu. Yaşam savunucuları, polis saldırısına kurdukları barikatlarla direnen Dakotalılara, polis ses bombaları atıp 24 Ekim’de de 140 kişiyi gözaltına almıştı. Illinois, Kuzey Dakota ve Güney Dakota’dan geçen “Dakota Access” adlı 3.8 milyar dolarlık boru hattı projesinin yapımı, bölgedeki kutsal mezarlara zarar vereceği ve Missouri Nehri’nden sağlanan içme suyunu kirletebileceği gerekçesiyle protesto ediliyor. ABD’de bulunan fotoğrafçı Hikmet Sir’in eylül ayında çektiği fotoğraflar, aşevi, komün hayatıyla kolektif bir direniş sergilendiğini belgeliyor. HABER MERKEZİ
Antarktika’da büyük koruma
Antarktika’da yeryüzünün en büyük deniz rezervinin oluşturulmasında uzlaşıldı. Antarktika Fauna ve Deniz Florası’nı Koruma Komisyonu’na üye 24 ülke ile Avrupa Birliği (AB), Okyanusya ile Güney Amerika arasında yer alan Ross Denizi’nde 1,5 milyon kilometrekarelik alanın korumaya alınması kararı aldı. Böylelikle dünyanın koruma altındaki en büyük rezerv alanı oluşturulmuş oldu. Ross Denizi, Pasifik Okyanusu’nda Antarktika’nın batısında yer alıyor. Britanyalı kaşif James Clark Ross tarafından 1841’de keşfedilen Ross Denizi, dünya üzerinde insan kaynaklı zararlardan etkilenmemiş nadide alanlardan. Oldukça zengin bir biyoçeşitliliğe sahip Ross Denizi’nde rezerv alanı ilan edilmesi ‘büyük bir başarı’ olarak değerlendiriyor. Rezerv alanının ilanına ilişkin yıllardır süren müzakerelerde Rusya ve Çin’in itirazları olduğu biliniyordu.
LONDRA
Kültürümüzü yaşatacağız
4 yıldır kültürel faaliyet yürüten Sema Kültür Merkezi’nde yeni dönem atölye çalışmaları başladı. Kültür merkezinde sanat derslerinin yanı sıra Kürt dili dersleri de veriliyor. Merkezde çalışan Kürt Dili Öğretmeni Avşin Evdilbari, baskılara rağmen Kürt kültürünü yaşatmak için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi
girî (Ağrı) Belediyesi bünyesinde hizmet veren Sema Kültür Merkezi’nde (Navenda Çandê Ya Semayê) yeni dönem atölye çalışmaları başladı. Yaklaşık bir yıldır kültür sanat alanında ücretsiz hizmet veren Sema Kültür Merkezi tiyatro, halay, ney, keman, erbane, resim, gitar, fotoğrafçılık, sinema ve Kürt dili gibi birçok alanda eğitim veriyor. Sema Kültür Merkezi Çalışanı, Kürt Dili Öğretmeni Avşin Evdilbari, bütün baskılara rağmen Kürt kültürüne yönelik soykırımı engellemek ve Kürt kültürünü yaşatmak için açacakları atölyelerle hizmet vereceklerini söyledi.
Dilimizi yaşatacağız
Kürt kültürüne yönelik baskı ve asimilasyon politikalarının özellikle son süreçte arttığına dikkat çeken Evdilbari, “Kürt kültürünü yaşatmak için yıllardır verilen bir mücadele var. Baskıdan kültür ve sanat alanı da nasibini aldı. Kürt dili ve kültürü için mücadele vereceğiz” dedi.
21 sınıf açtık
Bu yıl dördüncü dönem eğitim çalışmalarına başladıklarını söyleyen Evdilbari, açılacak atölyelerde eğitim almak için 350 kişinin kayıt yaptırdığını belirterek, “Başvurular sonucu 21 sınıf açtık. Bu sınıflarda tiyatro, halay, ney, keman, erbane, resim, gitar, fotoğrafçılık, sinema, Kürt dili gibi birçok alanda ders verilecek. İlerleyen süreçte Arapça ve İngilizce dil kursları açacağız” dedi.
Eğitmenler gönüllü çalışıyor
Bir yılı aşkın süredir Sema Kültür Merkezi’nde çalışmalarda yer aldığını belirten Evdilbari, bu süre zarfında bin 100 öğrenciye eğitim verdiklerini ifade ederek, şöyle devam etti: Gelişim gösteren öğrencilerimiz şu anda bünyemizde ders veriyor. Alt yapımızı da bu şekilde oluşturuyoruz. Birçok eğitmenimiz Kürt kültürünü yaşatabilmek için gönüllü çalışıyor. El ele verirsek dilimiz ve kültürümüz asimile olmayacak. AGIRÎ
‘Rojava’da Devrim’ İngilizce’de
Tatort Kurdistan Kampanyası aktivistlerinden Anja Flach, Ercan Ayboğa ve Tarihçi Michael Knapp’ın birlikte Almanca olarak kaleme aldıkları Rojava’da Devrim: Suriye Kürdistan’ında Demokratik Özerklik ve Kadınların Özgürleşmesi (Revolution in Rojava:Democratic Autonomy and Women’s Liberation in Syrian Kurdistan) kitabı İngilizce dilinde yayınlandı. Üç yazar, 2014’ün Mayıs ayından itibaren Rojava’nın Cizîrê Kantonu’nda yaptıkları dört haftalık araştırma sonrası, hazırladıkları kitap kapsamlı bir inceleme olarak okurlara sunuluyor. Dört haftalık süre içerisinde Cizîrê’de değişik halklardan birçok temsilci, siyasi örgüt, parti, akademi, YPG/YPJ temsilcisi ve aktivistle yüzlerce görüşme gerçekleştiren yazarlar, bu görüşmeleri hummalı bir derleme sonucunda, farklı alanlardaki araştırmalarla bütünleştirerek 352 sayfadan oluşan kitap hazırladılar. İngiltere’den Pluto Press Yayınevi tarafından İngilizce basımının yapıldığı kitabın önsözü Antropolog Prof. Dr. David Graeber’e, sonsözü ise PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah’a ait. Kitabın İngilizce çevirisi de, ABD’li yazar ve editör Janet Biehl tarafından yapıldı.
Pluto Press Yayınevi, kitabı “Suriye Kürdistan’ında devam eden toplumsal dönüşümle ilgili ilk ayrıntılı çalışma” olarak tanımlıyor. Kitap, bu hafta boyunca İngiltere’de kitabın yazarlarından Ercan Ayboğa ve çevirmen Janet Biehl’in de katılacağı panellerle tanıtılacak. Tatort Kurdistan Kampanyası, geçmiş yıllarda “Kuzey Kürdistan’da Demokratik Özerklik Deneyimi” adlı kitabı yayınlamıştı. AMSTERDAM / ANF
Komünde şarkılar yeni ruhla söyleniyor
Rojava’nın Cizîrê Kantonu’ndaki Dêrik kentinde Dêrik Sor Mahallesi sakinleri, kendi inisiyatifleriyle yöresel şarkıları derleyip seslendirecek olan bir sanat grubu oluşturdu.
Köy ve mahallelerde inşa edilen komünler eğitim, sağlık, yönetim, savunma ve benzeri çalışmaların yanı sıra toplumsal kültürü geliştirme ve koruma alanında da çalışmalar yürütüyor. Dêrik’te bulunan Sor Mahallesi komünü de, kültürel değerleri yaşatmak adına sanat çalışmaları yürütüyor. Bu çerçevede Sor Mahallesi komünü, yöresel şarkıları derleyip seslendiren bir sanat grubu oluşturdu. Komün, bundan 4 ay önce yöresel şarkı ve deyişleri derleyip seslendirecek bir müzik grubu oluşturma kararı almıştı ve komün üyelerinden oluşan 6 kişi tarafından bu grup kuruldu. Grup üyeleri bu çalışmayla geleneksel Kürt kültürünü ve folklorunu yaşatmayı amaçlıyor. Çalışmalarını organize etmek, şarkı seçimlerini ve prova yapmak için her hafta toplantı düzenleyen grup üyeleri, düzenledikleri gecelerde Kürt yöresel kıyafetleriyle şarkılarını seslendiriyor. Grup aynı zamanda şarkıların ve deyişlerin hikayesi üzerine eğitim görüyor. Grup üyeleri, her hafta cuma gecesi komün merkezinde yöresel şarkılarını seslendiriyor.
Kawa Hemo-Derik / Anha
Murakami’ye ‘Çirkin Ördek Madalyası’
Japonya’nın 20. yüzyıldaki tanınan yazarlarından Haruki Murakami, Hans Christian Andersen Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ödül, Murakami’ye Danimarka’nın Odense kentinde düzenlenen törende verildi. Uluslararası Çocuklar ve Gençler için Kitaplar Kurulu tarafından dağıtılan ödül çocuk kitabı yazarları ve çizerlerine veriliyor. Jüri, Murakami’ye ödülü verme gerekçesi olarak “Klasik anlatım sanatı, yaygın kültürü, Japon gelenekleri, düşsel gerçeklik ve felsefi tartışmaları cesurca bir arada kullanma yeteneği” diye ifade etti. Ödülü daha önce kazananlar arasında dünya çapında satış rekorları kıran “Harry Potter” serisinin yazarı Joanne Rowling de bulunuyor. Kazanan yazara para ödülünün yanı sıra “Çirkin Ördek Madalyası” takdim ediliyor. AMED
Fiskayalı çocuklar kütüphanelerini geri istiyor
Amed’in Yenişehir ilçesine bağlı Fiskaya semtinde yaşayanlar, kullanılamaz hale gelen Şehit İsmail Mızrak Kütüphanesi’nin tahribatının giderilip yeniden faaliyete geçmesini istiyor. Amed Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile halk tarafından çocuklar için açılan Şehit İsmail Mızrak Kütüphanesi, Sûr ‘ilçesinde sokağa çıkma’ yasağı olduğu dönemlerde tahrip edildiği için kapatılmıştı. Halk, kütüphane görevlisinin yerinde olmamasından dolayı kullanılamaz hale geldiğini belirtti. Halk, kütüphanedeki tahribatın giderilmesini istiyor. AMED
Musul’a ilerlerken ödeme sıkıntısı
Musul harekatı iki haftayı geride bırakırken Tel Afer ve Başika gibi kasabalarda ve Musul’un dış çeperinde çatışmalar yaşanıyor. Pêşmerge Bakanlığı, müttefik güçlerin Musul merkezine doğru ilerlediğini söyledi.
Irak ittifak güçlerinin, Musul’un kenar mahalleleri Gokçeli ve Kerrame’de ilerlediği kaydedilirken, Irak Başbakanı Haydar el-Ebadi, Irak ordusunun Musul’a çok yakın olduğunu söyledi. Pêşmergeler ile Irak yönetimi arasında para aktarımı sıkıntısı da yaşanıyor.
Musul’u IŞİD’den kurtarma harekatı sürerken BasNews’e konuşan Kürdistan Bölgesi Pêşmerge Bakanlığı Sekreteri Cebar Yawer, Irak Ordusu’nun, Musul’un Gokçeli ve Kerrame mahallelerine girdiğini belirterek, “Operasyonun Musul merkeze ilerlediğini söyleyebiliriz’’ dedi
Cebar Yawer, Pêşmerge Güçleri’nin, IŞİD’den temizlenen yerlerdeki mayın ve patlayıcıları temizleyerek operasyona desteğini sürdürdüğünü ve bazı bölgelerde ilerlediğini söyledi.
Para uyarısı da yapan Yawer, Bağdat hükümetinin, varılan anlaşma kapsamında sadece 10 milyar dinarını ödediğini bunun da Pêşmerge maaşlarının 15’te birini karşıladığını belirtti.
Irak Ordusu ile bir toplantı gerçekleştirme planlarının olmadığını belirten Pêşmerge Bakanlığı Sekreteri Cebar Yawer, “Bu tür toplantıların yapılmasını bekliyoruz’’ dedi.
Irak Başbakanı Haydar el-Ebadi de, Irak ordusunun Musul’a çok yakın olduğunu söyledi.
Haydar el-Ebadi, Musul’a bağlı Maxmûr’daki Musul Operasyonları Merkezi’ni ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, “Güvenlik güçlerimiz tüm köy ve kasabalarda ilerleme kaydediyor. Güçlerimiz, yöre halkını koruyor. Allah’ın izniyle yılanın kafasını koparacağız ve onları her taraftan kuşatacağız” şeklinde konuştu.
IŞİD kaybediyor
ANF’nin haberine göre Ninova Operasyonlar Komutanlığı güney cephesinden ilerleyen 9’uncu Tümen’in Musul’un girişine ulaştığını kaydetti. Açıklamaya göre Musul operasyonunun ilk iki haftasında 2 bin IŞİD’li öldürüldü. Kentin doğu cephesinde ilerleyen Irak ordu birliklerinin de Bertılle bölgesinde 20 kilometrelik bir mesafeyi daha denetime alarak, Gogceli Mahallesi’nde bir fabrikayı ele geçirdiği açıklandı.
14o. Madde
Rûdaw’a konuşan Federe Kürdistan Parlamentosu’nun Kürdistan Bölgesi Dışında Kalan Bölgeler Komisyonu Üyesi Bestun Fayek, Ninova Ovası’ndaki statüsü tartışmalı bölgelerin kontrolüyle beraber 140’ıncı Madde kapsamındaki toprakların yüzde 90’ı Kürdistan Bölgesi’nin idaresine gireceğini söyledi.
Kürdistan Parlamentosu’nun 23 Temmuz 2014 tarihli ve 19 Sayılı kararına göre pêşmerge, kontrolü sağladığı bölgelerde kalacak. Bestun Fayek, “Peşmerge, IŞİD’den aldığı her bölgeye yerleşebilir. Ancak IŞİD sonrasında bu bölgelerin Kürdistan Bölgesi’nden bir daha alınmayacağına emin olunmalı” vurgusunda bulundu.
Irak Anayasası’ndaki (140. Madde) “tartışmalı bölgeler”, Musul ve ona bağlı Sehil Ninova, Şeyhan, Hamdaniye, Tilkef, Zummar, Şengal (Sincar), Kerkûk ile Salahaddin vilayetine bağlı Tuzhurmatu, Diyala’ya bağlı Hanekin, Mendeli ve Bedre bölgelerini kapsıyor.
MUSUL
Tel Afer sancısı
Türkiye’nin karşı çıkmasına aldırış etmeyen İran destekli Haşdi Şabi, IŞİD’in Irak-Suriye bağlantısını kesmek için Tel Afer’e operasyona başlatmıştı. Haşdi Şabi güçleri ilerliyor. Irak ordusu ile birlikte Tel Afer’e operasyon yapan Haşdi Şabi’nin Türkmen Komutanlarından Ahmet Aslan, “DEAŞ’ın Irak ve Suriye bağlantısını kesmek için herekete geçildi. Geyyara bölgesinden Telafer’e doğru operasyon yapılıyor. Baya bir ilerledik. Bağlantıyı kesmemizin amacı DEAŞ’ın Telafer’den Suriye’ye geri çekilmesini engellemek. Bir diğer neden ise DEAŞ’ın Suriye’den Irak’a takviyesini kesmek. Şimdi bunun için kuşatma harekatı yapılıyor” dedi.
Bu arada Haşd-i Şabi’nin sosyal medyadan yaptığı paylaşımda ise Türkiye bayrağının üzerine postalıyla basan bir asker yer aldı. Paylaşımda “Türkiye Haşd-i Şabi’nin ayakları altındadır. Haşd-i Şabi Musul’a ve Telafer’e girecek” ifadesi kullnıldı.
Sert açıklama
Haşdi Şabi Kerkûk Güçleri Sözcüsü Hacı İmad Ali de, “Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Heşd El Şebî’ye ilişkin söylemleri doğru değildir. Erdoğan’ın söylemlerini kabul etmiyoruz. Erdoğan kendi içerisindeki yenilgi ve kırılmasını gizliyor ve Irak’ın kutsal topraklarına saldırıyor. Bizim açımızdan bu yurttaşların Kürt olması, Sünni ya da Şii Arap olması önemli değil. Erdoğan Sünni mezhebindeki yurttaşlara baskı yapıldığını söylüyor fakat bu söylemler gerçeklikten uzaktır. Erdoğan bu söylemleri Irak içerisindeki karışıklıkları derinleştirmek ve fitne ateşini gürleştirmek için kullanıyor… Her gün onlarca asker öldürülüyor. Bu yenilgi ve kırılmanın üstünü örtmek için Irak’ın kutsal topraklarına saldırıyor” dedi.
Musul kentine bağlı ve ağırlıklı olarak Şii Türkmenlerin yaşadığı Tel Afer’i AKP yönetimi kırmızı çizgi olarak görüyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, en son 29 Ekim’de Haşdi Şabi operasyonu haberleri üzerine “Telafer meselesi, bizim için hassas bir konu. Telafer’de bir defa biz bu işe kesinlikle sıcak bakmayız” demişti. TEL AFER
El ele ölüme sürüklüyorlar
ABD desteğiyle, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn, Ürdün, Sudan, Kuveyt, Mısır, Fas hava kuvvetleri ve kara güçleri, Yemen’i bombalamayı sürdürüyor. Şiilerin kazanımlarının yok edilmesi ve Suudi Karallığı gölgesinde Sünni hegemonya kurulması için işgal edilen ülkede çatışmalar halkı felakete sürüklüyor. UNICEF’e göre, Yemen’de yaklaşık 10 milyon çocuk, acil insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Kıtlık özellikle çocukları vuruyor. Suudi güçleri hastane, taziye evleri ve cezaevlerini de bombalayarak sivilleri öldürüyor. Türkiye de, Suudi yönetimine destek veriyor. SANA