Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevi üyeleri, Dalaman Orman Kampı’nda düzenlenen Hıdırellez şenliğinde bir araya geldi.
Şenliğe CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar, Belediye Başkanı Mümin Kamacı, Akbük Belediye Başkanı Mehmet Erçin Sandalcı, Belediye Meclis Üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevi Derneği Başkanı Yusuf Doğan etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, geçtiğimiz hafta Hisar Mahallesinde yaşanan ve Didim’i böylesine istenmeyen bir olayla Türkiye gündemine taşıyan Alevi vatandaşların kapılarına işaret ve yazılar yazılması olayından duyduğu üzüntü ve endişeyi dile getirdi. Olayı provokasyon olarak nitelendiren Doğan şöyle dedi: “Alevilerin bugüne kadar ne Sünnilerle ne de diğer etnik kimliklerle bir sorunu olmamıştır, olamaz. İlçemizde de yıllardır hoşgörü birlik ve beraberlik içerisinde gerginliğe mahal vermeden yaşamaktayız. Aleviler olarak bu tür provokasyona gelmeyeceğiz.”Dedi.
Yetkililere olayın faillerinin bulunmasına yönelik çağrıda bulunan Doğan “Bugün bizler her zamankinden daha fazla birlik ve beraberlik içinde hareket etmeli, örgütlülüğümüzü güçlendirmeliyiz” sözleri ile konuşmasını tamamladı
Şenlikte söz alan CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar ise yaşanan zorlukların birlikte sırtlanacağını belirterek, konuyu mecliste gündeme getireceğini ve olayın aydınlatılana kadar takipçisi olacağını belirtti.
Konuşmaların ardından sazlı sözlü davullu zurnalı eğlenceye geçildi. Vatandaşların hem piknik yapıp hem de eğlendiği etkinlik akşam saatlerine kadar sürdü. Katılımın geçen senelere oranla yüksek olduğu gözlendi.
Didim’de Aleviler Buluştu
Avrupa’da yaşayan Aleviler İslam’ı dedelerden öğreniyor
Dedeler, gurbetçi Alevilere İslam’ı, Hz. Peygamber’i (sas) ve Ehl-i Beyt’i anlatmak için yollara düştü. Avrupa’da yaşayan Alevilere yönelik Diyanet’in desteğiyle gerçekleştirilen programlarda İslam ve Alevilik ele alınıyor. Dedelerden Ali Kaplan, “Yurtdışında Aleviliği İslam’ın dışında gibi göstermişler. Bu yanlışı düzeltmeye çalışıyoruz.” diyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı, Avrupa’daki Alevi cemaatinin ve Cem Vakfı’nın talebi üzerine gri pasaport verdiği yüze yakın ‘dede’yi Avrupa’ya gönderdi. 2007’de başlayan uygulamayla Alevi dedeler, gittikleri ülkelerde İslamiyet’i, Hz. Peygamber’i ve Ehl-i Beyt’i anlatıyor. Dinleyicileri arasında sadece Aleviler değil, Sünniler de yer alıyor. İrşat göreviyle Avrupa yollarına düşen 6 kişilik ilk kafile, 2007 yılının Muharrem ayında Almanya’ya gitti. Alevi cemaatine hizmet verdi. Rakam bugün 20’ye ulaşmış durumda. Bu yıl, başlangıcı 15 Kasım 2012’ye gelen Muharrem ayında Avrupa’nın çeşitli ülkelerine gidecek olan dedeler yine Alevi cemaati ile bir araya gelecek.
5 yıldan bu yana Hollanda, Belçika, Almanya, İsviçre demeden Avrupa’yı karış karış gezen dedelerden biri de Ali Kaplan. “Yurtdışında Aleviliği İslamiyet’in dışında göstermişler.” diyen Kaplan, gurbetçilerin dinle imtihanını şu sözlerle anlatıyor: “Biz gittiğimiz yerde Aleviliğin İslamiyet’ten farklı bir inanış olmadığını, inandığımız Allah’ın ve Peygamber’in aynı olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Burada çoğu gencimizin misyonerlerin etkisinde olduğunu gördük. Yurtdışındaki gençlerimizin çoğunda inanç sorunu var. O yüzden gittiğimiz yerde işin temeline inmek zorunda kalıyoruz. Önce İslamiyet’i anlatıyoruz. Daha sonra Alevilikten bahsediyoruz. Ama bizim ilk hedefimiz Avrupa’da İslamiyet’i tanıtmak.”
Toplantılara her yıl daha fazla kişinin katıldığını söyleyen Ali Kaplan, genç bir kızın kağıda, “Allah kimdir?, Hz. Muhammed bizim neyimiz oluyor? Kitabımız hangisi?” gibi sorulardan oluşan 50 maddeyi yazıp dedelere sorduğunda şaşkınlık içinde kaldıklarını ifade ediyor. Sohbetlerin etkisiyle değişen gençlerin durumuna ise şu örneği veriyor: “Bir gün bir genç, boynuna haç takıp gelmiş. ‘Neden takıyorsun onu?’ diye sordum. O da ‘öylesine’ dedi. Boynundaki haçın Hıristiyanlığın simgesi olduğunu söyledim. Bir hafta sonra haçı çıkarıp geldi. Tam Türkçe bilmediği için yanındakilere, ‘Dedeye söyleyin artık haç takmayacağım.’ demiş. Bizi çok duygulandırdı. Bunun gibi onlarca genci İslamiyet adına kazanıyoruz. Keşke devlet, sayımızı artırsa daha fazla dede gitse o gençlere daha çabuk ulaşsak.”
Cem Vakfı Başkanı Ali Yüce, dedelerin gitmediği Avrupa ülkesinin kalmadığını belirtti. Önümüzdeki Muharrem ayında da Avrupa’ya çıkarma yapacaklarını kaydeden Yüce, dedelerin birlik-beraberlik mesajı vereceğini söyledi. Kimsenin ötekileştirilmediği yalnızca yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmenin gereklerini vurgulayacaklarını ifade etti. Aleviliğin ders kitaplarına girmesine de değinen Yüce, “Din derslerinin kaldırılması taraftarı değilim. Aleviliğin ders olması bizi ayrıca mutlu etti. Bu yüzden teşekkür ediyoruz. Ama bu derslerin Alevilik konusunda yeterli bilgisi olan kişilerce verilmesi taraftarıyız.” diye konuştu. (Zaman)
Yezidiler, Yeni Anayasada Yer Almak İstiyor
Batman’ın Beşiri İlçesi’nde yaşayan Yezidiler, nüfüs cüzdanındaki din hanelerinin boş olduğunu ve bu durumdan rahatsızlık duyduklarını dile getirerek, yeni Anayasa’da var olmak istediklerini ve din hanelerine ‘Yezidi’ yazılmasını istedi.
Batman’ın Beşiri İlçesi’nde yaşayan Yezidiler, nüfüs cüzdanındaki din hanelerinin boş olduğunu ve bu durumdan rahatsızlık duyduklarını dile getirerek, yeni Anayasa’da var olmak istediklerini ve din hanelerine ‘Yezidi’ yazılmasını istedi
Yeni Anayasa çalışmaları devam ederken, Batman’ın Beşiri İlçesi’ndeki Yezidiler, yeni Anayasa’da var olmak istedikleri çağrısında bulundu. Yezidi vatandaş İbrahim Bulut, nüfus cüzdanlarındaki din hanelerinin boş olmasından rahatsızlık duyduklarını belirterek, bu durumun düzeltilmesi çağrısında bulundu. Yezidiler’in çoğunun nüfus cüzdanlarındaki din hanesi bölümünün boş bırakıldığına dikkat çeken Bulut şunları söyledi:
“Yıllardır bu topraklardayız. Doğup, büyüdüğümüz topraklarımızı da bırakmaya niyetimiz yok. Müslüman kardeşlerimizle bir sıkıntımız yok. Fakat aynı kimliği taşıdığımız Müslüman kardeşlerimizden bir farkımız var. O da nüfus cüzdanında din hanesinin olduğu bölüme eksi işaretinin atılması yada boş bırakılmasıdır. Oysa Avrupa’da yaşayan Yezidi topluluğunun taşıdığı kimlikte din hanesi yok. Yeni Anayasa’da azınlıklar konuşuluyor. Aleviler ve hatta Romanlar’den söz ediliyor. Fakat Yezidiler’in Anayasa’da nerede olduğunu bilmiyoruz. Buna bir açıklık getirilsin.”
Alevilerin yüzde 79u zorunlu din dersinden memnun mu?
Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Aycan’a göre, Alevilerin yüzde 79’u “zorunlu din dersinden” memnun. Konuya ilişkin soL’a konuşan PSAKD Genel Başkanı Kemal Bülbül, Aycan’ın belirttiği araştırmanın hayal ürünü olduğunu söylerken, bu tarz yaklaşımların açık bir faşizm olduğunu söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Aycan’ın Hitit Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada “Yapılan anketlerde Alevi vatandaşların yüzde 79’unun din dersinden memnun olduğunu belirledik” sözlerine, PSAKD Genel Başkanı Kemal Bülbül’den tepki geldi.
“Alevilerin yüzde 79’u din dersinden memnun” Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öğrencilerle bir araya gelen Aycan, burada yaptığı konuşmada şu sözleri dile getirdi:
“Alevilik’in din derslerine konulması için Alevi kökenli hocalarla görüşüldü. Çalıştaylar yapıldı, neticesinde zorunlu din dersinin kaldırılması yerine Alevilik de din derslerine konuldu.
Alevilik’in din derslerine girmesi vatandaşlarımızı çok mutlu etti. Yapılan anketlerde Sünni vatandaşların yüzde 86’sının, Alevi vatandaşların ise yüzde 79’unun din dersinden memnun olduğunu belirledik.”
Aycan’ın yaptığı bu açıklamaların ardından görüşlerini aldığımız Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kemal Bülbül, açıklamalara tepki göstererek, hayal ürünü bu söylemlerin yinelenmesinin açık bir faşizmin göstergesi olduğunu ifade etti.
“Araştırma hayal ürünü” Yapılan açıklamanın hiçbir gerçekliği yansıtmadığını belirten Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kemal Bülbül, araştırmanın tamamen hayal ürünü olduğunu söyledi.
“Alevilerin kurumsal olarak “zorunlu din dersi” karşısında tutumu açıktır” diyen Bülbül, AKP’nin yaptığı “Alevi Çalıştayları” sırasında aralarında Cem Vakfı’nın da bulunduğu 35 Alevi kurumunun zorunlu din dersinin kaldırılmasını talep ettiğini hatırlattı.
“Alevilerin zorunlu din dersi talebi olduğunu söylemek saçmalık” Alevilerin, Aycan’ın söylediği şekilde taleplerinin bulunmadığını belirten Bülbül, “Alevilerin zorunlu din dersinin kalmasını ve içeriğine Aleviliğin de konulmasını istediğini söylemek açık bir saçmalıktır” dedi.
AKP hükümetinin kendi istediklerini kimi kurum ve isimler aracılığıyla ilk olarak kamuoyuna yansıttığını belirten Bülbül şöyle konuştu:
“Din dersleri konusunda bunu başaramayan hükümet Alevi kurumlarına kendi istediklerini söyletemedi. Bunun ardından üyesi, yöneticisi olmayan kendi Alevi derneklerini kurdu. Aycan, bu araştırmayı bu derneklerde mi yaptı bilemiyorum ama Alevilerin talepleri açıktır. Zorunlu din dersinin kaldırılmasını istiyoruz.”
Alevilerin kimliklerini ve inançlarını AKP’nin tanımlamaya çalışmasına tepki gösteren Bülbül, Alevilerin bu tarz uğraşlara karşı son derece bilinçli olduğunu söyledi.
Yeni gelen din dersleri seçmeli değil zorunludur Zorunlu din dersi dışında şimdi bir de “seçmeli din derslerinin” ortaya çıktığını belirten Bülbül, bu derslerin sadece önünde seçmeli tanımının yer aldığını ancak toplumsal baskı sonucunda bu dersleri almayan öğrencilerin dışlanacağını, dolayısıyla derslerin gerçekte seçmeli değil zorunlu olduğunu ifade etti.
AKP’nin bu dersleri ilköğretim okullarına koymasının amacının açık bir toplum mühendisliği çalışması olduğunu vurgulayan Bülbül, “Tüm bunlara rağmen Alevilerin yüzde 79’u din dersini istiyor demek açık bir faşizmdir” dedi.
(soL – Haber Merkezi)
‘Madımak’ta neler oldu?
Sivas katliamında Aziz Nesin’i kurtaran polisin 11 yıl önce Kılıçdaroğlu ile yaptığı röportajın ayrıntıları ortaya çıktı…
Madımak katliamı sonrası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı röportajı ele geçirdi. CHP Liderinin röportaj yaptığı olaylar sırasında otelde bulunan polis memuru, “Telsiz sesine gidince Aziz Nesin’i gördüm. Korkmuştu. Bir komiserin yardımıyla itfaiyenin merdivenine ulaştırdık” diyor.
Kılıçdaroğlu’nun milletvekili seçilmeden önce Munzur-Dersim Etnografya Dergisi için yaptığı röportajda, A.S. isimli polis memuru, takviye kuvvet istendiği halde Vali Ahmet Karabilgin’in göndermediğini, ekiplere de “Zor kullanmayın” talimatı verdiğini anlatıyor. Polis, teşhis ettiği sanıklar için, oturduğu lojmana kadar gelen bazı kişilerce tehdit edildiğini de, istihbaratçı meslektaşları tarafından “Hayatınla oynarsın” diyerek susturulduğunu da öne sürdü. Kılıçdaroğlu’nun 6 Ekim 2001 tarihinde yaptığı ve derginin sahibi Mesut Özcan’a teslim ettiği hiç yayınlanmayan söyleşide Kılıçdaroğlu’nun sorduğu kritik Madımak soruları ve polis memurunun verdiği yanıtlar şöyle:
‘ZOR KULLANMAMIZ LAZIMDI’
Kılıçdaroğlu: (Olayların başlangıcını anlattırarak) Sivil olarak mı görev yapıyordunuz? Sivildim. Bu tür toplumsal olayların başlangıcında olağanüstü durum ilan ediliyor, istirahat izinleri kaldırılıyor. Çağrıldım. Kültür Merkezi’ne gittim. Baktım ki orda cuma namazından çıkan, taşlı sopalı grup önce Merkez’e saldırdı. Taşla sopaların nereden geldiğini bilmiyorum. Cam çerçeve indi. Bir anda 200, bir saat içinde 500 kişi oldular… İşte tam bu esnada zor kullanıp topluluğu olduğu yerde bitirmemiz lazımdı, yapılmadı. ‘TOPLULUK ORGANİZEYDİ’
Siz o gibi durumlarda amirlerinizden talimat alıyorsunuz, değil mi? Ferdi olarak müdahale edemiyoruz. Ama engelleyici oluyoruz. Sloganlar başladıktan sonra 1000-1500 kişi oldu. Pir Sultan Abdal heykeli kırıldı. Sivas’ı temsil eden kangal köpeği heykeli vardı, o da kırıldı. Topluluk, tarihi bir bina olan 4 Eylül Kongre Binası’na yöneldi. Organizeydi topluluk, yani her şey plana göre tıkır tıkır işliyordu. Birileri, elebaşıları yönlendiriyordu belli… Kongre binası önünde bulunan Atatürk’ün heykeli indirildi. Hep aynı sloganlar atılıyordu: “Şeytan Aziz Nesin”, “Sivas Aziz’e mezar olacak”… Vilayete gelindi.
‘HORTUMU KESTİLER’
Siz orada otelin içine mi girdiniz? Otele sızmalar olmasın diye, yanan araçların oradaydım. 50-60 tane de polis oradaydı. İtfaiye geldi… İtfaiyenin hortumunu kestiler. Onu ben teşhis ettim, sakallı biriydi. O boruları kesti. Topluluk yol açmıyordu itfaiyeye. Söndürülmesin diye arabalar. Daha otele yangın sirayet etmemiş. İkinci itfaiye geldi, arabalar söndürüldü. Diğer taraftan öbür kapı tarafından lobiye doğru giriş yapıldı. Ordaki patladı. 50-60 kişilik şeyi aşıp patlattılar… ‘YALVARIYORDUM YAKMAYIN, ACIYIN’ Yani aştılar polis engelini… Aşıldı. Yani zaten 15 bin kişi, 50-60 polis ne yapsın? Ordan patladı. İçeriye bakıyorum ki herif perdeleri resmen çakmağı çakıp tutuşturuyor. Artık hiç zor kullanacak da halim kalmadı. Yalvarıyorum, “Ağabeycim yapma, gözünü seveyim yapma. Yapma, yakma, yakmayın acıyın” yok anlamadılar. Oteldeki o şeyler tutuştu. Polis arkadaş da vardı tabii içerde, Aziz Nesin’in yakın koruması. Bu ara dışarı baktım ki asker gelmiş. Orda silahlar çekildi, dan dan dan havaya ateş edildi. Topluluk geri püskürtüldü. Yangında söndürüldükten sonra içeri girdim. Her taraf isti. Zehirli, adamın genzini yakıyordu. Müthiş is kokusu vardı… Işıklar, cereyan yok içerde. Dışarı çıktım gene… ‘İNSANLAR ÜST ÜSTEYDİ’ Sentetik halıların yanmasından oluşan zehirli dumanın şey ettiği söyleniyor… Olabilir. Çok pis genzi yakıyor, mahvediyor insanı. Burnunun direği kırılıyor. İçeride 5 dakika duramadım. Girip çıkıyorum. İçeride telsiz sesi duydum. Sesin olduğu yere gittim, Aziz Nesin. Telaşlanmış, beyaz saçlı, gözleri yuvadan fırlamış. O komiser mi, komiser muavini mi, bana dedi ki, “Hocayı dışarı verelim. Merdiven kuruluyor” dedi. Ben hemen koluna girdim Aziz Nesin’in, beraber merdivene verdik. Nereye gitti, bilmiyorum, daha ben içerdeyim. Otelin üst katlarına doğru çıktım. Fener bulmuştum bir yerden. Şıpır şıpır itfaiyenin sıktığı sular, duman, karbondioksit gazı zaten var. O arada koridorlarda feneri tuttuğumda, insanlar üst üste. Elleri, nabzı var mı, atışı var mı diye, elim sıcaklığıyla yapışıyordu insanlara… Yine bir inilti duydum az ilerde. Genç bir kız. Vurdum sırtıma aşağı indim, ambulansa bindi gitti.
‘Vali zor kullanmayın diyordu’
TOPLULUĞUN, Kongre Binası’ndan sonra Vilayet’e geldiğini belirten A.S., Kılıçdaroğlu’nun “Yakın onların mesafeleri…” sözü üzerine şöyle devam ediyor: Çok yakın. Emniyet Müdürü anons ediyor, diyor ki: “Zor kullanayım Valim.” “Zor kullanma” diyordu Vali. Yani burada zor kullanılsaydı sonradan yaşanacak olaylar olmayacaktı. Buradan, Sayın Vali zaten alt kata, sığınak gibi yere inmişti. Ordaki cam çerçeve indi. Temel Karamollaoğlu, zamanın belediye başkanı, topluluğa hoparlörden “Sakin olun”, “Taşkınlığa meydan vermeyin” diye yatıştırıcı konuşma yaptı. Yatışmadı. Daha da azgınlaştı o topluluk. Zaten ben topluluğun arkasından gittiğimde Madımak Oteli’nin önü 10 bin, 15 bin kişi olmuştu. 450 kişi polis kuvvetin var, tüm kuvveti Kültür Merkezi’ne yığıp da biz onları zaten 10 dakikada dağıtırdık. Prim verildi topluluğa. Madımak Oteli’nin önünde bulunan tüm araçlar, taksiler ne varsa devrildi, yakıldı. Otelin içine girdim. Oteli kordona aldığımız 50-60 kişilik polis kuvvetiydi. Nerdeydi yani 400 kişi, neredeydi? 15 bin kişi içinde kayboldu mu, ne oldu? Ben bilmiyorum…
İhsan Sabri Çağlayangil röportajı tartışılmıştı CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, eski Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil ile yaptığı röportaj tartışmalara neden olmuştu. Çağlayangil bu röportajda, “Kürtler mağaralarda fare gibi zehirlendi. Kanlı bir harekât oldu. Dersim davası da bitti” demişti.
Adnan GERGER/ GAZETE HABERTÜRK
Pir Sultan Abdal’dan Dersim Olayları Açıklaması
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman Şube Başkanı Mahmut Yapıcı, Dersim olaylarıyla ilgili basın açıklaması yaptı.
Dernek binasında dernek üyeleriyle birlikte basın açıklaması yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman Şube Başkanı Mahmut Yapıcı, Dersim olaylarıyla ilgili hem iktidarı hem de ana muhalefet partisini eleştirdi. Yapıcı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Devlet geleneğinde böyle bir uygulama var ise ben Dersim katliamı için özür diliyorum” açıklamasını samimiyetsiz, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Ben o zaman henüz doğmamıştır” sözlerini de samimiyetsiz, gayri ciddi ve tarihi gerçekle yüzleşme korkusu taşıyan tirajı komik bir durum olduğunu söyledi.
Yapıcı, “Dersim soykırım ve diğer katliamların yarattığı tarifsiz acı ve yıkımlar kürsü şovlarına konu edilen yapay ‘özür dileme’ seanslarıyla giderilemez. Hiç vakit kaybetmeden bilim ve siyaset insanları, hukukçu ve tarihçiler, Alevi kurum yöneticileri ile insan hakları savunucularından oluşan bir Hakikatleri Araştırma Komisyonu oluşturulmalıdır. Gizli arşiv, devlet sırrı gibi uygulamalara son verilmeli, komisyonun tarihi gerçekleri ortaya çıkarması için tüm olanaklar sağlanmalıdır” dedi. –
Didimli Alevilerden tepki yürüyüşü
Aydın’ın Didim ilçesinde bu sabah iki Alevi aileye ait evlerin kapılarının işaretlenmesinin ardından, Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevi Derneği üyeleri yürüyüş düzenledi.
Bugün saat 12.30′da Didim Cemevi Derneği önünde toplanan kalabalık, ellerinde afiş ve dövizlerle yaşanan olayı protesto etti. Cemevi Derneği önünde başlayan yürüyüşe; Akbük Belediye Başkanı M. Erçin Sandalcı, Dernek Başkanı Yusuf Doğan, CHP’li İl Genel Meclis Üyesi M. Cahit Kaya, Belediye Meclis Üyeleri Salih Bankoğlu, Şehriban Karakış ve İbrahim Eray ile Eğitim Sen Didim Temsilciliği, EMEP ve ÖDP ilçe yöneticileri ile çok sayıda dernek üyesi katıldı. Yürüyüşe katılan kalabalık, “Didim Maraş olmayacak”,
“Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atarak 19 Mayıs Caddesi’nde yürüyüşe geçti. Didim Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin kontrolünde yürüyen grup, Atatürk Bulvarı’nı bir süreliğine trafiğe kapattı.
Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevi Derneği Üyesi Avukat Zekiye Baran tarafından yapılan basın açıklamasında ise şu ifadelere yer verildi:
“Bugün yine Alevilere yönelik bir tertip ve provokasyonla karşı karşıyayız. Didim Hisar Mahallesi’nden bizi arayan bir aile, evlerinin kapılarına işaretler konulduğunu ve yazılar yazıldığını söyledi. Mahalleye gittiğimizde gördüğümüz yazı ve işaretler, hafızalarımızın canlanmasına sebep oldu. İki bitişik apartmanda oturan iki Alevi ailenin kapılarına yağlı boya ile çarpı işareti konulmuş ve büyük harflerle, ‘Alevileri yakın-Alevilere ölüm’ yazıları yazılmıştır. Buna benzer bir olay geçtiğimiz günlerde
Didim Mavişehir Mahallesi’nde olmuştu. Orada da bir üyemizin evinin kapısına işaretler yapılmıştı. Ve bizi asıl tedirgin eden olay, Mavişehir Mahallesi’nde kullanılan boya ile Hisar Mahallesi’ndeki boyanın renginin aynı olmasıdır. Biz Aleviler geçmişten bugüne kadar sürekli olarak katliamlara maruz kaldık. Ancak her türlü baskı, asimilasyon ve katliam politikalarına karşı bugüne kadar geldik. Bugün Aleviler artık daha bilinçli ve daha örgütlüdür. Yıllardan beri inkarcı ve katliamcı politika ile Alevileri
yok etmeye çalışanlar, buna benzer tertip ve provokasyonları geçtiğimiz aylarda Adıyaman’da, Erzincan’da, İzmir’de yapmışlardır. Didim’de yapılan da bunların bir parçasıdır. Bu provokatörler bu cüreti nereden almaktadır? Bu ülkenin Başbakanı daha dün çıkıp Madımak katillerinin davası düşerken, ‘Milletimize hayırlı olsun’ dememiş midir? Alevi çocuklarına yıllardır zorunlu din dersi eğitimi vererek asimile edenler, bununla yetinmeyip zorunlu Kur’an derslerini devreye sokmuşlardır ve her fırsatta Alevilerin
inanç merkezlerine dil uzatma cüretini göstermişlerdir. Bu tertipçiler bu cüreti işte buralardan almaktadırlar. Bu provokasyonlara karşı uyanık olmalıyız. Örgütlülüğümüzü daha da güçlendirmeliyiz. Ve bu ülkede dilinden, dininden, ırkından, inancından, kimliğinden, cinsiyetinden dolayı zulüm gören, yok sayılan tüm kesimlerle birlikte yan yana durarak bu tertip ve provokasyonlara karşı mücadelemizi yükseltmeliyiz. Son olarak şunu da belirtmek istiyoruz: Olay adli makamlara intikal etmiştir. Olay yeri inceleme ekipleri de gerekli incelemeyi yapmıştır. En önemlisi de olay yerinde bulunan boya kutusu kapağı polis tarafından delil olarak alınmıştır.”
Olayın takipçisi olacaklarını belirten Baran, bu aşamadan sonra etkin bir soruşturma yürütülüp faillerin derhal bulunmasını istediklerini vurgulayarak, “Bu konuda Didim Emniyet Müdürlüğünün, Didim Cumhuriyet Başsavcılığının ve Didim Kaymakamlığının gerekli duyarlılığı göstermesini, olayın failleri ve arkasındaki karanlık güçlerin derneğimize ve kamuoyuna açıklamasını talep ediyoruz. Olayın failleri ve arkasındaki karanlık güçler ortaya çıkıncaya kadar bu işin takipçisi olacağımızı buradan tüm kamuoyuna duyuruyoruz” ifadelerini kullandı.
Basın açıklamasının ardından alkış ve ıslıklarla olayı protesto eden kalabalık, daha sonra olaysız şekilde cemevine döndü.
Tarih hatırlatır: İdamlara TBMM’de kimler “EVET” oyu verdi?
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamlarına yönelik olarak TBMM’de yapılan oylamada kimler “EVET, idam edilsinler”, kimler “HAYIR, idam edilmesinler” dedi. Meclisteki oylamaya katılmayanlar kimlerdi?
“EVET idam edilsinler” diyenler arasında bugün neredeyse “demokrasi kahramanı” ilan edilecek olan Süleyman Demirel başta olmak üzere, İsmet Sezgin, Nahit Menteşe, Necmettin Cevheri, Ali İhsan Göğüş, Kemal Satır, Alpaslan Türkeş, Barlas Küntay, Mesut Erez, Esat Kıratlıoğlu, Nuri Bayar, Orhan Öztrak, Saadettin Bilgiç, Seyfi Öztürk, Turhan Feyzioğlu gibi isimler vardı!
İşte tam liste:
Üye sayısı: 450
Oy verenler: 323
Kabul edenler: 273
Reddedenler: 48
Çekinserler: 2
Oya katılmayanlar: 118
Açık üyelikler: 9
KABUL EDENLER / EVET DİYENLER
ADANA: Cevdet Akçalı, Fazıl Güleç, M. Salahattin Kılıç, Melih Kemal Küçüktepepınar, Ali Cavit Oral, Emir H. Postacı, Kemal Satır, Ahmet Topaloğlu, Turgut Topaloğlu, Alpaslan Türkeş, Hüsamettin Uslu.
ADIYAMAN: M. Zeki Adıyaman, Ali Avni Turanlı.
AFYON KARAHİSAR: Hasan Dinçer, Hamdi Hamamcıoğlu, Ali İhsan Ulubahşi, Kazım Uysal.
AMASYA: Yavuz Acar, Salih Aygün.
ANKARA: Orhan Alp, Oğuz Aygün, Musa Kazım Coşkun, Orhan Eren, İ. Sıtkı Hatipoğlu,. Mustafa Maden, H. Turgut Toker, Aydın Yalçın, Ferhat Nuri Yıldırım, Şerafettin Yıldırım, Mustafa Kemal Yılmaz.
ANTALYA: Hasan Akçalıoğlu, İhsan Ataöv, Süleyman Çiloğlu, Ömer Eken, Rafet Eker, Hasan Ali Gülcan.
ARTVİN: Mustafa Rona.
AYDIN: Nahit Menteşe, İsmet Sezgin, Fikret Turhangil.
BALIKESİR: İbrahim Aytaç, Cihat Bilgehan, M, Şükrü Çavdaroğlu, Kemal Erdem, Ahmet İhsan Kırımlı, M. Nurettin Sandıkçıoğlu, Osman Tarı.
BİLECİK: Şadi Binay.
BİNGÖL: Mehmet Sıddık Aydar, Mehmet Bilgin.
BOLU: Nihat Bayramoğlu, Halil İbrahim Cop, Ahmet Çakmak, M. Şükrü Kıyıkoğlu.
BURDUR: A. Mukadder Çiloğlu, Mehmet Özbey.
BURSA: Cemal Külahlı, Barlas Küntay, Ertuğrul Mat, Kasım Önadım, Mustafa Tayyar, Mehmet Turgut, Ahmet Türkel.
ÇANAKKALE: E. Kemal Bağcıoğlu, Zekiye Gülsen, Mesut Hulki Önür, Refet Sezgin.
ÇANKIRI: Nuretin Ok.
ÇORUM: Yakup Çağlayan, Kemal Demirer, Abdurrahman Güler, İhsan Tombuş, Arslan Topçubaşı.
DENİZLİ: Sami Arslan, Mehmet Emin Durul, Hasan Korkmazcan, Ali Uslu.
DİYARBAKIR: Hasan Değer, Behzat Eğilli, Abdüllatif Ensarioğlu, Necmettin Gönenç, Sabahattin Savcı, Nazif Yıldırım.
EDİRNE: İlhami Ertem.
ELAZIĞ: Samet Güldoğan, Hayrettin Hanağası.
ERZİNCAN: Hüsamettin Atabeyli.
ERZURUM: Sabahattin Aras, Turhan Bilgin, Rasim Cinisli, Rıfkı Danışman, Naci Gacıroğlu, Cevat Önder.
ESKİŞEHİR: Mehmet İsmet Angı, Şevket Asbuzoğlu, Orhan Oğuz, Seyfi Öztürk, M. Şemsettin Sönmez.
GAZİANTEP: Ali İhsan Göğüş, İ. Hüseyin İnceoğlu, Mehmet Kılıç, Erdem Ocak, Mehmet Lütfi Söylemez.
GİRESUN: Mustafa Kemal Çilesiz, Nizamettin Erkmen, Hidayet İpek, Abdullah İzmen, İ. Kayhan Naiboğlu, E. Emin Turgutalp.
GÜMÜŞHANE: Necati Alp, Mustafa Kahraman, Nurettin Özdemir, Ekrem Saatçi.
HATAY: Halil Akgöl, Talat Köseoğlu, Hüsnü Özkan, Ali Yılmaz.
ISPARTA: Ali İhsan Balım, Süleyman Demirel, Yusuf Uysal.
İÇEL: Mazhar Arıkan, Kadir Çetin, Cavit Okyayuz, Turhan Özgüner.
İSTANBUL: İbrahim Abak, İsmail Arar, Sadettin Bilgiç, Ferruh Bozbeyli, İlhan Egemen Darendelioğlu, Tekin Erer, Nuri Eroğan, Orhan Cemal Fersoy, Hasan Güngör, Mustafa Fevzi Güngör, A. Şeref Laç, Osman Özer, Akgün Silivrili, İsmail Hakkı Tekinel, Naime İkbal Tokgöz, A. Turgut Topaloğlu, Hasan Türkay, Mehmet Yardımcı.
İZMİR: Şevket Adalan, Mustafa Akan, Şükrü Akkan, Muzaffer Fazlı Arınç, Burhanettin Asutay, Münir Daldal, Ali Nailli Erdem, İhsan Gürşan, Nihad Kürşad, Akın Özdemir, Orhan Demir Sorguç.
KARS: Latif Aküzüm, İsmail Hakkı Alaca, Mustafa Doğan, Kemal Kaya, Veyis Koçulu, Osman Yeltekin.
KASTAMONU: Orhan Deniz, Sabri Keskin, Mustafa Toçular, Hasan Tosyalı.
KAYSERİ: M. Şevket Doğan, Turhan Feyzioğlu, Hayrettin Nakiboğlu, Vedal Ali Özkan, Enver Turgut, Mehmet Türkmenoğlu.
KIRKLARELİ: Mehmet Atagün, Feyzullah Çarıkçı, Hasan Korkut.
KIRŞEHİR: Cevat Eroğlu, Mustafa Kemal Güneş.
KOCELİ: Cevat Ademoğlu, Vehbi Engiz, Sabri Yahşi.
KONYA: İrfan Baran, Bahri Dağdaş, Mustafa Kubilay İmer, İhsan Kabadayı, Necati Kalaycıoğlu, Etem Kılıçoğlu, Baha Müdderrisoğlu, Tahsin Yılmaz Öztuna, Faruk Sükan, Vefa Tanır.
KÜTAHYA: Ahmet Fuat Azmioğlu, Ali Erbek, Mesut Erez, İlhan Aksoy.
MALATYA: Ahmet Karaaslan, İsmail Hakkı Şengüler.
MANİSA: Ertuğrul Akça, Mustafa Orhan Daut, C. Selçuk Gümüşpala, Hilmi Okçu, Vehbi Sınmaz, Kamil Şahinoğlu, Önal Şakar.
MARAŞ: Atilla İmamoğlu, Veysi Kadıoğlu, M. Zekeriya Kürşad.
MARDİN: Esat Kemal Aybar, Abdülkadir Kermooğlu, Abdülkadir Özmen, Abdürrahim Türk.
MUĞLA: Adnan Akarca, Mualla Akarca, Ahmet Buldanlı, İzzet Oktay.
MUŞ: Nimet Ağaoğlu, Kasım Emre.
NEVŞEHİR: Hüsammettin Başer, Esat Kıratlıoğlu.
NİĞDE: M. Naci Çerezci, H. Avni Kavurmacıoğlu, M. Nuri Domanoğlu, Haydar Özalp.
ORDU: Ata Bodur, Cengiz Ekinci, Hamdi Mağden, Kemal Şensoy.
RİZE: Erol Akçal, Hasan Basri Albayrak, Salih Zeki Köseoğlu.
SAKARYA: Nuri Bayar, Yaşar Bir, Güngör Hun, M. Vedat Önsal.
SAMSUN: Talat Asal, Mustafa Boyar, Doğan Kitaplı, Nafiz Yavuz Kurt, Hüseyin Özalp, Bahattin Uzunoğlu, İsmet Yalçıner.
SİİRT: Zeki Çeliker, Mehmet Nebi Oktay.
SİNOP: Hilmi Biçer.
SİVAS: Enver Akova, Kadir Eroğan, Tevfik Koraltan, Yusuf Ziya Önder.
TEKİRDAĞ: Orhan Öztrak.
TOKAT: Hüseyin Abbas, İsmet Hilmi Balcı, Osman Hacıbaloğlu, Mehmet Kazova, Reşit Önder, Yusuf Ulusol
TRABZON: Ahmet İhsan Birincioğlu, Necati Çakıroğlu, Ekrem Dikmen, Selahattin Güven, Cevat Küçük, Ali Rıza Uzuner.
URFA: Mehmet Aksoy, Necmettin Cevheri, Mehmet Ali Göklü, Bahri Karakeçili.
UŞAK: Orhan Dengiz, M. Fahri Uğrasızoğlu.
VAN: Mehmet Emin Erdinç, Kinyas Kartal, Fuat Türkoğlu, Mehmet Salih Yıldız.
YOZGAT: İsmet Kapısız, Turgut Nizamoğlu, Neşet Tanrıdağ.
ZONGULDAK: Fuat Ak, Ahmet Nihat Akın, Ahmet Güner, S. Tekin Müftüoğlu, Kevni Nedimoğlu.
* * *
REDDEDENLER
NİĞDE: Mevlüt Ocakçıoğlu.
ORDU: Ferda Güley.
SAKARYA: B. Turgut Boztepe, Hayrettin Uysal.
SAMSUN: Yaşar Akal.
SİİRT: Adil Yaşa.
TEKİRDAĞ: Yılmaz Alpaslan.
TUNCELİ: Hüseyin Yenipınar.
UŞAK: Adil Turan.
ZONGULDAK: Bülent Ecevit, Kemal Okyay.
KAYSERİ: Tufan Doğan Avşargil, Mehmet Yüceler.
KIRKLARELİ: Beyti Arda.
KONYA: Mustafa Üstündağ.
MALATYA: Hakkı Gökçe, İsmet İnönü.
MANİSA: Muammer Ertem, Mustafa Ok.
MARAŞ: Mehmet Özdal.
MUĞLA: Ali Döğerli.
MUŞ: Nermin Neftçi.
EDİRNE: Cevat Sayın.
ELAZIĞ: Mehmet Aytuğ.
ERZİNCAN: Hasan Çetinkaya.
ERZURUM: Selçuk Erverdi.
İÇEL : Celal Kargılı.
İSTANBUL: Mehmet Ali Aybar, Hüseyin Dolun, Necdet Uğur, Reşit Ülker, Lebit Yurdoğlu.
İZMİR: Şeref Bakşık, M. Hulusi Çakır.
KARS: Kemal Güven.
ADIYAMAN: Kemal Kırıkoğlu, Yusuf Ziya Yılmaz.
ANKARA: Kemal Ataman, İbrahim Cüceloğlu, A. Sakıp Hiçerimez, Osman Soğukpınar, Yusuf Ziya Yağcı.
ARTVİN: Abdullah Naci Budak.
BİTLİS: Kenan Mümtaz Akışık.
BOLU: Kemal Demir.
BURDUR: Nadi Yavuzkan.
BURSA: Nail Atlı.
ÇANKIRI: Nuri Çelik Yazıcıoğlu.
ÇEKİNSERLER
ERZURUM: Gıyasettin Karaca.
SAMSUN: Nihat Kale.
* * *
OYA KATILMAYANLAR
ADANA: Ali Rıza Güllüoğlu, Şevket Yılmaz.
AFYON KARAHİSAR: Mehmet Rıza Çerçel, Şevki Güler, Süleyman Mutlu.
AĞRI: Abdülkerim Beyazıt, Nevzat Güngör, Kasım Küfrevi.
AMASYA: Vehbi Meşhur, Kazım Ulusoy.
ANKARA: Hüseyin Balan, Orhan Birgit, Sinan Bosna, Osman Bölükbaşı, Şinasi Özdenoğlu, Emin Paksüt, Suna Tural, Cengizhan Yorulmaz.
ANTALYA: Ömer Buyrukçu.
ARTVİN: Sabit Osman Avcı.
AYDIN: Kemal Ziya Öztürk, Mehmet Çelik, M. Kemal Yılmaz.
BALIKESİR: Salih Zeki Altınbaş, Mehmet Niyazi Gürer, Mevlüt Yılmaz.
BİLECİK: Mehmet Ergül.
BİTLİS: Abidin İnan Gaydalı.
BURSA: Sadrettin Çanga, İbrahim Öktem.
ÇANAKKALE: Mustafa Çalıkoğlu.
ÇANKIRI: Hazım Dağlı, Arif Tosyalıoğlu.
ÇORUM: Cahit Angın, Ali Naki Ulusoy.
DENİZLİ: İlhan Açıkalın, Fuat Avcı, Hüdai Oral.
EDİRNE: Veli Gülkan.
ELAZIĞ: Ali Rıza Septioğlu.
ERZİNCAN: Sadık Perinçek, Naci Yıldırım.
ERZURUM: Fetullah Taşkesenlioğlu.
ESKİŞEHİR: B. Sıtkı Karacaşehir.
GAZİANTEP: Şinasi Çolakoğlu, Muhittin Sayın.
HATAY: Abdullah Cilli, M. Sait Reşa.
ISPARTA: Hüsamettin Akmumcu.
İÇEL: Hilmi Türkmen, Çetin Yılmaz.
İSTANBUL: Eşref Derinçay, İbrahim Elmalı, Bahir Ersoy, Orhan Eyüboğlu, Orhan Kabibay, Rıza Kuas, Sezai Orkunt, Haydar Özdemir, M. Kazım Özeke, İlhami Sancar.
İZMİR: Coşkun Karagözoğlu, Talat Orhon, Şinasi Osma, Kemal Önder, Ali Naki Üner.
KARS: Turgut Artaç.
KASTAMONU: Muzaffer Akdoğanlı, Mehmet Seydibeylioğlu.
KIRŞEHİR: Mustafa Aksoy.
KONYA: Necmettin Erbakan, Sezai Ergun, Sadi Koçaş, Orhan Okay, Özer Ölçmen.
KÜTAHYA: Mehmet Ersoy, Kemal Kacar.
MALATYA: Mustafa Kaftan.
MANİSA: Veli Bakırlı, Süleyman Çağlar.
MARAŞ: M. Nejat Çuhadar, İbrahim Öztürk.
MARDİN: Şevki Altındağ, Seyfi Güneştan.
ORDU: Memduh Ekşi, Ata Topalolu, Orhan Vural.
RİZE: Sami Kumbasar.
SAMSUN: Kamran Evliyaoğlu, İlyas Kılıç.
SİİRT: Selahattin Oran.
SİNOP: Hilmi İşgüzar, Mustafa Kaptan, Tevfik Fikret Övet.
SİVAS: Vahit Bozatlı, Hüseyin Çınar, Ahmet Durakoğlu, Ekrem Kangal, M. Kemal Palaoğlu, Mustafa Timisi.
TEKİRDAĞ: Nedim Karahalil, Mustafa Sabri Sözeri.
TOKAT: İsmail Hakkı Birler.
TRABZON: Mehmet Aslantürk Mehmet Ali Oksal, Ahmet Şener.
TUNCELİ: Kenan Aral.
URFA: Necati Aksoy, Vehbi Melik.
YOZGAT: İsmail Hakkı Akdoğan, Abdullah Baştürk, Celal Ahmet Sungur.
ZONGULDAK: Hüseyin Baytürk, Fevzi Fırat, Cahit Karakaş.
Dersim Katliamı 75.yılında da lanetleniyor
Dersim Katliamı, 75. yılında yapılan açıklamalarla bir kez daha lanetleniyor.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Dersim bileşenleri Dersim Katliamı’nın 75’nci yıl dönümü nedeniyle Seyit Rıza Parkı’nda basın açıklaması yaptı.
HDK adına açıklama BDP Dersim Eski Milletvekili Şerafettin Halis, 4 Mayısın Dersim için kara bir gün olduğunu belirterek, katliamda yaşamlarını yitirenleri saygı ile andıklarını söyledi. 75 yıl önce bakanlar kurulu kararıyla Dersim’e yönelik askeri harekatın başladığını belirten Halis, katliam kararını ve katliamı nefretle kınadıklarını ifade etti.
Yaşanan katliamı unutturmayacakları anlatan Halis, zulüm politikalarının bugün de devam ettiğini ifade etti. Dersim Katliamı’nı anarken tarihten ders çıkartılıp bir daha yaşanmaması için mücadele ettiklerini belirten Halis, “Dersim acılarını anarak kendi partilerine menfaat sağlamaya çalışıyorlar bunun adı şudur: Katilin sofrasında beslenmek, katille yenen yemek, katile gülüp oynayıp sizin acılarınızı malzeme yaparak sizinle ağlamak isteyenlere inanmayın” dedi.
ADANA VE MERSİN’DE AÇIKLAMA
Adana’da da İnönü Parkı’nda bir araya gelen Alevi örgütleri, HDK, İHD ve bazı yöre dernekleri yaptıkları açıklama ile Dersim Katliamı’nı lanetledi. Kurumlar adına basın açıklamasını yapan Tuncelililer Derneği Adana Şube Başkanı Yılmaz Zeroğlu, Dersim Katliamı’nın Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bu yana mayasında olan Türk-İslam sentezi çerçevesinde Anadolu’da yapılan en büyük katliam olduğunu vurguladı. Dersim’in bir devlet politikası olduğunu dile getiren Zeroğlu, bu konuda özür yerine somut adımlar beklediklerini söyledi. Türkiye insanının tarihi ile yüzleşmeyi onur sayacak bir iktidar istediğini vurgulayan Zeroğlu, coğrafyada yaşanan tüm katliamların bilinmesini, tarihlerinin, kültürlerinin ve dillerinin yaşatılmasını istediklerini belirtti.
Mersin’de Büyükşehir Taş Bina önünde yapılan basın açıklamasına Akdeniz Belediye Başkanı M.Fazıl Türk, BDP İl Eş Başkanları Aynur Aşan ve Musa Kullu, EMEP Mersin İl Başkanı Mehmet Taşçı, İHD Mersin Şube Başkanı Ali Tanrıverdi, Tuncelililer Derneği Genel Sekreteri Cemal Temiz’in yanı sıra demokratik kurum temsilcileri de katıldı.
Açıklama yapan Tuncelililer Derneği Genel Sekreteri Celal Temiz, yaşanan katliamdan devletin sorumlu olduğunu söyledi. Harekatın 2 yıl sürdüğünü belirten Temiz, “Yapılması gereken soruşturma yetkisi olan ve mağdurların da taraf olduğu Dersim hakikatlerini soruşturma komisyonunu kurmaktır. Arşivlerin açılması olumlu bir adımdır” dedi.
Genelkurmayın yaptığı “Tasnif ediyoruz” , “Gizlilik kararını dikkate alıyoruz” açıklamalarından endişe duyduklarını belirten Temiz, belgelerin halktan gizlenmemesini istedi.
EVRENSEL