Ana Sayfa Blog Sayfa 6381

FEDA: Tarihsel direniş için seferberliğe katılın

DEMOKRATİK ALEVİ FEDERASYONU’NDAN AÇIKLAMA

Artık her yer Kobane, her yer direniş alanıdır. Bu toprakların ötekileştirilen tüm toplumsal kesimleri, yok edilmek için katliamlar yaşamış tüm inanç kümeleri, coğrafyamızda Muaviye ve Yezit’in devamcıları DAİŞ katillerine karşı çıplak bedenlerini siper ederek direnen Kobane halkının direnişini sahiplenmeli, sokağa çıkmalı ve her yeri Kobane’ye çevirmelidir.

Bu coğrafya’da kardeşliğin, eşitliğin ve özgürlüğün somut örneği Kobane Kantonu şahsında düşürülmek istenen insanın yüce değerleridir. Dün Hz. Ali’yi sırtından hançerleyen, İmam Hüseyin’I aç susuz bir kuşatma altında tutup ardından kellesini kesenler bugünkü DAİŞ çetelerinin atalarıdır. Selefi ve Vahabi İslam adı altında yeniden geliştirilen İslamcı çizgi aslında en çokta bu inanca safiyane inanmış müslümanlara zarar vermektedir.

Kürt halkı her yerde can siperane bir ruhla direnişe geçmişken, biz Aleviler elimiz kolumuz bağlı evimizde oturamayız. Bizim felsefemiz her ne şart altında olursa olsun mazlumun yanında olmaktır. Bugün Kobane’de Kürt halkına saldıran, Suriye’de Alevileri katleden bu zalim çetelerin hedefinde yarın da biz Kızılbaşlar bulunmaktayız.

Her nerede yaşıyor olursak olalım, artık her türlü direniş biçimi bizim için meşrudur. Gün bugündür. Tanklarıyla, toplarıyla Kürtlerin şahsında bir bütün olarak insanlığın yarattığı tüm ileri değerlere saldıranlara bedenleri bomba yapıp fedaice bir direniş geliştiren Şehit Arin şahsında tüm Kobane halkının mücadelesine sahip çıkmak her namuslu insanın boyun borcudur.

Biz Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) olarak tüm Alevileri Kürt halkının bütün dünyada giriştiği serhıldan eylemlerine aktif bir biçimde katılmaya çağırıyoruz. Daiş’ten hesap sormak Kerbela’yı, Dersimi, Maraşı, Şengal’I kana bulayanlardan hesap sormaktır aynı zamanda.
Bugün adeta bütün dünya bir olmuş bölgemiz için umut ışığı olan Rojava devrimini boğmak istiyorlar. Sözümona dayanışma yapacağız derlerken de önce Kürt Özgürlük Hareketini tavize zorluyorlar.

Aleviler, Kızılbaşlar, Ezidiler, Süryani-Keldaniler, Ermeniler hepinizi FEDA adına Kürt halkının tarihi direnişini sahiplenme çağırıyoruz. Kobane insanlığın namusudur. Kobane’de bedenlerini bomba yaparak bu katil sürülerini durdurmaya çalışan yiğit Kürt Kadınları insanlığın onurudur.

Öyleyse onurumuzu çiğnetmemek için; bulunduğumuz her yeri bir direniş alanına çevirmeli, Kobane halkının yanında olduğumuzu göstermeli ve onun direnişini sahiplenen her türlü eylemin içinde yer almalıyız.

6 Ekim 2014 günü itibarıyla Kobane’de göğüs göğüse bir kent savaşı başlamıştır. Bu savaş burada bitmeyecektir. Bu açıdan Aleviler önümüzdeki sürecin zorlu mücadelesine kendilerini bugünden hazırlamalıdır. Kobane halkı insanlık tarihine eşine rastlanmayan bir direniş ve devrim örneği armağan etmiştir. Bu açıdan bugün süren savaşın sonuçları ne olursa olsun Kobane halkı DAİŞ katil sürüleri şahsında onların efendilerini de hezimete uğratarak bu savaşı şimdiden kazanmıştır.

Demokratik Alevi Federasyonu bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da Kürt halkının özgürlük mücadelesine, onurlu direnişine gücü ve olanakları ölçüsünde katılacak ve üzerine düşen tarihsel sorumluluğun bilinciyle tüm taraftarlarını bu tarihsel direniş için seferber edecektir.

FEDA (Demokratik Alevi Federasyonu)

7 Ekim 2014

Aleviler için Kerbale bugün Kobani’dir!

2 Ekim tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen ve AKP iktidarının Suriye ve Irak haklarının çoğulcu yapısına yönelik askeri operasyonlarla savaş taraftarlığına, IŞİD ve benzeri Radikal İslamcı terör örgütlerine destek amaçlı tezkeresine HAYIR diyoruz!

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Suriye’de ve Irak’ta yıllardır süregelen işgalci emperyalist savaşa karşıdır. Halkların kendi iradesine dış müdahaleyi ve işgali reddediyoruz. Irak’a ve Suriye’ye “Barış ve demokrasi götüreceğiz” diyenlerin, bölgeyi kan gölüne çevirmiş ve kurulu düzenleri param parça etmiştir. Emperyalist işgal ve Türkiye’nin Ortadoğu politikalarındaki mezhepçi tutumu ve Irak-Suriye’de IŞİD türevi radikal İslamcı çetelerin katliamlarını destekleyerek suç ortağı olmuştur.

Suriye’de Lazkiye’de Alevilere, Rojova’da, Kobane’de Kürtlere, Şengal’de Ezidilere, Kerkük-Musul’da Türkmenlere, yönelik katliam ve soykırıma varan insanlık varlık-yokluk mücadelesiyle karşı karşıyadır.

TEZKERE YENİ KATLİAMLARA DAVET: BUGÜN KOBANİ, YARIN LAZKİYE’DE YAŞAYAN ALEVİLERE YÖNELEBİLİR. 

Tezkereye evet diyenlerin, hedefinde başta Suriye’de radikal İslamcı çetelere açıktan askeri destek verme amacı var. Suriye’de yaşayan bir buçuk milyon Alevinin varlığına yönelik savaş konsepti gündemdedir. Tezkere Irak ve Suriye’deki çok kültürlü, çok dilli ve çok inançlı yapısında IŞİD Şeriatına dayalı devlet kurmak istiyorlar.

Suriye’de ve Irak’ta Türkmen, Asuri, Keldani, Alevi, Şii, Kürt, Hiristiyan ve Arap halklarına karşı barbarca katliamlar düzenleyen radikal İslamcı terör örgütü IŞİD, son günlerde Kobani’de Kürt halkına yönelik etnik ve dinsel temelli soykırım ve insanlık suçu işlemesine göz yumanların, “barış tezkeresi” kararı alması mümkün değildir. Uluslararası toplum ve Türkiye Şengal’de, Lazkiye’de, Musul’da ve Kobani’deki vahşet karşısında sessiz ve önümüzdeki günlerde Suriye’de yaşanması muhtemel ve Alevileri hedef alacak IŞİD katliamlarına yol açacak tezkereye EVET demişlerdir.

Suriye’de ve Irak’ta yaşayan Türkmen, Asuri, Keldani, Alevi, Şii, Kürt, Hristiyan ve Arap halklarına yönelik işgalci IŞİD’in insanlık dışı saldırılarına karşı yerli halkların kendilerini savunmak amaçlı mücadelesini destekliyoruz. Çünkü bu saygı duyulması gereken bir onur ve insanlık mücadelesidir.

Türkiye’nin mezhepçi dış politikası, IŞİD katliamları, ABD’nin ve diğer uluslararası güçlerin tutumları ortaya çıkan insanlık dışı vahşetin ve barbarlığın sorumlusudur.

İŞİD’e karşı verilen mücadele Ortadoğu halklarının, bölgede barış ve özgürlüklerini savunmasındır.

Biz, AABK olarak: AKP hükümetinin Irak ve Suriye’de askeri müdahale ve savaş yetkisi alan tezkeresine karşıyız. Çünkü AABK komşuları ile düşman değil, dost kalmak istiyor. Tezkere mezhepçi politikanın ürünüdür. Oysa AABK olarak Ortadoğu halklarına ait tüm etnik ve inançsal kimliklerin eşit koşullarda, bir arada ve barış içinde yaşamasını istiyoruz.

AKP iktidarının Suriye’de ve Irak’ta Sünni kuşak kurmak için radikal İslamcı ve mezhepçi çetelere her türlü lojistik, teolojik ve ideolojik olarak desteklediğini biliyoruz. Tezkere AKP hükümetin bu mezhepçi politikalarını daha da artıracağından eminiz.

Önümüzdeki ay Alevilerin matem ayıdır. İmam Hüseyin’in ve onun yoldaşlarının Yezid ve ordusu tarafından Kerbale’de katledilişinin yıldönümüdür. Biz Aleviler için Kerbale bugün Kobani’dir! Şengal’dir! Gazze’dir!, Lazkiye’dir! Musul’dur! IŞİD ise Kerbale’daki Yezid’dir, Yezidliktir!

Savaş tezkeresine karşı, Ortadoğu’da barışın, özgürlüğün ve halkların kardeşliğinden yana olmaya devam edeceğiz.

AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU

Gülsuyu’nda çete saldırısı sürüyor

İstanbul Maltepe Gülsuyu’nda uyuşturucu çetelerinin saldırıları sürüyor. Saldırıda yaralanan iki kardeşten İsmail Doğan yaşamını yitirdi. Doğan’ın cenazesi Maltepe cemevinden kaldırıldı.

Saldırıda yaralanan kardeşlerden Mesut Doğan ise hala yoğun bakımda. Saldırının uyuşturucu çetesinden “Ercan” isimli bir kişi tarafından gerçekleştirildiği iddia edildi.

Cemevinde yapılan törene aynı yerde, uyuşturucu karşıtı eylem sırasında çeteler tarafından bir yıl önce öldürülen Hasan Ferit Gedik’in annesi Nuray Gedik de katıldı. Cinayeti lanetleyen Gedik, acılarının ortak olduğunu dile getirdi.

Mahalleli yaptığı yürüyüşte uyuşturucu çetelerini mahallelerinde istemediklerini dile getirdi.

İsmail Doğan’ın ağabeyi Musa Doğan ise diğer kardeşinin sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi.

Cenaze töreninin ardından Doğan’ın cenazesi defnedilmek üzere Pendik Şeyhli Mezarlığı’na götürüldü. Öte yandan Mesut Doğan’ın da tedavisinin devam ettiği öğrenildi.

Avrupa Birliği’nden Yeni Alevi Uyarısı

Avrupa Birliği Komisyonu’nun 8 Ekim’de açıklayacağı 17. İlerleme Raporu, Alevilere yönelik ayrımcılığın devam ettiği ve sorunların çözümüne ilişkin somut adım atılmadığı tespitini yaptı. Cemevlerinin hâlâ ibadethane olarak ‘resmen’ tanınmadığına işaret edilen taslakta, Alevilerin ibadet yeri inşa etmede sorunlarla karşılaştığına dikkat çekildi.

AB Komisyonu 8 Ekim’de açıklayacağı 17. İlerleme Raporu’nda Alevilerin sorunlarına geniş yer ayırdı. “Alevi toplumunun sorunlarını çözmek için somut adım atılmadı.” denilen taslakta, Diyanet’in İslam’da tek ibadet yerinin cami olduğuna dair açıklamaları da eleştirildi.

Bazı Alevi derneklerinin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırladığı din kültürü ve ahlak bilgisi ders kitapları için toplantılara davet edildiği ve ortaya çıkan sonuçtan memnun kalmadıkları da belirtildi.
Çankaya Cemevi’nin kapatılması ile ilgili dosyanın Yargıtay’da devam ettiğini kaydeden AB, Alevi vatandaşların evlerine yapılan saldırıları da gündemine aldı.
Taslakta, 2013’te birçok şehirde Alevi vatandaşların evlerine zarar verildiği, aralık ayında da benzer hadiseler yaşandığı ve sürece ilişkin soruşturmaların devam ettiği kaydediliyor.
Taslakta ayrıca, Alevi toplumunun ayrımcı bir dile maruz kaldığı  ve hükumet üyelerinin de bu ayrımcı dili kullandıkları belirtildi.

 

Aleviler Eğitim Sistemine Karşı Eylemlere Devam Ediyor

Aleviler, zorunlu din dersi uygulamasına ve eğitimde hak ihlallerine karşı Kadıköy’de oturma eylemi yaptı. Her pazar günü aynı yerde gerçekleştirilme kararı alınan eylem 2. kez yapıldı.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyeleri, zorunlu din dersinin kaldırılması için Kadıköy’de oturma eylemi yaptı. Altıyolda saat 13.00 sıralarında toplanan Aleviler, pankart ve dövizlerle, sloganlar atarak, zorunlu din dersinin kaldırılmasını talep etti.
Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu’nun da destek verdiği eylemde yapılan basın açıklamasında, hükümetin zorunlu din dersi uygulamasını kaldırması gerektiği söylenerek oturma eyleminin sürekli olacağı belirtildi.
Bu konunun sadece Alevi derneklerinin değil, herkesin sorunu olduğu ifade edilerek Alevilerin bu konuda mücadelesinin devam edeceği vurgulandı.
Açıklamanın ardından grup oturma eylemine geçti. Eylem, alkışlar ve sloganlarla bir saat boyunca devam etti.

TV10 Arapça Yayına Başladı

Üç dilde yayın yapıyoruz!

TV10, Türkçe yayınları ile Kürtçe’nin Kurmancî ve Dimilkî lehçelerinin yanı sıra Arapça yayınlarına başladı. Yoğun olarak Hatay’da yaşayan Arap Alevilerinin kültürel, sosyal ve gündelik yaşamını ortaya çıkaran ‘Derbna’ adlı program her Cumartesi 21.15’te izleyici ile buluşuyor.

Son dönemde IŞİD’in Suriye’de gerçekleştirdiği katliamların Hatay sınırına doğru oluşturduğu tehdit ile gündeme gelen Arap Alevileri bundan böyle Tv 10 ekranlarında her hafta kendilerini kamuoyuna duyurma şansı bulacak.

Konuyla ilgili açıklamada bulunan TV10 Genel Yayın Yönetmeni Şükrü Yıldız “Üç dilde yayın yapıyoruz. Kürtçenin iki lehçesini kullanıyoruz. Alevilerin bir birlerini tanıma ve kamuoyunda kendilerini kendi dilleriyle ifade etmesine imkan veriyoruz.” dedi. Aleviliğin kendi değerleri üzerinde buluşmasını ve kendisini kendisinin ifade etmesini önemsediklerini söyleyen Yıldız bu çalışmaların derinleştirilerek devam edeceğini belirti.

Türkçe karşılığı ‘yolumuz’ olan Arapça program Derbna, Barış, huzur ve kardeşlik kenti olarak bilinen Hatay’ın bu özelliğini yitirmemesi için çaba sarf eden Arap Alevilerini yakından tanıma fırsatı sunuyor.

Her hafta farklı konu ve konuklarıyla ekrana gelecek olan ‘Derbna’, farklı bölgelerde yaşayan Alevilerin de yoğun ilgisi ile karşılaştı.

Humus’ta Aleviler Ayakta

Suriye’de Alevilere yönelik gerçekleştirilen saldırı protesto edildi. Humus’taki cenaze töreninden sonra sokaklara dökülen yüzlerce Alevi, “Vali istifa” sloganı attı.

Humus’ta Akrameh Mahallesi’nde Alevi çocukların eğitim gördüğü bir okula yönelik gerçekleştirilen intihar saldırısı sonucu 6 ile 9 yaşları arasında 47 çocuk ve 7 yetişkin yaşamını yitirmişti. Önceki gün gerçekleştirilen cenaze töreninden sonra yüzlerce Alevi katliamın hesabının sorulması için sokaklara döküldü. Hükümeti protesto eden Aleviler, Vali Talal El Barazi’nin istifasını istedi.
Ayrıca Halkların Demokratik Pardisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu, İkrime’de Alevi halkına dönük gerçekleştirilen katliamı yaptığı yazılı açıklama ile kınadı. “Katliamlara gözlerini ve yüreklerini kapatanlara, büyük bir sessizlikle seyirci kalanlara bir kez daha sesleniyoruz; Alevi katliamlarına dur deyin!” çağrısında bulundu.

Öte yandan, saldırıyı henüz üstlenen olmazken, saldırının El Nusra tarafından yapılmış olabileceği tahmin ediliyor.

Avrupa Alevilerinden Kobanê Eylemlerini Aktif Destek

Avrupa’nın birçok merkezinde IŞİD’in Kobanê’ye yönelik saldırıları binlerce kişinin katıldığı eylem ve etkinliklerle protesto edildi. Alevi kurumları aldıkları bir kararla bütün eylemlere aktif olarak katıldı.

İsveç’te içlerinde Alevilerinde bulunduğu binlerce kişilik bir grup Göteborg şehrinde Kobanê’yle dayanışma için işgal, oturma eylemi, yürüyüş ve miting yaptı. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve İsveç Hükümeti’den Kobanê’ye ağır silahlarla saldıran IŞİD çetelerine müdahale etmesini, İsveç medyasından da konuyu kamuoyunun gündemine getirmesini talep etti.
Fransa’da Toulouse şehrinde de Demokratik Toplum Merkezi tarafından IŞİD çetelerinin Kobanê saldırısını bir mitingle protesto etti.
Capitole Meydanında başlayan mitinge Alevi kurumları, Birleşik Demokrasi Cephesi, Yeni Anti-Kapitalist Parti de destek verdi. Aynı saatlerde bir grup genç de Bordeaux havaalanında bir oturma eylemi gerçekleştirdi.
Hollanda’nın Den Haag şehrinde ise Kobanê’de hayatını kaybeden YPG-YPJ’liler düzenlenen bir toplantıyla anıldı.
Demokratik Toplum Merkezi’nde gerçekleştirilen anma toplantısında Hollanda Alevi Birliklerinden Aleviler de katıldı… Şengal ve Rojava’da IŞİD saldırıları ve buna karşı geliştirilen direnişin anlatıldığı toplantıda “Herkes Kobanê çevresine yığılmalıdır” denildi.

Almanya’nın Dortmund kentinde de gerçekleştirilen eyleme 6 bini aşkın kişi katıldı. Merkez istasyonu önünde bir araya gelen gençler “DAİŞ vuruyor AB susuyor” pankartı arkasında yürüyüşe geçti.
Avrupa Alevi Birliklerinin ve FEDA’nın aktif destek verdiği eylemde yapılan konuşmalarda Kobanê için destek çağrısı yapıldı.
Öte yandan içlerinde Britanya Alevi Birliklerinin de bulunduğu Çok sayıda sivil toplum örgütünün bir araya gelmesi ile oluşturulan Britanya Demokratik Güçbirliği Platformu’nun Kuzey Londra’da düzenlediği eyleme de çok sayıda kişi katıldı. Burada yapılan konuşmalarda, IŞİD çetelerinin Kobanê kantonuna yönelik ağır saldırıları protesto edilirken, Kobanê için oluşturulan kampanyaların desteklenmesi çağrısında bulunuldu.

Kadıköy’de ’zorunlu din dersi kaldırılsın’ eylemi

PİR Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Şubelerine bağlı bir grup, zorunlu din dersinin kaldırılması için Kadıköy’de oturma eylemi yaptı.

Altıyolda saat 13.00 sıralarında toplanan 50 kişilik grup, ellerinde pankart ve dövizlerle, sloganlar atarak, zorunlu din dersinin kaldırılmasını istedi.

Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu’nun da destek verdiği eylemde yapılan basın açıklamasında, hükümetin zorunlu din dersi uygulamasını kaldırması gerektiği, bu konunun sadece Alevi derneklerinin değil, herkesin sorunu olduğu ifade edildi. Açıklamanın ardından grup oturma eylemi başlattı.

Alkışlarla ve sloganlarla bir saat devam eden eylem olaysız bir şekilde sona erdi.

Bir düş uçurun Suriye’nin Alevi çocukları hatrına

HAYRİ TUNÇ

Yar Ali yaradan Ali / Cana can katan Ali…

Alevilik inancında ölüm en büyük günahtır. İnsan öldürmenin, yalan söylemenin, hele ki bir çocuğun canına kast etmenin cezası, Alevilik inancına göre “Düşkün” ilan edilmektir. “Düşkün” ilan edilen, cemaatten, toplumdan, insanlardan uzaklaştırılır, cenazesi yıkanmaz, dualanmaz, düğününe giden olmaz, sevinci de, hüznü de hep tek yaşamak zorunda kalır.

Düşkün kişiye yaklaşmak düşkün olmaktır.

İslam inancına göre, çocukları katletmek, onların canına kast etmek dinden çıkartmakla cezalandırılır. Dinden çıkartılan, toplumdan da, cemaatten de çıkartılmış olur.

Şimdi biz, 47 Alevi çocuğunu katleden, kendini saklayan bu insanları hangi dine, hangi inanca göre yargılayacağız?

Halen gözlerimin önünde o çocukların kanlı çantaları. Halen gözlerimin önünde o çocukların daha bir kaç gün önce çekilmiş, tertemiz gözleriyle gökyüzüne baktıkları fotoğrafları.

Unutmayın diyedir bu sözlerim. Unutmayın diyedir bu yalvarışlarım. O çocukların sizin çocuklarınızdır, o kanlı çantaları siz taşıyorsunuz.

Türkiye Arap Gençliği, Sveydiye ve İstanbul’da eş zamanlı olarak o güzel gözlü çocukların hatrına balon uçurttular. Uçurtmaların tellere takılmadığı, balonları çocukların uçurttuğu bir dünya özlemiyle. Sizde, olduğunuz yerde hergün bir balon uçurtun gökyüzüne, o çocuklara verilmek umuduyla.

…….

Cennet Kuşları!
1 Ekim 2014 tarihinde Suriye Humus Kentinin İkrime mahallesinde Yeni İkrime ilkokulu önünde cihadçı çeteler tarafından gerçekleştirilen iki bombalı saldırıda  47 çocuk hayatını kaybetti  120den fazla insan yaralandı!
Bugün cihadcı çeteler tarafından katledilen  47 çocuğu anmak için buradayız! Hiçbir Siyaset ve Savaş çocuk öldürmeyi meşrulaştıramaz! Hiçbir dava bir ilkokula bombalı eylem yapıp yaşları 6 ile 12 arasında değişen çocukları öldürecek kadar canice olamaz. Başta Suriye olmak üzere, Filistin’den Kürdistan’a Ortadoğu savaşların son bulması gerekmektedir. Bu savaş devam ettikçe daha nice canlarımız yitip gidecektir. Biz burada hükümetin savaş politikasına karşı olduğumuzu haykırmak için, savaşa dur demek için toplandık.
Eli kanlı canilerin canlarına kıydığı 47 çocuğu
47 cennet Kuşunu
47 Can parçamızı anmak için buradayız!
Oyunları yarım kalmış onbinlerce savaş mağduru çocuk için bu balonları gökyüzüne bırakıyor mumlarımızı yakıyoruz!

Dear birds of heaven
In 1 october 2014, 2 bomb attacks had been done by the jihadists near by a school in Ikrime city of Homs. 47 children died more then 120 people got injuried. Today we are here to memorialise these 47 children killed by jihadists. Not any policy and war can legalize killing children! Not any thought can be so felonious to protest by bombing a school full of children between 6 and 12 age. All the middle east wars should end. If the wars continue, it is clear that more and more people will die. We are here to say that we are against to the policy of war of the government, stop the war.
We are here to memorialise 47 children killed in that school,
47 birds of heaven.
We are here to send the balloons to the sky for thousands of war weary children, who couldn’t finish their games, and light candels.

في أول يوم من شهر تشرين الأول استهداف الجهاديين الإرهابيين، الأطفال أثناء خروجهم من تجمع للمدارس في حي العكرمة في مدينة حمص السورية بي تفجرين و استشهاد 47 طفل.
اليوم نحن اجتمعنا في اسطنبول و أنطاكية لإحياء زكري اطفال حي العكرمة بإطلاق بالونات.
و نرفع صوتنا ضد الحروب.
و ضد الحكومة التركية يلي تدعم الجهاديين و حرب الجهاديين علي سوريا و شعبها المقاوم