Ana Sayfa Blog Sayfa 6169

40 yıldır Gülen cemaatinin iç yüzünü yazan Hikmet Çetinkaya, FETÖ’ye destekten gözaltında

 

Demokrasiye darbe Cumhuriyet gazetesine uzandı. Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu ile yazarlar ve yöneticiler gözaltına alındı.

 

40 yıldır Gülen cemaatinin iç yüzünü yazan Cumhuriyet gazetesi yazarı Hikmet Çetinkaya, FETÖ’ye destekten gözaltına alındı

 

CHP Gençlik Kolları, Birleşik Haziran Hareketi, CUMOK, ve FKF’den Cumhuriyet Gazetesi önüne çağrı

Demokrasiye yapılan darbe Cumhuriyet gazetesine uzandı. Cumhuriyet Gazetesi okurları ve Birleşik Haziran Hareketi, gazetemize yönelik başlatılan operasyona tepki gösterdi.  Birleşik Haziran Hareketi’nden yapılan açıklamada “Cumhuriyet gazetesine dönük operasyonu protesto etmek için gazetenin Ankara bürosu önünde 15.00’de buluşuyoruz. Başkanlık için herkes susturulmaya çalışılıyor, ülke ateşe atılıyor. Saltanata izin vermeyelim” denildi.

CUMHURİYET OKURLARINDAN ÇAĞRI

Cumhuriyet okurlarıysa, gazetenin Şişli’deki binası önünde saat 12.00’de toplanma çağrısı yaptı.

FKF: KESKİN KALEMLER KARANLIĞI YIRTACAK

Fikir Kulüpleri Federeasyonu’ndan gazetemiz için yapılan destek çağrısı şöyle:

Saray’a Karşı, #Cumhuriyet’i Savunuyoruz! Bugün saat 12.00 – İstanbul Cumhuriyet Gazetesi Önü #KeskinKalemlerKaranlığıYırtacak

CHP GENÇLİK KOLLARI’NDAN DESTEK ÇAĞRISI: CUMHURİYET YALNIZ DEĞİLDİR

CHP Gençli Kolları’ndan yapılan çağrıda “Özgür basına ve Demokrasiye sahip çıkıyoruz bugün 13:00’da Cumhuriyet Gazetesi’nde buluşuyoruz. #CumhuriyetYalnızDeğildir” denildi” denildi.

HDP’DEN DESTEK ÇAĞRISI

HDP’den yapılan açıklamada “Dün gece Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları, bu sabah Cumhuriyet Gazetesi. Sustukça sıra sana gelecek. SUSMA!” denildi.

HTKP’DEN CUMHURİYET GAZETESİ’NE DESTEK

Halkın Türkiye Komünist Partisi de bir açıklama yaparak Cumhuriyet Gazetesine yapılan operasyona tepki gösterdi. HTKP’den yapılan açıklamada “Daha önce yine bu iktidar döneminde “Ergenekon Operasyonu” gerekçesiyle basılıp yazarları-yöneticileri gözaltına alınan Cumhuriyet Gazetesi’nin bu defa aynı anda hem FETÖ hem PKK ile ilişkili gösterilip basılması, yazarlarının-yöneticilerinin gözaltına alınması AKP despotluğunun geldiği aşamayı göstermektedir. Ülkemizin üzerine çöken bu karanlık, insanlık tarihinde sadece faşizm dönemleriyle karşılaştırılabilir bir noktaya ulaşmış durumda.” ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca “Tüm parti üyelerimizi ve dostlarımızı bugün Cumhuriyet gazetesi önünde yapılacak olan buluşmalara katılmaya çağırıyoruz” denildi.

HALKEVLERİ’DEN ÇAĞRI

Halkevleri’de ‘Ne darbe ne diktatörlük’ sloganıyla, saat 16.00’da Cumhuriyet Gazetesi önüne çağrıda bulundu.

CHP’li vekiller ve gazeteciler destek için Cumhuriyet’te: Faşizme karşı omuz omuza vermenin günüdür

40 yıldır Gülen cemaatinin iç yüzünü yazan Hikmet Çetinkaya, FETÖ’ye destekten gözaltında

Musa Kart: Durum karikatürlerimden de komik

Aydın Engin’in gözaltı sorusuna cevabı: Cumhuriyet’te çalışıyorum yetmez mi?

Cumhuriyet’e operasyona tepki yağıyor…

Cumhuriyet gazetesine operasyon

TGS: Cumhuriyet’e yönelik operasyon, haber alma hakkına yapılmıştır

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Cumhuriyet Vakfı yöneticilerine ve yazarlarına yönelik polis operasyonu hakkında yazılı açıklama yaptı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararının hukuki değil, siyasi olduğuna vurgu yapılan açıklamada, “Gazeteciler yaşanmış veya yaşanmakta olan olayları haberleştirir, yorumlar ve halka sunar. Ancak son yıllarda siyasi iktidar, insanların görmesini istemediği haberleri yapan, iktidarın politikalarına eleştirel yaklaşan basın kuruluşlarını ‘kendisine savaş açmış güçler’ olarak görmektedir” denildi.

15 Temmuz darbe girişiminin başarıya ulaşmasını engelleyen en önemli faktörlerden birinin de yapılan gazetecilik faaliyeti olduğu vurgulanan açıklamada buna rağmen hedefe konanın yine gazetecilik olduğu ifade edildi.

‘BU YANLIŞTAN VAZGEÇİN’
Açıklamada şunlar dile getirildi: “OHAL ile birlikte ‘milli güvenliği tehdit’, ‘terör örgütlerinin hedefleri doğrultusunda yayın yapmak’ gibi muğlak ifadelerle gazeteler kapatılmakta, gazeteciler gözaltına alınmaktadır. Darbenin kendileri için ‘Allah’ın lütfu’ olduğunu ifade edenlerin, OHAL koşullarını darbe girişimi öncesinde de hedefe koydukları gazetecileri, gazete, televizyon, radyo ve dergileri halka ulaşamaz hale getirmek için bir fırsat olarak gördükleri açıktır.

Defalarca söylediğimiz gibi bir kez daha altını çiziyoruz. Gazetecilik suç değildir. Gazeteler insan öldürmez, darbe yapmaz, yaptırmaz. Yargıyı ve siyasi iktidarı bu yanlış yoldan bir an önce vazgeçmeye çağırıyoruz. Halkımızı da haber alma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Unutmayın ki engellenen sizin haber alma ve haber olma hakkınızdır.”

DİSK Basın-İş’ten çağrı: Herkesi haber alma ve yayma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz

DİSK Basın-İş, Cumhuriyet gazetesini hedef alan operasyon sonrası yaptığı açıklamada “Haberin özgürce ulaştırılamdığı bir ülkede düşünce ve ifade özgürlüğünden de söz edilemez” dedi. DİSK Basın-İş’in açıklaması şöyle:

İktidar basın ve ifade özgürlüğüne yönelik saldırılarına her gün bir yenisini ekliyor. imc TV, Hayat TV, Dicle Haber Ajansı, Jin Haber Ajansı ve daha bir çoğu arka arkaya kapatıldı. Bugün ise sıra Cumhuriyet gazetesine geldi.

Önce cemaate yakın olduğu iddia edilen yayın organları, ardından Kürt medyası ve sosyalist yayınlar son olarak da muhalif çizgisi ile bilinen Cumhuriyet gazetesi AKP’nin hedefi oldu. Darbe girişimi bahanesiyle ilan edilen OHAL, AKP’nin tüm muhalefeti baskı altına almasına yarıyor. İktidar istiyor ki, en ufak bir muhalif ses çıkmasın.

Her eylem sonrası devlet yetkililerinin ağzından eksik etmediği bir söz vardır; “Bundan kim fayda sağlıyorsa fail de o dur”. Şimdi soruyoruz, 15 Temmuz’dan kim fayda sağlıyor?

Düşünce ve ifade özgürlüğü evrensel bir haktır. Haberin özgürce ulaştırılamdığı bir ülkede düşünce ve ifade özgürlüğünden de söz edilemez.

Abdülhamid taklitçilerine hatırlatalım, kanalları, gazeteleri kapatabilirsiniz, ama susturmazsınız.

Herkesi haber alma ve yayma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz.

ÇGD: Cumhuriyet’in ışığını söndüreceğini zannedenler körü körüne ‘karanlık’ diyenlerdir

Çağdaş Gazeteciler Derneği de Cumhuriyet’e düzenlenen operasyonla ilgili yaptığı açıklamada “Cumhuriyet’in ışığını söndüreceğini zannedenler körü körüne ‘karanlık’ diyenlerdir” dedi.

ÇGD’nin açıklaması şöyle: Türkiye Cumhuriyeti, özellikle 15 Temmuz 2016’dan itibaren tarihi bir eşikten geçmektedir. Bu eşik, yaşam hakkından sosyal haklara kadar evrensel değerlerin yok edildiği; insansız bir toplumu, yani faşizmi hâkim kılma eşiğidir. Bunun en net göstergesi, Türkiye basınına yönelik her gün artarak devam eden baskı ve ‘yok etme’ politikalarıdır. Kanun hükmünde kararnamelerle dün yine basın-yayın kuruluşlarını kapatan ‘tek adamcı’ anlayış, bugün de Türkiye basının çınarı Cumhuriyet Gazetesi’ne saldırmaya başladı. Cumhuriyet Gazetesi bürolarına bu sabah ‘operasyon’ düzenlenerek arama yapılırken, çok sayıda yönetici ve yazarı da gözaltına alındı, evlerinde aramalar yapıldı.

Her gün yenisine şahit olduğumuz bu durum; ifade ettiğimiz üzere, özgür düşüncenin ve bu temeldeki bir toplumu ‘yok etme’ sürecinin inşasıdır. Topluma her gün kendi karanlığını dayatmaktan başka çaresi kalmamış olan AKP iktidarı, aydınlanmanın başladığı ilk saniyelerde yok olmaya mahkûmdur. Cumhuriyet’in ışığını söndüreceğini zannedip körü körüne ‘karanlık’ diyenler, sabahın ilk saatlerinin korkusuyla doludur.

Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak, her gün aydınlığın sözcüsü olan Cumhuriyet Gazetesi’nin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade etmekten gurur duyuyor; Cumhuriyet Gazetesi’nin yönetici ve yazarlarının bir önce serbest kalması için mücadele etmeye kararlı olduğumuzu duyuruyoruz. 

Cumhuriyet gazetesine operasyon

CHP’li vekiller Cumhuriyet’te 

Aydın Engin’in gözaltı sorusuna cevabı: Cumhuriyet’te çalışıyorum yetmez mi?

Musa Kart: Teslim olmaya gidiyorum saklanacak bir şey yok

Mahmut Tanal: Cumhuriyet Gazetesi’ne sahip çıkmak demokrasiye sahip çıkmaktır

Musa Kart: Durum karikatürlerimden de komik

Cumhuriyet’e operasyona TGC’den çok sert tepki: Basın özgürlüğüne darbe

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu yaptığı açıklamada Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik operasyonu ve göz altıları protesto etti. TGC Yönetim Kurulu’nun açıklamasında şu görüşler yer aldı:

“Cumhuriyet Gazetesi’ne, yöneticilerine, yazarlarına, çalışanlarına yönelik operasyon kabul edilemez. Bu operasyon basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne yeni bir darbedir. Cumhuriyet Gazetesi’ne yapılan operasyonu protesto ediyoruz.

İktidara yakın olmayan her medya kuruluşunu ‘FETÖ ile bağlantısı var’ diye suçlayarak operasyonlar yapılması kamu vicdanını yaralamaktadır.

Başbakanın ‘OHAL’i devlete ilan ettik, Millete değil’ demesine rağmen çıkarılan kararnameler ile yine medya kuruluşları ve gazeteciler OHAL’in mağduru haline getirilmiştir.

KAPATILAN YAYIN ORGANI SAYISI 170 OLDU

29 Ekim tarihinde yayınlanan kararname ile Özgür Gündem, Dicle Haber Ajansı, JİNHA, Azadiya Welat ve Evrensel Kültür’ün de aralarında olduğu 10 gazete, ile iki haber ajansı ve üç dergi kapatılmıştır.

Medyanın da karşı çıktığı ve başarısız olmasında önemli rol oynadığı 15 Temmuz Darbe Girişimi ardından çok sesli medya için özgürlüklerin geliştirilmesi beklenirken, kapatılan gazete, dergi, tv ve ajans sayısı 170’e ulaşmıştır.

105 GAZETECİ CEZAEVİNDE TUTUKLU

Sürekli ve sarı basın kartı iptal edilen gazeteci sayısı 777’ye çıkmıştır. Şu anda cezaevinde 105 gazeteci tutuklu bulunmaktadır.

15 Temmuz’dan sonra kapatılan yayın organları nedeniyle 2500’ün üzerinde gazeteci işsiz kalmıştır. Toplamda son yıllarda işsiz kalan gazeteci sayısı 10 bini aşmıştır. Türk basınında her üç gazeteciden birinin işsiz olduğu bir karanlık tablo ortaya çıkmıştır.

Bu nedenlerle iktidara ve muhalefet partilerine; demokrasinin yeniden yeşertilmesi, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması, gazetecilerin tutuksuz yargılanması ve medyaya yönelik baskıların son bulması için bir kez daha çağrı yapıyoruz.”

CHP’li vekiller ve gazeteciler destek için Cumhuriyet’te: Faşizme karşı omuz omuza vermenin günüdür

40 yıldır Gülen cemaatinin iç yüzünü yazan Hikmet Çetinkaya, FETÖ’ye destekten gözaltında

Musa Kart: Durum karikatürlerimden de komik

Aydın Engin’in gözaltı sorusuna cevabı: Cumhuriyet’te çalışıyorum yetmez mi?

 

Cumhuriyet’e operasyona tepki yağıyor…

Cumhuriyet gazetesine operasyon

Cumhuriyet Gazetesine yapılan operasyon için gizlilik kararı!

Cumhuriyet Gazetesine yönelik başlatılan operasyon hakkında gizlilik kararı getirildi.

Karar dünün, 30 Ekim 2016’nın tarihini taşıyor.

CHP’li vekiller ve gazeteciler destek için Cumhuriyet’te: Faşizme karşı omuz omuza vermenin günüdür

40 yıldır Gülen cemaatinin iç yüzünü yazan Hikmet Çetinkaya, FETÖ’ye destekten gözaltında

Musa Kart: Durum karikatürlerimden de komik

Aydın Engin’in gözaltı sorusuna cevabı: Cumhuriyet’te çalışıyorum yetmez mi?

Cumhuriyet’e operasyona tepki yağıyor…

Cumhuriyet gazetesine operasyon

 

Kadri Gürsel: Hakkımda yakalama kararı çıkmış, evimde arama yapılıyor

Gazeteci Kadri Gürsel hakkında yakalama kararı çıkarıldığını ve evinde arama yapıldığını Twitter hesabından duyurdu.

Gürsel mesajında; “Hakkımda yakalama kararı varmış, evimde arama yapılıyor. Evime gidiyorum. Cumhuriyet’e yapılan operasyonun devamı olduğunu sanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Can Dündar’dan ilk açıklama

Hakkında yakalama kararı çıkarılan Cumhuriyet gazetesinin eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Twitter’dan operasyon ile ilgili haberi paylaşarak “Son kale’ye saldırıyorlar” diye yazdı.

 

CHP’li vekiller ve gazeteciler destek için Cumhuriyet’te: Faşizme karşı omuz omuza vermenin günüdür   Gazeteci Mustafa Hoş: Yapılan yok etme operasyonudur Cumhuriyet gazetesine operasyon

Cumhuriyet’e operasyona tepki yağıyor…

 

Demirtaş’dan çağrı: Cumhuriyet Gazetesiyle dayanışma içinde olacağız

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, gazetemize yapılan operasyona ilişkin “Bu, temel bir hedefe, diktatörleşme hedefine doğru adım adım giderken yapılan operasyonlardan biridir. Bu sabah Cumhuriyet gazetesine yapılan operasyon da böyledir. Cumhuriyet gazetesiyle dayanışma içinde olacağız. Tek bir muhalefet odağı kalmaması için AKP merkezi tarafından koordine edilen baskıların yeni bir aşamasıyla karşı karşıyayız” açıklamasında bulundu.

Demirtaş,“ Dokunulmazlıklarımız kaldırıldı. Amaç milletvekillerini cezaevine almak. Hedef olası bir seçimde HDP’yi çalışamaz hale getirip baraj altı bırakarak 400 milletvekiline ulaşmak. Bugün diktatörlüğün önündeki tek engel HDP’dir. HDP ortadan kalktığı anda herkesin üzerine, on yıllarca sürecek bir kabus çökecek.” dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş başkanlığındaki HDP heyeti, Genel Başkan Sergei Stanishev başkanlığındaki Avrupa Sosyalistleri Partisi (PES) heyeti ile HDP Genel Merkezinde Genel Merkezi’nde bir araya geldi.

Görüşmenin ardından Sayın Demirtaş ve PES Genel Başkanı Sayın Sergei Stanishev ortak basın toplantısı düzenledi.

Demirtaş’ın açıklamaları şöyle:

‘KIŞANAK, ANLI VE AKT REHİN ALINDI’

Diyarbakır Büyükşehir Belediye eş başkanlarımız Gültan Kışanak ve Fırat Anlı ile KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata’nın tutuklanması diye bir şey yok. Buna tutuklama dersek sanki yargısal bir mekanizma işliyor gibi kabul ederiz. Ortada yargı falan yok. Bu bir kaçırılmadır, rehin almadır. Tutuklama yok. Arkadaşlarımız AKP iktidarı tarafında kaçırılmış ve Diyarbakır’da cezaevi denilen bir yerde rehin tutulmaktadırlar. Bu bir yargı süreci değildir. Adı da tutuklama değildir. Adı kaçırılmadır, rehin alınmadır. Arkadaşlarımız kaçırılmış ve rehin alınmıştır. Biz buna karşı etkili bir mücadele yürüteceğiz

CUMHURİYET GAZETESİ’NE OPERASYON

Bu, temel bir hedefe, diktatörleşme hedefine doğru adım adım giderken yapılan operasyonlardan biridir. Bu sabah Cumhuriyet gazetesine yapılan operasyon da böyledir. Cumhuriyet gazetesiyle dayanışma içinde olacağız. Tek bir muhalefet odağı kalmaması için AKP merkezi tarafından koordine edilen baskıların yeni bir aşamasıyla karşı karşıyayız.

‘AKP’NİN DARBECİLERDEN HİÇ BİR FARKI YOK’

Karşımızda devleti ele geçirmiş zorba bir anlayış var. 15 Temmuz’da darbeciler nasıl kanunu ayaklar altına aldıysa, aynı anlayışla hareket ediyorlar. AKP’nin darbecilerden hiçbir farkı yok. Halkımız, toplum bütün bu korkutmalara karşı cesur olmalıdır. Baskı dönemleri zaten çılgınlık dönemleridir. Dünyada benzerleri defalarca yaşandı, halen birçok ülkede de yaşanıyor. Bu tür diktatör heveslisi rejimler, karşılarında korkmuş ve sinmiş bir toplum yaratmadan başaramazlar. Bütün bu olanlara karşı herkesi bir arada durmaya, birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Biz AKP’nin siyasi hedeflerini gerçekleştirmesine engel olacağız.

‘TÜRKİYE ERDOĞAN’DAN BÜYÜKTÜR’

Beyefendi der ya, “Dünya 5’ten büyüktür.” Doğru. Ama Türkiye’de de Erdoğan’dan büyüktür. Bunu unutmasın. AKP’nin zorba anlayışı tuzla buz olacak. Çünkü karşılarında boyun eğen, diz çöken bir muhalefet yok. Erdoğan’ın yapabileceği, copa dayanarak iktidarını bir süre daha sürdürmesidir. Gelecek bizim olacak. Aydınlığa, özgürlüğe, adalete, barışa, kardeşliğe inanan bizlerin olacaktır. Bu baskıları da el ele vererek atlatacağımıza inanıyorum.

‘6 MİLYON İNSANI TUTUKLASALARDA HDP’Yİ BİTİREMEZLER’

Dokunulmazlıklarımız kaldırıldı. Amaç milletvekillerini cezaevine almak. Hedef olası bir seçimde HDP’yi çalışamaz hale getirip baraj altı bırakarak 400 milletvekiline ulaşmak. Türkiye toplumunun bunu iyi görmesi lazım. Çok açık ve nettir. Bugün diktatörlüğün önündeki tek engel HDP’dir. HDP ortadan kalktığı anda herkesin üzerine, on yıllarca sürecek bir kabus çökecek. Bugün başaramıyorlar, çünkü biz varız. Önümüzdeki seçimde HDP %15, %20 oy alırsa bunların hayalleri kabusa dönüşür. Milletvekillerimize yönelik tutuklama hazırlığı yaptıkları bir gerçektir. Ancak herkes bilmelidir, dışarıda HDP’ye oy vermiş 6 milyon insan var. Hepsini bile tutuklasalar HDP’yi bitiremezler. Bundan emin olsunlar. Cezaevinde de dışarıda da olsak AKP’ye karşı muazzam başarı elde edecek bir güce sahibiz.

‘BAŞKANLIK ŞANTAJI YAPIYORLAR’

Zaten dikkat ederseniz başkanlık tartışmasında “Ülke bölünür “ diyerek bilinçaltı bir mesajla herkesi HDP’ye karşı başkanlık etrafında toplamayı amaçlıyorlar. Ülke kim tarafından nasıl bölünecekmiş? Başkanlık olursa ülke bölünmekten nasıl kurtulacakmış? Bunu anlatmıyorlar. Tehditle, şantajla, başkanlık adı altında tek adam rejimini getirme çalışacakları açıktır. Biz sözümüzü söyledik. Bu ülkede demokratik bir şekilde olacak bir sistem düşünmüyorlar. Başkanlık dedikleri tam da işte şu yaşadıklarımızdır. Başkanlık dedikleri tek adam sistemini anayasal güvenceye kavuşturduktan sonra “Bu ülkede bizim gibi düşünmeyenler artık yaşayamaz” diyecekler. Biz bunu durdurabilecek güce sahibiz. Daha önce başardık, yine başaracağız.

OLASI BİR SEÇİMDE HDP’NİN DURUMU

Olası bir genel seçime bağımsız adaylarla değil, parti olarak gireceğiz. Bunun tartışması bile olamaz. Anketlerde HDP’nin en düşük oyu %11,5 çıkmaktadır. Zaten bunu gördükleri için erken seçim kararı alamıyorlar. Diğer partiler %30 oy alsalar da AKP’yi durduramazlar. Biz %13’le AKP’yi nasıl durduğunu herkes gördü. HDP dışında hiçbir kurtuluş yok.

‘SARAY’DAKİ ZAT SEÇİMLERİ GEREKSİZ GÖRÜYOR’

Göreceksiniz birçok alanda seçimler kaldırılacak. Saray’daki zat seçimleri gereksiz görüyor. Sadede kendisine oy verenleri yurttaş olarak görüyor. Seçim onun için ayak bağı. Genel seçimlere, seçim yöntemine de müdahale edecektir. AKP’nin yararına bir model dayatacaktır. Onun için seçim bir defa kazanılmıştır, Cumhurbaşkanlığı seçimi. Bununla ömrü boyunca Türkiye’yi yönetme hakkını kazanmıştır. En iyiyi de o bilir. Böyle bakıyor. Bu kafayla Türkiye ilerlemez. Her gün de daha kötüye gider. AKP ve Erdoğan’ın kişisel ajandaları ve hırsları Türkiye’nin önümüzdeki yüz yılının kaybedilmesine neden olabilir.

REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ

Akademi dünyasını ele geçime, medyayı, bürokrasiyi ele geçirme hep aynı bütünün aşama aşama parçalarıdır. Rektörlük seçiminde Cumhurbaşkanı onayı olmamalı. Öğrenciler de oy kullanmalılar. Kendileri de iktidara geldiklerinde YÖK’ü kaldırıp üniversiteleri özgürleştireceklerdi, şimdi neredeyse üniversiteleri kaldıracaklar. Bir süre sonra “Üniversiteler gereksizdir” diyerek üniversiteleri kapatmak bile isteyebilir. Tek bir üniversite kalsa yeter, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi. Bunu abartmak için söylemiyorum, çünkü kafa budur. Buna inanıyor.

Ortak basın toplantısında Sayın Stanishev şunları belirtti:

‘YARGININ BAĞIMSIZLIĞI KONUSUNDA ENDİŞELİYİZ’

Bu, bir yıl içinde Türkiye’ye üçüncü ziyaretim. Son gelişmelerden ötürü oldukça endişeliyiz. Dün Diyarbakır’daydık. İki belediye eş başkanı tutuklandı. Bu sistematik bir durumdur. Güneydoğu’daki 20’den fazla belediyede durum bu şekilde. Belediye eş başkanları görevden alındı, yerlerine kayyum atandı. Hatta belediye meclis üyelerinin yerine de. Avrupa Sosyalistleri Partisi olarak elbette hukuka saygılıyız, ama yargının bağımsızlığı konusunda da endişeliyiz. Bütün muhalif seslere yönelik bir baskı oluşturulduğunu görüyoruz.

CUMHURİYET’E BASKIN

Son günlerde de 15 tane medya organları kapatıldı, 10 binden fazla kamu çalışanı görevinden atıldı. Türkiye’nin köklü gazetelerinden olan Cumhuriyet’e de baskın yapıldı. Elbette bu gelişmelerden dolayı derinden endişeliyiz. Sayın Demirtaş ile bu konularda görüşme yaptık. Prag’da bir toplantımız olacak, Sayın Demirtaş’ın oraya da davet ettik. İlerleyen günlerde de Avrupa liderleri, milletvekilleriyle görüşmek için birçok fırsatımız olacaktır.

Avrupa Konseyi’nden sert tepki… Türkiye’ye ‘dava’ uyarısı

Jagland, Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik operasyonun, OHAL uygulaması kapsamında yapılmış olsa da “ne derece orantılı bir önlem olduğu” konusunda önemli soru işaretleri bulunduğunu bildirdi. Kanun Hükmünde Kararnameler ile 15 “Kürt medyasının” kapatılmasının da “kaygı verici” olduğunu ifade eden Jagland, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “OHAL uygulamasına rağmen Türkiye için bağlayıcı olmaya devam ettiğini” hatırlattı. 

İfade özgürlüğünün “demokratik bir toplumun en önemli temellerinden biri olduğunu” harlatan Jagland, “şiddet ve terör eylemleri ile muhalif görüşler ve hükümete yönelik sert eleştiriler arasında çok itinalı bir ayrım yapılması gerektiğini” söyledi. Jagland Türkiye’deki OHAL uygulamasında “aşırıya kaçılması” halinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde Türkiye’ye karşı çok sayıda dava açılabileceği uyarısında bulundu.

CHP’li vekiller ve gazeteciler destek için Cumhuriyet’te: Faşizme karşı omuz omuza vermenin günüdür   Gazeteci Mustafa Hoş: Yapılan yok etme operasyonudur Cumhuriyet gazetesine operasyon

Cumhuriyet’e operasyona tepki yağıyor…

Eğitim-Sen: Darbeyi püskürteceğiz

 

Eğitimde yaşanan ihraçlara ilişkin yazılı açıklama yapan Eğitim-Sen, “Herkes bilmelidir ki bizler bu sendikaları kapılarına vurulan mühürleri söküp atarak kurduk. Bugün de tüm üyelerimizle el ele vererek, birbirimize kenetlenerek yarınlarımıza vurulmak istenen mühürleri söküp atacağımızdan kimsenin şüphesi olmamalıdır” diye belirtti.