Ana Sayfa Blog Sayfa 6254

Hava Kirliliği En Ölümcül Çevre Kirliliği

WASHINGTON — 

Hava kirliliği dünya genelinde 2013’te 5,5 milyon kişinin ölümüne neden olarak en ölümcül çevre kirliliği oldu. Bu rakam AIDS’ten ölenlerin dört, sıtmadan ölenlerin altı katı.

Bu sonuca Dünya Bankası ve bir sağlık enstitüsünün ortak çalışmasının sonunda ulaşıldı. Genç çocuklar ile yaşlılar bundan en fazla etkilenenler ve havada uçuşan küçük toz parçacıkları en fazla zararı veriyor.

Hava kirliliğinin maliyeti 225 milyar dolar. Bu rakam Güney Asya’nın gayri safi milli hasılasının 10’da 8’ine eşit.

Rapor çözüm için daha hırslı bir eylem planı ve sağlık yetkililerinin hava kirliliğini daha fazla dikkate alması gerektiğini belirtiyor. Çalışma dünya nüfusunun yüzde 87’sinin hava kirliliği olan bölgelerde yaşadığına da dikkat çekiyor.

Buzullarla İklim Değişikliği Tahmini

WASHINGTON — 

İklim değişikliğinin geleceğini öngörmeye çalışan bilim insanları, doğru tahminlerde bulunmak için bu trendin geçmişini inceliyor. Uzmanlar, en önemli izlerinse, yüz binlerce yıl öncesinden kalan buzullarda saklı olduğunu söylüyor.

Buzluğunuzda, dökülen bir yemek veya içeceğin izini, buz parçalarında uzun zaman görmek mümkün. Çok daha büyük ölçüde, yüz binlerce yıl önceki izler için de aynı şey söylenebilir.

Geoffrey Hargreavens, “Bu buz parçası 400 bin yaşında. Bana göre, bu çok değerli bir buz parçası ve benim işim de bunu korumak,” diyor.

Güney Kutbu gibi yerlerdeki eski buzullar, yanardağ faaliyetleri gibi önemli doğa olaylarına iklimin nasıl tepki verdiği konusunda araştırmacılara yol gösteriyor.Toplanan buzullar, Colorado’daki dev buzlukta saklanıyor ve Bruce Vaughn gibi araştırmacılar tarafından inceleniyor.

Bruce Vaughn, “Buzullarda bazı ölçümler yapıyoruz ve geçmişteki iklim modelleri hakkında bilgi sahibi oluyoruz. Böylece iklim modellerinin geleceğiyle ilgili daha doğru öngörülerde bulunabiliyoruz” şeklinde konuşuyor.

Buzullardan elde edilen bilgi sayesinde, araştırmacıların gelecekte yaşanacak iklim değişikliklerini tahmin etmesi kolaylaşıyor.

Kamu Çalışanlarından Eylem Kararı

DİYARBAKIR — 

Türkiye’de Hükümetin birçok kamu çalışanını açığa alması üzerine KESK eylem kararı aldı. KESK yönetimi eylemlere uluslararası işçi örgütlerinin de destek vereceğini açıkladı. Eğitim-Sen de açığa alınan üyelerine maddi yardım yapmaya başladı.

Diyarbakır’da düzenlenmesi planlanan oturma eylemi için kente gelen Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Eş Genel Başkanı Lami Özgen, eyleme izin verilmeyince üyelerle bir araya geldi.

Toplantı önce bir basın açıklaması yapan Özgen, üyelerine isnat edilen suçların sendikal eylemler olduğunu söyledi. Özgen, eylemlere sahip çıktıklarını belirterek, “Dünden bugüne yaptığımız hiçbir eylememiz suç değil, kimse bunu kriminalize ederek suç olarak bize dayatamaz. Kendi günahlarının kefaretini, bizim sendikal eylemlerimizi kriminalize edip suç sayarak gidermeye çalışanlar bunun hesabını verecekler. Kaçabilecekleri bir yer yoktur. Buradan hareketle, gözaltına alınan tutuklanan üyelerimize isnat edilen suçlar, son 4 yılın eylem ve etkinlikleridir. Buradan bir kez daha söylüyoruz KESK olarak, Eğitim-Sen olarak ve bir bütün işkolları olarak, o eylem ve etkinlikler bizim kollarımızda aldığımız eylem ve etkinliklerdir” dedi. Ortaya çıkan tablodan hükümete yakın sendikaları sorumlu tutan Özgen, “Sendika olup olmadığı belli bile olmayanlar bugün burada ve Türkiye’nin bütün illerinde, kamu emekçilerini temel hak ve özgürlükleri bir yana sadece polis ve muhbirliğe soyunmuşlardır. Buradan hareketle çalışma yaşamı ve çalışma ilişkilerinde, iş barışı tamamen ortadan kalkmıştır. Bunun sorumlusu hükümettir, kolluktur, valiliktir. Aynı zamanda yandaş geçinen sendikadır. Buradan hareketle biz her yerde sendikal eylem ve etkinliklerimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Karşı karşıya kaldığımız hukuksuz duruma ilişkin eylem ve etkinliklerimizi sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Özgen, önümüzdeki günlerde başlayacakları eylemlerini de şöyle açıkladı; ”Dün kamuoyuna ifade ettiğimiz eylemlerimiz vardı. Yürüyüş kollarımız başlayacak, Ankara’da eylemimiz olacak. Türkiye’deki tüm demokrasi güçleri destek sunacak. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu ve Uluslararası Sendikalar Federasyonuyla yürüttüğümüz görüşmeler çerçevesinde, bir heyet gelecek ve bir dizi görüşmeler yapacak. Bizimle dayanışma mücadelesi olmak üzere dünyanın dört bir yanında dayanışma eylemleri hayata geçirilecek.”

Daha sonra söz alan Eğitim-Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca ise açığa alınan öğretmenlere maddi yardımda bulunacaklarını belirterek, “Biz Eğitim-Sen olarak hukuksal olarak tüm fiili mücadele yollarını kullanıyoruz. Eğitim-Sen olarak hiç bir arkadaşımızı, özellikle görevden alınan arkadaşlarımızı maddi ve hukuki olarak yalnız bırakmayacağımız sözünü vermiştik. Davalar açmaya başlıyoruz maddi olarak ta ödemeleri başlatıyoruz ”şeklinde konuştu.

Suudi kadınlar erkek vesayetine karşı kampanya başlattı

Suudi Arabistan’da çalışma, eğitim, evlilik ve kadın akrabaların seyahati üzerindeki erkek denetiminin kaldırılması için hazırlanan dillekçe binlerce kişi tarafından imzalandı.

İmza kampanyasını hazırlayanlardan Riyadlı Aziza Al-Yousef Suudi Arabistan’daki kadınlara eşit muamele edilmesini, kadınlara ergenlik yaşı saptanmasını ve kadınların kendi hayatlarından sorumlu olabilmesini istediklerini söyledi.

Emekli Profesör Al-Yousef Fransız Haber Ajansı’na (AFP) yaptığı açıklamada 14 bin 700 kişinin imzaladığı dilekçeyi kraliyet yönetimine sunmasına izin verilmediğini ve istendiği takdirde aktivistlerin dilekçelerini postayla gönderebileceklerini söyledi.

Kadınlara günlük hayatta en fazla kısıtlama uygulayan ülkelerden biri olan Suudi Arabistan’da kadınların araç kullanılmasına izin verilmiyor. Kadınlar ancak baba, koca ya da erkek kardeşlerinin izniyle üniversiteye gidebiliyor ya da seyahat edebiliyor. Suudi Arabistan’daki kadın mahkûmlar eşleri tarafından kabul edilmedikleri takdirde cezaevinden çıkamıyor.

Erkek vesayetinden kurtulmak isteyen kadınlar bu uygulamanın kaldırılması talebiyle iki ay önce Twitter üzerinden kampanya başlatmışlardı. New York’taki İnsan Hakları İzleme Örgütü kampanyanın büyük ilgi gördüğünü ve son yıllarda atılan reform adımlarına rağmen bekçilik sisteminin kadınların medeni haklara kavuşmaları önündeki en büyük engeli oluşturduğunu duyurdu.

Kadın özgürlüğü ekonomiye yarar sağlayacak

Örgüt, önyargısız erkeklerin yaşadığı ailelerde kadınlara bazı konularda izin verildiğini ancak izin belgesinin erkek tarafından imzalanması gerektiğini bildirdi.

Kadın hakları savunucusu Nassima al-Sadah bu uygulamanın 30 yıl önce başlatıldığını söyledi. Aktivistler vasilik sisteminin kaldırılmasının, yönetimin kadınlar arasındaki istihdamı arttırma hedefine uygun olduğunu ve kadınların iş bulmasını kolaylaştıracağını belirtiyorlar.

Suudi Arabistan yönetimi 2030 yılına kadar petrol ihracatına bağımlılıktan kurtulmak amacıyla kapsamlı ekonomik ve sosyal reformlar yapılmasını kararlaştırmıştı. Ulusal Transformasyon Planı’nda, çalışan kadınların faal nüfus içindeki payının 2020 yılına kadar yüzde 23’ten yüzde 28’e çıkarılması öngörülüyor. Suudi Arabistan’daki işsiz kadınların oranı geçen yıl yüzde 33,8’e çıkmıştı. Bakanlar kurulu danışma şurasının tavsiyesi üzerine kadınlara yerel seçimlere katılma hakkı tanınmış ve aralık ayındaki seçimde kadınlar ilk kez oy kullanabilmişti. Yerel seçimlerde 2016 belediye meclisi üyeliğinden 20’sine kadınlar seçilmişti.

© Deutsche Welle Türkçe

DW,afp/AG/BÖ

ABD Irak’a 600 asker gönderecek

ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, IŞİD kontrolündeki Musul kentinin kurtarılması için asker göndermeye hazır olduklarını açıkladı. Carter, ABD Başkanı Barack Obama ile Irak Başbakanı Haydar El İbadi’nin 600 Amerikan askerinin daha konuşlandırılması konusunda uzlaştığını bildirdi. Amerikan birliklerinin Irak ordusunu eğiterek, danışma ve lojistik destek sağlayacağı belirtildi.  

Haydar El İbadi

  

Irak destek istedi

Başbakan Haydar El İbadi’nin bürosundan yapılan açıklamada, Irak Hükümeti’nin Musul’u kurtarma operasyonu öncesinde ‘son defa olmak üzere’ Washington’dan askeri eğitmen ve danışman talep ettiği dile getirildi. Irak’ta halihzırda 4 bin 600 ABD askeri görev yapıyor. Amerikan askerlerinin çoğunluğu Irak ordusu ile Kürt peşmergeleri eğitmek ve danışma hizmeti sunmak amacıyla bölgede bulunuyor. Bazıları IŞİD’e karşı yapılan kara operasyonlarında da yer aldı. Şimdiye kadar 3 Amerikan askeri IŞİD militanları tarafından öldürüldü. 

Musul stratejik açıdan önemli

Musul IŞİD’in Irak’taki son büyük kalesi. Ayrıca Musul bölgedeki petrol üretimi açısından da stratejik öneme sahip. IŞİD Musul’u 2014 yazında kontrolü altına almıştı. Birleşmiş Milletler Musul’u kurtarma operasyonun bir milyon insanın göçüne yol açabileceğini belirtti.        

© Deutsche Welle Türkçe

DW/dpa, Afp

Af Örgütü: Sudan’da kimyasal silah kullanıldı

 

Uluslararası Af Örgütü, Sudan’ın Darfur bölgesiyle ilgili raporunu açıkladı. Raporda Sudan yönetimine suçlamalar yönelten Af Örgütü, bu yılın başından bu yana 30 vakada sivillere kimyasal saldırı saptandığı belirtildi. Raporda Darfur’un Cebel Marra bölgesinde bu yılın başından beri 200 ila 250 kişinin kimyasal saldırılarda öldüğü ifade edildi.

Af Örgütü, rapordaki verileri uydu görüntüleri ve görgü tanıkları ile yaptıkları görüşmelerden elde ettiklerine işaret etti.

Saldırılarda hayatını kaybedenlerin çoğunluğunun çocuk olduğuna dikkat çeken Af Örgütü temsilcisi Tirana Hassan, elde ettikleri fotoğraf ve video görüntülerinde kimyasal saldırıdan sonra kan tüküren, nefes darlığı çeken çığlık atan çocukların yer aldığını anlattı. Kimyasal silah uzmanlarının da görüntüleri değerlendirdiğini belirten Hassan, uzmanların hardal gazı gibi yakıcı maddelerin kullandığını tahmin ettiğini dile getirdi.

Kimyasal silah kullanılmasının bir savaş suçu olduğunu söyleyen Hassan, Sudan hükümetinin kendi halkına karşı tekrarlanan bu muamelesinin artık görmezden gelinemeyeceğini de ifade etti.

Sudan’ın Cebel Marra bölgesinde 2016 yılının başında isyancı gruplara karşı büyük bir askeri operasyon başlatılmıştı. Cebel Marra’nın bulunduğu Darfur’da ise 13 yıldan beri iç savaş devam ediyor. Birleşmiş Milletler’in verilerine göre bölgede çatışmalar yüzünden 80 binden fazla insan evsiz kaldı.

© Deutsche Welle Türkçe

dpa/epd/HS/BÖ

Hayatın Sesi: Yayınımız durduruldu, susmayacağız!

Yayını TÜRKSAT tarafından hiçbir gerekçe bildirilmeden durdurulan Hayatın Sesi TV, yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“TEK SESE BİAT ETMEYECEĞİZ!
Televizyonumuzun yayını hiçbir resmi tebligat olmadan keyfi bir biçimde kesildi.
TÜRKSAT’tan bize sözlü olarak verilen bilgiye göre, Hükümet KHK’sına dayanarak verilen talimat doğrultusunda TÜRKSAT yayınımızı durdurdu.
Bir süredir AKP Hükümeti’nin RTÜK aracılığıyla televizyonumuza yönelik para cezaları ve idari cezalarla bir baskı süreci işlettiğini kamuoyu ile daha önce paylaşmıştık. Son 3 ay içerisinde 4 kez para cezası, 4 kez de uyarı cezası olmak üzere televizyonumuza 8 ceza verildi. Bu cezaların yayın durdurma ve televizyonumuzu tümden kapatmaya yönelik adımlar olduğunu ifade etmiştik.
Şimdi, Hükümet, RTÜK’ü bile beklemeden, OHAL ve KHK düzenine dayanarak televizyonumuzun yayını durdurdu.
Hayatın Sesi, sermayeye karşı işçi ve emekçilerin, gerici dayatmalara karşı laikliğin, savaştan nemalananlara karşı barışın, bütün ezilen ve sömürülen halkların sesidir. Hükümet, bu sese düşman olduğunu ilan etmiştir.
Emek, demokrasi, laiklik ve barışı temel ilkeler olarak benimseyen televizyonumuza yönelik bu keyfi kararı kınıyoruz. Tüm emekçileri ve ezilenleri de televizyonumuzla dayanışmaya, haber alma hakkına, basın özgürlüğüne sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Bütün bu cezalandırma sürecinde daha önce de söylediğimiz sözün arkasındayız:
Hayatın önünde duramazsınız. Tek sese biat etmeyeceğiz!
Hayatın Sesi Televizyonu.” (MEDYA SERVİSİ)

TÜRKSAT, Hayatın Sesi dahil birçok kanalın yayınını durdurdu

#HayatınSesiSusturulamaz

EMEP: Halkın haber alma hakkı engellenemez!

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan, 12 televizyon kanalının yayınının durdurulmasına dair açıklama yaptı.

“Halkın haber alma hakkı engellenemez!” diyen Gürkan’ın açıklaması şöyle:

“Başbakanlığın talimatı ile aralarında Hayatın Sesi TV, TV 10,Van TV, Jiyan TV ve Zarok TV’nin de bulunduğu 12 televizyon kanalı ve radyonun yayınına son verildi.

Siyasi iktidar TÜRKSAT uydusundan kendi politikaları açısından sorun olarak gördüğü hiçbir televizyon kanalının yayınına izin vermeyeceğini böylelikle ilan etmiştir. 

15 Temmuz darbe girişimini kendisi için bir fırsata dönüştüren AKP iktidarı, içeride ve dışarıda sürdürdüğü savaş ve sömürü politikalarının karşısında duran basın organlarını susturarak, halkın haber alma hakkına, basın özgürlüğüne ağır bir darbe indirmiştir.

Ancak milyonerlerin değil, milyonların sesi olan televizyon kanalları, basın organları, milyonerlerin iktidarları tarafından susturulamaz. Sermaye iktidarları geçicidir. Kalıcı olan halklardır ve onların sesi olanlardır.

Bu ağır sansür uygulaması karşısında yapılması gereken işçi ve emekçilerin kendi birikimleriyle kurulan televizyon kanallarına sahip çıkmaktır. Bu sansüre karşı halkın haber alma hakkını savunmak, basın özgürlüğünün kazanılması bakımından da hayati önemdedir. Bütün Emek Demokrasi ve Barış güçlerini, bu ihlale itiraz etmeye, demokrasi mücadelesinin bir parçası olan basın-ifade özgürlüğünü savunmak ve kazanmak için mücadeleye çağırıyoruz. (MEDYA SERVİSİ)

TÜRKSAT, Hayatın Sesi dahil birçok kanalın yayınını durdurdu

Hayatın Sesi: Yayınımız durduruldu, susmayacağız!

#HayatınSesiSusturulamaz

Radyo Ses’in kapısına mühür vuruldu

Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) Başbakanlık kararıyla OHAL sürecinde yayımlanan 668 sayılı KHK kapsamında dün Türksat üzerinden yayın yapan aralarında Hayatın Sesi, TV 10, Van TV, Jiyan TV, Azadi TV ve Zarok TV’nin de bulunduğu 12 televizyon kanalının yayını durmasının ardından bu sabah da bir radyonun kapısına mühür vuruldu.

Mersin’de yerel yayın yapan Rodya Ses’in Akdeniz ilçesinde bulunan merkezinin kapısına muhür vürüldu. 

Edinilen bilgilere göre, dün gece içeride hiçkimsenin bulunmadığı saat 23:45 sıralarında radyoya gelen polisler, kapıyı kırarak içeri girmiş. İçerde yaptıkları aramanın ardından yayını kesen polisler, daha sonra kapısına mühür vurdukları radyodan ayrıldı. Vurulan mühürde ise gerekçe olarak şu ifadeler yer aldı: “Radyo Televizyon Üst Kurulu İzinle Tahsisler Daire Başkanlığı’nın 28 09 2016 tarih ve E-25717 sayılı yazı ile 22072016 tarih ve 668 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 2. maddesi 4. fıkrası uyarınca Radyo Ses isimli radyonun yayını kesilerek kapısı mühürlenmiştir.”

Sabah geldiği radyonun kapısına vurulan mühür ile karşılaşan Radyo Çalışanı Fatma Ölmez, avukatları dahil hiç kimseye haber verilmeden radyolarının korsanvari bir şekilde kapatıldığını söyledi. (DİHA)
 

Radyo Dünya’ya polis baskını

Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) Başbakanlık kararıyla OHAL sürecinde yayımlanan 668 sayılı KHK kapsamında dün 10’un üzerinde televizyon kanalının yayını durmasının ardından Mersin’de bulunan Radyo Ses’in dün kapısına mühür vurulurken, Adana’da yerel yayın yapan Radyo Dünya’ya ise polis baskın yaptı. 

Seyhan’da ilçesinde bulunan merkez binasında arama yapan polisin radyonun yayınını keseceği öğrenildi. 

Ayrıntılar geliyor. (DİHA)