Ana Sayfa Blog Sayfa 6218

Elif Gamze Bozo’nun Kendime Engel Olamıyorum sergisi açıldı

Cam kemik hastası olan Elif Gamze Bozo’nun engelleri aşarak düştüğü yollarda ilk durağı Senegal oldu. Bozo’nun en büyük hayali Senegal’i fotoğraflamaktı. Engelsiz Sanat Derneği’nin bu hayale ortak olmasıyla “Kendime Engel Olamıyorum” isimli projeyi doğdu ve Bozo, tüm engelleri aşarak hayalini gerçekleştirdi. Bozo, annesiyle birlikte çıktığı bu yolculuğu aynı zamanda kısa bir belgesel haline de getirdi. Bozo’nun Senegal’de kadrajına yansıyan fotoğraflardan oluşan serginin Yenimahalle Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Merkezi’nde önceki gün gerçekleşen açılışına Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ve CHP Ankara Milletvekilleri Şenal Sarıhan ve Murat Emir de katıldı. 

‘TOPLUMUN ÖTEKİLERİNİ KADRAJIMA YANSITTIM’

Açılış öncesi Bozo’nun yönetmenliğini yaptığı belgeselin gösterimi yapıldı. Açılışta konuşan Bozo, 2010 yılında Engelsiz Sanat Derneği ile birlikte çıktıkları yolda toplumun ötekileştirilen yüzlerini kadrajına yansıtmayı amaçladığını söyledi. Bozo, hayallerini gerçekleştirirken hayalinin sadece kendisinin değil tüm halkların barış özlemi, ayrımcılığa uğramış insanların sesi, tüm engelli insanların projesi olmasını istediğini belirtti. Alman edebiyatçı Goethe’nin “Başka bir toplumun kültürünü öğrendiğimizde dünyada savaşlar biter” sözlerini hatırlatan Bozo, kendisinin de  bu hayali yaşatmak için yola çıktığını kaydetti. “Kendime Engel Olamıyorum”  fotoğraf sergisi,  22 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek.  (Ankara/EVRENSEL)

Kapatmalara sessiz kalan İngiltere hükümeti protesto edildi

Arif BEKTAŞ 
Londra

Türkiye’de televizyon kanalları ve radyoların kapatılmasına yönelik tepkiler sürüyor. İngiltere’nin başkenti Londra’da Başbakanlık Konutu önünde yapılan protestoda, İngiltere’nin bu uygulamalar karşısında sessiz kalması protesto edildi.

Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (DAY-MER) tarafından düzenlenen protestoya çok sayıda İngiliz gazeteci de katılarak destek verdi. Türkiye’deki antidemokratik uygulamalar ve basına yönelik saldırılar karşısında sessiz kalan İngiltere hükümetinin tutumunu değiştirmesi istendi. 

Başbakanlık önünde yapılan eylemde, Ulusal Gazeteciler Sendikası (NUJ) adına konuşan Barry White, İngiltere Parlamentosu’nun konuyu gündemine alması gerektiğini belirterek, gerçekleri kamuoyu ile paylaşan televizyon ve radyoların kapatılmasının kabul edilemez olduğunun altını çizdi. White, NUJ’un Türkiye’deki medya çalışanları ve saldırıya uğrayan medya organlarıyla dayanışma içerisinde olmaya devam edeceğini söyledi.

Mültecilerin İngiltere’ye gelmelerini talep eden bin kişilik bir grubun gösterisi ile birleştirilen etkinlikte konuşan Hayatın Sesi TV Muhabirlerinden Çağdaş Canbolat, televizyonlarının Erdoğan ve AKP’nin politikaları doğrultusunda yayın yapmadığı için, talimatla kapatıldığını belirterek dayanışma çağrısı yaptı. Canbolat, İngiltere’de de Hayatın Sesi kamerasının kimsenin görmediği, görmek istemediği, işçi ve emekçilerin sorunlarını anlatan haberler yaptığını hatırlatarak, “Gerçeklerin ortaya çıkmasını istemiyorlar” sözlerini kullandı.

‘Güney Afrika’nın Nobeli’ Avukat Arif Ali Cangı’nın

‘Güney Afrika’nın Nobeli’ olarak adlandırılan ‘Nükleersiz Gelecek Ödülleri Afrika’, 2016’da ilk kez Türkiye’den birine verildi. İzmir Barosu üyesi avukat ve çevreci Arif Ali Cangı, 11 ayrı kategoride düzenlenen ‘Nüklersiz Gelecek’ ödüllerinde ‘Avukatlık ve Aktif Ödülleri Afrika’da ödül almaya hak kazandı. Avukat Cangı’ya bu ödülün İzmir’in Gaziemir ilçesinde bulunan eski kurşun fabrikası alanında radyoaktif madde gömülmesiyle ilgili yaptığı çalışmaları ve duyarlı çevreci olması nedeniyle verildiği öğrenildi.

Cangı, ödülünü Kasım ayının ortalarında Güney Afrika’da düzenlenecek törenle alacak.(DİHA)
 

YBŞ: Bağdat’tan davet bekliyoruz

Rudaw’ın haberine göre YBŞ Komutanlığı bu sabah Musul operasyonuna ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “2 yıldan fazla bir süredir YBŞ olarak aktif bir biçimde DAİŞ çetelerine karşı savaş yürütüyoruz.  Şengal, Musul vilayetinin en önemli yerleşim alanıdır ve bu alanın alınmasında ve savunulmasında en aktif rolü oynayan güçlerin başında bizim güçlerimi gelmektedir” ifadeleri yer aldı.
 
YBŞ açıklamasında şöyle denildi:

 “Musul’un alınmasından sonra orada kurulacak yeni idari sistem bizi yakından ilgilendirmektedir. Orada oluşturulacak sistem halkların, mezheplerin ve inançların hoşgörü temelinde birlikte yaşayacağı bir ortam yaratmazsa, en fazla tehdit edeceği kesim şüphesiz Êzidîler olacaktır.

YBŞ olarak örgütümüz ve varlığımız Irak Merkezi hükümeti tarafından da kabul edilmektedir. Musul operasyonunun başlayacağı bugünlerde fiili olarak devam eden mücadelemizin resmileşmesini Irak merkezi hükümetinden bekliyoruz. Bu anlamda merkezi hükümetin tavrını net olarak ortaya koymasını ve bizi resmi olarak davet etmesini bekliyoruz.”

1200 dolayında savaşçısı olan YBŞ’i Irak Hükümeti “Wehdat Mukavume Şengal” olarak tanıyor. Şengal’de 32 ayrı noktada görev yapan birliğe Bağdat her ay maaş ödüyor. (DIŞ HABERLER)
 

Sezgin Tanrıkulu: İkna odası iddiası doğru mu?

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’a “Kadıköy Anadolu Lisesi öğrencilerine psikolojik işkencenin yapıldığı, ikna odaları kurulduğu iddiası doğru mudur?” diye sordu.

CHP’li Tanrıkulu, Kadıköy Anadolu Lisesi’nde proje okul kapsamında öğretmen atamalarına karşı çıkan öğrencilere psikolojik işkencenin yapıldığı ikna odaları kurulduğu iddiaları hakkında Bakan Yılmaz’ın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.

Tanrıkulu, Bakan Yılmaz’a şu soruları yöneltti:

* Proje okul kapsamında ilan edilen Kadıköy Anadolu Lisesi’nde öğretmen atamalarına karşı çıkan öğrencilerin okul müdürü tarafından sorguya çekildiği iddiası doğru mudur?

* Kadıköy Anadolu Lisesi öğrencilerine psikolojik işkencelerin yapıldığı ikna odaları  kurulduğu iddiası doğru mudur?

* Hukuki bir dayanağı olmadan öğrencilerin okul müdürü Halit Çittır tarafından disiplin cezası vermekle tehdit edildiği iddiası doğru mudur?

* Öğretmenlerin tayin edilmesine karşı çıkan öğrencilerden imza toplandığı doğru mudur?

* Okul Müdürü Halit Çittır tarafından sorguya alınan öğrencilere, ‘Niye derse girmedin? Oturma eyleminde yer aldın mı? Eylemi kim düzenliyor? Seni eyleme katılmaya zorlayan oldu mu? Eyleme katılmanın suç olduğunu biliyor musun? Sosyal medyada, yaşananlarla ilgili paylaşım yaptın mı?’ Sorularının sorulduğu iddiası doğru mudur? Okul Müdürü  Halit Çittır’a bu soruların öğrencilere sorulmasının talimatını kim vermiştir? Öğrencilere uygulanan baskılarla ilgili soruşturma açılmış mıdır?” (ANKA)
 

Karabağlar’da kentsel dönüşüm krizinde 3 perde 

Karabağlar’da yapılmak istenen kentsel dönüşümle ilgili bir yılda 3 kez plan hazırlayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı dönüşümden vazgeçmezken, bölge halkı da süreci tekrardan itiraza hazırlanıyor. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın İzmir’in Karabağlar ilçesi Cennetçeşme ve Limontepe semtinde toplam 16 mahalleyi kapsayan ve yüz bine yakın vatandaşı yakından ilgilendiren kentsel dönüşüm projesinde süreç sil baştan.  Önceki hafta kenti ziyaret eden Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin “2017 yılında başlayacak” diyerek duyurduğu kentsel dönüşüm projesiyle ilgili hazırlanan mevcut imar planları iptal edilerek bölgede yeni plan çalışması yapıldı.

Bakanlıkça hazırlanan ilk iki plana şehircilik esaslarına aykırı olduğu, bütünlük taşımadığı, planlama esaslarına uyulmadığı, kamu yararı taşımadığı, mevzuata aykırı olduğu gibi gerekçelerle itiraz ederek yargıya taşıyan bölgedeki hak sahipleri imar planlarının iptali için üst üste davalar açtı. Planlarla ilgili yargı süreci devam ederken, bakanlıktan olası iptal kararına karşı yeni bir hamle daha geldi. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yargıya taşınan projeyle ilgili bu sefer de süreci sil-baştan yapan bir karar alarak, 540 hektarlık bölgenin 101 hektarlık ilk etabını kapsayan üçüncü planları askıya çıkardı. Önceki planlarla büyük oranda benzerlik taşıyan kentsel dönüşüme esas imar planları için bir aylık itiraz süreci başladı. 

‘BAKANLIK ALİ CENGİZ OYUNU YAPIYOR’

Askıya çıkan 3. planla ilgili bölge halkı tekrardan itiraza hazırlanıyor. Mahallaleler Birliği’nin çağrısıyla Karabağlar Belediyesi Türkan Şoray Nikah Salonu’nda bir araya gelen bölge önümüzdeki süreçte neler yapacaklarını konuştular. Toplantıda konuşan Karabağlar Kentsel Dönüşüm Derneği Başkanı Halil Ecevit, süreci ‘Ali Cengiz Oyunu’na’ benzeterek “Bakanlık kanuna karşı hile yapıyor. Aynı filmi daha önceden de gördük. Amaçları bizi pes ettirip yıldırmak. Tuttular aynı planı yine karşımıza getirdiler. Değişen hiçbir şey yok… Böyle bir devlet yönetimi olmaz. Madem plan yaptınız neden iptal ediyorsunuz? Açtığımız davaları geçersiz kılmak için hazırladıkları planı iptal edip, aynı planı yeniden askıya çıkartıyorlar. Daha önce de söyledik, yine tekrar edeceğiz. Bu oyuna kanmayacağız, yaşam alanlarımızı terk etmiyoruz” dedi.

YENİDEN İPTAL DAVASI AÇACAKLAR

Hazırlanan imar planlarına itiraz dilekçelerini 27 Ekim’de vereceklerini ve bir kez daha iptal davası açarak yargıya taşıyacaklarını duyuran Karabağlar Kentsel Dönüşüm Derneği Başkanı Halil Ecevit şunları söyledi “Siz bu planı hazırlarken kime sordunuz? Bizimle gelip görüştünüz mü? Ne istediğimizi biliyor musunuz? 4 yıldır bakanlıktan randevu istiyoruz, bırakın görüşmeyi karşımızda muhatap bile bulamıyoruz. Vatandaşın rızası olmadan kentsel dönüşüm mü yapılır? Böyle proje mi olur? Bir de kalkmış açıklama yapıyorlar, “Kentsel dönüşüm 2017’de başlayacak” diye… Nereye başlıyor? Böyle adalet, hak hukuk olmaz… Vatandaşın yararına olmayan, halka rağmen yapılan kentsel dönüşüme karşıyız, kabul etmiyoruz… Nerede kaldı sosyal adalet, nerede kaldı demokrasi? Yaşam alanlarımızı kesinlikle terk etmeyeceğiz. Mahallemizi, semtimizi inşaat baronlarına peş keş çektirmeyeceğiz. Biz kentsel dönüşüm değil, adalet istiyoruz”.  (İzmir/EVRENSEL)
 

AKP’li Fatma Şahin Gaziantep’teki ‘IŞİD mahallesi’ iddialarını için bu sözleri söylemişti

Gaziantep’te IŞİD hücre evine yönelik baskında 3 polis yaşamını yitirdi, 8 kişi de yaralandı. Gaziantep Valisi, baskın esnasında kendini patlatan canlı bombanın Alevi Kültür Derneğine yönelik saldırı hazırlığında bulunduğuna dair ihbarlar geldiğini açıkladı.

‘GEL BU IŞİD MAHALLESİNİ BANA DA GÖSTER’

10 Ekim akşamı CNNTürk’te Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge programında Eski CHP Milletvekili Gökhan Günaydın’ın “Gaziantep’te IŞİD mahallesi var” demesine sert tepki gösteren Şahin “Gel bu mahalleyi bana da göster” ifadelerini kullanmıştı. Söylemlerin asılsız olduğunu ifade eden Şahin bu söylemlerin Turizme zarar verdiğini iddia ederken, “Ben bu şehirde kalıyorum ve böyle bir mahalle görmedim. Gitmediğim mahalle yok. Hemen hemen her gün Gaziantep’te mahallelerini geziyorum. Benim şehrimde IŞİD mahallesi yoktur. Eğer böyle bir mahalle vardır diyorsanız, buyurun yarın gelin birlikte görelim” ifadelerini kullanmıştı.

Uluslararası Antalya Film Festivali, kortej geçişiyle başladı

Bu yıl 53’üncüsü düzenlenen Uluslararası Antalya Film Festivali, geleneksel hale gelen kortej geçişiyle başladı. Türkiye sinemasının en uzun soluklu festivali olan Uluslararası Antalya Film Festivali’ne katılmak üzere kente gelen sanatçılardan Erdal Tosun, Nursel Köse, şarkıcı Göksel, Menderes Samancılar, Mehmet Özgür, Attila Olgaç, Mustafa Alabora, Ümit Kantarcı’nın yanı sıra ABD’li oyuncular John Savage ve Esai Morales klasik araçlarla vatandaşları selamladı. Cam Piramit önünde başlayan kortej, Arkeoloji Müzesi, Cumhuriyet Meydanı, Antalya Büyükşehir Belediyesi güzergahı boyunca devam edip, Akra Barut Otel’de sona erdi.

SANATÇILARA ÇİĞ KÖFTE

Özellikle Atatürk ve Işıklar caddelerinde halkın yoğun ilgi gösterdiği sanatçılar, ellerindeki karanfilleri vatandaşlara dağıttı. Atatürk Caddesi’nde vatandaşlar da sanatçılara çiğ köfte ikram etti. Yabancı sanatçılar ilk kez çiğ köfte yediklerini söyledi. ABD’li oyuncu Esai Morales, vatandaşlara Türkçe, ‘Nasılsınız? Teşekkür ederim’ dedi.

 

SANATÇILARIN GÖRÜŞLERİ

Korteje katılan sanatçılardan Menderes Samancılar, halkın sahip çıktığı bir festivalden daha güzel bir festival olamayacağını söyledi. Festivalin coşkuyla başladığını belirten Samancılar, “Antalya her zaman festivaline sahip çıkmıştır. Öyle gösteriyor ki sahip çıkmaya da devam edecek” dedi.
Mustafa Alabora da insanların ilgi göstermesinin kendisini çok mutlu ettiğini kaydetti. Alabora, “O kadar mutluyum ki, demek ki insanlara güzel şeyler vermişiz ki; onlar bize karşılığını veriyor” diye konuştu.

ABD’li sanatçı John Savage ise festivale katılmaktan çok mutlu olduğunu belirtti. Savage, “Burayı ve festivali çok sevdim” dedi.
Sanatçı Mehmet Özgür ise festivalin gelişerek devam ettiğini ve daha güzel günlerini göreceklerini söyledi.

İlk defa festivale katıldığını belirten Attila Olgaç ise, “Çok zevkli ve hatırlanmamız mutluluk verici. Keşke hep böyle hatırlanabilsek” diye konuştu.

YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMİ

Kortej geçişi sırasında Antalya Emniyeti Müdürlüğü ekipleri güzergah boyunca yoğun güvenlik önlemi aldı. Kortej başlamadan önce polis ekipleri, bomba arama köpekleriyle güzergahtaki araçları kontrol etti. Kortejin ardından sanatçılar Akra Barut Otel’de düzenlenen kokteyle katıldı. 

MESAJ GÖÇMENLER

İki yıldır ‘Sosyal Sorumluluk ve Farkındalık Korteji’ olarak adlandırılan ve Türkiye’nin önemli konularına dikkati çekmeyi hedefleyen kortejde, bu yıl katılımcılar, tüm dünya coğrafyalarının ortak meselesi ‘göçmenler’ ile 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişiminden sonra demokrasi ve birlik mesajı verdi.

AÇILIŞ TÖRENİ YARIN GERÇEKLEŞECEK

Uluslararası Antalya Film Festivali, 16 Ekim Pazar günü Expo 2016 Antalya Kongre Merkezi’nde düzenlenecek açılış töreniyle başlayacak, 23 Ekim Pazar günü kapanış töreniyle sona erecek.

Kemerburgaz’da ağaç katliamı!

Çevre Platformu adına yapılan basın açıklamasında, meyve, kavak, çam ağaçlarının kesilerek maden ocağı yapılmaması istendi. Açıklamada ayrıca maden ocağının üstü kapatılan Hasdal çöplüğünün yanında bulunduğu hatırlatılarak, burada patlatılacak dinamitin büyük tehlike oluşturacağı uyarısında bulunuldu.Maden ocağının yetkilileri burada çimento kili üretmek için gerekli tüm izinleri aldıklarını, ağaçları da Milli Emlak’tan izin alarak kestiklerini söylediler.

Hasdal – Kemerburgaz arasında yapılması planlanan maden ocağı nedeniyle ağaçların kesilmesi çevrecilerin tepkisine neden oldu. Çevre Platformu tarafından organize edilen basın açıklaması, bugün Kemerburgaz’da yapıldı.

Açıklamayı Kemerburgaz Çevre Koruma Derneği Başkanı İlhan Ayta yaptı.

Kemerburgaz –Hasdal girişinde bir maden şirketi nezdinde maden ocağı, beton santralı, çimento fabrikası, hafriyat sahası yapılacağını söyleyen Ayta, bu maden sahasının Kemerburgaz’ın önceki çöp sahasına çok yakın olduğunu söyledi. Madende kullanılacak olan dinamitlerin çöplüğün tekrar faaliyete geçmesine neden olacağını öne süren Ayta, “Çok büyük risklerin olduğu bir alandan bahsediyoruz. Cumhurbaşkanımızı, başbakanımızı ve diğer siyasi partileri yanımızda görmek istiyoruz” dedi.

Bölgenin yaşayanları olarak ağaçların kesilmesine taraftar olmadıklarını söyleyen Ayta, çam ağaçlarının, kavakların, meyve ağaçlarının kesildiğini söyledi.

Basın açıklamasında konuşan CHP Eyüp Belediyesi Parti Meclisi Üyesi Şamil Bedir ise şunları söyledi:

‘ÇEVRE KATLİAMIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ’

“Burada bir çevre tahribatı, çevre katliamıyla karşı karşıyayız. Burada yapılmak istenen çimento kili fabrikası. Aslında burada kil falan da yok, burada taş ocağı kuracaklar. Taş ocağı toz demek, dinamit patlatılması demek, kafamıza tozların yağması demek. Bu tozlar Kemerburgaz’ın çevresindeki tüm ormanlık, doğal örtüyü, Alibeyköy Baraj gölünü, Hamidiye’nin su kaynaklarını tehdit altında bırakacak.”

‘İNFİLAK ETMEYE HAZIR BİR YER’

“Hemen bitişiğinde boşaltılmış Hasdal çöplüğü var. Ümraniye faciasını hepimiz biliyoruz, yaşadık. İstanbul’un en büyük çöplüklerinden bir tanesi. Üzeri kapatılmış, rehabilite edilmiş ve metan gazı üretiyor orası. Aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi o metan gazından elektrik üretiyor. Yani patlamaya hazır, infilak etmeye hazır bir yer. Şimdi bunun yanında bombalar patlayacak, dinamitler patlayacak, taş çıkacak buradan sözüm ona. Bunlar izinlerini bakanlıktan almışlar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu olaya karşı, Eyüp Belediyesi karşı. Ancak burada belediyeler de baypas edilerek bir işlem yapmışlar.

İşgalciye ceza yok

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hesap ve faaliyetlerini denetleyen Sayıştay, bakanlığa çevreyi koruma görevini hatırlattı. Tabiat varlıkları ve doğal sit alanlarının korunmasının bakanlık sorumluluğunda olduğunu belirten Sayıştay, bu bölgeleri işgal edenlerin cezalandırılmasına ilişkin dosyaların incelenmediğini, elde bulunan 1592 dosyanın sadece yüzde 14’ünün değerlendirildiğini ve gerçek dosya sayısının ise belli olmadığını açıkladı.

1592 dosyadan 1 milyon 581 bin metrekarelik bir kamu alanının işgalini kapsayan 232’sinin değerlendirildiğini, bunlardan 128 dosyaya ilişkin 11 milyon TL ceza kesildiğini, diğer 92 dosyaya ait 5.7 milyon TL değerindeki cezanın kesinleştiğini belirleyen Sayıştay, gerçek dosya sayısının ise tam olarak bilinemediği için yeterli değerlendirmenin yapılamadığı bilgisine raporunda yer verdi.

Kayıt bile yok

Sayıştay ayrıca 2012- 2015 yılları arasında dönüşüm ve kamulaştırma hizmetlerinde sözleşmesiz yazılım kullanılması nedeniyle bakanlık tarafından hak sahibi olmayan kişilere kira yardımı yapıldığını, İstanbul’daki işlemlerin ise kayıt altında bile olmadığını ortaya çıkardı.

Sayıştay, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün yetki ve sorumluluğunda bulunan Tabiat varlıkları, doğal sit alanlarının korunması için Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri referans göstererek yapılan yanlışları sıraladı. Bu alanların korunması için kiralama ve işgallere karşılık ceza usullerine uyulmasını isteyen Sayıştay, Ocak 2016 itibarıyla Çevre Şehircilik İl Müdürlükleri bazında derlenen verilere göre, Defterdarlıklardan devralınan 1592 adet dosya olduğu, bunlardan yalnızca yüzde 14.6’sının değerlendirildiği tespitinde bulundu.