Ana Sayfa Blog Sayfa 787

Lise öğrencileri Musevi öğrencilere karşı Nazi selamı verdi

Üsküdar Amerikan Lisesi futbol takımı oyuncuları Ulus Özel Musevi Lisesi oyuncularına karşı gol sevincinde topluca Nazi selamı verdikleri iddia edildi

Bursa’da Amedspor’a yönelik ırkçı saldırıların ardından bu defa liseler arası futbol turnuvasında ırkçılık iddiası gündeme geldi.

İzzet Stamati isimli Twitter kullanıcısı, “Bugün oynanan liseler arası futbol müsabakasında Üsküdar Amerikan Lisesi oyuncuları Ulus Musevi Lisesi oyuncularına gol sevinçlerini Nazi selamı vererek kutlamışlar. Hem de bir tanesi değil topluca yapmışlar” mesajını paylaştı.

Avlaremoz’un haberine göre Ulus Özel Musevi Lisesi (UÖML) öğrencileri konuyla ilgili yorum yapmak istemezken, veliler olayı doğruladı. UÖML müdürü Funda Kara’nın öğrencilere çok üzgün olduklarını, Üsküdar Amerikan Lisesi (ÜAL) ve müsabakayı düzenleyen kurum ile iletişimde olduklarını ifade etti. Kara, olay sırasında tepkilerini doğru şekilde getirdikleri için öğrencilerle gurur duyduğunu söyledi.

Türkiye Yahudi Toplumu da olayı doğrulayarak, gerekli girişimlerde bulunduklarını ifade etti.

Kaynak: DUVAR

#Lise #öğrencileri #Musevi #öğrencilere #karşı #Nazi #selamı #verdi

Semsûr’da binası çöken müteahhit İran’a kaçarken yakalandı

Semsûr’da yıkılan bir sitenin müteahhidi olup, hakkında arama kararı bulunan S.T., İran’a kaçarken yakalandı

Hakkında arama kararı bulunan Semsûr’da (Adıyaman) yıkılan bir sitenin müteahhidi S.T., Wan’daki sınır kapısında yakalanıp, tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Mereş merkezli depremlerde Semsûr’da yıkılan bir sitenin müteahhidi olup, hakkında ‘taksirle adam öldürme ve yaralanmaya neden olma’ suçlaması ile arama kararı bulunan S.T.’nin Saray ilçesi Kapıköy Sınır Kapısı’dan İran’a geçeceği yönünde ihbar aldı. İhbarın ardından harekete geçip, tedbir alan polis, S.T.’yi sınır kapısında yakaladı.

Gözaltına alınan S.T., polisteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

WAN

#Semsûrda #binası #çöken #müteahhit #İrana #kaçarken #yakalandı

Kuzey ve Doğu Suriye kentleri Newroz’a hazırlanıyor

Kuzey ve Doğu Suriye kentlerinde devam eden Newroz hazırlıklarına devam eden TEV-DEM Eşbaşkanı Rûken Ehmed, ‘Yasımızı, tepkimizi Newroz alanlarında direnişe çevirmeliyiz’ dedi

Dört parçada “Newrozun direniş ruhu ile Önderliği özgürleştirelim, Türk işgalciliğini bitirelim” şiarıyla yapılacak 2023 yılı Newroz’u için hazırlıklar devam ediyor.
Newroz ateşinin yakılacağı yerlerden biri de Kuzey ve Doğu Suriye. Hazırlık çalışmalarına dair bilgi veren TEV-DEM Eşbaşkanı Rûken Ehmed, depremden dolayı büyük bir kaosla 2023 yılına girildiğini ifade ederek, “Depremin bilançosu Kuzey Kurdistan ile Kuzey ve Doğu Suriye’de günden güne ağırlaşıyor. On binlerce kişi yaşamını yitirdi, yaralandı ve halk büyük zarar gördü. Büyük bir göç yaşandı. Tüm bunlar beraberinde büyük zorlukları getirdi. Yasımızı, tepkimizi Newroz alanlarında direnişe çevirmeliyiz. Bizler direniş ile bu zaferi ilan edeceğiz. Depremdeki yaralarımızı direnişle saracağız” dedi.

‘Serhildan duyguları ile direneceğiz’

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün Newroz müjdesi olduğunu söyleyen Rûken Ehmed şunları söyledi: “Bizler kadın öncülüğü ve örgütlülüğü ile alanlara çıktık ve ‘Jin jiyan azadî’, ‘Önderliği özgürleştireceğiz’, ‘Faşizmi yeneceğiz’ sloganlarını dillendirdik. İşgale karşı tek ses olacağız. Serhildan duyguları ile direneceğiz. Yani bu ayda kapsamlı gündemler var. Bilindiği gibi 11 Mart’ta Türk devletinin uçakları, Qamişlo’da hastaneye saldırdı. Bu saldırı sonucu 11 üyemiz şehit düştü. 12 Mart’ta bir daha saldırı gerçekleştirildi. Bunun sonucunda da 35 yurttaş yaşamını yitirdi. Kürt ve Arap halklarını karşı karşıya getirmek istediler. Bu saldırıların ardından 16 Mart’ta Halepçe katliamı var. 1 Mart’tan başlayıp ayın sonuna kadar her gün dolu. Tüm bu saldırılara karşı Mazlum, Rahşan ve binlerce kahramanın direniş ruhu ile Newroz ateşini yükselteceğiz.”

‘Demokratik bir toplum inşa edeceğiz’

Depremde kayıplarının fazla olduğunu ifade eden Rûken Ehmed, “Cenazelerin enkaz altında çıkarılmasına izin verilmedi. Halkı ölüme terk ettiler. Bu Çaresizlik ve Kürtleri yok etmedeki ısrar onların da sonu olacak. Diyebiliriz ki tüm bu çaresizliklerin temeli de Önderliğin esir alınması ve üzerindeki tecrittir. Bu yüzden Önderliği özgürleştirerek işgali sonlandıracağız ve demokratik bir toplum inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.

‘Direniş ruhu ile alanda olacağız’

Rûken Ehmed, “Kuzey ve Doğu Suriye’de, Cizîr Bölgesi’nde Hesekê, Dirbesiyê, Qamişlo, Amûdê, Tirbepsiyê, Girkêlegê ve Dêrik’te yani 7 yerde Newroz kutlanacak. Yine özgürleştirilmiş alanlarda Minbic ve Reqa’da diğer halklarla birlikte kutlanacak. Alanlarda kendi sloganlarımızı, renklerimizle direniş ruhu ile alanlarda olacağız” diyerek Kuze ve Doğu Suriye halklarına katılım çağrısı yaptı.

Haber: Medya Üren / JINNEWS

 

#Kuzey #Doğu #Suriye #kentleri #Newroza #hazırlanıyor

Kılıçdaroğlu’ndan kadın haklarının pazarlık konusu yapılmasına tepki

Cumhur İttifakı’na katılım şartı olarak kadın haklarının pazarlık konusu edilmesine tepki gösteren Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Cumhur İttifakı kadına şiddeti savunan bir birlikteliğe dönüşmüştür’ dedi

AKP-MHP iktidarının seçim için görüştüğü HÜDA PAR ve Yeniden Refah Partisi’nin “ön koşul” olarak kadın haklarını koruma altına alan yasa ve bazı kadın kazanımlarını sunmasına tepkiler sürüyor.

Kılıçdaroğlu’dan tepki

Yeniden Refah Partisi’nin 6284 sayılı “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” un kaldırılması tartışmasına ilişkin sanal medya hesabı Twitter üzerinden paylaşım yapan Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu “Son gelişmeler şunu net göstermiştir ki, mütedeyyin gençlerin yeri de Millet İttifakı’dır. Üzülerek görüyorum ki, Cumhur İttifakı kadına şiddeti savunan bir birlikteliğe dönüşmüştür” dedi.

Yeniden Refah Partisi’nin Cumhur İttifakı’na katılmak için AKP’ye ilettiği şartlar arasında yer alan maddelerden birkaçı şu şekilde:

“Kendi logomuzla seçimlere girilmesi,

*LGBT derneklerinin kapatılması,

*6284 kalkması (Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun),

*Süresiz nafakanın kalkması,

*Ahlak ve maneviyat öncelikli eğitim sisteminin getirilmesi.”

Cumhur İttifakı’na davet edilen Yeniden Refah Partisi’nin Genel Başkan Yardımcısı Doğan Aydal, şartlarını AKP’ye ilettiklerini ve kendilerine “Hiçbir problem yok” yanıtı verildiğini söylemişti.

ANKARA

#Kılıçdaroğlundan #kadın #haklarının #pazarlık #konusu #yapılmasına #tepki

Riha’da hastaneyi su bastı

Riha’da etkili olan sağanak yağış nedeniyle Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin acil servisini su basarken,  eğitime de 1 gün ara verildi

Riha’da (Urfa) etkili olan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Siverek, Hilvan, Pirsûs (Suruç) ve Weranşehir ilçeleri ile kent merkezinde sağanak yağış sele dönüştü. Yağış nedeniyle birçok ev ve işyeri su altında kaldı.

Hastaneyi su bastı

Aşırı yağışlar nedeniyle Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisi de sular altında kalırken, bunun üzerine acil serviste bulunan hastalar üst katlara taşındı.

 Öte yandan kentte etkili olan sağanak nedeniyle okullara 1 gün ara verildi.

RIHA

 

#Rihada #hastaneyi #bastı

Amed’in nabzı: Hesap günü geliyor

Türkiye ve Kurdistan’da depremin yaraları dayanışma ile sarılırken seçim ve Newroz gündemi, halkın öncelikli gündemleri oldu. Bu gündemler hakkında konuştuğumuz Amed halkı, Newroz ve seçimi bir hesap sorma günü olarak görüyor

Selman Çiçek

Mereş merkezli depremin ardından yaralar halkın dayanışması ile sarılırken, Türkiye, 10 Mart’ta AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimlerin 4 Mayıs’ta yapılacağını resmi olarak açıklaması ile seçim gündemine girdi. Bu gündem kapsamında altılı masa, Meral Akşener’in masadan çekilmesi ile yaşanan krizin ardından adayını Kemal Kılıçdaroğlu olarak açıklamıştı. Kurdistan’da ise seçim gündemi ile paralel 10 Mart’ta DTK, HDP, DBP, TJA ve Kurdistani ittifak yayınladıkları deklarasyonla bu yıl Newroz’un “Newroz ateşiyle özgürlüğü” sloganı ile 43 merkezde yapılacağını açıkladı.

Newroz hesap sorma günüdür

Newroz deklarasyonunun açıklamasının ardından halkın nabzını ölçmek için Amed sokaklarında yurttaşlarla bir araya geldik. Tarihi Ulu Camii önünde bulunan yurttaşlara hem Newroz’u hem seçim hem de milletvekili adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu sorduk. İlk olarak Newroz’u sorduğumuzda insanların ilk tepkisi “Bu yıl Newroz olacak mı?” oluyor. Yaşanan acı depremin ardından birçok insanın bu yıl Newroz olup olmadığını merak ettiğini fark ettik. Newroz’un olacağını söylediğimiz birçok yurttaş, olmasından hoşnutluk duyarken çok az insan ise “olmasaydı iyi idi” cevabını verdi. Hoşnut olanlar, “olmasaydı iyi idi” diyenlere yılların getirdiği mücadele birikimi ile cevap verdiğine tanık olduk. O cevap ise, Newroz’un bir eğlence olmadığı, direniş günü olduğu için kutlanması gerektiğine dikkat çekilmesi idi. Depremden dolayı 40 gün boyunca yas tuttuklarını ancak orada ölen insanları deprem değil de iktidarın politikalarının öldürdüğüne inandıkları için Newroz’un bu iktidardan hesap sormanın en iyi yeri olduğuna inanıyorlar.

Direniş türküleri ve ağıtlar olacak

HDP İl Eşbaşkanları ile de Newroz sohbeti ettiğimizde onlar da Newroz’un tarihten bu yana hep bir direniş günü olduğunu, bu yılki Newroz’u da depremde yaşamını yitirenlere adayarak bir hesap sorma günü haline getireceklerini söyledi. Kentte en zor günlerin ardından (Örneğin Cizre ve Sur direnişinin ardından) kimse gelmez denilen zamanlarda bile Amed halkının Newroz’u milyonlarla karşıladığını hatırlattı. Newroz’un bu yıl, diğer yıllara göre farklı olacağına da dikkat çeken eşbaşkanlar, sahnede ve alanda daha çok siyah zemin kullanılacağını, alana davul-zurna alınmayacağını ve sahneden ise sadece direniş türküleri ile ağıtların okunacağını söyledi.

Parti ne dese o olur

Newroz’un ardından ikinci bir sorumuz ise “Kemal Kılıçdaroğlu”nun adaylığı oluyor. Özellikle Meral Akşener ile yaşanan krizin ardında Amed’de sokağın nabzı adeta bu mesele olmuştu. Halk otobüsünde, kahvede, gittiğimiz her yerde bu konunun konuşulduğuna tanık olduk. ”Gördün mü bu Meral’ı. Biz demiştik bu Meral ajandır”, “İyi ki gitti Meral, Kılıçdaroğlu’nun önü açıldı”, “Ha MHP ha Meral, ikisi de aynı” gibi söylemleri sık sık duymak mümkün. Yurttaşların birçoğu, her iki ittifakın da Kürtlere bir şey vaat etmeyeceğine inanıyor. O yüzden “Parti ne dese odur” dedikleri HDP’nin açıklamasını bekliyor. Ancak genel eğilim, AKP-MHP iktidarına büyük öfke var. Bu öfkenin değişim istediğine tanık olduk. Burada AKP-MHP’nin Kürtlere uyguladığı faşizan politikalara karşı hesap sormak duygusunun baskın olduğunu gördük. Amed halkının, Cizre bodrumlarında yaşanan vahşeti, Sur’un yıkılmasını, Efrîn’in işgal edilmesi ve daha birçok hukuksuzluğu unutmadığına şahit olduk.

HDP’nin yol haritası

Seçim için görüştüğümüz HDP kaynakları ise, ittifakların kendilerini ilgilendirmeyeceğini, hedeflerinin üçüncü yol siyasetini güçlendirmek olduğunu söylüyor. 30 yıldır yaşadığım kentte ilk kez seçim startının çok erken verildiğine tanık oldum. Daha önceki seçimlerde siyasi partiler adaylar açıklandıktan sonra, halk ise seçim büroları açıldığında o havaya girerdi. İlk kez hep HDP’nin hem de halkın bu seçime neredeyse depremden önce girdiğini söyleyebiliriz. Bunu da halkta iktidara karşı biriken öfkenin bir sonucu olarak okumak mümkün. HDP mahalle mahalle, sokak sokak seçim çalışmasına devam ederken bir yandan da aday belirleme eğilimleri alıyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını sorduğumuzda ise kendilerinin daha çok Meclis’e güçlü girmenin çalışması yürüttüklerini söylüyor. Hedeflenen 100 üzerinde vekil ile Meclis’e girilmesi, Meclis’te vekil sayısını artırarak girmesi halinde HDP’nin kilit parti haline geleceğine inanılıyor. Anayasa Mahkemesi’nin bloke kararını kaldırması ve sözlü savunma alımını bir ay ertelemesini sorduğumuzda ise bu meseleyi de kuşku ile karşılıyorlar. Bu tür kararlarla HDP’nin arafta bırakılmak istendiğini söyleyen HDP’nin genel eğilimi ise ne olursa olsun seçime HDP logosu ile girilmeyeceği yönünde. Seçime Yeşiller Sol Parti ile girilmesi daha çok konuşulan bir seçenek olarak dile geliyor.

AKP’nin umudu kayyum

Diğer seçimlere göre AKP bölgede adeta yok düzeyinde. AKP’nin ne yapacağını sorduğumuz halk, büyük öfke ile cevap verirken AKP’nin artık kaybedeceğine olan inanç büyük. Depremde sergilediği tutuma kadar yine AKP’nin hile ve oyunlarla iktidarda kalacağına ihtimal veren Amed halkı, depremde halkı yüzüstü bıraktığı için AKP-MHP iktidarının hile ve oyunlarının da artık işe yaramayacağını düşünüyor. AKP, Kurdistan’da umudunu daha çok bölgede hiçbir karşılığı olmayan Hür ve Dava Partisi ile kayyumlara bel bağlamış durumda. Halk, Hizbullah’ın yaptığı katliamları hala unutmamışken kayyum politikaları da halkı isyan noktasına getirmiş durumda. Kentin ulaşım noktasında halka büyük mağduriyetler yaşatan kayyum, depremde ise hiçbir varlık göstermedi. Depremden önce kentin ihtiyaçları doğrultusunda 82 sivil toplum örgütünden oluşan Amed Kent Koruma ve Dayanışma Platformu’nun depremde göstermiş olduğu dayanışma halkta büyük karşılık gördü. Kayyum yerine halk, sorunların çözümü için platformun kapısını çalarken AKP’nin kayyum belediyelerinin umudu da suyu düşmüş oldu.

#Amedin #nabzı #Hesap #günü #geliyor

CHP’li il başkanına yumruklu saldırı

CHP Malatya İl Başkanı Barış Yıldız, eski köy garajındaki konteyner ve çadırlarda kalan depremzedeleri ziyaret ettiği sırada bir kişinin yumruklu saldırısına uğradı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya İl Başkanı Barış Yıldız, eski köy garajındaki konteyner ve çadırlarda kalan depremzedeleri ziyaret ettiği sırada ismi öğrenilmeyen bir kişinin yumruklu saldırısına uğradı.

Saadet Partisi’nin kurduğu aşevinin valilik tarafından kapatılacağı haberleri üzerine depremzedeleri ziyaret eden CHP Malatya İl Başkanı Barış Yıldız, MÜSİAD’ın önceki dönem başkanı Hüseyin Kalan’ın engellemesiyle karşılaştı.

Zorlu bir süreçten geçildiğini ve provakatif hareketlere cevap vermeyeceğini belirten il başkanı Yıldız, “Biz her durumda vatandaşımızın yanındayız, zor zamanlardan geçiyoruz sakin olmamız lazım. Allah hepimizin yardımcısı olsun” diyerek çevredeki yuttaşlara seslendi.

Bu sırada “Siz Allah bilir misiniz lan?” diye bağırıp küfürler savuran bir kişi Barış Yıldız’a yumrukla saldırdı. CHP’lilerin araya girmesiyle saldırgan çevreden uzaklaştırıldı.

Yıldız saldırganlardan şikayetçi oldu. Hüseyin Kalan ve onun çalışanı olduğu iddia edilen diğer şahıs gözaltına alındı.

HABER MERKEZİ

#CHPli #başkanına #yumruklu #saldırı

Irkçılık rezonansı

Gerçekleşen ırkçı saldırı bu ülke ve devletinin tarihinden hortlamış ve belli bir anda da ortaya çıkmış bir sonuçtur. Bizim için öncelikli kaygı bu sonucu koşullayan nedenler zincirini ifşa etmek…

Cem Şahin

Bu tür bir başlık atmamın kendinden menkul sebepleri bulunmakta. Zira ülkemiz sahasında yaşanan ırkçı performanslar devlet dolayımı olmadan topluma sirayet etmiyor/edemiyor. Devlet şürekasının belagatinden, mimiklerine, pratiklerinden, söylemlerine değin ırkçılık mefhumu kurumsal ve resmî bir dışavurumdur. Irkçılık adına yazılan koca bir külliyat bulunmasına rağmen meramım son dönemlerde Amedspor’a yapılan ırkçı saldırının arka planının nerelerden çıka geldiğini anlamaya çalışmak ve bunun devlet organizasyonu ile olan bağlarını anlatmak olacaktır.

Bildiğiniz gibi bir spor kulübü olan Amedspor müsabaka yapmak için bulunduğu Bursa’da faşist bir güruhun provokasyonları ve fiziki saldırısına maruz kalmıştır. Münferit ve kendiliğinden gelişen bir reaksiyon gibi pazarlanmasına rağmen saldırının evvelden hazırlığı yapılmış bir planın sonucu olduğu çok aleni. Yaklaşan seçim sürecinden olacak milliyetçilerin histerik enerjini boşaltacak daimi paratoner görevi gören Kürtler bir kez daha bu ırkçı planın nesnesi haline getirilmişlerdir. Normal şartlarda bozuk para dahil her türlü zarar verici nesnenin girişinin yasak olduğu müsabakalar, Amedspor- Bursaspor maçında sapan dahil birçok kesici aletin rahatça içeri sokulduğu bir müsabakaya sahne oldu. Ve yine normal şartlarda hemen iptalinin gerçekleşmesi gereken maç süreci o denli bir güvensizliğine rağmen devam ettirilmiştir. Buraya kadar ki malum süreç bilinç düzeyi sistemin dışına az da olsa çıkabilmiş herkesin muhakeme edebileceği bir detaydır. Lakin bütün bu olanlar taraftarların “milli hassasiyet” sebebi ile yaptıklarının ötesine bakmamızı şart koşmaktadır.

Gerçekleşen ırkçı saldırı bu ülke ve devletinin tarihinden hortlamış ve belli bir anda da ortaya çıkmış bir sonuçtur. Bizim için öncelikli kaygı bu sonucu koşullayan nedenler zincirini ifşa etmek, ırkçılığın toplumun kılcal damarlarına nasıl sirayet ettiğini anlamak ve anlatmaktır. Resmî tarihin belirlediği normların etkisiyle çepere itilmiş, bu tarihin tekçiliğine serhildan geliştirmiş her halk kesimi devlet şiddetinin muhatabı olmuştur bu ülkede. Nedenler zincirinin ilk halkasını bu ülkenin asli değerleri olmalarına rağmen değersizleştirilen öteki halkların üstün ırk fantezisinin kurbanları olarak görülmeleri oluşturmaktadır. Heterojen çeşitliliğine rağmen tekçi ve asimilasyoncu bir tonun ülkede belirgin olması halkların yok sayılması ve katledilmesine yol açmıştır. Bundan ötürü ülkemiz tarihi bir anlamda ötekilerin vahşice yok edilmesi pahasına direnmesi ve var olması tarihidir de. Bu yüzden her şeye rağmen bugün de Amedsporluyuz diyen birileri var ve var olacak. Bu toprakları ötekiler aleyhine cehenneme çeviren nedenler zincirinin doğrudan siyasal olduğu ve kurumsal bir düzeyde realize olduğu çok açıktır öyleyse. Kuruluş ve kurtuluş aklını diğer halkların yok sayılmasına bağlamış bir politik tarihin sonuçları dün olduğu gibi bugün de ırkçılık ve faşizm olarak pratikleşiyor. Kendilerini bu ülkenin sahibi zanneden hakim unsurlar dışarıda tutulan toplumları dilediği gibi azarlamak, tartaklamak ve öldürmekte bir anormallik görmedikleri için, bu pedagoji ve söylemlerle inşa olan hakim milliyetin özneleri de aynı tutumları sergilemekte bir anormallik görmüyorlar. Bundandır ırkçılığın bu ülkenin tarihi gerçekliğine uygun bir şekilde kurumsallaşması şiddetin ve ırkçılığın toplumdan çok devlete ve onun işleyişine bağlı olduğunu gösterir. Şiddetin yukarıdan aşağıya rezonansı tam olarak böyle gerçekleşmektedir. Ki hatırlanırsa Amedspor’a yapılanlardan sonra Devlet Bahçeli Bursaspor taraftarlarının tutumlarını sahiplenmiş, her ülke vatandaşın aynı tavrı göstermesini vaaz etmiştir. Şimdi daha iyi anlaşılmış olacak ki bu topraklarda özgür bir demokrasi kültürünün gelişmemesi, halkların kendi öz kültürlerini yaşamakta zorluk çekmesi ve daha bir dolu sorunsal yumak devletin tarihi yanlış bir yerden kurgulaması ve sonuçları olarak görülmelidir.

Bu sorun ülkemize has olmayıp Ortadoğu halklarının genel sorunudur. Mezhepçilik ve ırkçılığın düzenli bir şekilde gündemde tutulduğu bir coğrafya olan Ortadoğu sahası, sömürge güçlerin oyun alanını korumak için istikrarlı bir şekilde ırkçılığı ve mezhepçiliği körüklediği bir coğrafya olması nedeniyle de ayrıca tartışılmalıdır. Evet ırkçı ve faşist saldırılara uğrayan halklar vardır ama bu kimin veyahut kimlerin işine gelmektedir? Bunu kurumsal bir düzeyde örgütleyen devletler neden halkların kardeşçe ve barış içinde yaşayacakları bir dünya istemezler? Ortadoğu için cevaplanması ve çözülmesi gereken temel hususlar bu soruların içinde gizlidir. Böyle bir coğrafyanın kader olmadığı, belli politik aktörlerin ve sistemlerin kasıtlı çabası sonucu bu hale geldiğini daha fazla tartışmalıyız öyleyse.

Demokratik bir coğrafya ve ülkede yaşamak için Amedspor şahsında gerçekleşen saldırılara karşı çıkmak bu ülkenin çarpık ve yanlış tarihine bir kez daha itiraz etmek demektir. Söylenecek ve analiz edilecek çokça detay bulunmakla birlikte seçim sath-ı mailine girdiğimiz şu günlerde ırkçılık ve faşizmden beslenen iktidarları def etmenin asli yolu barışçıl ve demokratik Türkiye’yi daha kalıcı bir şekilde kurmaktan geçmektedir. Ülkemiz toplumlarına karşı gerçekleştirmemiz gereken en acil görev tepeden tırnağa kurumsallaşmış devlet ırkçılığını bertaraf etmek, halkların beraberce sorunsuz yaşadığı bir coğrafya için mücadele etmektir. Yaklaşan seçimler bunu çokça kullanan bir iktidarın yenilgiye uğratılması için kritik bir aşama olarak görülmelidir. Çünkü gitmesi olası olan bir iktidarın en bildiği yöntem olan milliyetçi hamaset bu seçim sürecinde de işe koşulacak gibi görünmektedir. Amedspor’a yapılanlar bu icranın ilk provasıdır. Bundan ötürü halkların en güçlü şekilde temsil edileceği bir birleşik cephe en acil ihtiyaç olarak kendini örgütlemeyi beklemektedir. Yeni yaşamı yeşertmenin belki de en önemli eşiğindeyiz. AKP-MHP iktidarından kurtulmak bu eşiğin ilk basamağı.

#Irkçılık #rezonansı

12 Mart’a gözaltına alınan 11 kişi yarın adliyeye çıkarılacak

İstanbul’da yürütülen soruşturma kapsamında 12 Mart’a gözaltına alınan 11 kişi yarın adliyeye çıkarılacak

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında İstanbul, Ankara ve Adana’da çok sayıda eve polis baskını düzenlendi. Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Parti Meclisi, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Sosyalist Kadın Meclisi (SKM) üyeleri ve Etkin Haber Ajansı’ndan Elif Bayburt’un da aralarında bulunduğu 11 kişi 12 Mart’ta gözaltına alındı. Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen söz konusu isimlerin dosyası hakkında aynı gün gizlilik kararı getirildi.

Söz konusu isimlerin, DAİŞ’e karşı savaşırken Kobanê’de yaşamını yitiren Suphi Nejat Ağırnaslı, İvana Hoffman ile Kuzey ve Doğu Suriye’de DAİŞ’e karşı savaşırken yaşamını yitiren birçok savaşçı hakkında yapılan sanal medya paylaşımı üzerinden suçlandığı öğrenildi. Bu ve pek çok paylaşım ile tanık ifadeleri üzerinden suçlanan isimlere “MLKP’ye üye olmak” suçlaması yöneltildi. Ancak gözaltına bulunan isimler gözaltıya tepki göstererek, “susma hakkını” kullandı.

Gözaltındaki isimler, savcılığa çıkarılmak üzere yarın Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne götürülecek.

HABER MERKEZİ

#Marta #gözaltına #alınan #kişi #yarın #adliyeye #çıkarılacak

Rus savaş uçağı ABD İHA’sına çarparak düşürdü

Rus savaş uçağı, Karadeniz üzerinde ABD ordusuna ait insansız hava aracına (İHA) çarparak düşürdü

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Savunma Bakanlığı (Pentagon), iki Rus Su-27 uçağının Karadeniz’de ABD’ye ait MQ-9 insansız hava aracını taciz ettiğini, uçaklardan birinin çarptığı MQ-9’un uluslararası sulara düştüğünü açıkladı.

ABD Hava Kuvvetleri’nin denizaşırı bölgelerinde bulunan ABD Hava Kuvvetleri Generali James Hecker de “MQ-9 uçağımız, uluslararası hava sahasında rutin operasyonlar yürütürken, bir Rus uçağı tarafından durdurulup vuruldu” açıklamasını yaptı.

DIŞ HABERLER

#Rus #savaş #uçağı #ABD #İHAsına #çarparak #düşürdü