Ana Sayfa Blog Sayfa 766

İzmir’de Hasan Ocak’ın failleri soruldu

İHD İzmir Şubesi ve kayıp yakınları, gözaltında kaybedildikten sonra cenazesi kimsesizler mezarlığında bulunan Hasan Ocak’ın faillerini sordu

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi ve kayıp yakınları, iki haftada bir “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” sloganıyla gerçekleştirdikleri oturma eylemi için Konak eski Sümerbank önünde bir araya geldi.

Kayıp yakınları bu hafta 21 Mart 1995 tarihinde kaybedildikten sonra cenazesi kimsesizler mezarlığında bulunan Hasan Ocak’ın failleri soruldu.

Gözaltında değil denildi

Eylemde konuşan İHD İzmir Şubesi Sekreteri Ali Aydın, Ocak’ın 21 Mart 1995’de annesini arayarak geleceğini belirttiği eve bir daha gidemediğini belirterek, ailenin İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcılığı’na yaptığı başvurulara “gözaltında değil” yanıtı aldığını söyledi. 23-28 Mart 1995 tarihleri arasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde gözaltında tutulan iki kişinin, Ocak’ı şubede gördüklerini belirttiğini ifade eden Aydın, ailenin savcılık, Meclis ve Başbakanlık nezdinde bulunduğu tüm girişimlerinin reddedildiğini hatırlattı.

58 gün sonra ormanlık alanda bulundu

Ocak’ın ağır işkence izi taşıyan bedeninin 58 gün sonra Beykoz Buzhane Köyü’ndeki ormanlık alanda bulunduğunu kaydeden Aydın, “Ailesi her yerde onu ararken onun cansız bedeninin tüm resmi makamlardan geçirilip; gizlice Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı’na ‘meçhul kişi’ olarak defnedildiği açığa çıktı. Ocak ailesinin hukuki girişimleri devam etti ama sonuçsuz kaldı Fatih Cumhuriyet Savcılığı, terörle mücadele şubesi polisleri ve olayın soruşturulması ile ilgili görevlerini ihmal eden devlet görevlileri hakkında yapılan çok sayıda suç duyurusunu birleştirdi ve ‘Şikâyetler somut bir veriye dayanmıyor’ gerekçesiyle takipsizlik kararı verildi” dedi.

Sorumlular belli

Ocak ailesinin başvurduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Türkiye aleyhine yeterli ve etkin bir soruşma yürütülmediği ihlal kararı verdiğini belirten Aydın, şöyle dedi: “Hasan Ocak gözaltında kaybedildiğinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü Reşat Altay, İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar idi. Hasan Ocak gözaltında kaybedildiğinde İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu’ydu. İçişleri Bakanı Nahit Menteşe’ydi. Başbakan Tansu Çiller’di. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’di. Hasan Ocak’ı işkencede öldürenler ve sonrasında kaybetmek için kimsesizler mezarlığına gömenler bu suçu onların koruması altında işlediler. Onlar insanlığa karşı işlenen bu suçtan sorumludurlar.”

Konuşmanın ardından açıklama, oturma eylemiyle sona erdi.

İZMİR

#İzmirde #Hasan #Ocakın #failleri #soruldu

Özerk Yönetim’den Efrîn açıklaması

Efrîn’e başlatılan saldırıların yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yapan Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim, ‘Ulusal ölçülerimize bağlıyız, Suriye halkları için adil ve demokratik modernite modelini oluşturacağız’ dedi

Türkiye’nin 2018 yılında Efrîn’e yönelik başlattığı saldırıların yıl dönümüne ilişkin Kuzey de Doğu Suriye Özerk Yönetimi yazılı bir açıklama yaptı. Yönetim açıklamasında, Efrîn’in özgürleştirilmesinin stratejik bir karar olduğunu ve üzerinde hiçbir pazarlığın yapılamayacağını belirtti.

Aradan geçen 5 yıla rağmen Suriye’de krizin çözülmediğine vurgu yapılan açıklamada, Türkiye’nin Suriye ile ilgili planlarının devam ettiği vurgulanarak, “Bu proje ‘tehlikeli’ sonuçları beraberinde getiriyor ve bu acının, göç ve yıkımın ana nedenlerinden biridir” denildi.

Türkiye savaş suçları işliyor

Açıklamanın devamında, “Türk devleti ve Rusya arasında yapılan net bir mutabakat neticesinde 5 yıl önce bugün Efrîn, 58 günlük tarihi direnişinin ardından işgal edildi. Türk devleti ve çetelerinin Efrîn ve halkına yönelik soykırım politikaları, insan kaçırma, öldürme, doğayı kıyımı, kültürel talanı devam ediyor. Bunun yanında Türkleştirme politikaları ve savaş suçları da işleniyor” denildi.

Nefretleri ortaya çıktı

Türkiye’nin bölgenin demografik yapısını değiştirdiğine vurgu yapılan açıklamada, “Aynı zamanda uluslararası ve insani hukuku ihlal eden terör örgütleri Türk devletinin desteğiyle büyük suçlar işliyor. Öyle ki, bu politikalar bölgede deprem olmasına rağmen devam etti. Bu felaket, çetelerin gerçek yüzünü, ırkçılıklarını ve insanımıza olan nefretlerini ortaya çıkardı” denildi.

Uluslararası güçlere çağrı

Efrîn’in özgürleştirilmesi savaşında hayatını kaybedenlerin anıldığı açıklamada, topraklarından zorla edilen ve Şehba’daki kamplarda zorlu yaşam koşullarına rağmen direnen Efrînliler de selamlandı. “Efrîn ve işgal edilen tüm bölgelerde yaşananlar Suriye’nin kimliğine ve çok renkli toplumuna karşı düşmanlıktır. Bu düşmanlığa karşı, Suriye’nin ulusal kesimlerinden her türlü coğrafi, ulusal ve toplumsal ırkçılıktan uzak olması isteniyor” denilen açıklamada, “Suriye’deki aktif güçleri, BM, hukuki ve insani kuruluşlarını ciddi bir şekilde çalışmaya, Efrîn ve işgal altındaki bölgelere yönelik utanç verici tutumlarının sona erdirmesi, Efrîn’de yapılanların etnik soykırım ve işgal olarak saymaları çağrısı yapıyoruz” denildi.

Demokratik modernite modelini kuracağız

Açıklamada Türkiye’nin saldırılarına destek veren Arap güçleri de kınanarak, “Ulusal ölçülerimize bağlıyız, Suriye halkları için adil ve demokratik modernite modelini oluşturacağız” denildi.

HABER MERKEZİ

 

#Özerk #Yönetimden #Efrîn #açıklaması

Hasta tutuklu Nebioğlu için tahliye talebi

Hasta tutuklu Fırat Nebioğlu’nun durumuna dikkat çeken Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, ‘Haftanın 3 günü diyalize bağlı olarak yaşamını idame ettirmektedir’ diyerek tahliyesini talep etti

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla eylemlerinin 445’inci haftasında Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde tutuklu olan Fırat Nebioğlu’nun durumuna dikkat çekti.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde bir araya gelen grup adına konuşan İHD Ankara Şube yöneticilerinden İhsan Seylan, Nebioğlu’na dair bilgi vererek, “2017 yılında tutuklanan Fırat Nebioğlu 2 dosyadan 18 yıl hapis cezası aldı ve bir dosyada 3,5 yıl yattıktan sonra tahliye edildi. Diğer dosyadan aldığı 12 yıl ceza 5 yıla indirildi ve başka bir dosyadan da 2 yıl 6 ay ceza verildi ve yaklaşık 1,5 yıldır hapishanede tutuluyor. Ailesinde genetik olarak böbrek yetmezliği bulunmakta ve annesi ile diğer 3 kardeşi de böbrek hastasıdır. Böbrek yetmezliğinden kaynaklı olarak kulakları duymuyor” diye belirtti.

Rapora rağmen tahliye edilmedi

En son Nebioğlu’nun Batman Beşiri Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ndeyken 7 Mart 2022’te Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvuru yaptığını aktaran Seylan, “Nefroroji uzmanı tarafından ‘Hapishanede kalması hayatı açısından ciddi risk barındırır ’şeklinde rapor verilmiştir. Rapor üzerine de hapishane idaresi 15 Mart 2022 tarihinde Fırat Nebioğlu’nu İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk etmiştir. Ancak Adli Tıp Kurumu muayene, kan tahlili ya da herhangi bir tetkik yapılmadan, ayaküstü inceleme yapmış ve ‘Cezaevinde kalabilir’ şeklinde rapor vermiştir” diye konuştu.

3 gün diyalize bağlı

Geçtiğimiz yıl Nebioğlu’nun cezaevinde fenalaştığını ve hastaneye kaldırıldığını söyleyen Seylan, “Haftanın 3 günü diyalize bağlı olarak yaşamını idame ettirmektedir. Tedavisi için ve böbrek nakli için bütün ailemiz seferber olmuş ancak bu sefer de Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesine sevk edilmiştir” diyerek tahliyesini talep etti.

ANKARA

#Hasta #tutuklu #Nebioğlu #için #tahliye #talebi

İran’da tahliye olan kadınlardan çağrı: Tüm tutuklular serbest bırakılsın

İran cezaevlerinden tahliye edilen 6 kadın yaptıkları açıklama ile ‘Gerçek özgürlük ancak tüm tutsaklar serbest bırakıldığında olur. Tüm tutsaklar serbest bırakılsın’ çağrısı yaptı

İdam ve işkence haberlerinin sık geldiği İran’da cezaevlerinden tahliye edilen 6 kadın yazılı bir açıklama yayınladı. Kadınlar açıklamalarında, özgürlüğün tek başına yeterli olamayacağını vurgulayan kadınlar, tüm tutsaklar özgür olana kadar mücadele edeceklerinin altını çizdi.

‘Af dilemedik’

Tahliye edilen Nada Naji, Amina Zamani, Sibideh Salarond, Laila Mansour, Nazila Meroubian ve Saba Chardost’ın açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: “Uzun süreli hapis cezası Samana Asghari, Elaha Mohammadi ve Nilufar Hamidi gibi hasta tutsakların hayatını tehdit ediyor. Yine Sarunaz Ahmadi serbest bırakıldıktan sonra 6 yıl ceza aldı. Af dilemedik. Biz en başından beri suçsuzduk. Dolayısıyla karar çıktıktan sonra serbest bırakıldık ama özgürlüğümüzü gerektiği gibi elde edemedik. Gerçek özgürlük ancak tüm tutsaklar serbest bırakıldığında olur. Tüm tutsaklar serbest bırakılsın.”

Kaynak: NuJİNHA

#İranda #tahliye #olan #kadınlardan #çağrı #Tüm #tutuklular #serbest #bırakılsın

11 yıl sonra yeniden Mısır’a gidildi

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 11 yıl sonra Kahire’ye yaptığı ilk ziyarette, Mısır’la diplomatik ilişkilerin en üst düzeye çıkarılacağını söyledi

Türkiye, 2013’te Mısır’da meydana gelen Abdülfettah es- Sisi liderliğindeki darbenin ardından iki ülke arasındaki ilişkiler maslahatgüzar seviyesine indirilmişti.  11 yıl aradan sonra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Mısır’a resmi ziyaret gerçekleşti. Mısır’ın başkenti Kahire’ye giden Çavuşoğlu, Mısırlı mevkidaşı Sami Şukri ile basın toplantısı gerçekleştirdi.

Çavuşoğlu, en kısa sürede diplomatik ilişkilerin üst düzeye çıkacağını belirterek Türkiye’de 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde Erdoğan’ın tekrar Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda Erdoğan ve mevkidaşı Sisi’nin bir araya geleceğini söyledi.

DIş HABERLER

#yıl #sonra #yeniden #Mısıra #gidildi

Gazeteci Volkan Eryiğit anıldı

2004 yerel seçimlerinde haber takibi sırasında geçirdiği kaza sonucu yaşamını yitiren Gazeteci Volkan Eryiğit, Adana’da bulunan mezarı başında anıldı

Adana’da 2004 yerel seçimlerinde “Demokratik Güçbirliği”nin seçim konvoyunu takip ettikleri esnada geçirdikleri trafik kazası sonucu yaşamını yitiren Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan DİHA Muhabiri Volkan Eryiğit ve Evrensel gazetesi muhabiri Hasan İşler’in ölümünün üzerinden 19 yıl geçti.

Gazeteci Eryiğit, ölümünün yıl dönümü dolayısıyla Küçükoba Mezarlığı’ndaki mezarı başında anıldı. Anmaya, Eryiğit’in ailesi, özgür basın çalışanları, Akdeniz Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (AYKAY-DER), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yöneticileri, Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) aktivistleri ile çok sayıda kişi katıldı.

Mücadelesinin takipçisi olacağız

Dualar okunup, saygı duruşunda bulunduktan sonra AYKAY-DER Eşbaşkanı Nimet Tekin, Eryiğit’in mezarı başında konuşma yaptı. Anmaya katılanlara teşekkür eden Tekin, Eryiğit’in mücadelesinin yürütücüsü olacaklarını vurguladı. Ardından Eryiğit’in babası Aydın Eryiğit konuştu. Volkan’ın barış ve demokrasi mücadelesinden bir an olsun geri adım atmadığını belirten baba Eryiğit, mücadelesinin takipçisi olacaklarını vurguladı. HDP Adana İl Eşbaşkanı Hali Kaya ise, arkadaşları ve meslektaşlarının Volkan’ın kalemini bırakmayarak, hakikatin izinden gittiklerini söyledi.

Anma, Eryiğit’in mezarına kırmızı güller bırakıldıktan sonra sona erdi.

Eryiğit ile birlik de yaşamını yitiren Hasan İşler’in de yarın Akkapı Mahallesi’ndeki mezarı başında anılacağı belirtildi.

Kaynak : MA

#Gazeteci #Volkan #Eryiğit #anıldı

Mungan ve Kürsep’in akıbeti soruldu: Sonuç alıncaya kadar eylemde olacağız

İHD ve kayıp yakınları Amed ve Êlih’teki eylemlerin bu haftasında Mehmet Mungan ile Zeynel Kürsep’in akıbeti sordu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed ve Êlih şubeleri tarafından her hafta yapılan “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemlerinde bu hafta Şirnex’ın Silopiya (Silopi) ilçesinde 1998 yılında gözaltına alınan ve bir daha haber alınamayan Mehmet Mungan ve 24 Mart 1994 yılında Êlih’te kaçırıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Zeynel Kürsep’in akıbeti soruldu.

Evden çıktıktan sonra haber alınamadı

İHD Amed Şubesi ve Kayıp Yakınları, eylemlerinin 736’ncısını Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde yapıldı. Eylemde Mungan’ın akıbeti sorulurken, eylemde konuşan İHD Amed Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Akdeniz, Mungan ailesinin 1990’lı yıllarına kadar Silopiya ilçesi Yeniköy’ün Ceylan Mezrası’nda yaşadığını hatırlatarak, “Bölgede çatışmalar başlayınca güvenlik güçlerinin baskılarından dolayı Mungan ailesi de yaşadığı köyü boşaltıp Xezâyâ (Doruklu) köyüne yerleşir. TIR şoförlüğü yapan 27 yaşında Mungan, 18 Mart 1998’de Irak’a götüreceği malları yüklemek üzere Silopi’ye gelir. Akşam vakti Silopi’deki dayısının evine gelerek yolculuk için yanına bir miktar para alıp evden çıkar. Dayısının evinden çıktıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamaz” dedi.

Davalardan sonuç alınamadı

Mungan ailesi, ertesi gün yola çıkması gereken Mungan’dan haber alamayınca hem emniyet birimlerine hem de askeri makamlara başvuruda bulunduğunun altını çizen Akdeniz, “Mungan ailesi, başvuru yaptıktan sonra bir kez daha Emniyete ifadeye çağrılır ama herhangi bir bilgiye ulaşamadıklarını şu şekilde belirtti” diyerek sonrasında açılan davalardan bir sonuç alınmadığını belirtti.

Akdeniz, “18 Mart 1998 tarihinden beri ortadan kaybolan Mungan için yapılan tüm aramalar sonuçsuz kalır. Ailesinin yapmış olduğu hukuki girişimlerden de bir ilerleme sağlanamaz. 27 yaşındaki Mungan, o tarihten günümüze hala kayıp” dedi.

Kürsep’in akıbeti soruldu

Êlih’te ise her hafta yapılan eylemlerin 513’üncü haftasında Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde toplanan grup Kürsep’in akıbetini sordu. Açıklama İHD Şube Yöneticisi Ahmet Şiray tarafından okunurken, sonuç alınıncaya dek eylemlerine devam edeceklerini söyledi.

AMED / ÊLIH

#Mungan #Kürsepin #akıbeti #soruldu #Sonuç #alıncaya #kadar #eylemde #olacağız

Hatay’da bekçi şiddeti: Burada devlet yok, devlet ve yargı biziz

Hatay’da, yakınının depremde yıkılan evinden eşyalarını almaya çalışan H.K. ile aynı binada oturan M.K. adlı yurttaşları darp eden bekçiler: Burada  devlet yok, devlette, yargıda biziz

Depremin büyük yıkım yarattığı Hatay’ın Defne ilçesine bağlı Elektrik Mahallesi’nde, 2 kişi bekçi şiddetine maruz kaldı. Eşinin kız kardeşinin yıkılan evinden eşyalarını çıkarmaya giden H.K. ile aynı binada oturan M.K., bu esnada şiddete uğradı. Halkın tepki göstermesi üzerine bekçiler bölgeden ayrılırken, H.K. ve M.K. Yeni Devlet Hastanesi’nin arkasında kurulan Sahra Hastanesi’ne gidip darp raporu aldı. Daha sonra Vilayet Polis Merkezi’ne gidilerek, bekçiler hakkında “Kasten yaralama” suçundan suç duyurusunda bulunuldu.

H.K., yaptığı suç duyurusunda, eşinin kız kardeşinin isteği üzerine klima gibi malzemeleri almak için aynı binada oturan M.K. ile Simay Apartmanı’na gittiklerini, bir süre sonra yanlarına gelen bekçilere durumu anlattığını, M.K.’nin de e-devlet üzerinden binada ikamet ettiğini gösterdiğini belirterek, ancak buna rağmen bekçilerin ellerindeki klimayı alıp, kendilerine bağırmaya başladığını aktardı. “Neden bağırıyorsunuz?” diye sormaları üzerine bir bekçinin, “Burası OHAL” diyerek kendisine kafa ve yumruklarla saldırdığını ifade eden H.K., bu esnada M.K.’yi tutan bekçinin ise onu bırakarak yüzüne biber gazı sıktığını, yanındaki diğer bekçinin “Burada  devlet yok, devlette, yargıda biziz” dediğini belirtti.

‘Git Allah’ına Cumhurbaşkanına şikayet et’

Biber gazından sonra M.K.’nin kendisini dışarıya çıkardığını anlatan H.K., daha sonra yumruk atan bekçinin yanlarına gelip kendisine ters kelepçe taktıktan sonra yere yatırıp tekmelemeye başladığını söyledi. “Çoluk çocuk sahibiyim ne yapıyorsun” dediği bekçinin kendisine ve çocuklarına küfür ederek, “Git beni Allah’ına, Cumhurbaşkanı’na şikayet et” diyerek bağırdığını belirten H.K., çevredeki yurttaşların tepki göstermesi üzerine bekçilerin tutanak dahi tutmadan kelepçeyi söküp, uzaklaştığını kaydetti. H.K., suç duyurusunda bekçilerin cezalandırılmasını istedi.

Kaynak: MA

#Hatayda #bekçi #şiddeti #Buradadevlet #yok #devlet #yargı #biziz

Samandağ’da halk kayıplarını andı: Affetmiyoruz

Samandağ’da halk depremde yaşamını yitiren yakınları için yürüdü: Unutmuyoruz, affetmiyoruz

Mereş merkezli depremlerden en çok etkilenen kentlerin bşaında bulunan Hatay’ın Samandağ ilçesinde halk kayıplarını anmak için yürüyüş düzenledi.

Ellerinde defne yaprakları ile yapılan yürüyüşte ‘Unutmuyoruz, affetmiyoruz’ sloganları atıldı. Halk Erdoğan’ın helallik çağrısına da tepkiliydi. Yalnız bırakıldıklarını ifade eden yurttaşlar “Hakkımızı helal etmiyoruz” diyerek Erdoğan’a tepki gösterdi.

HABER MERKEZİ

#Samandağda #halk #kayıplarını #andı #Affetmiyoruz

Antalya Newroz’a hazır: Direniş, diriliş, demokrasi mücadelesi

Antalya’da yarın gerçekleştirilecek Newroz’un hazırlıkları tamamlandı: Newroz bizim için yeniden doğuş günü

Antalya, yarın (19 Mart) “Her der Newroz, her dem azadî” ve “Newroz ateşi ile özgürlüğe” şiarıyla Kepez Turgut Özal Spor Salonu önünde saat 11.00’de gerçekleştirilecek Newroz’a hazır. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ve HDP MYK üyesi Sultan Özcan’ın katılacağı Newroz’da sanatçı Hivda Gökel de sahne alacak.

HDP Antalya İl Eşbaşkanı Ahmet Kaya, 11 kenti etkileyen Mereş merkezli depremler nedeniyle Newroz’un formatının değiştiğini aktardı. Kaya, “Deprem, bir doğa olayıdır ancak yıkım altında kalan canlarımızın oradan çıkarılmaması, son günlerdeki sel felaketleri mevcut iktidarın yapmadıklarından kaynaklanmaktadır. Bunları Newroz’da dile getirecek, kınayacak protesto edeceğiz” dedi.

Yeniden doğuş

Kaya, son olarak Antalyalılara Newroz’a katılım çağrısında bulunarak şunları söyledi: “Newroz bizim için yeniden doğuş, mücadele ve demokrasinin kazanılması için tüm halklarımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz bir yürüyüştür. Bu mesajlarımızı vereceğiz. Antalya halklarını da yarın saat 11.00’den itibaren Kepez Turgut Özal Spor Salonu’na bekliyoruz. Hep birlikte protestolarımızı gerçekleştireceğiz. Direnişi, dirilişi, demokrasi mücadelesini orada hep birlikte protesto ederek, gerçekleştireceğiz. Her der Newroz her dem azadî.”

ANTALYA

#Antalya #Newroza #hazır #Direniş #diriliş #demokrasi #mücadelesi