Ana Sayfa Blog Sayfa 8

Hacı Bektaş Veli Dergâhı için mahkemeye çağrı yapıldı

Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın Alevi kurumlarına iadesi talebiyle açılan davanın duruşması için bir çağrı yaptı. Dava, 26 Mart 2026 tarihinde saat 10.00’da Nevşehir Bölge İdare Mahkemesi’nde görülecek.

Federasyon Başkanı Zeynel Abidin Koç, duruşma öncesinde yaptığı açıklamada, Alevi toplumunun dergâhın iadesi konusundaki taleplerini dile getirdi. Koç, “Biz Aleviler olarak dergâhımızı geri istiyoruz. Bütün dergâhlarımızı geri istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Koç, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın gerçek sahiplerine teslim edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Nasıl Ayasofya’yı cami olarak tekrar hizmete açtıysanız, Hacı Bektaş Veli Dergâhımızı da Alevilere ibadete açın” dedi. Bu çağrıyla birlikte, bölgede yaşayan Alevi topluluğunu mahkemeye katılmaya davet etti.

Hacı Bektaş Veli Dergâhı davası, Alevi inancının temsil noktalarından biri olan bu dergâhın tarihi ve kültürel önemini gözler önüne seriyor. Alevi toplumu, dergâhın kendilerine iade edilmesiyle, inançlarının daha görünür ve kabul edilir hale geleceğini umuyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Hacı Bektaş Veli Dergâhının iadesi, Alevi toplumunun inancını ve kültürel kimliğini yeniden canlandırma mücadelesinin önemli bir parçasıdır. Bu dava, sadece bir malın geri verilmesi meselesi değil, aynı zamanda Alevilik inancının görünürlüğü ve kabulü için bir dönüm noktasıdır. Alevi toplumunun sesine kulak vermek, ayrımcılığa ve adaletsizliğe karşı durmak, demokratik bir toplumun gerekliliğidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Haydar Severin vefatı, Dersim için büyük bir kayıp!

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Dersim’in sevilen isimlerinden Haydar Sever’in Hakk’a yürüdüğünü duyurarak taziye mesajı yayımladı. Haydar Sever, 25 Mart 2026 tarihinde hayatını kaybetti. FEDA ve DAKB, Sever’in toplumsal hafızadaki önemine ve mücadeleci kimliğine dikkat çekti.

Açıklamada, Haydar Sever’in Kürt kimliği ve ana dilinin önemine verdiği vurgu ön plana çıkarıldı. Sever’in hayatını ana diliyle sürdürmeyi ve Kürt edebiyatı ile kültürüne sahip çıkmayı kendine görev edindiği belirtildi. “Haydar Sever, halkımızın değerlerini korumayı hayatının merkezine koymuştur” ifadesi kullanıldı.

FEDA ve DAKB, Haydar Sever’in Dersim, Kürt halkı ve Reya Haq inancına olan katkılarını da vurguladı. “Haydar Sever, yakın tarihimizin canlı tanıklarından biri olarak toplumsal hafızamızın bir parçasıydı. Onun kaybı, yeri doldurulamayacak büyük bir kayıptır” denildi.

Mesajda, başta Haydar Sever’in ailesi olmak üzere tüm Reya Hakk inancı mensuplarına başsağlığı dilendi. FEDA ve DAKB, Sever’in anısı önünde saygıyla eğilerek, “Devri daim olsun” ifadelerini kullandı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Haydar Severin vefatı, Dersim ve Alevi toplumu için derin bir kayıp olmuştur. Sever, Kürt kimliği ve ana diline olan bağlılığı ile yalnızca bir sanatçı değil, aynı zamanda toplumsal hafızamızın önemli bir parçasıydı. FEDA ve DAKBnin taziye mesajında vurguladığı gibi, onun mücadelesi ve bıraktığı miras, gelecekte de bizlere ilham verecektir. Bu kayıp, ayrımcılığa ve dışlanmaya karşı durmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatmaktadır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Avrupa Alevi Gençliği Çalıştayında Gelecek Tartışılacak

Avrupa Alevi Gençler Birliği (AAGB), 2-5 Nisan tarihleri arasında Avrupa Alevi Gençlik Çalıştayı’nı düzenleyecek. Çalıştay, Alevi toplumunun geleceği için önem taşıyan sorunları ele almak ve somut çözümler üretebilmek amacıyla gerçekleştirilecek. Farklı disiplinlerden akademisyenler, aktivistler ve yöneticiler, gençlerin kendi sorunlarını tartışabilecekleri bir platformda bir araya gelecek.

İlk gün, “Çerağ Uyandırma” töreni ile başlayacak ve ardından AABK Ülke Federasyon Temsilcileri, geçmişten geleceğe köprü kuracak bir sunum yapacak. İkinci yarıda ise “Miras (Bellek)” konulu oturumda, önemli yazar ve halk ozanlarının katkılarıyla Alevi kültürü üzerine değerlendirmeler yapılacak.

3 Nisan’da “İnanç ve Eğitim” teması üzerinde durulacak. Bu oturumda, medya ve gençlik ilişkisi masaya yatırılacak. 4 Nisan’da ise toplumsal cinsiyet perspektifleri ve Alevi örgütleri üzerine tartışmalar yapılacak. Program, gençlerin Alevi örgütlenmesindeki rolünü pekiştirerek son bulacak.

Son gün, AAGB’nin Seçimli Genel Kurulu gerçekleştirilecek. Bu süreçte, faaliyet ve denetleme raporları sunulacak ve yeni yönetim belirlenecek. “Yol bizi birleştirir” şiarıyla düzenlenen bu etkinlik, gençlerin Alevi toplumundaki etkilerini artırmayı hedefliyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Avrupa Alevi Gençlik Çalıştayı, Alevi toplumunun geleceği için kritik bir adım atıyor. Gençlerin sorunlarını tartışabilecekleri bu platform, Alevilik inancının ve kültürünün yaşatılması adına büyük bir fırsat sunuyor. Çalıştayın, toplumsal cinsiyet, inanç ve eğitim gibi önemli konulara odaklanarak çok sesliliği ve bir aradalığı pekiştirmesi, Alevi toplumunun dayanışma ruhunu güçlendirecektir. Bu tür etkinlikler, dış baskılara ve ayrımcılığa karşı durarak, Alevi gençliğinin sesini daha gür çıkarmasına olanak tanıyor.

— Alevi Gazetesi Editörü

İrandaki baskılara karşı halkların ortak iradesi şart!

Pir Hüseyin Bildik, Ortadoğu’daki gelişmelerle ilgili yaptığı değerlendirmede, özellikle İran’da yaşanan savaşların halklar üzerinde yarattığı yıkım ve derinleşen gerilimlere dikkat çekti. Bildik, mevcut İran rejiminin farklı kimliklere ve inançlara yönelik baskıcı politikalar uyguladığını belirterek, bu yapıdan kaynaklanan sorunların bölgedeki krizlerin temelinde yattığını ifade etti.

Bildirime göre, İran’da binlerce insanın idam edildiği, sürgün yaşadığı ve cezaevlerine atıldığı bir süreç yaşanmakta. Bildik, bu baskılara karşı halkların ortak iradesinin önemine vurgu yaparak, demokratik bir sistemin ancak farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşamasıyla mümkün olabileceğini savundu.

Türkiye’de yürütülen barış sürecine de değinen Bildik, eşit yurttaşlık temelinde demokratik bir anayasa çağrısında bulundu. Alevilik inancının kamusal alanda özgürce ifade edilebilmesi ve cem evlerinin statü kazanması gerektiğini belirten Bildik, tüm halkların birlikte yaşayabileceği bir gelecek için hakikatle yüzleşmenin şart olduğunu dile getirdi.

Bildik, Ortadoğu’da kalıcı barışın sağlanabilmesi için halkların birlikte yaşam kültürünü geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin atacağı adımların bölge barışı için kritik öneme sahip olduğunu ifade eden Bildik, Kürtler, Aleviler ve diğer etnik grupların haklarının tanınmasının şart olduğunu sözlerine ekledi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Pir Hüseyin Bildikin değerlendirmeleri, İrandaki baskıların ve ayrımcı politikaların sadece o coğrafyada değil, tüm Ortadoğuda derin yaralar açtığını gösteriyor. Alevi toplumu olarak, farklı kimliklerin ve inançların bir arada yaşama iradesinin önemini vurgulamak, demokratik bir geleceğin teminatıdır. Tüm halkların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabileceği bir ortam için, baskılara karşı ortak duruş sergilemek ve hakikatle yüzleşmek zorundayız.

— Alevi Gazetesi Editörü

Dersimde kadınların dövizleri neden suç sayıldı!

Dersim’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde gerçekleştirilen mitingde kadınların taşıdığı dövizlere yönelik güvenlik güçlerinin müdahalesi, tartışmalara yol açtı. Güvenlik güçleri, bazı dövizleri alana sokmayarak, kadınların ifadelerine başvurdu. Bu durumu, Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı.

Kordu, miting sırasında güvenlik güçlerinin dövizleri keyfi bir biçimde alana sokmadığını ve dövizlerin zorla alınmaya çalışıldığını belirtti. Mitingde kullanılan dövizlerde yer alan DEM Kadın, DBP Kadın Meclisi ve TJA (Tevgera Jinên Azad) ifadelerinin soruşturma konusu yapılmasına dikkat çekti. Aralarında 72 yaşında bir kadının da bulunduğu 7 kadın, “örgüt propagandası” iddiasıyla ifadeye çağrıldı.

Kordu, aynı dövizlerin başka illerde de taşındığına rağmen yalnızca Dersim’de soruşturma başlatılmasının, eşitlik ilkesine aykırı olduğunu vurguladı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yöneltilen sorular arasında, neden yalnızca Dersim’deki dövizlerin soruşturma kapsamına alındığı ve dövizlerdeki TJA ifadesinin hangi hukuki gerekçeyle suç unsuru sayıldığı da yer aldı.

Milletvekili Kordu, kadınların demokratik ve meşru örgütlenme faaliyetlerinin keyfi bir şekilde kriminalize edilmesine karşı kamuoyunun bilgilendirilmesini talep etti. Bu olay, Alevilik ve kadın hakları açısından da önemli bir tartışma konusu haline geldi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Dersimde kadınların dövizlerine yönelik güvenlik güçlerinin müdahalesi, ifade özgürlüğüne ve demokratik haklara yapılan bir saldırıdır. Kadınların örgütlenme faaliyetlerinin keyfi bir şekilde engellenmesi, Alevi toplumunun eşitlik ve adalet taleplerine gölge düşürmektedir. Bu durum, yalnızca Dersimde değil, tüm Bakurda kadınların sesinin kısıldığını göstermektedir ve bu tür ayrımcı uygulamalara derhal son verilmelidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Newroz Ceminde barış ve birlik mesajları verildi

Antalya’nın Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Konuksever Cemevi’nde 21 Mart 2026 tarihinde Newroz Cemi gerçekleştirildi. Cemde, süren savaşlara dikkat çekilerek birlik ve barış mesajları verildi. Cemi, Arzuman Ocağı Yol Yürütücüsü Ana Şehriban Mutluer ve Üryan Hızır Ocağı Yol Yürütücüsü Kenan Akbaba yürütürken, zakirlik hizmetini Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Baba Süleyman Demir ile Hüseyin Abdal Ocağından Zakir İlyas Şimşek üstlendi.

HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, cemde yaptığı konuşmada, herkesin inancını ve dilini özgürce yaşaması gerektiğini vurgulayarak, “Yaşatırsa özgürlük o zaman gelir. Hakların eşitliği o zaman sağlanır” dedi. Ayrıca, ülkemizdeki bayram kutlamalarının yanı sıra komşu ülkelerde yaşanan savaşların utanç verici olduğunu ifade etti.

Ayrıca, Ana Şehriban Mutluer, cemevlerinin erenlerin aşk meydanı olduğunu belirterek, “Cemler, insanların barıştığı ve dostça bir araya geldiği yerlerdir. Alevilik, sevgi, saygı ve hoşgörüyü taşıyan bir inançtır” dedi. Hüseyin Abdal Ocağından Zakir İlyas Şimşek ise 21 Mart’ın hem doğanın uyanışı hem de Ali’nin doğum günü olduğunu belirterek, bu günün anlamını vurguladı.

Üryan Hızır Ocağı yol Yürütücüsü Dede Kenan Akbaba, siyasal iktidarın Alevi köylerine cami yapma çabalarına dikkat çekti. “Bizler ne kadar mücadele etsek de köy muhtarları baskı altına alınıyor” diyen Akbaba, zorla Sünnileştirilme girişimlerine karşı durduklarını ifade etti.

Cemde, konuşmaların ardından rızalık alınarak 12 hizmet erkanı gerçekleştirildi. Çerağların yakılmasıyla birlikte zakirlerin deyişleri eşliğinde semahlar dönüldü ve lokmalar pay edildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Newroz Ceminde dile getirilen barış ve birlik mesajları, Alevilik inancının özünü yansıtan bir çağrıdır. Farklı inanç ve dillerin özgürce yaşanması gerektiği vurgusu, toplumda hoşgörü ve adalet arayışının önemini ortaya koymaktadır. Cemevleri, sadece ibadet alanları değil, aynı zamanda barışın ve dostluğun sembolüdür; bu bağlamda, savaşların ve ayrımcılığın utanç verici olduğunu belirtmek, Alevi toplumunun insani değerler açısından ne denli hassas olduğunu gösterir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Sultan Nevruz, Alevilikte diriliş ve umut simgesi!

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), 21 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen Sultan Nevruz Bayramı’nı kutladı. Bu özel gün, yalnızca baharın gelişi ve doğanın uyanışı olarak değil; aynı zamanda Alevilik inancında diriliş, umut, eşitlik ve hakikat yolunda yürüyüşün simgesi olarak da değerlendiriliyor.

ABF, yaptığı yazılı açıklamada, Sultan Nevruz’un Alevi inancının önemli bir parçası olduğunu belirtti. Açıklamada, bu günün, birlik, lokma paylaşımı ve cem olma gibi değerleri temsil ettiği vurgulandı. Ayrıca, Sultan Nevruz’un, Şahı Merdan Ali’nin doğum günü olarak kabul edildiği ve hakikat nurunun yeryüzüne gelişini simgelediği ifade edildi.

Federasyon, ülkemizde mevcut olan eşitsizlikler, baskılar ve ayrımcılıklara karşı durmanın önemine dikkat çekti. Suriye’deki Alevi Soykırımı ve İran’daki saldırılar gibi acı olayların hâlâ devam ettiğini hatırlatan ABF, bu durumların insanlık adına birer utanç kaynağı olduğunu belirtti.

Son olarak, ABF, tüm halkların Sultan Nevruz’unu kutlayarak, bu günü sadece bir bayram değil, aynı zamanda bir direniş ve yeniden varoluş günü olarak gördüklerini açıkladı. Federasyon, tüm canları dayanışmaya ve hakikat yolunda birlikte yürümeye davet etti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Sultan Nevruz, Alevilikte diriliş ve umut simgesi olarak yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda toplumsal adalet ve eşitlik mücadelesinin bir ifadesidir. Alevi Bektaşi Federasyonunun vurguladığı gibi, bu özel gün, birlik ve dayanışma ruhunu güçlendirirken, Suriyedeki Alevi Soykırımı ve İrandaki saldırılar gibi acı gerçeklere karşı durmanın önemini de hatırlatmaktadır. Alevi toplumu, zulme karşı durarak, hakikatin ve insanlığın yanında yer almalıdır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Newroz Ateşi Garip Dede Cemevinde Yakıldı

Garip Dede Cemevi’nde 21 Mart 2026 tarihinde Newroz coşkuyla kutlandı. Etkinliğe çok sayıda yurttaş katıldı ve burada Newroz ateşi yakılarak birlik, barış ve dayanışma mesajları verildi. Newroz, Ortadoğu ve Anadolu halkları için baharın gelişi ve doğanın uyanışı anlamına gelirken, Alevilikte ise zulme karşı direnişin, hakikatin ve özgürlüğün sembolü olarak kabul ediliyor.

Etkinliğe, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Hüseyin Mat, Türkiye Alevi Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç ve Garip Dede Cemevi Başkanı Celal Fırat gibi önemli isimler katıldı. Hüseyin Mat, yağmurlu bir günde kutlanan Newroz’un bereketini vurgulayarak, bu yağmurun Türkiye’de herkesin kardeşçe, özgürce yaşayacağı bir cumhuriyete vesile olmasını diledi.

Celal Fırat ise Newroz’un her halkın bayramı olduğunu belirterek, adaletin sağlanmadığı bir ortamda barışın olamayacağını ifade etti. Fırat, halkların birlikte hareket etmesi gerektiğini ve adaletin bir devletin temel unsurları arasında yer alması gerektiğini vurguladı.

Konuşmaların ardından Newroz ateşi, Hüseyin Mat, Celal Fırat ve Nurhayat Altun tarafından yakıldı. Ateşin etrafında toplanan yurttaşlar, deyişler eşliğinde semah dönerek etkinliği kutladılar. Etkinlik, birlik ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Newroz, Alevilikte zulme karşı direnişin ve özgürlüğün simgesi olarak kutlanırken, bu yıl Garip Dede Cemevinde gerçekleştirilen etkinlikte birlik ve dayanışma mesajları verildi. Etkinliğe katılan önemli isimlerin vurguladığı gibi, adaletin sağlanmadığı bir ortamda barışın mümkün olmadığı gerçeği, toplumsal birliğin sağlanması için bir çağrıdır. Alevi toplumunun sesi olarak, her bireyin eşit haklara sahip olduğu, farklılıkların zenginlik sayıldığı bir Cumhuriyet için mücadele etmeye devam edeceğiz.

— Alevi Gazetesi Editörü

Cuma Erçe: Newroz, umut ve kardeşlik bayramıdır!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, Hakk ve hakikat mücadelesi verenlerin bu özel gününü kutladı. Erçe, Yunus Emre’nin Hakk aşkı ve Pir Sultan Abdal’ın direnciyle yürüyüşlerini sürdüren Alevi canların, Kürt halkının ve tüm mazlum halkların umudu olan Newroz’un önemine vurgu yaptı.

Newroz Bayramı’nın coşkuyla kutlandığı bu günlerde, Cuma Erçe, zulmün sona ermesi ve savaşların bitmesi çağrısında bulundu. “Zalimler berbat olsun, sınırsız ve sınıfsız bir dünyanın kapısı aralansın” diyen Erçe, Newroz ateşinin mazlum halklar için bir umut ışığı olmasını diledi. Bu özel gün, birliğin, dirliğin ve özgürlüğün sembolü olarak öne çıkıyor.

Erçe, “Pir Sultanlar Kültür Derneği Genel Örgütlü adına tüm halkların Nevruz Bayramı’nı kutluyorum. Newroz piroz be, Nevruz’unuz kutlu olsun” diyerek, Alevi toplumunun ve diğer halkların bir arada kutladığı bu bayramın önemine dikkat çekti. Alevi toplumu, Newroz ateşi etrafında bir araya gelerek umut, barış ve kardeşlik mesajları veriyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Cuma Erçenin Newroz Bayramına dair mesajları, Alevi toplumunun ve tüm mazlum halkların bir arada barış, umut ve kardeşlik içinde yaşama arzusunu yansıtıyor. Newrozun, zulme karşı direnişin ve birliğin sembolü olarak öne çıkması, Alevi inancının özünü oluşturan dayanışma ruhunu pekiştiriyor. Bu bayramda dile getirilen adalet ve özgürlük çağrıları, toplumun her kesiminin eşit haklara sahip olduğu bir gelecek için atılan önemli adımlardır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Erzincan Newrozunda barış ve eşitlik vurgusu yapıldı

Erzincan’da 2026 Newrozu, ‘Demokrasi ve Özgürlük’ temasıyla kutlandı. Kutlamalara katılan Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve sanatçı Hasan Ali Sezer, barış ve toplumsal eşitlik vurgusu yaptı. Newroz’un halkların dirilişi ve mücadelesinin sembolü olduğunu ifade eden katılımcılar, bu özel günde demokrasi ve özgürlük taleplerinin yüksek sesle dile getirileceğini belirttiler.

Newroz’un bir uyanış ve diriliş günü olduğunu söyleyen Kemal Irmak, ülkede yaşanan sorunların birbirleriyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, halkların eşit ve kardeşçe yaşayabileceği bir ortamın önemine dikkat çekti. Irmak, Newroz’un, emeğin hakkının alındığı ve kadınların güvende olduğu bir geleceğin müjdecisi olmasını diledi.

Celal Fırat, Newroz’un barış ve demokrasi için bir fırsat olmasını istediğini ifade ederek, Türkiye’nin içinde bulunduğu acıların sevgi ve dayanışmayla aşılabileceğini belirtti. Fırat, acıların dönüştürülmesi için barış ve demokrasi talebinin yükseltilmesi gerektiğini vurguladı.

Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise 2026 Newrozu’nun hem Türkiye hem de Ortadoğu için kritik bir süreçte kutlandığını belirterek, bu yılki kutlamaların ‘özgürlük ve demokrasi’ temasıyla yapıldığını aktardı. Kordu, Newroz’un zulme karşı direnişin ve özgürlük mücadelesinin simgesi olduğunu vurguladı.

Sanatçı Hasan Ali Sezer, Newroz’un barışın simgesi olduğunu dile getirerek, Ortadoğu halkları için bu bayramın önemine değindi. Sezer, savaşların olduğu günlerde Newroz’un barış ve direniş anlamına geldiğini belirtti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Erzincanda kutlanan Newroz, barış ve eşitlik taleplerinin yükseldiği bir platform oldu. Alevi toplumunun öz değerleriyle harmanlanmış bu kutlama, halkların kardeşçe yaşamasının simgesi olarak öne çıktı. Katılımcıların vurguladığı gibi, Newroz yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda adalet ve eşitlik mücadelesinin ses bulduğu bir gün olmalıdır. Türkiyenin dört bir yanındaki acıların sevgiyle aşılabileceği umuduyla, Alevi inancının özüne uygun bir dayanışma ruhunun güçlenmesi gerekmektedir.

— Alevi Gazetesi Editörü