25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü öncesinde “Erkek devlet şiddetine OHAL’de direniyoruz” sloganıyla ESP Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), kampanya başlattı. Basın toplantısında konuşan SKM MYK Üyesi Sezin Uçar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nü OHAL koşullarında karşıladıklarını belirtti. Uçar, “AKP’nin Saray darbesine karşı şiddet görerek katledilen kadınlar için, erkek devlet şiddetine maruz kalan tüm kadınlarla birlikte kampanya yürüteceğiz” şeklinde konuştu. Uçar, KJA Genel Sözcüsü Ayla Akat ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gülten Kışanak’ın tutuklanmalarının da kadına yönelik saldırıların bir parçası olduğuna dikkat çekti. Basın toplantısında söz alan Gülcan Arslan, kardeşi Nurcan Arslan’ın Zeytinburnu’nda 11 kurşunla katledildiğini hatırlatarak, kadın cinayetleri son bulana kadar mücadele edeceklerini belirtti. İSTANBUL / ETHA
Gözaltılar var ama basın özgür!
Başbakan Binali Yıldırım da, partisinin grup toplantısında konuştu. Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyona ilişkin olarak “Gazeteye bu gözaltılar yapıldı, hemen koro halinde başladılar; ‘Basın özgürlüğü elden gidiyor’ diye. Biz basın özgürlüğünü sonuna kadar savunuyoruz” dedi.
Değişik bir üslup
Yıldırım, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz’un Cumhuriyet’e dönük operasyonun ardından “Türkiye, bir kırmızı çizgiyi daha aştı” yorumuna ise değişik bir üslupla yanıt verdi. Yıldırım, “Kardeşim biz senin kırmızı çizgine bakmayız, senin kırmızı çizginin üzerine bir de biz çizeriz” dedi. Yıldırım ayrıca, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında idama ilişkin yaptığı çağrıya sınırlandırılmış bir düzenleme yapılabileceğini ve düzenlemenin geriye doğru işlemeyeceğini söyledi.
Protestolar sürüyor
Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı ile KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata’nın tutuklanması Kürdistan ve Avrupa’nın birçok kentinde protesto edildi. Sêrt (Siirt) Belediye Meclisi’nin Kasım ayı toplantılarının ilk günkü oturumu, eşbaşkanlar Belkiza Beştaş Epözdemir ve Tuncer Bakırhan başkanlığında, meclis toplantı salonunda meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, Amed Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanları Gültan Kışanak ile Fırat Anlı ve KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata’nın tutuklanması, “İrademe Dokunma” yazılı dövizler açılarak protesto edildi. Almanya Frankfurt’ta ise Hanau, Siegen ve Darmstadt kentlerinden kadınların katılımıyla bir eylem düzenlendi. İngiltere’nin başkenti Londra’da da tutuklamalar yürüyüşle protesto edildi.
Gündemi: İdam ve başkanlık
Grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “başkanlık sistemine” desteğini yineleyerek, “Fiili durumun sonlandırılarak, hukuksuzluğun bıçak gibi kesilmesini arzuluyoruz” dedi. Konuşmasında 15 Temmuz sonrası AKP MHP ve CHP arasında oluşturulan “milli ittifak”a gönderme yapan Bahçeli, “İdama bakışımız net ve bellidir. MHP gereğini yapacaktır. İdama karşı gelen, ikaz eden AB komiserleri kendi işlerine baksın” dedi. Amed Belediye Eşbaşkanlarının tutuklanmasına da değinen Bahçeli, geç kalınmış bir karar olduğunu belirterek kayyum atamaları gerektiğini belirtti. Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik operasyonlara değinen Bahçeli, “Adında Cumhuriyet olup da Cumhuriyet değerlerine en çok zarar verenlerin, medya özgürlüğüne sığınmaları inandırıcı görünmeyecektir. Özgürlük demek maneviyata saldırmak demek değildir” dedi.
Fatma’nın dosyası da kapatıldı
Mêrdîn’in Midyad ilçesine bağlı Sitê (Çalpınar) Köyü’nde 14 Ekim 1995 yılında PKK’li olduğu söylenen 2 kişi ile birlikte infaz edilen 13 yaşındaki Fatma Erkan’ın dosyası, ‘zamanaşımı’ gerekçesiyle kapatıldı. Son olarak 2016 Ağustos ayında görülen soruşturmayı yürüten savcı, olayın 20 yıl önce yaşanması nedeniyle soruşturma dosyasını zamanaşımı gerekçesi ile kapatma kararı verdi. Kararın ardından Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan, kararın bozulması yönündeki talep, başsavcılık tarafından reddedildi ve küçük Fatma’nın katledilmesi, kapatılan bir dosya olarak kayıtlara geçti.
Yanına kalaşnikof bırakıldı
Nüfus kaydına göre 11, gerçekte 13 yaşında olan Fatma Erkan, dedesi ve ninesiyle birlikte Midyad’a Sitê Köyü’ndeki teyzesinin evine gider. Köyde PKK’li olduğu iddiasıyla köyün askerler tarafından taranması sonucu 2 PKK’li ve Fatma olay yerinde yaşamını yitirir. 2 PKK’li ile birlikte kimsesizler mezarlığına defnedilen Fatma’nın mezarı, 2010 yılında savcılığın talimatı üzerine açılır ve birkaç kemik parçası alınarak, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı’na gönderilir. ATK’nin DNA incelemesi sonucu kemiklerin Fatma Erkan’a ait olduğu belgelenir. Savcılığın soruşturma dosyasının arasında Fatma’ya ait 2 fotoğraf çıkar. Fotoğrafta, tıpkı yıllar sonra Uğur Kaymaz’ın yanına iliştirdikleri gibi askerler tarafından Fatma’nın yanına da kalaşnikof silah bırakılmıştı.
Sedat Sur / Mêrdîn-Anf
Sapanca’da can pazarı… Belediyeden açıklama geldi
Sakarya’nın Sapanca İlçesi’nde çekilen can çekişen köpek görüntüleri sosyal medyada gündem oldu. Sapanca Belediyesi zabıtaları tarafından zehirlendiği iddia edilen köpeklerin öldüdüğü söyleniyor. Twitter’da #SapancadaKatliamVar hastagı TT oldu. Çok sayıda Tweet’ler kullanıcısı yaşananlara tepki gösterdi.
Zehirin etkisiyle can çekişen köpekler duyarlı vatandaşların olay yerine çağırdığı veteriner hekimin ilk müdahalesinden sonra kliniğe kaldırıldı.
Köpeklere zamanında müdahale edilmesini sağlayan duyarlı vatandaşların çektiği bir videoda yer alan vicdan yaralayan görüntülerde, bazı vatandaşlar benzer olayların sıklıkla yaşandığını söylerken duyuluyor.
Sapanca Belediyesi’nden açıklama
Sapanca Belediyesi Zabıta Müdürü Aydın Yıldız, sosyal medyada yer alan, sokak köpeklerinin zehirlenmesi olayı ile hiçbir ilgilerinin olmadığını öne sürdü.
Yıldız, yaptığı yazılı açıklamada, gün içerisinde paylaşılan sokak hayvanları ile ilgili görüntülerde haksız yere Sapanca Belediyesinin adının kullanılmasının üzücü olduğunu söyledi
“Yaşanılan olayla Sapanca Belediyesinin hiçbir ilgisi yoktur” ifadesini kullanan Yıldız, sokak hayvanları için Sakarya’da tek rehabilitasyon merkezi açan ilçe olduklarını savundu.
Olay günü birime gelen ihbar sonrası zabıta ekiplerinin kısa sürede bölgeye gittiğini bildiren Yıldız, “Ekiplerimiz ilçe genelinde bu ve buna benzer olayların yaşanmasını engellemek amacıyla 24 saat rutin kontrollerini sürdürüyor” iddiasını savundu.
Çadırda kalan işçiler karbonmonoksit gazından zehirlendi
Edinilen bilgilere göre, Derinkuyu ilçesine bağlı Tilköy’de mevsimlik işçi olarak çalışan aynı aileden 9 kişi, kaldıkları çadırda ısınmak için yaktıkları sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendi.
Seher Denizci, Cevriye Denizci, Adnan Denizci, Halil Denizci, Ubeyt Denizci, Rahim Denizci, Şeyma Denizci, İsmail Denizci ve ismi öğrenilemeyen bir kişi Nevşehir Devlet Hastanesi ve çeşitli özel hastanelerde tedavi altına alındı. Karbonmonoksit gazından zehirlenen mevsimlik işçilerinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Jandarma olayla ilgili soruşturma başlattı.
CHP’li vekil Tezcan’a silahlı saldırı soruşturmasında bir kişi daha gözaltına alındı
Aydın’da yemek yediği restoranda, tarafından sağ baldırından tabancayla vurulan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’a yapılan saldırıyla ilgili olarak bir kişi daha gözaltına alındı.
Aydın’da geçen cumartesi akşamı, partisinin Aydın İl Başkanlığı’nın üst katındaki restoranda yemek yiyen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, yanına gelip, “HDP’ye destek verenin sonu böyle olur” diye bağıran Alparslan Sargın’ın tabancayla ateş etmesiyle sağ baldırından yaralandı. İlk müdahaleyi partililerin yaptığı Bülent Tezcan, daha sonra Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyat edilerek tedaviye alındı.
Ziyaretler sürüyor
Ziyaretçi akını süren CHP’li Tezcan’ın, tedavisi devam ediyor. Doktorlar ise yoğun ziyaretler karşısında enfeksiyon kapma riski yüzünden ziyaretçilere kısıtlama getirdi. CHP’li Tezcan’ı son olarak dün akşam, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Aziz Kocaoğlu ile CHP’li ilçe belediye başkanları ziyaret etti.
Kurşun çıkarılmayacak
Kurşunu çıkarmak için herhangi bir ameliyat yapmayacaklarını söyleyen Doç. Dr. Yıldız, “Bu tıbbi bir hata olur. Çünkü orada damarlar, sinirler, yumuşak dokular var. Kurşunun girdiği yeri temizledik. Antibiyotik verdik. Sürekli olarak enfeksiyon kontrolünde tutuyoruz. Kemiğin birbirinden ayrılmasını kontrol ediliyoruz. Şu an ayrılma durumu yok. Tabi kemik zayıfladığı için parçalanma durumu olabilir. Şayet böyle bir durum olursa, müdahale edeceğiz. Müdahalemiz ise açmadan olacak. 2 ay üzerine hiç basmayacak. Kurşunun orada kalıyor olması, herhangi bir zarar vermez. Aksine çıkarılması büyük bir tıbbi hata olur” dedi.
Almanya’dan Zekeriya Öz hakkında flaş karar
Almanya Adalet Bakanı Heiko Maas, “Türkiye’deki aktüel gelişmeleri, dün gazetecilerin gözaltına alınması dâhil, büyük bir kaygıyla izliyoruz” dedi.
Yabancı Gazeteciler Cemiyeti (VAP) üyeleriyle Berlin’de bir araya gelen Maas, Cumhuriyet gazetesine yapılan operasyonu ve gazetecilerin gözaltına alınmasını eleştirdi.
Maas, “Son gelişmeler ışığında Türkiye’yi demokratik hukuk devleti olarak tanımlar mısınız?” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Basın özgürlüğü demokrasi ve hukuk devletinin temel bileşenidir. AB’ye üye olmak isteyen basın özgürlüğünü de teminat altına almalıdır. Basın özgürlüğü sadece gazetelerin varlığını sürdürmelerini değil aynı zamanda basın çalışanlarının baskı olmaksızın, zapt edilmeksizin ve gayet tabii ki tutuklanmaksızın işlerini yapmalarını kapsamaktadır. İşte bu bizim büyük bir kaygıyla izlediğimiz bir konu.”
Kaygının sadece basın kuruluşları ve gazetecilerle sınırlı olmadığını aktaran Bakan, “Dürüstçe ifade etmek gerekirse darbe girişimi sonrası çok sayıda kamu görevlisi, memur ve eğitimci tutuklandı. Bu süreçte kendimize ‘gerçekten de süreçler hukuk devleti kriterlerine göre mi işliyor?’ sorusunu sorduk” dedi.
Türkiye’de idam cezasının geri getirilmesi tartışmalarını anımsatan Bakan Maas, “Federal Hükümetin bu konudaki pozisyonunu açıkça ifade ettiğini düşünüyorum, hükümet bu noktaya gelinmesi halinde AB müzakere sürecinin derhal durdurulacağını söyledi” şeklinde konuştu.
ZEKERİYA ÖZ VE CELAL KARA KARARI
Deutsche Welle Türkçe’de yer alan habere göre Maas, Türkiye’nin eski savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara hakkında yaptığı iade talebi ve darbe girişimi sonrasında Almanya’da iltica talebinde bulunan kamu görevlileriyle ilgili soruyu da yanıtladı.
Bu dosyaların ayrıntıları hakkında yorum yapmaktan kaçınan Bakan, Türkiye’den gelen iade taleplerinde, siyasi nedenlerle açılmış soruşturmalarda iadeye yeşil ışık yakmayacaklarını duyurdu.
Maas, şunları kaydetti: “Adli yardımlaşma ile ilgili olarak durum şu: Türkiye’den ağır suçlar söz konusu olduğunda, cinayet, kasten adam öldürme gibi konularda adli yardımlaşma talebi olduğunda bu talep tarafımızdan inceleniyor. Ama adli yardımlaşmadaki çekincemiz siyasi bir nedene dayanmaması. Dayandığı takdirde bu talep hakkında işlem yapılmıyor. Şu anda talepleri tek tek inceleyerek söz konusu olan olağan bir suç mu diye bakıyoruz. Yoksa bu iade talebi hâlihazırda orada sürdürülmekte olan ve temizlik operasyonu olarak adlandırılanların bir parçası mı? Eğer öyleyse ilgili taleplerde kesinlikle iade söz konusu olmayacaktır.”
FETHULLAH GÜLEN HAREKETİ İLE İLGİLİ SORUŞTURMA YOK
“Gülen hareketini bir siyasi hareket olarak mı değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Maas, “Dürüst olmak gerekirse ben bu konuda bir yargıda bulunamam. Bu konuya mesafeli durmamız gerektiğini düşünüyorum” yanıtını verdi.
Bakan sözlerini şöyle sürdürdü: “İncelemelerimizde önceliğimiz şu: Söz konusu olan klasik bir suç mu yoksa siyasetle ilgili bir bağlantı var mı? Ayrıştırmamız gerekiyor. Siyasi bağlantılı olanlarda iade söz konusu olmayacaktır. Ayrıca Türkiye’de idam cezasının yürürlüğe sokulması bu süreci kolaylaştırmayacak, aksine daha da zorlaştıracaktır”.
Türkiye’nin Gülen hareketinin Almanya’daki yapılanması, mali faaliyetlerinin mercek altına alınması yönündeki talebiyle ilgili olarak da Adalet Bakanı şunları kaydetti:
“Benim bildiğim kadarıyla Gülen hareketi yapılanmasıyla ilgili bir inceleme yapılmamakta ve Almanya’da bir örgüt olarak var oldukları konusunda da yeterli bilgi yok.”
Maas, Gülen hareketinin mali kaynakları konusunda da bir araştırmanın yürütülmediğini sözlerine ekledi.
İsveç’te AKP’li vekile ‘IŞİD sözcüsü olduğu’ iddiasıyla veto
UETD’nin İsveç’in Malmö kentinde yapılması planlanan ve 15 Temmuz’daki darbe girişiminin perde arkasının anlatılacağı panelin gerçekleştirileceği Quality Wiew Otel konferans salonuyla yapılan anlaşma, ‘Türkiye karşıtı gazeteciler’ Kürdo Baksi ve Murat Kuzeyri’nin gönderdiği mektup nedeniyle iptal edildi.
UETD İsveç Başkanı Özer Eken, AKP Konya Milletvekili Abdullah Ağralı ve AKP Aydın Milletvekili Abdurrahman Öz‘ün katılımıyla düzenlenecek panel için Quality Wiew Otel ile bir ay önceden anlaşma sağladıklarını kaydetti. Ancak baskılar sonucu otel salonunun etkinlik için tahsis edilmesinin engellendiğini belirten Eken, “Otel yönetimi bize e-postayla konferansı iptal ettiklerini bildirdi. Gerekçe olarak, Türkiye karşıtlığı ile bilinen gazeteciler Kürdo Baksi ve Murat Kuzeyri’nin kendilerine gönderdiği mektup gösterildi. Mektupta, AK Parti Konya Milletvekili Abdullah Ağralı’nın DEAŞ terör örgütünün sözcülüğünü yapan biri olarak’ gösterildiğini ve bu yüzden anlaşmayı iptal ettiklerini öne sürdüler” diye konuştu.
‘TÜRKİYE BU ZAMANA KADAR HİÇBİR AVRUPALI MİLLETVEKİLİNİN PROGRAMLARINA ENGEL KOYDU MU?’
Ağralı’nın Türkiye’de demokratik yolla seçilmiş bir partinin milletvekili olduğunu vurgulayan Eken, “İsveçli ve Avrupalı birçok milletvekili Türkiye’nin çeşitli yerlerinde konferanslar veriyor. Eylemlere katılıyor. Türkiye bu zamana kadar hiçbir Avrupalı milletvekilinin programlarına engel koydu mu? Bu İsveç’e hiç yakışmıyor. İsveç’in imajını leke getiriyor. Umarım hatalarından dönerler” dedi. ‘YİNE GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ’ İki hafta önce de ‘15 Temmuz Kanlı Darbenin Perde Arkası’ başlıklı panelin yerel siyasetçilerin girişimiyle engellendiğini anımsatan Eken, ”İki hafta önce de yine aynı kişilerin baskısıyla konferansımız iptal edilmişti. Biz de geri adım atmadık ve konferansı sokakta yaptık. Yine geri adım atmayacağız ve konferansı sokakta yaparak demokratik hakkımızı hukuk çerçevesi içinde sonuna kadar kullanacağız” ifadelerini kullandı.