Ana Sayfa Blog Sayfa 6200

Saruhanlı istismar davası yarın görülecek

Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde Neval Yaralı Milli Egemenlik İlkokulu’nda 28 çocuğa cinsel istismarda bulunan Türk Eğitim Sen Saruhanlı eski temsilcisi sınıf öğretmeni Y.K. hakkında açılan davanın karar duruşması Manisa Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yarın görülecek.

Y.K’nin, yaşları 7-8 arasında değişen kız ve erkek öğrencileri 5 yıl boyunca sistematik olarak taciz ettiğinin anlaşılmasının ardından istismara uğrayan yaklaşık 20 çocuğun ailesi şikayetçi olmuştu. Davanın ilk duruşması 14 Temmuz’da görülmüştü. Sanık Y.K. savunmasında suçlamaları kabul etmeyerek, sendika temsilciliği nedeniyle kendisine komplo kurulduğunu ve çocukların da birbirlerinden etkilendiklerini ifade etmişti.

Her çocuk için ayrı ayrı olmak üzere toplamda 486 yıl hapis cezası istemiyle yargılanan Y.K. için karar, yarın verilecek. (Manisa/EVRENSEL)

Erdoğan: Musul bizimdi

Bursa’nın İnegöl ilçesindeki Hacı Sevim Yıldız Kampüsü’nün açılış töreninde konuşan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Saldırılara rağmen kararlılığımızı yitirmedik. Terör bataklığını mutlaka kurutacağız.

Batı dürüst davranmıyor. Batılı ülkeler ellerindeki geniş imkanları mağdurlar için değil bu insanları sınırlarının dışında tutmak için kullanıyor.

600 binden fazla insanın ölümüne sessiz kalanlar PYD’li teröristleri savunuyor

Türkiye’yi bölgedeki gelişmelerin dışında bırakıp faturayı üzerimize yıkmak için her yolu deniyorlar. Bu ahlâksız oyuna müsade etmeyiz.

Türkiye teröre, bölgesindeki istikrarsızlığa, sabotaj girişimlerine rağmen 2023 hedefleri istikametinde yürüyor. Osman Gaze Köprüsü’nü yaptık işte. Oradan geçip geldik. Yavuz Sultan Selim Köprüsü dev bir proje. Avrasya Tüneli’ni de aralık ayının 20’sinde en geç 26’sında hizmete açıyoruz.

İşte İnegöl’de olduğu gibi bu ülkenin sanayicisi, esnafı, emekçisi, ev kadını 7’den 70’e tamamı adeta bir seferberlik ruhu yaşamış oldu. Maruz kaldığımız ihanete, saldırıya rağmen soğukkanlılığımızı, kararlılığımızı asla kaybetmedik. İçerden ve dışarıdan bizi hedef alan ekonomik tuzaklara rağmen yolumuzdan sapmadık. Böyle bir başarı dünyada çok az milletin harcıdır.

Birkaç yüz mülteci kapılarına dayandığı zaman Avrupa ülkelerinin insanlık değerlerini nasıl ayaklar altına aldığını gördük. Türkiye’de şu anda 3 milyon mülteci var.

Üzerlerine misket bombaları atılan bu insanlara biz kapıları açtık. Ama Batı’nın böyle bir derdi var mı. Şu ana kadar STK’lar ile birlikte 25-26 milyar dolar harcadık. Veren al alan elden hayırlıdır. Bizi buralara getiren nedir. Birlikte sayalım…

Bir tek millet: Türküyle Kürdüyle, azıyla, Abazasıyla, Çerkeziyle, Romanıyla biz birbirimizi Allah için seviyoruz. Bu bayrak dışında bayrak tanımıyoruz.

Tek vatan: 780 kilometre kare ile tek vatan. Kimse burada operasyon yapmaya kalkmasın. Ama buna yeltenenler var. Nereye kaçarsanız kaçın inlerinize kadar sizi kovalayacağı. Artık terör eylemi olduktan sonra değil, olmadan, o bataklığı kurutmak suretiyle mücadele ediyoruz. 

Bize insanlık dersi verenler insani vazifelerini yerine getiremiyorlar. İşte Suriye meselesinde görüyoruz. Dürüst değiller. Siz destek verseniz de vermeseniz de biz 6 yıldır nasıl bu işi götürdüysek yine götürürüz. Teröristlerin adlarını bahane ederek tüm müslümanları hedef alan ülkeleri esefle takip ediyoruz.

Bu düşmanlıkla faşist partilerin yönetimleri altına girme tehlikesi ile karşı karşıyalar.  Suriye’de 6 yılda 600 bin insan devlet terörünün hedefi oldu. Buna sesleri çıkmayanlar şimdi çıkıp Dabık’ta şu kadar PYD’li öldü diyorlar. 600 bine sesini çıkartmayanlar teröristi savunuyorlar.  Benim Gaziantep’imde 14 yaşındaki bir çocuk Messi’nin forması ile kına gecesini kana buladı. Ama bunlar hala utanmadan sıkılmadan niçin bunları üzerine gidiyorsunuz diyorlar. 

İdam konusunda düşüncemi biliyorsunuz. Parlamentoda bu konu gündeme gelip genel kurulda geçtiği anda ben onayımı veririm. Batılılar bunu niye dillendiriyorsunuz diyorlar. Sizden mi izin alıyoruz. Dünyanın büyük kesiminde idam uygulaması var. Dolayısıyla biz o şehitlerimizin kanını yerde bırakamayız. 

Musul bizimdi. Tarihe bakın. Misak-ı Milli dedim diye rahatsız oldular. Ben tarih dersi veriyorum niye rahatsız oluyorsun. Niye rahatsız oluyorsunuz. Biz milliyiz, vatanseveriz farkımız bu.  Biz başından beri Irak’ın anahtarının tek bir etnik yapıya teslim edilmemesi gerektiğini söyledik. Suriye için de söylüyoruz. Bölgede etkinliği olan ülkelere bunu söylüyoruz. 

Uluslararası hukuk çerçevesinde sahada ne gerekiyorsa onu yapıyoruz. Güney sınırımız boyunca bir terör bölgesi oluşmasına asla izin vermeyeceğiz. Cerablosu operasyonu bu konudaki kararlılığımızın bir ifadesidir. Dabık aynı şekilde. Şimdi diyorlar ki, El Bab’a inmeyin, mecburuz ineceğiz. Terörden arındırılmış bir bölge oluşturmak zorundayız” (HABER MERKEZİ)
 

Kerbela: derin ilişkilere rest çekmektir!

Kerbela olayının yani, Şah Hüseyin’in onurlu mücadelesinin üzerinden 1377 yıl geçti bu vahşet ve katliam unutulmadı, unutulmasını bir yana bırakalım günümüzde kadim halklara yönelik Kerbela vahşeti devam etmektedir.

Sadece Ortadoğu da değil, tüm dünyada mazlum insanlar kardeşçe yaşamanın ve barışın yolunu arıyorlar. Çünkü ülkeleri yönetenler karları ve egoları için savaşı ve düşmanlığı tırmandırmaktan çekinmiyorlar.

TV ekranlarında göstermelik yapılan demokratikleşme ve barış çağrılarının sahteliğinin farklında olmamak mümkün değil. Çünkü gerçek barış ve demokrasi isteyenlerin sesi daha gür, anlaşılacak kadar da net böyle olunca tüm şiddet ve yok etme halka yönelik olmaktadır.

İşte bu noktada savaşa karşı barış istemek, ölüme karşı yaşamak isteyenlerin mücadelesi devam edecektir.

Kerbela aslında

– Tüm insanlığın; emperyalist güçlerin sömürgeci amaçlarına yönelik bir direniş örneğidir.

– Aynı topraklar üzerinde yaşamış ve bundan sonra yaşayacak ortak geçmişi olan halkların birleşmesine örnektir.

– Şartsız ve koşulsuz bir eylemliliktir

– İnkâr edilen bireysel inanç haklarına yönelik karşıt bir bireysel duruştur.

– Gerici politikaları halka dayatan şoven ve ırkçı egemenlere bir tokattır.

– Çatışmayı ve düşmanlığı körükleyerek halkları kana bulamak isteyenlere bir uyarıdır.

– Halkların “sadaka ve dilencilik” gibi muhtaç politikalarına karşı bir onurlu duruştur.

– İnsanların bireysel yaşamına müdahale etmek isteyenlerin derin ilişkilerine rest çekmektir.

Evet

– Bugün farklı coğrafyalarda hatta tüm kanlı coğrafyalarda yaşanan zulümleri yapanları, bu zulme destek sunanları bir kez daha lanetliyoruz.

– 72 Millete aynı nazardan bakan Aleviler halkları ırkına, rengine inancına göre ayıran zihniyete hayır diyecek

– Hakkın haksızlığa, adaletin adaletsizliğe, aydınlığın karanlığa karşı mücadelesinde Aleviler haktan, adaletten ve aydınlıktan yana olacaklar

– Geleneklerimizin içini boşaltıp kendilerine saltanat tahtı haline getirmek isteyenlere karşı Şah Hüseyin duruşuyla cevap vereceğiz

– Şah Hüseyin’in yaşamı, mücadelesi, davasına sahip çıkışı bizlere örnek olacak. Alevi inancının neferleri olarak Haklı davayı yaşayacağız ve yaşatacağız. Kerbela şehitlerini anmak! Haksızlığa boyun eğmemek ve her türden ihanete, bölüp parçalamaya, yok etmeye ve biatci düşünceye karşı Şah Hüseyin’in duruşu sergilemekle eş anlamlıdır.

 

‘Laik eğitim için son durak olabilir’

Kadıköy Belediyesi Evlendirme Dairesinde proje okulları konu alan panelde söz alan bir veli “Ben anneyim evladımın geleceği için mücadele etmeye devam edeceğim” dedi. Eğitim Sen 8 No’lu Şube Yürütme Kurulu Üyesi Mustafa Turgut da, “Bu mesele herkesi ilgilendiriyor. Bu mesele laik, demokratik, bilimsel eğitim için son durak olabilir” diye konuştu. 

Panele proje okullarında öğrencisi bulunan velilerin yanı sıra HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan ve CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker katıldı. ”Projeniz değiliz. Okuluma, öğretmenime dokunma” pankartı açıldı. 

‘LAİKLİĞE DARBE!

Panelde konuşan velilerden Semra Ok çocuklarının söz konusu okullara girmek için çok emek harcadıklarını ifade ederek, “Oğlum bu sene YGS’ye girecek ama yaklaşık bir aydır okula gidemiyor. Yaşadığımız olayları laikliğe darbe olarak görüyorum” dedi. 

‘ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN ÇABALIYORUZ’

Diğer bir Veli Gülsüm Öner Yetkin, velilerin belli bir partiye ya da gruba yakın olmadığını bunun yerine çocuklarının geleceği için çabaladığını aktardı. Öner, “Bize ‘Niye sokağa çıkıyorsunuz,bu işlerle neden uğraşıyorsunuz?’ diyorlar. Ben anneyim evladımın geleceği için mücadele etmeye devam edeceğim” dedi. 

‘BU MESELE HERKESİ İLGİLENDİRİYOR’

Cağaloğlu Anadolu Lisesi öğretmenlerinden ve aynı zamanda Eğitim Sen 8 No’lu Şube Yürütme Kurulu Üyesi Mustafa Turgut, “Bu mesele  herkesi ilgilendiriyor. Bu mesele laik, demokratik, bilimsel eğitim için son durak olabilir” dedi. Turgut okuldaki görevinden atılmak istendiğini, ortada bir hukuksuzluk olduğu için de direneceğini söyleyerek şöyle konuştu: “Tedavisi mümkün olmayan yaralar açılıyor. Eğer biz kolay teslim olursak kırılganlık oluşur. Yapılan çalışmalar iktidarın 2023 hedefleri doğrultusunda ilerlediği ve bu yolla eğitimin geriletildiğine inanıyorum.”

Konuşmalardan sonra panel soru cevap şeklinde devam etti. (İstanbul/EVRENSEL) 

Erdoğan’ın tutukluluk haline itiraza red

Özgür Gündem Yayın Danışma Üyesi ve yazılarından dolayı tutuklanan Aslı Erdoğan tutuksuz yargılanma dilekçesi de İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafında gerekçe gösterilmeden red edildi

Kapatılan Özgür Gündem gazetesi Yayın Danışma Kururlu üyesi yazar Aslı Erdoğan’ın tutukluluk haline itraz reddedildi. Bakırköy Kadın Cezaevi’nde 16 Ağustos’tan bu yana tutuklu bulunan Erdoğan için verilen üçüncü tutuksuz yargılanma dilekçesi de İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimiliği tarafında gerekçe gösterilmeden reddedildi. Erdoğan’ın 16 Ağustos’tan bu yana özgürlüğünün gasp edildiğini dile getiren avukatı Erdal Doğan, “Mahkemenin gerekçe sunmadan tutukluğa itirazı reddetmesinin ceza usul hukukuna uymamanın keyfiliğinin göstergesi olmasının yanı sıra, Aslı Erdoğan’ın tutukluğunun hiçbir hukuku dayanağı olmadığının ve siyasi bir karar olduğunun da en somut göstergesidir” açıklamasında bulundu.

Kaynak: JINHA

Uğur Kaymaz’ı katleden polisin adı üstgeçide verildi

Mêrdîn’in Kızıltepe ilçesinde 12 yaşındaki Uğur Kaymaz’ı 13 kurşunla katleden polis Serdar Gökbayrak’ın ismi, İzmit’te bir üst geçide verildi

Mêrdîn’in (Mardin) Qoser (Kızıltepe) ilçesinde 21 Kasım 2004 tarihinde 12 yaşındaki Uğur Kaymaz’ı 13 kurşunla katleden ve 15 Temmuz darbe girişimi sırasında öldürülen polis Serdar Gökbayrak’ın ismi Kocaeli’nin merkez İzmit ilçesinde bulunan bir üstgeçide verildi. Eski İstanbul Yolu’nda Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Umuttepe Yerleşkesi B Kapısı’nın önünde yapılan üst geçit, İl Müftüsü Yusuf Doğan’ın yaptığı duanın ardından açıldı.

Üst geçidin açılış törenine Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, AKP Kocaeli Milletvekili ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Radiye Sezer Katırcıoğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, KOÜ Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, İzmit Kaymakamı Ersin Emiroğlu, il müdürleri ve polisin yakınları katıldı.

Serdar Gökbayrak, Uğur Kaymaz’ın katledilmesinin ardından Yaşafettin Açıksöz olan ismini Serdar Gökbayrak olarak değiştirmişti.

DİHA

Bir gazeteci daha Musul’da yaşamını yitirdi

Musul operasyonunu takip eden El Sumeriye televizyonu foto muhabiri Ali Risan, IŞİD çetesi üyeleri tarafından vuruldu

El Sumeriye televizyonu foto muhabiri Ali Risan’ın, Giyare’ye bağlı Şore kasabasının Xwin köyünde Musul operasyonunu takip ettiği sırada IŞİD çetesi üyeleri tarafından vuruldu. Irak merkezli yayın yapan Irak, Lübnan, Dubai ve Ürdün’de 700 çalışanı bulunan El Sumeriye televizyonu da kendi internet sitesinde yayınladığı haberde, bugün öğleden sonra Ali Risan adlı foto muhabirlerinin IŞİD tarafından vurulduğunu ve yaralandığını daha sonra ise yaşamını yitirdiği duyurdu.

‘Tek çıkar yol direniş’

Eğitim emekçilerinin açığa alınmasına yönelik tepkiler sürerken; Hatay’da toplanan Eğitim emekçileri, tek çıkar yolun direniş olduğu ifade etti

Eğitim Emekçilerinin görevden alınmasına yönelik tepkiler sürüyor. Hatay’ın Antakya İlçesinde bulunan Köprübaşı’nda toplanan eğitim emekçileri, hukuksuz bir şekilde görevden alınmalara tepki göstererek açıklama yaptı. Eğitim emekçilerine HDP Êlih (Batman) Milletvekili Mehmet Ali Aslan da destek verirken, açıklamayı Eğitim Sen Şube Sekreteri Ayhan Erkal yaptı.

Eğitim emekçilerinin direnişinin 44 gündür sürdüğünü belirten Erkal, tek bir arkadaşları açıkta kalmayana kadar mücadele edeceklerinin altını bir kez daha çizdi. Erkal’ın ardından KESK MYK üyesi Akman Şimşek de Ankara’ya yaptıkları yürüyüşü anlatarak, gözaltı süreçlerinde devletin “İşkence yok” iddialarının yalan olduğunu ve insanlara gözaltında işkence yapıldığını kaydetti. Eğitim emekçilerinin mücadelesinin zaferle sonuçlanacağını çizen Şimşek, eğitim emekçileri için tek çıkar yolun direniş olduğunu söyledi. Ardından söz alan HDP’li Aslan da, HDP olarak eğitim emekçilerinin direnişini selamladıklarını belirterek, kendisinin de öğretmen kökenli olduğunu hatırlattı. Vekil olmasına rağmen baskılardan kurtulamadıklarını belirten Aslan, dokunulmazlıkların kaldırılması ile kendilerine de baskı olduğunu dile getirirken, direnişten kaçmanın kimseye fayda sağlamayacağını ifade etti.

Yapılan konuşmaların ardından 10 dakikalık oturma eylemine geçildi. Oturma eyleminin ardından kitle alkış ve sloganlarla dağıldı.

AP heyeti Êzidî kampında

Kürdistan’da temaslarını sürdüren EMAP ve Avrupa Parlamentosu heyeti, Amed’te bulunan Êzidî kampını ziyaret etti

Avrupa Irkçılık Karşıtları Taban Hareketi (EGAM) ve Avrupa Parlamentosu’ndan oluşan heyet, Kürdistan’daki temaslarını bugün de sürdürmeye devam etti. Heyet temaslarının 3’üncü gününde Amed’te Yenişehir Belediyesi tarafından verilen kahvaltı ile başladı. Ardından Amed’in Yenişehir ilçesindeki Fidanlık Kampı’nda kalan Êzidîleri ziyaret etti. Heyete Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed Milletvekili Feleknas Uca da eşlik etti. IŞİD saldırıları sonucu göç etmek zorunda kaldıklarını aktaran Êzidîler yaşadıkları zorluklar hakkında bilgi verdi. Heyet temaslarını Mêrdîn (Mardin) ve Nisêbîn’de (Nusaybin) sürdürecek.

Kaynak: DİHA

‘İçerideki dostlarımıza’

Özgür Gündem gazetesi, 16 Ağustos 2016 günü ‘geçici’ olarak kapatıldı. Gazetenin sadece bir yargıcın kararıyla, Basın Kanunu’nda yeri olmayan ama Anayasa’da bulunan bir maddeye dayandırılarak kapatılmasına karşı yasal mücadelemizi veriyoruz. Ancak bu arada, okurlarımıza Özgürlükçü Demokrasi gazetesi ile ulaşmaya çalışıyoruz. 

Özgürlükçü Demokrasi gazetesi, henüz dağıtım şirketlerinden biriyle anlaşma imzalayamadı. Bayilerde satılamayan gazetemiz, cezaevindeki okurlarımıza ulaşamıyor şimdilik maalesef. Birçok cezaevi yönetimi ile okurlarımız arasında bu nedenle sorunlar çıkıyor. Çünkü okurlarımız, böylesi bir engellemeyi -haklı olarak- anlayamıyor, kabullenemiyor.

Öncelikle bu durumu içerideki okurlarımızın öğrenmesini istedim. Özgür Gündem yayımlanırken, içeriden bana haftada 50-60 mektup geliyordu. Şimdi haftada bir-iki mektup gelse, müthiş seviniyorum. OHAL bahane edilerek, sık sık iletişim cezaları veriliyor çünkü. Verilmese de, bekletilse de, içeriye ısrarla kart ve hatta kitap göndermeye devam ediyorum.

İletişim cezaları aylık olarak veriliyor genelde. Yeni bir ceza uygulanmaya başlanmadan aradaki bir-iki günde bir ay boyunca genel mektuplar, sahibine topluca veriliyor; verilmek zorunda. O nedenle, içerideki dostlarımız, bana -bildiğiniz Ankara adresime- mektup gönderebilirler. Ben de, sorunlarınıza cevap olmaya, onların haberleştirilmesine devam ederim.

*Kapatılan Özgür Gündem Gazetesinin Eş Genel Yayın Yönetmeni