Ana Sayfa Blog Sayfa 669

Yeşil Sol Parti Riha’da kadın seçim bürosu açtı: Bu düzene son verceğiz

Yeşil Sol Parti, Riha’nın Mancê Mahallesi’nde kadın seçim bürosu açtı.  Açılışta konuşan HDP’li Sürücü ‘Bu seçimlerde bu düzene kaybettireceğiz’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Riha’nın merkez Eyyübiye ilçesine bağlı Mancê Mahallesi’nde kadın seçim irtibat bürosu açtı. Açılışa, Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinen Azad-TJA), Barış Anneleri Meclisi, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Riha Milletvekili Ayşe Sürücü, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Riha İl Örgütü ve yüzlerce yurttaş katıldı.

Yeşil Sol Parti’nin Kürtçe ve Türkçe seçim şarkıları eşliğinde halaya duran kadınlar, “Jin, jîyan, azadî” sloganı attı. Açılışta konuşan Barış Annesi Meyaser Korkmaz, “Çalışmalarımızı güçlü bir şekilde sürdürelim. Bu seçimlerde kazanacağız ve onların iktidarına son vereceğiz” dedi.

HDP Riha Milletvekili Ayşe Sürücü de, HDP İzmir İl Örgütü binasına yönelik saldırıda katledilen Deniz Poyraz’ı anarak konuşmasına başladı. 14 Mayıs seçimlerinde Deniz Poyraz’ın hesabını soracaklarını belirten Sürücü, “Bu seçimlerde insan haklarına, demokrasi ve özgürlüğe tahammülü olmayanlardan tek tek hesap soracağız. Bu seçimlerden umutluyuz. Bu seçimlerde AKP-MHP saltanatı yenilecek. 20 yıldır AKP’nin faşist ve ırkçı düzeni halklara hiçbir şey vermedi. Bu sistem kadın düşmanıdır. Kürt düşmanıdır. Bu seçimlerde bu düzene kaybettireceğiz” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Barış Anneleri, seçim bürosunun mor kurdelesini keserek açılışını yaptı.

RIHA

#Yeşil #Sol #Parti #Rihada #kadın #seçim #bürosu #açtı #düzene #son #verceğiz

Gübretaş’ın çiftçiye de işçiye de hayrı yok!

Gübretaş çiftçinin ve işçinin sırtından kazandığı kârları altın madeni yatırımına taşıyor. İşçiyi açlık sınırına mahkûm eden Gübretaş, çiftçiyi ise uyguladığı yüksek gübre fiyatlarıyla üretimden uzaklaştırıyor

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri’ne bağlı Gübretaş, ‘Gübretaş Maden Yatırımları A.Ş.’yi kurarak Bilecik’in Söğüt ilçesinde altın madenciliğine soyunurken varlık nedeni olan çiftçinin gübre ihtiyacını karşılama sorumluluğu yok edildi. Bu da yetmedi; Gübretaş, işçileri açlık sınırında bir yaşama mahkûm ederek kârlarına kâr katmayı sürdürüyor. Gübretaş’ın yüksek fiyatla piyasalaştırdığı gübre üzerinden elde ettiği kârlar kurdukları maden şirketine taşınırken işçiler de bu süreçte köle muamelesine tabi tutuluyor.

‘Direne direne, direnişler zafere’

Gübretaş’ta işçilerin ve sendikanın sürdürdüğü toplu sözleşme görüşmeleri olumsuz neticelenince işçiler eylem yaptı. Yönetim binasına sloganlarla yürüyen işçiler, taleplerini bir kez daha yinelerken işçiler greve hazırlanıyor. Kocaeli Körfez’de bulunan Gübretaş’ta vardiya bırakan işçiler ile iş yerine gelen Petrol İş Sendikası yetkilileri, yönetim binasına yürüyüş yaptı. Yürüyüş esnasında “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam”, “Direne direne direnişler zafere” gibi sloganlar atıldı. Eylemin tamamlanmasının ardından çalışmaların devam edeceği önümüzdeki günlerde de sonuç alınamazsa grev kararı çıkacağı öğrenildi.

Grev bekleniyor

Gübretaş işvereni tarafından ocak ayında işçiler için yüzde 50 zam teklif edildi, fakat sendika yüzde 150 isteğini belirtti. Şubatta teklif yüzde 60’a çıkarılırken sendika yüzde 150 zam isteğinde ısrarcı oldu. Şubattan bu yana taraflar arasında herhangi bir görüşme yapılamadı. Arabulucunun devreye sokulmasına rağmen işveren sendikasının dahi işveren ile görüşemediği öne sürüldü. İşçilerin bir kısmının maaşlarının asgari ücretin yüzde 30 altında kaldığı öğrenildi. Toplu sözleşme konusunda olumlu gelişme olmaması halinde sendikanın ve işçilerin grev kararı alması bekleniyor.

Varlık nedeni yok edildi

Türkiye’de çiftçileri en çok zorlayan girdi olan gübre fiyatları her geçen yıl aşırı yükselirken gübre piyasası şirketlerin inisiyatifine terk edildi. Tarım birliklerinin enerji ve maden yatırımlarına yönelmesi, gelecek günlerde büyük bir gıda krizine girileceğine işaret ediyor. Pancar üreticisi kooperatiflerin kurduğu Pankobirlik iki adet termik santral satın alarak pancar üreticisine ihanet edip enerji üreticisi oldu. Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği ise yüzde 75.95’ine sahip olduğu Gübretaş’a bağlı, Maden Yatırımları A.Ş.’yi kurarak altın madeni işine soyundu. Kuruma ait arazilerde 3.5 milyon onsluk altın bulunduğu şeklinde bir duyuru yapılarak ortakları olan çiftçilerin sırtından çiftçiyi ilgilendirmeyen üretim biçimlerine kayarak varlık nedenleri olan tarım üretimlerini destekleme pozisyonundan hızla uzaklaşmaya başlandı.

AKP’nin arpalığı

Kooperatiflerin temel amacı, üyesi bulunan çiftçilerin çıkarlarını korumak ve üretilen ürünlerin hak ettiği düzeyde değerlendirilmesini sağlamak ve çiftçiye gübre, tohum vd. girdilerde destek olmaktır. Ancak Tarım Kredi Kooperatifi gibi şirketleşmiş ve yönetenleri ile iktidarların arpalık alanı haline getirilmiş olan bu yapılar çiftçinin adeta kanını emen konuma gelmiş durumda. Devletin atamalar yaparak yönettiği kooperatif ve birlikler artık şirket statüsü verilerek çiftçiyi değil, sermaye çıkarlarını koruyan özelliğe bürünmüştür. Siyasi iktidarların halk ve doğa düşmanı politikalarının hayata geçirildiği birer manivelaya dönüşen bu yapılar şirketlerin çıkarlarına bağlandı.

Altın madeni veya termik santral işletmek kooperatiflerin asla işi olmaması gerekirken üretimlerde çalışan işçilere de açlık sınırının altında bir ücret dayatması ise kurumun bir sermaye yapısına dönüştürüldüğünü ortaya koymakta.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Gübretaşın #çiftçiye #işçiye #hayrı #yok

Çevrecilerden ‘ranta dayalı uygulamaları durdurun’ çağrısı

Depremde kentlere dökülen molozlara dair açıklama yapan İklim Adaleti Koalisyonu üyeleri, ranta dayalı uygulamaların durdurulması çağrısı yaptı

İklim Adaleti Koalisyonu, deprem bölgesindeki enkaz ve molozların su kaynakları ile yaşam alanlarına dökülmesine dair İstanbul Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde açıklama yaptı.

Tehlikeler göz ardı edildi

Açıklamada konuşan İlksen Dinçer Baş, “İnsanlar, depremin hemen ardından bir de Urfa ve Adıyaman’daki sel felaketinin korkunç sonuçlarına maruz kaldılar. Kaldırılan enkazlarla birlikte bu yıkımlara, başta kanserojen asbest tozu olmak üzere zehirli enkaz tozlarının ve kimyasalların yol açacağı sağlık sorunları eklenmiştir. Enkazlar tüm uyarılara rağmen deprem bölgelerinde inanılmaz bir hızla kaldırılmaktadır. İnşaat rantının önünü açmak için gösterilen bu aceleciliğin yaratacağı büyük tehlikeler göz ardı edilmektedir. Tarım alanlarına, meyve bahçelerine, yol kenarlarına, çadır kentlerin, yerleşim yerlerinin bulunduğu alanların hemen yanına, su havzalarına, vadilere dökülen molozlar hem halk sağlığını tehdit etmekte hem de doğal miras alanlarını zehirlemektedir” diye konuştu.

Tüm anlaşmalar iptal edildi

Bölgedeki halkın çağrı ve direnişine acilen kulak verilmesini isteyen Beyda Ceylan da, ranta dayalı uygulamaların durdurulması çağrısı yaptı. Ceylan, “Deprem sonrası yeni sosyal ve ekolojik yıkımlara geçit vermeyeceğimizin bilinmesini istiyoruz” diye kaydetti. Ayhan Çelik de, Akkuyu Nükleer Santral’in faaliyete başlatılması amacıyla ilk yakıtın 27 Nisan’da geleceğinin müjdelendiğini belirterek, “Fay hattının üzerinde bulunan bu santralin çalışmaya başlaması halinde korkunç sonuçların olacağını buradan kamuoyuna duyuruyor ve çağrımızı yineliyoruz; yakıt temini ve santralin inşaatı derhal durdurulmalı, tüm anlaşmalar iptal edilmelidir” ifadelerini kullandı.

‘Hesap soracağız’

Sabiha Güçlü, tüm sorumluların hiçbir bedel ödemeden suç işlemeye devam ettiğinin altını çizerek, sorumluların yargılanması için doğaya yönelik suçların iç hukukta yer alması için mücadeleye devam edeceklerini söyledi. Şahinder Bayram ise, “Bizler de her zaman deprem bölgesindeki halkların yanında olmaya devam edeceğiz. Eko kırımları unutmayacağız, sorumlularını affetmeyeceğiz, hesap soracağız” diye konuştu.

İSTANBUL

#Çevrecilerden #ranta #dayalı #uygulamaları #durdurun #çağrısı

Taliban kadınlarla röportaj yapmayı yasakladı

Taliban gazetecilere kadınlarla röportaj yapmayı yasakladı ve gazetecileri tehdit etti

Afganistan’ın Helmand kentinde Taliban gazetecilere kadınlarla röportaj yapmayı yasakladı ve gazetecileri tehdit etti.

Güvenlik nedeniyle ismini veremek istemeyen Afgan bir gazeteci; Bilgi ve kültür müdürü Maulvi Mohammad Qasim Riaz tarafından alınan kararın, kendilerine iletildiğini ifade etti. Gazeteci ayrıca hastane çalışanları ve hastalarla ilgili yapmak istediği haber Taliban yetkilileri tarafından sert tepkiyle karşılanarak, engellendiğini daha sonra da WhatsApp numarası üzerinden, “Kadınlardan uzak dur” yazılı bir tehdit mesajı aldığını ifade etti.

‘Kadınların hakları yok’

Gazeteci, Taliban’ın bu uygulamasının Helmand’da yaşayan kadınların sesini bastırma amacı taşıdığını belirterek, “Kadınların özgürlük ve haklarının artık hiçbir değeri yok. Bir kadının röportaj yapmasına bile izin verilmiyorsa, kadın ve insan haklarından söz edemeyiz” sözleri ile tepkisini dile getirdi.

Nûjinha

#Taliban #kadınlarla #röportaj #yapmayı #yasakladı

Jandarma saldırısında depremzedenin iki kaburgası kırıldı

Samandağ’da kontrolsüz moloz dökümüne karşı ‘Yaşam Nöbeti’ tutan ve jandarma saldırısı sonrası gözaltına alınan depremzede Çağdaş Can’ın kaburgasında iki kırık meydana geldi

Hatay’ın Samandağ ilçesinde molozlar yerleşim yerlerine dökülmeye devam ediyor. Samandağ halkı halk sağlığını tehdit eden moloz dökümüne karşı “Yaşam Nöbeti” adı atlında bölgede nöbet tutmaya başlamıştı. Deprem süresince depremzedelerin yanında olmayan iktidar ise yaşam alanlarına sahip çıkmak isteyenlerin karşısına dikilerek saldırdı, gözaltına aldı, depremzedeleri yerlerde sürükledi.

Nöbetin ikinci gününde Jandarmanın saldırısıyla aralarında Partizan okurlarının da bulunduğu 3 kişi gözaltına alındı.
Samandağ Uzunbağ’da moloz döküm alanındaki halk nöbeti devam ederken nöbetin 2. gününde jandarmanın saldırısıyla aralarında depremzedelerin ve Partizan okurlarının da olduğu birçok kişi gözaltına alınmıştı.

Gözaltında işkence

Öte yandan Yeşilköy’de işkence ile gözaltına alınan depremzede Çağdaş Can’ın kaburgasında iki kırığın meydana geldiği öğrenildi.

Gözaltına alındığı sırada şiddete maruz kalan Çağdaş Can, sağlık kontrolü için hastaneye götürüldükten sonra doktorlar tarafından kırığı tespit edecek tetkikler yapılmadı. Gözaltında olduğu sırada ağrısının olduğunu belirten Can, savcılığa çıkarılmak üzere sağlık kontrolü için yeniden hastaneye götürüldüğünde röntgen çekilmesini talep etti. Ancak röntgen çekildikten sonra kırıkları gören doktor ve askerler telaşlanarak kendisine sonuçları göstermedi. Sonuçlarda sadece leke çıktığı söyledi.

Savcılıktan bırakıldıktan sonra sonuçları doktora gösteren Can’ın kaburgasında iki kırığın meydana geldiği öğrenildi.

Kaynak: Yeni Demokrasi

#Jandarma #saldırısında #depremzedenin #iki #kaburgası #kırıldı

Koruma kararına rağmen katledilen Geyik’in davası ertelendi

Koruma kararına rağmen Cansu Geyik’i katleden Metin Aydoğdu’nun davası ertelendi

İzmir’de boşanma aşamasındaki Cansu Geyik’i 21 Mayıs 2022’de katleden Metin Aydoğdu hakkında “Kasten öldürme” ve “kasten öldürmeye teşebbüs” suçlamalarıyla açılan davanın 2’nci duruşması Bayraklı Adliyesi 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Fail Metin Aydoğdu’nun hazır bulunduğu duruşmaya, Geyik’in ailesi, Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneği, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), failin ailesi ve çok sayıda kadın katıldı. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Komisyonu’nun davaya katılma talebi “Suçtan zarar görmedikleri” gerekçesiyle mahkeme heyeti tarafından reddedildi.

Failin korkusundan şahitlikten kaçınıyorlar

Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada, Geyik’in teyzeleri Leyla Sever ve Songül Cihangir ve kuzeni Merve Çakıcı tanık olarak dinlendi. Geyik’in kuzeni Merve Çakıcı, failin Cansu Geyik’e sürekli şiddet uyguladığını, ailesiyle görüşmesine izin vermediğini, görüştüğü süre zarfında da şiddet uyguladığını söyledi. Metin Aydoğdu’nun Geyik’e satır ve pompalı tüfekle saldırdığını söyleyen Çakıcı, buna şahit olan mahallelinin, failin korkusundan şahitlikten kaçındıklarını belirtti.

Failin ablasından çelişkili ifadeler

Tanık olarak çağırılan fail Metin Aydoğdu’nun yeğeni ve ablası ise tartışmaların her ailede olabileceğini, Geyik’e şiddet uygulamadığını savundu. Kardeşinin cinayetten sonra kendi evine gittiğini söyleyen abla Aydoğdu, birçok soruya çelişkili yanıtlar verdi.

Daha sonra söz alan Geyik’in avukatlarından Nergis Tuğba Aslan, Aydoğdu’nun ablasının çelişkili ifadeler verdiğine dikkat çekerek, kardeşi gelmeden önce polislerin kardeşini aramaya geldiğinin sabit olduğu ve kanlı kıyafetlerin yok edilmesiyle delil karartılması ve suça iştirak edilmesi yönünden sanık sıfatında mahkemede yer alması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca eve giden polislerin tutanak tutmadıklarını belirten Aslan, polislerin delilleri toplama noktasında yeterli özeni göstermediğini ve bu yüzden bazı delillerin dosyada bulunmadığını kaydetti.

Çocuğun getirilmesine tepki

Av. Aslan, Geyik’in çocuğunun davaya getirilmesine de itiraz etti. Çocuğun davaya getirilerek failin ailesi tarafından kullanıldığını belirten Aslan, velayet durumunun devam ettiğini ve çocukla fail arasında menfaat çatışması bulunduğunu söyledi.

Fail Metin Aydoğdu ise, suçlamaları reddetti. Fail avukatı ise, tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını, failin eve kesicisi aletle gitmediğini ileri sürdü.

Mahkeme verilen kısa aranın ardından kararı açıkladı. Mahkeme başkanı, bir diğer duruşmada başka tanıkların dinlenmesine karar vererek, duruşmayı 2 Haziran 2023 tarihine erteledi.

Koruma kararına rağmen katledildi

Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapıldı. Açıklamada konuşan KCDP üyesi Tülin Osmanoğulları, Cansu Geyik’in fail hakkında aldırdığı uzaklaştırma kararını hatırlatarak, karara rağmen katledildiğini söyledi.

Kadınları korumayanların şimdi de 6284 sayılı kanunu hedef aldıklarını ifade eden Osmanoğulları, “6284’e karşı seçim ittifakı oluşturdular. Kadınlar eşitlik için mücadele etmeye devam edecek. Bu davada da, katilin en ağır cezayı alması için sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi.

HABER MERKEZİ

#Koruma #kararına #rağmen #katledilen #Geyikin #davası #ertelendi

Lavrov-Çavuşoğlu görüşmesi için açıklama

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşen Çavuşoğlu, Suriye ile görüşmelerin devam etmesi gerektiğini söyledi. Lavrov ise ‘Tahıl anlaşmasının Rus kısmı uygulanmıyor’ dedi

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ankara’da bir araya geldi. Görüşmenin ardından Çavuşoğlu ve Lavrov ortak basın toplantısı düzenledi. Lavrov’la tahıl koridoru, Ukrayna, Suriye, Azerbaycan-Ermenistan ve Akkuyu Nükleer Santraline ilişkin görüşen Çavuşoğlu, Suriye yönetimi ile yapılan görüşmelerin devam etmesi gerektiğini söyledi

Deprem sonrası desteği için Rusya’ya teşekkür eden Çavuşoğlu, “Savaşın bir an önce müzakere ile bitmesi gerektiğini söyledik. Türkiye olarak elimizden gelen desteği vermeye hazır olduğumuzu vurguladık. Bugün diğer bölgesel meseleleri de ele aldık, özellikle Suriye’yi konuştuk. Bir iki toplantıda meselelerin çözülemeyeceğini biliyoruz ama görüşmelerin devam etmesinde fayda var. Dörtlü dışişleri bakanları toplantısının ne zaman olacağını da değerlendirdik” ifadelerini kullandı.

Rus kısmı uygulanmıyor

Tahıl anlaşmasına dair konuşan Lavroz şunları söyledi: Tahıl anlaşmasının Rus kısmı uygulanmıyor. BM sürekli Batı ülkelerine çağrıda bulunuyor fakat nafile, hiçbir karşılık vermiyorlar. Rus tarım ürünlerinin dünya pazarlarına ulaşmasının önünü kesen kısıtlamalar sürüyor, hatta giderek artıyor.

Lavrov soru- cevap kısmında ise şu ifadeleri kullandı:

Yaptırım listelerine tahıl veya gübre dahil edilmedi. Ancak SWIFT sisteminden çıkarıldık, gemilerimizi sigortalayamıyoruz ve yabancı gemiler de limanlarımıza giremiyor. Tahıl ve gübre doğrudan yaptırımlara tabi olmasa da bize resmen “Siz tahıl ve gübreyi depolayın. Nasılsa sevk edemeyeceksiniz” diyorlar. Bu sorunu çözmek isteyen kimse görmediğimiz ve tarafların vicdanına seslenmekten bıktığımızı için anlaşmayı askıya aldık.

Tahıl anlaşmasını 120 gün uzatmıştık fakat bu meseleyi çözme gayreti görmediğimiz için anlaşmayı askıya aldık, şimdi de 60 gün uzattık. Fakat Rus tahılı konusunda bir gelişme olmazsa bu anlaşmaya gerek olup olmadığını sorgulayacağız.

HABER MERKEZİ

#LavrovÇavuşoğlu #görüşmesi #için #açıklama

Milletvekili aday adayları bildiri dağıttı

Yeşil Sol Partisi Amed İl Örgütü milletvekili aday adaylığı başvurusunda bulunanlarla el bildirileri dağıttı

Yeşil Sol Parti Amed İl Örgütü, milletvekilli aday adaylarıyla düzenlediği toplantının ardından Sur İlçesinde el bildirileri dağıttı. Sur’da bir otelde düzenlenen toplantıya Yeşil Sol Parti Amed Eşbaşkanı Pınar Sakık Tekin ve Abbas Şahin, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Amed İl Eşbaşkanı Hayrettin Altun, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed İl Eşbaşkanı Gülistan Atasoy ve Zeyyat Ceylan ile MEBYA- DER üye ve yöneticileri katıldı.

Toplantıda konuşan Yeşil Sol Parti İl Eşbaşkanı Abbas Şahin, 14 Mayıs’ta AKP – MHP’yi sandıkta göndereceklerini ancak bu işlerinin bittiği anlamına gelmediğini belirterek, “Seçimden sonra ülkeye demokrasi ve özgürlüğü hep birlikte inşa etmeye çalışacağız” dedi.

Toplantı ardından aday adaylarıyla birlikte seçim çalışmaları kapsamında Sur’un Dağkapı Meydanı ve Yenişehir Şehitlik semtinde bildiri dağıtıldı.

AMED

#Milletvekili #aday #adayları #bildiri #dağıttı

‘Sayın Öcalan’ın meselesi küresel güçlerin meselesidir’

Hamburg’ta devam eden ‘Kapitalist Moderniteye Meydan Okumak’ şiarıyla düzenlenen konferansta konuşan İskoçyalı Edebiyatçı James Kelman, ‘Sayın Öcalan meselesi küresel güçlerin meselesidir. Küresel güçler çözümü engelliyor. Buna odaklanmalıyız’ dedi

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın düşüncelerinin tartışıldığı “Kapitalist Moderniteye Meydan Okumak” şiarıyla düzenlenen konferansların 4’üncüsü Hamburg’da sürüyor.

Konferans, içinde Kürt ve Alman kuruluşlarının bulunduğu “Network for an Alternative Quest” (Alternatif Arayış Ağı) tarafından organize edilirken, Hamburg Üniversitesi’nde düzenlenmesi planlanan ancak Rektör Prof. Hauke Heekeren’in izin vermemesi üzerine Wilhelmsburg Bürgerhaus’ta (Wilhelmsburg belediye binası) başladı.

‘Özgürlük isteyen bir örgüt nasıl terörist olur?’

Hazırlık komitesinden ve Abdullah Öcalan’a Özgürlük Girişimi sözcülerinden Reimer Heider’in de bir konuşma yaparak, “Hamburg Üniversitesi’nde yapmak istedik ama Almanya istihbaratı buna engel oldu. Bu konferansın aşırılık yanlısı fikirlere yakın olduğunu söylüyorlar. PKK fikrine yakındır. Bana hep, benim PKK’ye yakın olduğunu söylüyorlar. Herkesin hemen evet veya hayır cevabını vermesi zordur. Özgürlük istiyoruz. Eşit ve özgür bir dünya istiyorlar. Kadınların, gençlerin, feministlerin, insanların özgürce yaşamak istediği bir dünya istiyorlar. PKK bunları isterken neden kötü şeyler olsun? Böyle bir şeyi isteyen bir örgüt nasıl terörist olabilir” dedi.

Mandela arkadaşlarıyla kaldı

Konferansta ilk günün son konuşmasını yapan İskoçyalı Edebiyatçı James Kelman ise Türkiye’deki cezaevlerinde tutulan Kürtlerin durumunu aktardı. Binlerce Kürdün durumuna dikkat çeken Kelman, “Abdullah Öcalan’ın durumu var. Bazıları onun durumunu Nelson Mandela’nınkiyle karşılaştırır. Ama bu doğru değil. Mandela arkadaşlarıyla kaldı. Toplantılar yapabiliyordu. Röportajlar yaptı. Serbest kalınca partisi üzerindeki yasak kalktı. Nelson Mandela’nın bir ülkesi vardı ve ülkesine gitti. Ama Sayın Öcalan’ın durumu farklı. Öcalan salıverilse, partisi üzerindeki yasak kalksa da nereye gidecek? Sayın Öcalan meselesi küresel güçlerin meselesidir. Küresel güçler çözümü engelliyor. Buna odaklanmalıyız” dedi.

“Dünyamızı Geri İstiyoruz”, “Diren, Geri Al ve Yeniden İnşa Et”, “Otonom Eğitim Yap ve Örgütlen” başlıklı konferanslar serisi ikinci gününde devam ediyor.

Salonda ‘jin jiyan azadi’ sloganı

Konferansa Kürt Kurum temsilcileri, HDP Mêrdîn Milletvekili Ebru Günay, eski HDP Milletvekili Hatip Dicle, düşünce kuruluşları, farklı ülkelerden gelen yazar ve düşünce insanların yanı sıra Alman kuruluşların temsilcileri katıldı. Konferans salonunun girişinde “Jin Jiyan Azadi” pankartı asılırken, Abdullah Öcalan’ın fotoğrafı, daha önceki konferanslara katılan ve DAİŞ’e karşı savaşırken yaşamını yitiren YPG’li enternasyonalist savaşçıların fotoğrafları asıldı. Konferans, İrlandalı Gael Feirste Belfast merkezli geleneksel İrlandalı müzisyen ve dans sanatçıların oluşturduğu sunum ile başladı. Ardından govend sahne aldı. Salonda “Jin, jiyan azadî’ sloganları yükseldi.

HABER MERKEZİ

 

#Sayın #Öcalanın #meselesi #küresel #güçlerin #meselesidir

Emek ve Özgürlük İttifakı yarın mutabakat metnini açıklayacak

Emek ve Özgürlük İttifakı, yarın seçime yönelik tutum ve politik mutabakat metnini açıklayacak.

Emek ve Özgürlük İttifakı, seçime yönelik tutum ve politik mutabakat metnini açıklayacak. Emek ve Özgürlük İttifakı’nda yer alan partilerin eş başkanları, eş sözcüleri, başkanları ve temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilecek toplantı, yarın saat 11.00’de Ankara’da Mülkiyeler Birliği’nde yapılacak.

ANKARA

#Emek #Özgürlük #İttifakı #yarın #mutabakat #metnini #açıklayacak