Ana Sayfa Blog Sayfa 764

İsviçre’de binler buluştu: Tecride karşı Newrozun direniş ruhunu yükselteceğiz

2023 Newrozu için dört parça ve Avrupa’da ateşler yanmaya devam ediyor. İsviçre’de yapılan etkinlikte konuşan Kürt siyasetçi Fuat Kav, ‘Önderlik üzerindeki tecride karşı Newroz’un direniş ruhuyla mücadeleyi yükselteceğiz’ dedi

Bu yıl depremde hayatını kaybedenlere adanan 2023 Newrozu Kurdistan ve Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’da da ateşler yakılmaya başlandı. Bu amaçla İsviçre’nin Fribourg Kantonu’ndaki forum salonunda gerçekleştirilen Newroz’a binler katıldı. Mereş (Maraş) merkezli depremde yaşamını yitirenlere adanan Newroz’a kadın ve gençlerin yanı sıra İsviçreli siyasetçiler de yoğun ilgi gösterdi.
Salona sığmayan kitle, bahçede halaya durdu. Sahneye ise, PKK Lideri Abdullah Öcalan, PKK’nin kurucularından Mazlum Doğan ve Sakine Cansız’ın fotoğrafları ile “Newroz Piroz Be” pankartı asıldı.

İttifakla dayanışma mesajı

Etkinlikte İsviçre Sosyalist Parti (SP) Federal Parlamenterleri Mustafa Atıcı ile Ursula Schneider Schüttel konuştu. Atıcı, Kurdistan ve Türkiye’de yaşanan depremlere değinerek, “İsviçreli parlamenterler olarak halkımızla dayanışmamızı sürdüreceğiz. Aynı zamanda 14 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimi var. Emek ve Demokrasi İttifakı ile dayanışma içinde olacağız. Buna yönelik hazırlıklarımız da var” dedi.

Milyonlara ulaştı

Newroz’a katılan Kürt siyasetçi Fuat Kav da, Kürt özgürlük mücadelesinin 51 yıl önce Abdullah Öcalan ve bir grup arkadaşının Çubuk Barajı’nda yaptığı toplantıyla adım atıldığını belirterek, “51 yıl önce Önder Apo ve arkadaşlarının başlattığı bu mücadele bugün milyonlara ulaşmıştır. Öndelik üzerindeki tecride karşı Newroz’un direniş ruhuyla mücadeleyi yükselteceğiz” diye belirtti.

İsviçre Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi üyesi ve Uluslararası Kimyasal Silahlarla Mücadele İnisiyatifi Başkanı Dr. Beppe Savary de yaptığı konuşmada “Artık Sayın Öcalan fizikken özgür olmalıdır. Onun üzerinde uygulanan tecrit bir insanlık suçudur” dedi.

Gece geç saatlere kadar süren etkinlikte konuşmaların ardından Ozan Cömert, Silbis û Tari, Azad Bedran, Baran Bazid, Koma Lêlo, Koroya Jinen Azad sahne aldı.

HABER MERKEZİ

#İsviçrede #binler #buluştu #Tecride #karşı #Newrozun #direniş #ruhunu #yükselteceğiz

Yeşim Kantekin’den üçüncü tekli; Yaşa

Sanatçı Yeşim Kantekin söz ve müziği kendisine ait üçüncü teklisi olan ‘Yaşa’ ile müzik platformlarında

Repertuarında halk müziğine ve farklı dillerden ezgilere yer veren Yeşim Kantekin, 2020 yılında yayınladığı “Elinde Kirez Dalı” isimli Bulgaristan halk ezgisinin ardından, söz ve müziği kendisine ait olan “Bir Kadınım” isimli ikinci teklisini Ev Yapımı İşler kanalında, yine söz ve müziği kendisine ait olan üçüncü teklisi “Yaşa” Nana Yapım etiketiyle bütün müzik platformlarında yayında.

2 Aralık 2020 tarihinde “Elinde Kirez Dalı” isimli ilk teklisi ile Kadriye Latifova’dan aldığı sesi günümüze taşıyan Yeşim Kantekin, uzun zamandır biriktirdiği, içinden dışına taşan, duygularına “dil” olan kendi şarkılarını kaydetmeye karar verdi. Büyükşehir İstanbul’un yoğun kalabalıklığı içinde kendine ve diğer her şeye yabancılaşan kendinden yola çıkarak hayat verdiği “Yaşa” isimli şarkısı ile şehrin giderek büyüyen elektronik seslerine kulak veriyor.

Aranje, mix ve masteringini Behzad Mohseni’nin yaptığı şarkıya, Ali Tavakoli ney, Amir Hosein Khoshduz santur ve Behzad Mohseni electronic oud ile eşlik ediyor. Şarkının klip yönetmenliğini Ekrem Çanak üstlendi.

HABER MERKEZİ

#Yeşim #Kantekinden #üçüncü #tekli #Yaşa

Abdullah Öcalan’ın avukatları AYM’ye başvurdu

Asrın Hukuk Bürosu depremlerden dolayı PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek amacıyla yaptıkları başvuruların reddedilmesine ilişkin AYM’ye başvurdu

Asrın Hukuk Bürosu, 6 Şubat’ta meydana gelen depremin ardından İmralı Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde 24 yıldır ağır tecrit koşulları altında tutulan ve yaklaşık 2 yıldır da hiçbir şekilde haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan ile diğer tutuklular Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş’ın aile ve avukatları depremler nedneiyle görüşme başvurusunda bulundu.

Ancak görüşme başvurusunun reddedildi. MA’dan Mehmet Aslan’ın haberine göre bunun üstüne avukatlar kararı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.

Reddin gerekçesi

Ancak başvuruya herhangi bir cevap verilmemesi üzerine avukatlar, 14 Şubat’ta Bursa İnfaz Hakimliği’ne başvuruda bulundu. Hakimlik, aile ziyaret yasağı ve avukat görüşünü kısıtlayan disiplin cezalarını öne sürerek, görüşme talebini reddetti. Avukatlar, söz konusu disiplin cezalarının doğal afetten kaynaklı başvuruları engelleme gerekçesi sayılamayacağını belirterek, Bursa 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Mahkeme, 22 Şubat’ta hakimliğin kararının “usul ve yasaya” aykırı bir yönünün olmadığını ileri sürerek, başvuruyu reddetti.

Başvurunun detayları

Başvuruda, hakimliğin kararına dikkat çekilerek, “İnfaz Hakimliği kararında ret gerekçesine dayanak yapılan hususlar, yaşanan doğal afetten kaynaklı başvurucuların bilgiye erişimlerinin ve ziyaret gerçekleştirmelerinin engellenmesine gerekçe teşkil edemeyeceği gibi bahse konu kısıtlama ve yasak kararları yasaya aykırı olup hukuken sorun teşkil etmektedir. Hak ve özgürlüklerin yasayla sınırlanması ölçütü anayasa hukukunda önemli bir yere sahiptir. Hak ya da özgürlüğe bir müdahale söz olduğunda öncelikle tespiti gereken husus, müdahaleye yetki veren bir kanun hükmünün, yani müdahalenin hukuki bir temelinin mevcut olup olmadığıdır. Sn. Öcalan’ın gerçekleştirmiş olduğu son avukat görüşmesi 7 Ağustos 2019 tarihlidir. Bu tarihten sonra avukat görüşü gerçekleştirmesi engellenmiştir. Sn. Yıldırım, Sn. Konar ve Sn. Aktaş ise İmralı Cezaevine sevk tarihleri olan Mart 2015 tarihinden bugüne değin hiçbir şekilde avukat görüşü gerçekleştirmemişlerdir. Salt bu nedenle dahi diğer hususlara gerek olmaksızın bahse konu avukat görüş yasakları yasaya aykırılık teşkil etmekte olup hakimliğin kararına dayanak oluşturması mümkün değildir” denildi.

Dayandırılan yasa

Avukat ve aile ziyaretlerinin sistematik ve kesintisiz bir şekilde engellendiğinin ifade edildiği başvuruda, yaşanan deprem sonrasında yapılan başvuruya dikkat çekildi. Başvuruda, “5275 sayılı yasanın hükümlülerin telefon ile haberleşme haklarını düzenleyen 66/3 maddesi gereğince açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılırlar. Aynı yasanın haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama başlığını taşıyan 42/4 maddesi ise anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları ile doğal afet hâllerinde yapılması gereken haberleşmeler ve avukat ile ilişkilerinde bu kısıtlama hallerinin uygulanmayacağını düzenlemiştir” ifadeleri yer aldı.

Doğal afet durumuna dikkat çekildi

Engelleme ile Abdullah Öcalan ve diğer tutukluların haklarına müdahale edildiği belirtilirken başvuruda şu hususlar da yer aldı: “Bu engelleme hali kısıtlamanın uygulanamayacağı istisnalardan olan doğal afet durumunda gerçekleşmektedir. Bunun yanı sıra yasanın zorunlu kıldığı doğal afet halinde telefon ile görüştürme zorunluluğuna da uyulmayarak başvurucular bu haktan mahrum tutulmuştur. Bu engellenme hali soyut gerekçelerle izah edilmekte olup yasal dayanaktan yoksundur. Yaşanan doğal afetin boyutları ve sebep olduğu tahribatlar göz önüne alındığında başvurucuların aile ve avukatları ile temas kurmalarının engellenmesinin meşru bir zemini bulunmamaktadır. Aile bireylerinin yaşam koşullarına dair bilgi eksikliğinden kaynaklı başvurucularda oluşan belirsizlik halinin aşılması elzem olup aksi durum kötü muamele yasağına vücut verir. Yaşanan doğal afetten işbu başvuru tarihine değin başvurucuların dış dünya ile iletişim kurmaları henüz mümkün olmamıştır.

Başvurucuların aile üyeleri belirsizlikten kaynaklı ıstırap çekmekte olup başvurucuların kaderi hakkında haklı korkulara kapılmaktadırlar. Başvurucular ise resmi rakamlara göre 48 binin üzerinde can kaybına ve birçok yıkıma sebep olan deprem bölgesinde yaşayan ailelerinin yaşamları konusunda bilgiye erişememektedirler.”

 

#Abdullah #Öcalanın #avukatları #AYMye #başvurdu

Depremlerde hayatını kaybeden yurttaşların sayısı 49 bin 589’a yükseldi

Mereş depremleri ve 20 Şubat’ta yaşanan Hatay depremlerde hayatını kaybeden yurttaşların sayısı 49 bin 589 kişi oldu

Mereş (Maraş) merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde ölü sayısı 49 bin 589 kişi oldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Merez merkezli 6 Şubat ve Hatay merkezli 20 Şubat depremlerinde 6 bin 807’si yabancı yurttaş olmak üzere 49 bin 589 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

345 bin kişi adres değiştirdi

AFAD Genel Merkezi’nde açıklama yapan Oktay, şu ana kadar deprem bölgesinden 345 bin 97 yurttaşın oy kullanmak için ikametgah değişimi yaptığını bildirdi.

Oktay, çok tartışılan ayrıca televizyon şovuyla  toplanan yardım paralarına dair “Türkiye Tek Yürek kampanyasında taahhüt edilen miktarın 82 milyar 454 milyon 611 bin lirası AFAD hesaplarına yatırılmıştır” açıklaması yaptı.

Açıklamalarında depremin ardından sel felaketiyle karşılaşan Riha (Urfa) hakkında da bilgi veren Oktay, “Dün gece şebeke suyu arıtma tesisi tam kapasite devreye alınmış, abonelerin yüzde 50’sine su ulaşmıştır. Bu gece tamamına ulaşacak” dedi.

HABER MERKEZİ

 

#Depremlerde #hayatını #kaybeden #yurttaşların #sayısı #bin #589a #yükseldi

Jin Dergi ‘8 Mart’ın isyanı Newroz alanlarında’ kapağı ile yayında

Her pazar yayımlanan web dergi Jin’in üçüncü sayısı ‘8 Mart’ın isyanı Newroz alanlarında’ manşetiyle okuyucu ile buluştu

Newroz yazılarının yer aldığı yeni sayıda aynı zamanda Türkiye’nin Efrîn’e yönelik saldırının 5’inci yıl dönümü dolayısıyla, Efrîn’de kadınların yaşadığı saldırıları anlatan bir dosyaya da yer verildi.

Yeni sayıda; Halime Bayram, ‘Kadınlar bu Newroz’da modern Dehaqların son meşalesini yakacak’ adlı yazısıyla bu 8 Mart’ın isyanıyla gidilen Newroz’un var olan kadın düşmanı sisteme cevap niteliğinde olacağını dile getirmiştir.

Beritan Sarya’nın NuJinha’da kaleme aldığı ‘Kadın eliyle inşa edilen Efrîn şimdi bir kadın kırım merkezine dönüştürüldü’ adlı yazısında bir kadın şehri olan Efrîn’in paramiliter güçler tarafından nasıl ataerkil bir yapıya dönüştürüldüğünü anlatıldı.

Rojda Yıldız, ‘Borcun feminist reddi; yaşamak, özgür ve borçsuz olmak istiyoruz!’ yazısında toplumun nasıl borç sistemine sürüklendirilip sosyal hayattan koparılışına değinmiştir.

Salihe Ayata, ‘Depremin kadın, kültür, sanat ve yeniden toplumsallaşma hali’ yazısında kültürün ve toplumsallaşmanın deprem bölgesinde nasıl değerli olduğuna değinirken, Newroz’un Kürt tarihindeki önemine vurgu yapıyor.

Yeni sayıda Yüksel Mutlu, ‘Newroz kadın bayramıdır’ yazısında deprem bölgesindeki gözlemlerini aktarırken bu yıl ki anma niteliğindeki Newroz’un önemine değinirken, Saime Topçu ise, ‘Depremin gölgesinde yaşamı yerinde ve yeniden inşa eden kadınlara’ yazısında deprem bölgesindeki kadınların yaşamı yeniden nasıl yapılandırdığına anlatıyor.

Jin ekibinin çevirdiği ‘Efrinli Kürt kadınları: İşgalin hedefleri’ adlı makalede ise Türkiye’nin Efrin’de yaptığı uygulamalara yer verildi.

Yeni sayıda yer alan başlıklar;

Kadınlar bu Newroz’da modern Dehaqların son meşalesini yakacak / Halime Bayram

Kadın eliyle inşa edilen Efrîn şimdi bir kadın kırım merkezine dönüştürüldü / Beritan Sarya

Borcun feminist reddi; yaşamak, özgür ve borçsuz olmak istiyoruz! / Rojda Yıldız

Depremin kadın, kültür, sanat ve yeniden topsullaşma hali / Salihe Ayata

Newroz kadın bayramıdır / Yüksel Mutlu

Depremin gölgesinde yaşamı yerinde ve yeniden inşa eden kadınlara / Saime Topçu

Efrinli Kürt kadınları: İşgalin hedefleri / Çeviri

Yeni sayıda yer alan yazıları okumak için tıklayınız.

İSTANBUL

#Jin #Dergi #Martın #isyanı #Newroz #alanlarında #kapağı #ile #yayında

Ekvador’da 6.8 büyüklüğünde deprem

Ekvador’un güneyinde 6.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Can kaybı olduğu belirtiliyor

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS), Ekvador’un Balao kantonunun 8 kilometre kuzeybatısında 6.8 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini bildirdi. Depremin 65,8 kilometre derinlikte meydana geldiği kaydedildi.

ABD merkezli haber ajansı Associated Press (AP) en az dört kişinin hayatını kaybettiğini aktardı. Can kayıplarına ilişkin henüz resmi açıklama yapılamadı.

DIŞ HABERLER

#Ekvadorda #büyüklüğünde #deprem

Demirtaş’tan RTÜK Başkanına: Hakkımda örgüt üyeliğinden hüküm yok boş herif!

Halk TV’de ‘örgüte üye olmak’tan hükümlü bulunan biri övülemez’ diyerek kanal hakkında inceleme başlatıldığını duyuran RTÜK Başkanına Demirtaş’tan yanıt geldi: ‘Hakkımda örgüt üyeliğinden hüküm yok boş herif! Yalan söyleme’

Tutuklu HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Halk TV hakkında inceleme başlatıldığını duyuran ve kendisi hakkında “örgüte üye olmak”tan hükümlü bulunan biri övülemez” ifadelerini kullanan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin’e yanıt verdi.

Halk TV programcısı Serhan Asker bugün, depremler ve selden etkilenen Adıyaman’dan yaptığı canlı yayında, Demirtaş’ın son öykü kitabı “Dad”dan bahsetmesine ilişkin açıklama yapan RTÜK Başkanı Şahin, sunucunun “provokatörlük” yaptığını ileri sürmüştü.

Halk TV hakkında işlem başlatılacağını duyuran Şahin’in paylaşımını etiketleyerek twitter üzerinden yanıt veren Demirtaş, “Hakkımda örgüt üyeliğinden hüküm yok boş herif! Yalan söyleme. Beni 7 yıldır 12 metrekarelik bir hücrede tutuyorsunuz ama ismim geçtikçe paçalarınız tutuşuyor. Çünkü biz halkız ve haklıyız. Sen ve patronların ise gırtlağa kadar suça bulaşmış “tirsonekler”siniz!” dedi.

HABER MERKEZİ

#Demirtaştan #RTÜK #Başkanına #Hakkımda #örgüt #üyeliğinden #hüküm #yok #boş #herif

HDP ve Yeşil Sol Parti’den Newroz’a çağrı

Yeşil Sol Parti ve HDP, yayınladığı mesajla yıkımın ve felaketin hesabını sormak için Newroz alanlarına çağırdı

Yeşil Sol Parti, geçmiş yıllara ait Newroz’lara dair görsellerin de yer aldığı bir paylaşımla katılım çağrısı yaptı. Partinin twitter hesabından yapılan çağrıda, video ile birlikte, “Yaslıyız, acılıyız bir o kadar da öfkeliyiz. Newroz alanlarında felaketin, yıkımın, yitirdiğimiz 50 bin insanın hesabını soracağız. Herkesi #Newroz2023’e katılmaya ve felaket üreten bu düzeni değiştirmeye çağırıyoruz” çağrısına yer verildi.

HDP: Hesap sormaya çağırıyoruz

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkezi, #Newroz2023 hastagi ve fotoğraflardan oluşan görsellerle katılım çağrısı yaptı.

Twitter hesabından yapılan çağrıda, “Özgürlüğün, barışın ve eşit yaşamın mayalanacağı #Newroz2023 halkımıza kutlu olsun. Herkesi harlanan Newroz ateşi etrafında yan yana omuz omuza durmaya ve bize yaşatılan her türlü felaket için hesap sormaya çağırıyoruz” denildi.

Birçok sanal medya kullanıcısı da görselleri paylaşarak çağrıya katıldı.

HABER MERKEZİ

#HDP #Yeşil #Sol #Partiden #Newroza #çağrı

Pirsûs kayyumu görevden alındı

Pirsûs Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Kenan Aktaş görevinden alındı

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 31 Mart 2019 yerel seçimlerde yüzde 58,57 oy oranıyla kazandığı Pirsûs (Suruç) Belediyesi’ne, 16 Kasım 2019 tarihinde kayyım atandı.Kayyum olarak atanan kaymakam Kenan Aktaş görevinden alınarak yerine Batman Vali Yardımcısı İbrahim Güneş atandı.

HABER MERKEZİ

#Pirsûs #kayyumu #görevden #alındı

RTÜK’ten Halk TV’ye inceleme: Gerekçe Demirtaş’ın kitabına övgü

RTÜK, Halk TV’de programa katılan öğretim görevlisi Kurt’un, AKP’nin Kürt politikası hakkındaki sözleri ve TV programcısı Serhan Asker’in Demirtaş’ın kitabından bahsetmesini grekçe göstererek kanal hakkında inceleme başlattı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, Halk TV yayınlarını hedef alarak “Halk TV’nin yapmış olduğu provokatif yayınlar kabul edilemez. Gerekli inceleme başlatılmıştır” dedi.

Twitter hesabından açıklama yapan RTÜK Başkanı, şunları yazdı:

“Seçimler yaklaşırken medyanın dikkat etmesi gereken kurallar belliyken Halk TV’nin yapmış olduğu provokatif yayınlar kabul edilemez. Ülkemizin sömürgeci olduğu iddia edilemez, silahlı terör örgütüne üye olmaktan hükümlü bulunan biri övülemez. Gerekli inceleme başlatılmıştır.”

‘AK Parti, Kürt trenini kaçırdı’

Halk TV’de, dün akşam Seda Selek’in sunduğu “Perdenin Önü Arkası” programına katılan Holloway Londra Üniversitesi Öğretim Üyesi Mashuq Kurt, AKP’nin Hür Dava Partisi (HÜDAPAR) ile ittifak kurmak istemesini değerlendirmişti.

“Devletin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin değil Osmanlı’nın dahi, Kürtlere yönelik siyasetinde hep benzer bir şey var” diyen Kurt. Bir şekilde ikilik dediğimiz bir eksende oluşan, menfaat gruplarından daha zayıf olanın daha güçlü olana karşı destekleme. Sömürgeci güçler de Afrika’da, Asya’da ve benzeri yerlerde yaptılar. Son tahlilde şunu söyleyebilirim: AK Parti, Kürt trenini kaçırdı, geçmiş olsun” ifadelerini kullanmıştı.

“Kürt treninin hangi aşamada kaçırdı?” sorusu üzerine Kurt, “2016’da Kürtlerin mahallelerini, kasabalarını, şehirlerini ve evlerini başlarına yıkarken kaçırdı. Daha ne olsun” yanıtını vermişti.

Demirtaş’ın kitabından bahsedilmişti

Halk TV programcısı Serhan Asker, bu sabah Maraş merkezli depremler ve selden etkilenen Adıyaman’dan yaptığı canlı yayında, Edirne F Tipi Cezaevi’nde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın son öykü kitabı “Dad”dan bahsetmişti.

Kitabı keyifle okuduğunu söyleyen Asker, şunları ifade etmişti: “Selahattin Demirtaş cezaevinde beşinci kitabını yazdı herhalde. Üretim, üretim, üretim… Yazıyor Selahattin Demirtaş. Bize gönderdiği ‘Dad’ öykü kitabı, büyük bir keyifle okudum ben. Teşekkür ediyoruz bu inceliği düşündüğü için Sayın Selahattin Demirtaş’a. Aynı zamanda cezaevinde tutuklu bulunan özgürlük mücadelesi veren herkesi de buradan kucaklıyoruz. Deprem bölgesinden bütün halkımızın selamlarını, cezaevinde özgürlüğünü arayan tutuklulara, hükümlülere gönderiyoruz.”

HABER MERKEZİ

#RTÜKten #Halk #TVye #inceleme #Gerekçe #Demirtaşın #kitabına #övgü