Ana Sayfa Blog Sayfa 712

Okullarda 1 öğün sağlıklı yemek için MEB’e dava açıldı

Ankara Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği ile Ekmek ve Gül, ‘Tüm devlet okullarında, eğitimin tüm kademelerinde ayrımsız ve tüm öğrencilere 1 öğün sağlıklı yemek verilmesi’ talebiyle MEB’e dava açtı

Mayıs 2022 tarihinde Kocaeli Ekmek ve Gül Kadın Dayanışma Derneği’nin başlattığı, Ekmek ve Gül’ün çağrısıyla tüm ülkeye yayılan, “Okullarda #1ÖğünÜcretsizSağlıklıYemek” kampanyasına Ankara’dan Tuzluçayır Kadınları Derneği de dahil olmuştu. Bu taleple, 29 Aralık 2022’de Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) başvuru yapılmıştı. MEB ise verdiği cevapta, 2022-2023 eğitim öğretim yılının ikinci döneminden itibaren ana okul ve taşımalı eğitim kurumlarında yemek uygulamasına başlanacağını duyurdu.

Dava açıldı

“Verilen yanıtı şaşkınlıkla paylaşıyoruz” diyen Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği ile Ekmek ve Gül de, MEB’in başvuru yanıtına, “Bu cevap, sadece anaokulları ve taşımalı eğitim kurumlarında ücretsiz yemek uygulaması başlayacağını belirten karara atıf içeriyor. Oysa bizim talebimiz tüm devlet okullarında, eğitimin tüm kademelerinde ayrımsız ve tüm öğrencilere #1ÖğünÜcretsizSağlıklıYemek verilmesiydi” sözleriyle tepki göstererek dava açacaklarının bilgisini vermişti.

Ankara Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği ile Ekmek ve Gül, yazılı bir açıklama yayınlayarak konuya ilişkin Ankara İdare Mahkemesi’nde MEB’e dava açtığını duyurdu

‘Sağlıklı gıdaya erişiminin devlet tarafından sağlamalı’

Açıklamada, açılan davaya ilişkin şunlar kaydedildi: “MEB’in bu yanıtı üzerine ‘Okullarda Bir Öğün Ücretsiz Yemek Verilsin’ kampanyası kapsamında dernek adına Demokrasi İçin Hukukçular’dan (DİH) kadın avukatlar, ‘Tüm öğrencilerin beslenmelerinin MEB tarafından karşılanması zorunlu ve kanun gereği de görevidir. İdarenin görevini yapıp yapmadığı da yargı denetimine tabidir’ diyerek dava açtı.” Dava dilekçesinde ise okul çağındaki çocukların tamamının beslenme sorunu yaşadığına verilerle dikkat çekilirken, eğitim sürecinde çocukların yeterli ve sağlıklı gıdaya erişiminin devlet tarafından sağlanmasının Anayasa ve uluslararası sözleşmeler gereği zorunlu olduğu da vurgulandı.

HABER MERKEZİ

#Okullarda #öğün #sağlıklı #yemek #için #MEBe #dava #açıldı

Suudi Arabistan’da tutuklu 8 aktivist açlık grevinde

ALQST, tutuklu insan hakları aktivisti Salma Al-Shehab’ın 7 aktivistle birlikte açlık grevinde olduğunu duyurdu

Tatil için gittiği Suudi Arabistan’da 2021 yılında yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek tutuklanan insan hakları aktivisti Salma Al-Shehab’a, “Kamu düzenini bozmaya çalışan muhaliflere yardım etmek” ve “Yanlış söylentiler yayınlamak” iddialarıyla Özel Terör Mahkemesi tarafından 34 yıl hapis cezası verildi.

23 Mart’ta başladılar

Suudi Arabistan’daki insan hak ihlallerini araştıran ve raporlayan sivil toplum örgütü ALQST, Al-Shehab’ın 23 Mart’tan bu yana tutuklu olan 7 aktivist kadınla birlikte hukuksuz ve keyfi tutuklamaları protesto etmek için açlık grevine başladığını duyurdu.

Avrupa Suudi İnsan Hakları Örgütü, daha önce yaptığı açıklama ile Al-Shehab’a verilen hapis cezasını kınamış, bunun bu zamana kadar bir aktivist için verilen en uzun hapis cezası olduğunu ifade etmişti. Örgüt, birçok kadın aktivistin keyfi cezalara çarptırıldığını ve cinsel taciz de dahil olmak üzere ağır işkencelere maruz bırakıldığını belirtmişti.

Uluslararası başlatılan “Selma Al-Shehab’a Özgürlük” kampanyaları ise hala devam ediyor.

HABER MERKEZİ

#Suudi #Arabistanda #tutuklu #aktivist #açlık #grevinde

GGM’deki cinsel saldırının faillerinin ifadeleri yeniden alındı

Iğdır GGM’de Afganistanlı 18 yaşındaki S.F.A’ya cinsel saldırıda bulunan N.A. ve H.A.’nin savcılık ifadeleri yeniden alınırken, failler hakkında yine herhangi bir işlem yapılmadı

Îdir’de (Iğdır) geçici Geri Gönderme Merkezi’nde (GGM) tutulan Afganistanlı 18 yaşındaki S.F.A. isimli erkeğe cinsel saldırıda bulunan N. A. ve H. A.’nin savcılık talimatıyla dün yeniden ifadelerinin alındığı ortaya çıktı. Savcılıkta ifadesi alınan N.A ve H.A. adli kontrol şartı ile tekrar GGM’ye gönderilirken, S.F.A’ya cinsel saldırıda bulunan A.G. ve B.M.’ye ilişkin ise herhangi bir işlem yapılmadığı öğrenildi.

Ne olmuştu?

Geri Gönderme Merkezi’nde (GGM) tutulan Afganistanlı 18 yaşındaki S.F.A., aynı yerde tutulan N. A., H. A. A.G. ve B.M.’nin cinsel saldırısına uğradı. 6 ve 7 Mart’ta yaşanan iki ayrı cinsel saldırı olayından sonra S.F.A., yaşadıklarını Türkçe bilen bir arkadaşı aracılığıyla GGM’deki memurlara anlattı. GGM memurları tarafından tutulan tutanak, aynı gün jandarma ekiplerine bildirildi. Bildirim üzerine GGM’ye gelen jandarmalar, Türkçe bilmeyen mağdur S.F.A. ile tercüman olmadan bir görüşme yaptı ve “mağdur şikayetçi değil” raporu tutarak, oradan ayrıldı.

Yaşanan cinsel saldırıdan haberdar olan avukatlar, S.F.A. ile görüştükten sonra Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. S.F.A., ifadesinde N. A., H. A. A.G. ve B.M. tarafından cinsel saldırıya uğradığını ve tehdit edildiğini belirtti. S.F.A.’nın ifadesi üzerine faillerden N.A ve H.A., jandarma ekipleri tarafından ifadeye çağrılarak ifadeleri alındı. N.A. ve H.A. ifade işlemlerinin ardından, savcılık talimatıyla tekrar haklarında hiçbir işlem yapılmadan GGM’ye gönderilirken, A.G. ve B.M. hakkında hiçbir işlem yapılmadı.

S.F.A., cinsel saldırıya maruz kaldığı 4 kişi ile halen aynı yerde tutuluyor.

Kaynak: MA 

#GGMdeki #cinsel #saldırının #faillerinin #ifadeleri #yeniden #alındı

Vatandaşlık verilen DAİŞ’lilerin referansı Yozgat Müftülüğü oldu

Yozgat Müftülüğünü ‘Suriyeli çocuklara Kur’an-ı Kerim dersi veriyor, ülkemizi seven bir kişiliği mevcuttur’ diyerek referans olduğu 5 DAİŞ’liye vatandaşlık verildiği ortaya çıktı

Yozgat İl Jandarma Komutanlığı’nın Göç İdaresi İl Müdürlüğüne gönderdiği resmi yazıda, Suriye kökenli 5 DAİŞ’liye İl Müftülüğünün referansıyla vatandaşlık verdiği ortaya çıktı. Jandarma Komutanlığı’nın 20 Ocak 2023’te Yozgat İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne gönderdiği  “Hakkında işlem yapılan yabancı uyruklu şahısla” konulu yazıda, “Yozgat İl J.K.lığı ve Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu dosya kapsamında, şüpheli olarak tespiti yapılan ve Yozgat Sulh Ceza Mahkemesince tutuklanan Vezir EL DAIF, Şibli ŞİBLİ, Mohamad ALJWISEM, Muhammed CEMİL, Salım Kareem Khalaf KHALAF, Yousıf Kareem Khalaf KHALAF isimli şahıslar hakkında gerekli tehdit kodlarının girilmesi, takip ve kontrollerinin yapılması maksadı ile bilgilerinin Ek’te sunduğunu arz ederim” diye belirtildi.

Kur’an-ı Kerim dersi vermek vatandaşlık için yeterli

Yozgat Müftülüğünün, DAİŞ’li olduğu mahkeme tutanaklarına yansıyan ve bu suçtan bir süre tutuklanan Meziun Jawısh’nın vatandaşlık talebine binaen Yozgat Valiliğe 29 Mart 2022 tarihinde “TC. VATANDAŞI OLMA TALEBİ Hk.” konulu referans yazısı gönderdiği öğrenildi. Müftülüğün ilgili yazısında, “İlgi: Meziun JAWISHTürkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak istemektedir. İlgili Kişi Suriyeli çocuklara Kur’an-ı Kerim dersi vermektedir. Ülkemizi seven bir kişiliği mevcuttur. Vatandaşlığa kabul edilmesinde bize göre herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. İş bu yazı kişinin isteğine göre verilmiştir” denildi.

‘Cami cemaatinin tanıdığı kişi’

Ahmed Alfahham adlı DAİŞ’liye de kefil olan Yozgat Müftülüğü, 28 Nisan 2022 tarihinde  “Ahmed ALFAHHAM” konulu referans yazısından söz konusu kişinin cami cemaati tarafından tanındığı, bir imam hatiplinin yanında işçi olarak çalıştığı ve hafızlık belgesi verildiğini belirterek, vatandaşlık verilmesinin yararlı olacağını kaydediyor. Müftülük dilekçesinde şöyle deniliyor: “Müftülüğümüz personeli ve cami cemaatinin tanıdığı, kişiliği, faydalı, iyi niyetli ve dürüst birisi olarak tanınmaktadır. Türkiye vatandaşlığına geçmek istediğini ilgili dilekçe ile istemektedir. Bilginize gereğini arz ederim.”

 DAİŞ’ten tutuklu kaldılar

Müftülüğün referans olduğu Meziun Jawısh ve Ahmed Alfahham ile birlikte toplam 5 kişiye vatandaşlık verildiği ve söz konusu kişilerin DAİŞ’ten bir süre tutuklu kaldıkları da yazışmalara yansıdı. Söz konusu kişilerin DAİŞ’li olduğu tutuklu kaldıkları belgede, “Hakkında İşlem Yapılan Yabancı Uyruklu Şahıslarla ilgili, Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2023/218 CBS soruşturma dosyasına istinaden Yozgat Sulh Ceza Hakimliği’nin 2023/20 D.İş sayılı sorgu numarası ile 19.01.2023 tarihinde tutuklanarak Yozgat T Tipi 2 Nolu Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edilmiştir” diye kaydedildi.

Kaynak: MA

#Vatandaşlık #verilen #DAİŞlilerin #referansı #Yozgat #Müftülüğü #oldu

İranlı tutuklu kadın gazetecilere ödül

Nieman Gazetecilik Vakfı’nınbu yılki ‘Gazetecilikte Vicdan ve Dürüstlük Ödülü’ İran’da tutuklu olan gazeteciler Niloufer Hamidi ve Elaha Mohammadi’ye verildi

ABD’de bulunan Harvard Üniversitesi Nieman Gazetecilik Vakfı’nın bu yılki “Louis M. Lyons Gazetecilikte Vicdan ve Dürüstlük Ödülü” İran’da tutuklu olan gazeteciler Niloufer Hamidi ve Elaha Mohammadi’ye verildi.

Vakıf, dün gerçekleştirdiği törende ödülü tutsak gazeteciler Niloufer Hamidi ve Elaha Mohammadi’ye verdiğini ve gazetecilerin cezaevinden çıktıktan sonra ödüllerini almak için ABD’ye davet ettiklerini duyurdu.

Kanada da ödül vermişti

Tutuklu Gazeteciler Niloufer Hamidi ve Elaha Mohammadi, haberlerindeki cesaretleri ve doğruları kamuoyuna ulaştırmaları nedeniyle daha önce de Kanada Gazeteciler Derneği’nin Uluslararası Gazetecilik Ödülü’nü almışlardı.

HABER MERKEZİ

#İranlı #tutuklu #kadın #gazetecilere #ödül

Filipinler’de feribotta çıkan yangında 31 kişi hayatını kaybetti

Filipinler’de seyir halindeki bir feribotta çıkan yangında 31 kişi hayatını kaybetti, en az 23 kişi yaralandı ve 7 yolcu ise kayıp

Filipinler’in güneyinde 250 yolcu ve mürettebatın bulunduğu bir feribotta seyir halindeyken yangın çıktı. Yangında 31 kişi hayatını kaybetti, en az 23 kişi yaralandı.

7 yolcu kayıp

Basilan eyaleti Valisi Jim Hataman, güneydeki liman kenti Zamboanga’dan Sulu vilayetindeki Jolo kasabasına giden feribotun gece yarısına yakın Basilan açıklarında alev aldığını söyledi. Hataman, en az yedi kayıp yolcu için arama-kurtarma çalışmalarının devam ettiğini aktardı.

Yangının çıkış nedenine ilişkin başlatılan soruşturma ise devam ediyor.

4 binden fazla kişi ölmüştü

Aralık 1987’de Filipinler bandıralı Dona Paz isimli feribot bir yakıt tankeriyle çarpıştıktan sonra batmıştı. 4 bin 300’den fazla kişinin hayatını kaybettiği kaza, dünyanın barış zamanındaki en kötü deniz felaketi olarak kayda geçmişti.

HABER MERKEZİ

#Filipinlerde #feribotta #çıkan #yangında #kişi #hayatını #kaybetti

Yeşil Sol Parti’nin Türkçe seçim şarkısı: ‘Buradayız’

Yeşil Sol Parti, söz ve müziği gönüllülere ait olan ‘Buradayız’ isimli Türkçe seçim şarkısını tanıttı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Seçim Beyannamesi’ni açıklayarak seçim çalışmalarının startını verdi. Kürtçe “Dîsa em” isimli seçim şarkısını tanıtan Yeşil Sol Parti, ayrıca söz müziği gönüllülere ait olan “Buradayız” isimli şarkının da tanıtımını yaptı.

Yeşil Sol Parti’nin “Buradayız” isimli şarkısının sözleri şöyle:

Buradayız Buradayız

Birlikte Değiştireceğiz

Birlikte Değiştireceğiz

Yine Biz’ler Buradayız

 

Kalkın -kalkın kalkın kalkın-

Eşit özgür yarınlara

Haydi haydi ayaklanın

Şimdi vakti kazanmanın

 

Karşıyız biz savaşlara

Gençlerle ve kadınlarla

Zorbayla Mücadelede

Yine Biz’ler Buradayız

 

Şimdi -şimdi şimdi şimdi-

Buradayız hemen şimdi

Özgür kadın özgür toplum

Yeni yaşam hemen şimdi

 

Bizler bizler Yine Biz’ler

Onlarca milyonlarız Bizler

Kazanacak olan Biz’iz

Özgürlük biziz Çözüm bizler

 

Geliyoruz geliyoruz

Birlikte geliyoruz

İşçi köylü emekçiyiz

Çözüm Biziz geliyoruz

 

Yalan inkâr ve talanın

Nefretin ve Karanlığın

Karşısında hep İnatla

Yine Biz’ler Buradayız

 

Buradayız Buradayız

Birlikte Değiştireceğiz

Birlikte Değiştireceğiz

Yine Biz’ler Buradayız

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #Partinin #Türkçe #seçim #şarkısı #Buradayız

Adalet Nöbeti 738’inci gününde devam etti

Adalet Nöbeti’ne 738’inci gününde devam eden Şenyaşar ailesi, ‘Bu adaletsiz düzeni hep beraber değiştireceğiz’ mesajını paylaştı

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti, 738’inci gününde devam ediyor. Pirsûs’tan Urfa Adliyesi önüne gelen aile, “Şenyaşar ailesi için Adalet” yazılı pankart önünde nöbetlerini başlattı.

Ailenin dijital medya hesabından şu mesaj paylaşıldı: “Ülkede hukuk ve adalet ayaklar altında annenin mücadelesine iktidarla maddi çıkar içinde olmayan herkes sahip çıktı. Buradayız bu adaletsiz düzeni hep beraber değiştireceğiz.”

RIHA

#Adalet #Nöbeti #738inci #gününde #devam #etti

Yeşil Sol Parti: Buradayız birlikte değiştireceğiz

Yeşil Sol Parti, 14 Mayıs seçimlerinin dönüm noktası olduğunu belirttiği Seçim Beyannamesi’nde, ‘Cumhuriyet’in ikinci yüzyılını, demokrasinin toplumsallaştığı Demokratik Cumhuriyet yüzyılı yapacağız’ vurgusu yaptı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlerin startını, Seçim Beyannamesi’ni açıklayarak verdi. Ankara’da bir otelde gerçekleştirilen lansman toplantısıyla açıklanan beyanname, Yeşil Sol Parti’nin “Buradayız, birlikte değiştireceğiz” sloganının kapağına taşındığı kitapçık olarak basıldı. Kürt sorunu başta olmak üzere ülkenin temel sorunların çözümüne dair vaatler yer aldığı beyanname, 4 bölüm ve 50 başlıktan oluşuyor.

Partinin beyannamesi Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ve İbrahim Akın tarafından açıklandı.

Dönüm noktası

Dünyada ekonomik kriz ve hegemonya savaşlarının yaşandığı değerlendirmesi yapılan beyannamenin giriş bölümünde, Türkiye’de de başta Kürt sorunu olmak üzere tarihsel, toplumsal ve siyasal sorunların çözülememiş olması nedeniyle yaşanan çoklu kriz ağırlaştığına işaret edildi. Yüz yıllık Cumhuriyet tarihinin en kritik seçimlerine girildiği vurgulanan beyannamede, 14 Mayıs seçimlerinin dönüm noktası olacağı ve toplumun geleceğinin oylanacağı belirtildi.

İki seçenek var

Türkiye halklarının önünde iki seçenek olduğu kaydedilen beyannamede, “Ya faşizme dur diyeceğiz veya faşizm daha da kurumsallaşacak. Bir yol ayrımındayız. Biz’ler hem faşizme dur diyeceğiz hem de demokrasinin, özgür ve eşit geleceğin teminatı olarak Meclis’te çok daha güçlü yer alacağız” ifadelerine yer verildi.

Siyasal enkaz

Mereş merkezli 11 kenti etkileyen 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde kentlerin yıkıldığı, onbinlerce insanının yaşamını yitirdiği hatırlatılan beyannamede, “Acımız tarifsiz, yasımız sürüyor. Depremler sâdece şehirlerimizi yıkmakla, canlarımızı bizden koparmakla kalmadı, AKP-MHP iktidarının yarattığı siyasal enkazı da ortaya çıkardı. Yıkım büyük, acılar derin. Ancak depremlerde insan yaşamı için kritik 72 saat boyunca ve birçok yerleşimde sonrasında da ortada görünmeyen iktidara karşılık dayanışmayı büyüten toplumun gösterdiği gibi, şimdi daha da güçlüyüz ve bu iktidarın yarattığı siyasal, ekonomik ve toplumsal enkazdan kurtulmayı birlikte başaracağız. Bu deprem, bir kez daha yerinden ve yerelden yönetimin hayati olduğunu açığa çıkarmış, merkeziyetçiliğin toplumsallığın özüne uymadığını göstermiştir” diye belirtildi.

Demokratik Cumhuriyet

* Yeşil Sol Parti’nin seçimlerle birlikte Demokratik Cumhuriyet yüzyılını başlatacağı vurgulanan beyannamede, “Demokratik Cumhuriyet, Demokratik Ulus’la mümkündür. Demokratik Ulus tüm etnik, kültürel ve inançsal kimliklerin eşit ve özgür olarak bir arada var olduğu ve varlıklarının anayasal güvence altında bulunduğu toplumun demokratik ifadesidir. Demokrasiden, halkların ortak iradesinden korkup kaçan yüzyıllık Cumhuriyet tekçilik üzerine kurumsallaştı. Demokrasiyle buluşamayan Cumhuriyet, patronlara ve işbirlikçilerine hizmet eden ekonomik düzeniyle bugün tam bir siyasal ve kurumsal enkaza dönüşmüş durumda. Emek sömürüsüne dayanan düzene karşı emeğin özgürlüğünü savunan sosyal bir cumhuriyeti inşa edeceğiz. İkinci yüzyılın başında Demokratik Cumhuriyet’in temellerinin atılması için geliyoruz” vurgusu yapıldı.

Radikal demokratik değişim

* Türkiye halklarının demokratik geleceği için çözümün AKP-MHP iktidarının derinleştirdiği çoklu krize karşı sistemin radikal demokratik değişimi olduğuna işaret edilen beyannamede, şunlar kaydedildi: “Çözüm, sistem içi muhalefetle iktidarın değişmesi değil; yeni yaşamı inşa edecek 3. Yol’dur, Demokratik Cumhuriyet’tir. Çoğulcu bir siyasal sistemde yerel demokrasi, demokratik ve ekolojik toplum, cinsiyet eşitliği, özgürlük ve insan hakları ilkelerini esas alarak Demokratik Cumhuriyet’i inşa edeceğiz.

Yolumuz 3’üncü Yol’dur

* Türkiye’nin büyük sorunları olduğuna dikkat çekilen beyannamede, “Yapısal sorunlara karşı yapısal çözümleri savunuyoruz. Tamirat, tadilat, makyaj ve restorasyonla sorunlara köklü çözümler getirilemez. 3. Yol çizgisi sorunların yapısal ve sistemik temelde çözülmesinin yoludur. Ülkede bir yanda AKP-MHP koalisyonu, yani statükocu iktidar güçleri var. Diğer yanda ise restorasyoncu düzen içi muhalefet güçleri var. Statükocu iktidar tam bir ekonomik ve siyasal enkaz yaratmıştır. Restorasyoncu muhalefet ise sorunların asıl nedenine dokunmayan sistem içi sınırlı vaatlerde bulunuyor. Oysa çözüm gerçek değişimde. Çözüm demokratik değişimde. Bu nedenle yolumuz, 3. Yol’dur” diye kaydedildi.

Kürt sorununun çözümü

* Kürt sorununun demokratik ve barışçı çözümü için mücadele vurgusu yapılan beyannamede, “Meclis, diyalog ve çözüm zeminini kurarak, demokratik müzakere yöntemleriyle tüm toplum için geleceğin kazanılmasına önayak olmalıdır. Bu çerçevede, başta anadilinde eğitim hakkı olmak üzere tüm evrensel kimlik haklarının tanınması için gerekli yasal ve anayasal düzenlemelerin yapılması büyük önem taşır. Kürt sorununda demokratik ve barışçı çözüm için temel insan haklarının ve evrensel hukuk ilkelerinin ağır bir ihlali olan tecridin sonlanması elzemdir. Çözüm savaş ve güvenlikçi politikalarda, silah ve çatışma yöntemlerinde değil, diyalog ve müzakerededir. Türkiye’nin en köklü sorunu olan, Cumhuriyetin demokratikleşmesi ile doğrudan bağlantılı ve iç içe geçmiş olan Kürt sorununun demokratik ve barışçı çözümü için gereken sorumluluğu üstlenmeye geliyoruz. Sorunlarımızı konuşarak, müzakere ederek, diyalog yoluyla çözmek temel yaklaşımımızdır. Barış ile tüm toplum kazanacak, Biz’ler kazanacağız” ifadelerine yer verildi.

Demokratik Anayasa

* “Cumhuriyetin ikinci yüzyılında demokratik anayasa” vurgusu yapılan başlıkta, “Türkiye’nin çok kimlikli, çok kültürlü, çok inançlı, çok dilli yapısına uygun yeni bir demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü Anayasa’yı, toplumsal sözleşmeyi demokratik katılım ve toplumsal müzakere ile birlikte yazmak için biz’ler hazırız! Demokratik Cumhuriyet’in, toplumsal barışın ve eşit koşullarda birlikte yaşamın teminatı olan yeni bir toplumsal sözleşme ile bütün özgürlükleri, hakları ve eşit yurttaşlığı güvence altına almaya geliyoruz. Ülkedeki tüm halkların, inanç gruplarının ve kültürlerin haklarına ve varlığına saygıyı anayasal güvence altına alan Demokratik Anayasa’yı savunuyoruz” denildi.

Yerel demokrasi

* “Yerel demokrasi ile güçlendirilmiş çoğulcu parlamenter sistem” başlığında ise geniş yetkilere sahip çoğulcu bir parlamentonun bulunduğu, kuvvetler ayrılığının işlediği, denge ve denetleme mekanizmalarının etkili olduğu demokratik sisteme işaret edildi. Parlamenter demokrasinin katılımcı demokrasiyle tamamlanması için halkın karar mekanizmalarına katılımını sağlayacak düzenlemelerin yaşama geçirileceği belirtilen beyannamede, kuvvetler ayrılığının yerele doğru genişlediği, yerel yönetimlere yetki ve kaynak devrinin güvence altına alındığı, yerel yönetimler üzerinde merkezi vesayete son verildiği, yerel katılım mekanizmalarının işlediği güçlü bir yerel demokrasinin inşa edileceği kaydedildi.

Kayyum rejimine son

* “Kayyım rejimine karşı halk iradesi” başlığında ise siyaseti merkezileştirerek Meclisin iradesini yok sayan ve yerel demokrasiyi kayyım rejimi ile gasp eden AKP-MHP iktidarına karşı Demokratik Cumhuriyet’in inşa edileceği belirtilen beyannamede, şu ifadelere yer verildi: “Meclisler, kent konseyleri, platformlar, meslek kuruluşları ve demokratik kitle örgütlenmeleri ile yönetime ve karar süreçlerine katılan halkın iradesiyle demokrasiye ve eşit temsiliyete dayalı yerel yönetimleri güçlendireceğiz. Halk iradesine ve seçim adaletine ipotek koyan ve bir yönetim biçimi haline gelen kayyım rejimine son vermek için geliyoruz.”

Tarafsız yargı

* Beyannamede yer alan “Bağımsız ve tarafsız yargı ile herkes için adalet” başlığında, yürütmenin vesayeti altındaki yargı kurumu eliyle siyaseti ve toplumu şekillendiren ve toplumsal, siyasal muhalefeti tasfiye etmeye çalışan AKP-MHP iktidarına karşı bağımsız ve tarafsız yargının hayata geçirileceği ifade edilerek, aynı zamanda temel insan hak ve özgürlükleri ile uluslararası sözleşmelerin gereklerini kabul eden bir hukuk ve adalet sisteminin inşa edeceği belirtildi.

Yoksulluk bitecek

* Yeşil Sol Parti, ekonomiye dair vaatlerini ise “Ekonomide adalet ile yoksullaştırmaya son” başlığında anlattı. Cumhuriyet tarihinin en yüksek işsizlik, yoksulluk, borçlandırma ve mülksüzleştirme sürecine son verecek ekonomide adaletin sağlanacağı kaydedilen beyannamede, “İktidarın sermayeyi önceleyen kapitalist ekonomi politikalarına, emek ve emekçi düşmanlığına, savaş, güvenlikçi ve silahlanma harcamalarına, kadın yoksulluğuna karşı emeğin ve halkların birlikte özgürleşeceği Demokratik Cumhuriyet’i birlikte inşa edeceğiz. Esnek ve güvencesiz çalışmaya, emeğin sömürüsüne ve iş cinayetlerine karşı örgütlü emek ile birlikte değiştireceğiz” denildi.

Hak gasplarına son

* “Rantçı değil toplumcu kamu yönetimi” başlığına yer verilen beyannamede, kamu yönetimini demokratikleştirilmesi, liyakat ilkesini belirleyici yapmak ve siyasi partilerin kadrolaşma alanı olmaktan çıkarılacağının altı çizilen beyannamede, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile yaratılan hak gasplarına ve kamuda ayrımcılığa son verileceği kaydedildi.

Barışçı dış politika

* AKP iktidarının krizleri derinleştiren dış politikasına karşı “Barışçı dış politika” başlığıyla uluslararası alanda barış politikasının yürütüleceği vurgulayan beyannamede, şunlar kaydedildi: “Ortadoğu’da ve dünyanın her yerinde yaşanan sorunların demokratik ve barışçı çözümü için diplomasi ve müzakereyi esas alacağız. İkinci yüzyılda yerel, bölgesel ve küresel barış için Demokratik Cumhuriyet’i inşa edeceğiz.”

Kadınlar için özgürlük

* Kadınlar için özgürlük ve eşitliği savunan Yeşil Sol Parti, bu başlıkta iktidarların estirdiği faşizme ve erkek egemenliğine karşı örgütlenmeyi ve dayanışmanın büyütülmesinin önemine değindi. Beyannamede, erkek egemenliğinin benzer biçimlerini farklı gibi sunan erkek ittifaklarına karşı özgürlük, demokrasi, barış ve eşitlik için kadınların Üçüncü Yol’da kararlı olduğu vurgulayarak, “Kadınların tarihsel kazanımları ve biz’lerin mor çizgisi olan eşbaşkanlık ile eşit temsiliyet ilkesi ve İstanbul Sözleşmesi ile birlikte değiştireceğiz” diye belirtildi.

İnkârcı politika bitecek

* Özgürlükçü laikliği savunan Yeşil Sol Parti, beyannamenin bu başlığında şunlara yer verdi: “Devletin, dini ve inançları tahakküm altına almasına ve inançlara yönelik tekçi, inkârcı ve asimilasyoncu politikalara karşı özgürlükçü laikliği savunuyoruz. Halkları ayrıştıran, yaşam biçimlerini, inançları ve dini değerleri baskı altına alan ve siyasetin aracı haline getiren AKP-MHP dönemine son vermeye geliyoruz.”

Ekoloji temelli politika

* Beyannamenin devamında yer alan “Ekolojik yeni yaşam” başlığında ise küresel iklim krizinin ölümcül sonuçlarına dikkat çekilerek, “İklim krizi ve iklim adaletsizliğine karşı hayatı savunanların evrensel mücadelesinin güçlü bir halkası olmaya geliyoruz. İnsan merkezli doğa kavrayışına karşı ekoloji temelli politikalarla birlikte Demokratik Cumhuriyet’i inşa edeceğiz” vurgusu yapıldı.

Gençlikle özgürlüğe

*“Demokratik Cumhuriyet’e gençlikle yürüyoruz!” vurgusunun yapıldığı “Özgür gençlik ile Demokratik Cumhuriyet’e” başlığında, gençliğin özgürleşmesi, yaşam biçimlerine müdahale edilmemesi ve karar süreçlerine eşit katılımının önemine değinildi. Beyannamede, tahakküme, baskıya, sömürüye ve yaş ayrımcılığına karşı bugünün ve yarının Üçüncü Yolu’nun gençlikle inşa edileceği vurgulandı.

Haber: Özgür Paksoy / MA

#Yeşil #Sol #Parti #Buradayız #birlikte #değiştireceğiz

Yurtsever Genç Kadınlar’dan 4 Nisan kutlaması

İstanbul Sultangazi ilçesinde bir araya gelen Yurtsever Genç Kadınlar, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 74’üncü yaş gününü havai fişek gösterisiyle kutladılar

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 25 yıldır ağır tecrit koşulları altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın doğum günü olan 4 Nisan kutlamaları günler öncesinden başladı. İstanbul’un Sultangazi ilçesine bağlı Gazi Mahallesi’nde bir araya gelen Yurtsever Genç Kadınlar, Abdullah Öcalan’ın 74’üncü yaş gününü havai fişek gösterisiyle kutladı.

Kadınlar, kutlama sırasında sık sık “Rojbûna te pîroz be ey Serok Apo” sloganı attı.

HABER MERKEZİ

#Yurtsever #Genç #Kadınlardan #Nisan #kutlaması