Ana Sayfa Blog Sayfa 811

Resmi rakamlara göre depremlerde can kaybı 47 bin 932’ye yükseldi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş merkezli depremlerde 47 bin 932 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Ayrıntılar geliyor…

#Resmi #rakamlara #göre #depremlerde #kaybı #bin #932ye #yükseldi

AK’den Demirtaş’ın tutukluluğuna karşı öneri

Avrupa Konseyi, Selahattin Demirtaş hakkındaki AYM süreci sonlanana kadar ‘tutukluluk dışı formül’ önerisinde bulundu

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, tutuklu HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında Anayasa Mahkemesi (AYM) önündeki süreç sonuçlanıncaya kadar “tutukluluk dışı her türlü önlemin değerlendirilmesini” isteyen bir ara karar aldı.

Karar, Bakanlar Komitesi’nin bu hafta Strasbourg’da düzenlenen AİHM kararları gündemli toplantısında alındı.

Komitenin kararında, Demirtaş hakkında AİHM tarafından 22 Aralık 2020 tarihinde açıklanan hak ihlali kararının yerine getirilmediği bir kez daha tekrarlandı. Demirtaş’ın mevcut tutukluluk hali konusunda 7 Kasım 2019 tarihinde AYM’ye yaptığı bireysel başvurunun, AİHM kararına rağmen hâlâ sonuçlanmamış olması da “esef verici” olarak tanımlandı.

Kararda, “AYM’nin AİHM kararı temelinde Demirtaş’ın tutukluluk hali konusunda en kısa sürede karar açıklaması için her türlü önlemi alması” istenirken, Demirtaş’ın derhal serbest bırakılmasını sağlamak için “AYM önündeki süreç sonlanıncaya kadar tutukluluk dışı diğer önlemlerin değerlendirilmesi” çağrısında bulunuldu.

Avrupa Konseyi kulislerinde bu önlemlerin “Demirtaş için ev hapsi, elektronik kelepçe ya da adli kontrol şartıyla serbest bırakılma” gibi formüller olabileceği konuşuluyor.

AİHM, Demirtaş’ın tutuklu olmasının “Çoğulculuğu bastırma ve demokratik toplum kavramının özünde yer alan siyasi tartışma özgürlüğünü sınırlama yönünde ağır basan bir amaç izlediğinin her türlü makul şüphenin ötesinde tespit edildiği” sonucuna varmış ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “haklara getirilen kısıtlamaların sınırlandırılması”yla ilgili 18’inci maddesinin ihlaline hükmetmişti.

Mahkeme, Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamının, uğradığı hak ihlalini sürdüreceğini, bunun da Türkiye’nin AİHM kararlarına uyma yükümlülüğünü ihlal edeceğini belirtip, “derhal serbest bırakılmasını” kararlaştırmıştı.

Kavala dosyası

Bakanlar Komitesi, Demirtaş kararına ek olarak Osman Kavala dosyasını da görüştü. Toplantı sonunda Kavala’nın AİHM kararına rağmen hâlâ tutuklu olmasını bir kez daha eleştiren Komite, yargı organlarının “Kavala’nın tutukluluk halini sonlandırarak, kendisine yönelik cezai suçlamaların olumsuz sonuçlarını ortadan kaldırabileceğini” not etti.

Kararda, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Türkiye raportörlerinin geçtiğimiz haftalarda Kavala’yı cezaevinde ziyaret etmelerinin “ilgiyle not edildiği” belirtildi. Buna karşılık, AİHM kararlarının uygulanışında denetim yetkisine sahip yegâne organın Bakanlar Komitesi olduğuna vurguda bulunuldu. Bu kapsamda Ankara’ya, Kavala dosyası için Komite bünyesinde büyükelçiler düzeyinde oluşturulmuş “Temas Grubu” ile gecikmeksizin daha sıkı diyalog yürütmesi çağrısında bulunuldu.

Komite Haziran’da yeniden görüşecek

Bakanlar Komitesi bu hafta aldığı kararlarla Demirtaş ve Kavala dosyalarında Ankara ile diyaloğu ön plana çıkarmış olduğu mesajı verdi. Strasbourg kulislerinde Avrupa devletlerinin bu iki dosyada somut adım atmadan önce Türkiye’deki seçim sonuçlarını bekleme eğiliminde oldukları yorumları da yapılıyor.

Komite, Demirtaş ve Kavala dosyalarını Haziran ayında yeniden görüşecek.

Kaynak: MA

#AKden #Demirtaşın #tutukluluğuna #karşı #öneri

Ankara JİTEM davasında sanıklara beraat istendi

Ankara JİTEM Davası’nda iddia makamı sanıklar hakkında beraat talep ederken, mütalaaya karşı müşteki avukatların beyanda bulunması için ek süre verildi

Ankara ve çevre kentlerinde 1993-1996 yılları arasında Altındağ Nüfus Müdürü Abdülmecit Baskın’ın da aralarında olduğu 19 kişinin ölümüyle ilgili açılan “JİTEM” davasının 5’inci duruşması Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi Eşaşkanı Şevin Kaya, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Ankara Şubesi Başkanı Murat Yılmaz ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) temsilcisi avukatlar duruşmaya katıldı. Duruşma salonunda 6 çevik kuvvet polisinin de yer alması dikkat çekti.

Duruşmada ilk olarak söz alan iddia makamı mütalaasını sundu. İddia makamı işlenen cinayetlere ilişkin tanık beyanlarının çelişkili olduğu, tanığın ölmüş insanlar üzerinden anlatması, cinayetleri belirleyecek delil, suç aleti, görgü tanığı olmaması, balistik sonucu olmaması, sanıkların teşhis edilememesi, gerekçeleriyle CMK 223’üncü madde gereğince beraatlarını talep etti.

‘Hiç şaşırmadık’

Sonrasında söz alan avukat Yusuf Alataş mütalaaya hiç şaşırmadığını belirterek şunları söyledi: “Yargılama boyunca sanıklara tek soru sormayan iddia makamının beraat istemesine hiç şaşırmadık. Yargılama boyunca iddia makamı kendi görevini yapmadı, bir soru dahi sormadı. Bu kadar kapsamlı dosyada tek bir delil toplanması talebinde bulunmadı. Burada bir dönemin devlet anlayışı yargılanıyor, arka arkaya çok sayıda insan öldürülüyor. Devlet kendisiyle yüzleşmek istemiyorsa zaten bir sonuç almak mümkün değildir. Mahkeme İçişleri Bakanlığının Mehmet Ağar’ın görevleri ile ilgili herhangi bir bilgi belge bulunmadığını bildirmesini sineye çekti. Devlet Mehmet Ağar’ı sahiplenmiştir. Daha öncede ceza aldı Yargıtay onayladı, daha sonra dosya başka ceza dairesine gönderilerek kararı bozuldu. Gizli tanık Ayışığı’nı neden biz dinlemedik. Yer gösterme tutanağındaki çelişki nedir açıklasın iddia makamı. 450’nci maddeye göre dava açılıyor ama bir tutuklama kararı verilmiyor. Biz olmadan Mehmet Ağar’a özel duruşma açılıyor sorgusu yapılıyor. İddia makamı tek soru sormuyor. Burada adil bir yargılama yapılmadı.”

‘Yargı devleti korudu’

Savcının Bölge Adliye Mahkemesi’nin bozmuş olduğu nedenleri kapatmaya çalıştığına işaret eden avukat Sertaç Ekinci, “Demokrasi nedir diye sorulduğunda özellikle siyaset bilimciler ‘yargının yürütmeyi yönetebildiği bir sistemdir’ der. Türkiye gibi ülkelerde devletin kutsal olarak addedildiği yargının fonksiyonu devleti korumak olur, bugün de bunu yaşıyoruz. Sanki bu dosya basit bir cinayet dosyasıdır. Savcı 1990’lı yıllarda terörle mücadele adı altında insan hakları ihlali olduğunun, İstanbul’da, Ankara’da katliamların yapıldığının, öldürülenlerin Kürt olduğunun, katillerin kullandığı silahların özel harekat daire başkanlığına ait Uziler olduğunun farkında değil. Koruduğunuz devletin neler yaptığını gördük. Susurluk komisyonundan bu mahkemeye gelen beyanlar var. Bu yasa dışı örgütü kendi çıkarları için gayrimeşru işler yaptığını ifade eden tanıklar mevcut Fikri Sağlar’dan Kutlu Savaş’a dönemin mit müsteşarına. Beraat kararı istemek nedir” diye sorarak mütalaaya karşı savunma için süre talebinde bulundu.

‘Görgü tanıkları dinlenmedi’

Müşteki Yıldırım ailesi avukatı Zahit Şeyhanoğulları da şu ifadelerde bulundu: “Mahkemeye geldikten sonra onlarca talebimiz oldu. Bunların hiçbiri olmadı. Bazı cinayetlerin görgü tanıkları var. Bu tanıklar savcı tarafından da mahkeme tarafından da dinlenmedi, teşhis yapılmadı. Siz hukuka göre karar vermek zorundasınız. Biz bu dosyada tek bir tanığı buraya getirtemedik. Adil yargılama yapın bunu istiyoruz” diyerek yazılı beyan için süre talebinde bulundu.

‘Sedat Peker sanıkları ifşaladı’

Devlet görevlilerinin karıştığı ağır hak ihlallerinde cezasızlık politikasının hakim olduğunu vurgulayan avukat Öztürk Türkdoğan, “Dünyada bu tarz davalar yaşanmış süreç nasıl ilerlemiş biliyoruz. Biz adalet, hakikat için mücadele ediyoruz. Bu sanık ekibi Sedat Peker tarafından ifşalandı. Muhtemelen iktidar değişiminde bu sanıklar tekrardan sanık sandalyesinde olacak. Bu kadar tekrar yeterli değil mi? Delilleri araştırmalı ve tartışmalıyız” dedi.

‘O adam Kürtleri katletti’

Müşteki Abdülmecit Baskın’ın oğlu avukat Eren Baskın da mütalaaya karşı tepki göstererek “Mütalaayı kabul etmiyorum. Babamın eve geliş saati hep belliydi ama o gün saatinde gelmedi. 3 gün sonra Gölbaşı’nda cenazesi bulundu. Sanık her şeyi anlatmasına rağmen iddia makamı nereden kaçırıldığının bilinmediği üzerinde duruyor. Amedspor Bursa maçında Yeşil’in posteri açıldı bütün insanlar ayağa kalktı çünkü o adam Kürtleri katletti bu bir gerçekliktir. Herkes bu dosyada da gerçekliğin farkında” diye konuştu.

Sanık avukatları mütalaaya karşı bir beyanda bulunmayacaklarını belirterek, taleplerin reddini istedi. Bunun üzerine iddia makamı mütalaaya karşı süre verilmesini taleplerin reddini talep etti.

Mahkeme heyeti, avukatların ek süre talebini kabul ederken, delillerin toplanması talebini reddetti ve duruşmayı 28 Mayıs’a erteledi.

ANKARA

#Ankara #JİTEM #davasında #sanıklara #beraat #istendi

Depremzedelerin tepkisine gülmüştü: Adıyaman Valisi istifa etti

Depremzedelerin tepkisine “sırıtarak” yanıt veren Adıyaman Valisi Mahmut Çuhadar istifa etti

Depremin en ağır faturasını ödeyen ve on binlerce insanın yaşamını yitirdiği Semsûr’da (Adıyaman), yurttaşların tepki gösterdiği sırada “sırıtan” Vali Mahmut Çuhadar, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek istifa etti.

Vali Çuhadar, istifasını şu sözlerle duyurdu: “Yaklaşık 3 yıldır yürütmekte olduğum Adıyaman Valiliği görevimden yaşadığım sağlık sorunları sebebiyle affımı talep etmiş bulunmaktayım. 06.02.2023 tarihinde yaşadığımız deprem felaketinin yaralarını devlet ve millet dayanışmasıyla sarılacağına dair inancım tamdır. Adıyaman ve Adıyamanlı hemşerilerimin yüreğimizde hep özel bir yeri olacaktır. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun.”

Merkez üssü Mereş olan 6 Şubat tarihli depremler, Semsûr’da da büyük yıkıma yol açmıştı. Yakınları enkaz altında kalan yurttaşlar, Adıyaman Valiliği’ne giderek çalışmaların ve yardımların yetersiz olduğunu belirterek tepki göstermiş, Adıyaman Valisi Çuhadar ise “Adıyaman sahipsiz”, “Yardımlar nerede?” diye slogan atan depremzedelere “sırıtarak” karşılık vermişti. Çuhadar’ın gülmesine öfkelenen bazı yurttaşlar, “Neye gülüyorsun sen” sözleriyle tepki göstermişti.

SEMSÛR

#Depremzedelerin #tepkisine #gülmüştü #Adıyaman #Valisi #istifa #etti

HDP: #BizHazırız bu rejimi değiştireceğiz

HDP, 14 Mayıs seçimi ile ilgili sanal medya hesabından #BizHazırız etiketi ile ‘bu rejimi değiştireceğiz’ paylaşımı yaptı

Halkların Demokratik Partisi (HDP), AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın seçimlerin 14 Mayıs’ta yapılmasına dair imzaladığı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ardından Twitter hesabından #BizHazırız paylaşımı yaptı.

Paylaşımlarda şu ifadelere yer verildi: “14 Mayıs’ta yapılacak olan seçime #BizHazırız. Ülkeyi yıkıma sürükleyenler, adaletsizliği derinleştirenler siz de tarihin en büyük yenilgisine hazır olun!”

#BizHazırız ülkenin üzerine enkaz olup çöken bu rejimi değiştireceğiz. Vakti gelmiş bu değişimin önüne hiç kimse geçemez. Birlikte yaratacağımız aydınlık gelecek şimdiden hepimize hayırlı olsun.

Seçim tarihi belirlendi. Yeni bir yaşam kurmaya, demokrasiyi, barışı, emeği ve özgürlüğü egemen kılmaya, tarihsel değişimi yaratmaya #BizHazırız.”

HABER MERKEZİ

#HDP #BizHazırız #rejimi #değiştireceğiz

Kurdistani İttifak Çalışması toplandı

Kurdistani İttifak Çalışması, seçim gündemiyle DBP’nin ev sahipliğinde toplandı

Kurdistani İttifak Çalışması, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Cumhurbaşkanlığı adayı çıkarma eğilimini yeniden gözden geçirmesi kararı üzerine toplandı. HDP’nin kararını değerlendirmek üzere Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ev sahipliğinde partinin Amed’te bulunan Genel Merkez Danışma Bürosu’nda gerçekleştirilen toplantıya, DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Berdan Öztürk, İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA) Genel Başkanı Mehmet Kamaç, Azadî Partisi Genel Başkanı Ayetullah Aşiti, Kürdistan Komünist Partisi (KKP) Sinan Çiftyürek, Devrimci Demokratik Kürt Derneği’nden (DDKD) Halim İpek ve Kürdistan Demokrat Partisi-Türkiye (KDP-T) Mehmet Emin Kardaş ile HDP milletvekilleri Necdet İpekyüz, İmam Taşçıer ve Nusrettin Maçin katıldı.

Kurdistani İttifak, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tutunacağı tutum ve aday çıkarma eğilimine dair görüşlerini HDP’ye iletecek.

HDP, bileşenleriyle gerçekleştireceği toplantının ardından Cumhurbaşkanı adayı çıkarma eğilimini Emek ve Özgürlük İttifakı’nın toplantısına taşıyacak. Son karar, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın toplantısında verilecek ve kamuoyuna deklare edilecek.

AMED

#Kurdistani #İttifak #Çalışması #toplandı

Pınar Gültekin davasında fail Avcı’ya ağırlaştırılmış müebbet

Yakılarak katledilen Üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in faili Cemal Metin Avcı’ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

Muğla’da üniversite öğrencisi iken Cemal Metin Avcı tarafından katledilen Pınar Gültekin’i davasında karar açıklandı.

Fail Avcı ve ona yardım eden yakınlarının yargılandığı davanın karar duruşması Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti Avcı’ya ağırlaştırılmış müebbet, kardeşi Mertcan Avcı’ya 4 yıl hapis cezası verdi.

Ayrıntılar geliyor…

#Pınar #Gültekin #davasında #fail #Avcıya #ağırlaştırılmış #müebbet

Hukukçular: İnsanlar enkaz altında donarak öldü

Wan Barosu ve ÖHD Wan Şubesi üyesi avukatlar, deprem kentlerinde hazırladıkları raporu açıkladı. Raporda, birçok kişinin enkaz altında kalarak donduğu vurgulandı ve kimlik tespiti çalışmalarının da yetersiz olduğu belirtildi

Resmi rakamlara göre en az 45 bin 968 kişinin hayatını kaybetti 6 Şubat depremleri için Wan Barosu ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Wan Şubesi, deprem kentlerinde yaptıkları gözlem ve tespitlere dair hazırladıkları raporu açıkladılar.
Wan Barosu Tahir Elçi Salonu’nda yapılan toplantıda arama kurtarma faaliyetlerinin yetersiz olduğu, enkaz altında kalan birçok kişinin donarak öldüğü ve ölü sayısının 46 bin 104 olduğu ifade edildi.

Kimlik tespiti yetersiz yapılıyor

Ölü sayısının resmi rakamlardan fazla olduğu ifade edilerek , hayatını kaybedenlerin toplu gömüldüğü belirtilerek, “Yaşamını yitirenlerin toplu olarak gömüldüğü, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yeterli olabildiği ölçekte diş, tırnak, saç örneği alma ve fotoğraflama yapmak suretiyle gömülme işlemlerini yapmaya çalışıldığı, bu yönde savcı sayısının yetersiz olduğu” vurgulandı.

Raporda yer verilen tespitler şunlar;

*Acil sağlık hizmetlerinin sağlanmasında aksama olduğu,

*Bazı bölgelere etnik yapı, siyasi ve mezhepsel görüş ayrılıklarından dolayı devlet kurumlarınca yardımların götürülmediği veya çok geç götürüldüğü yönünde yurttaşların yakındığı,

*Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından 150 gönüllüyle kurulan Hasan Koca Cemevi Dayanışma Koordinasyonuna ‘Kayyım’ atandığı ve yardım malzemelerine el konulduğu,

*Seyyar tuvalet ile banyo yokluğundan hijyenik bir ortam sağlanmaması nedeniyle salgın hastalık riskinin artabileceği kanısı oluşmuş, gönüllülerin hijyen malzemeleri dağıtımlarının salgın riskini önlemeye yetmediği,

*Deprem felaketinin yaşandığı illerde elektrik, su ve doğalgaz verilmediği gibi güvenlik, sağlık, ulaşım, alt yapı ve belediye hizmetleri gibi kamusal faaliyetlerin sağlanamadığı aktarılmış gözlemlenmiş ve tespit edilmiştir.”

Hak ihlallerine de yer verildi

Raporda yaşanan hak ihlallerine de değinilerek ve şu tespitlere yer verildi;

*Avrupa İnsan Hakları Sözleşme’nin 2’nci maddesi bakımından devletlerin pozitif yükümlüğü, insan yaşamını korumak amacıyla bütün uygun tedbirleri ve önlemleri almak, özellikle insan yaşamına karşı oluşan potansiyel riskin düzeyi hesaba katılarak gerekli düzenlemeleri yapmaktır. Bu sebeple Deprem nedeniyle meydana gelen ölümlerden ve zararlardan bir bütün halinde devletin sorumluluğunun olduğu tartışılmaz bir sonuçtur.

*Konutlar için ruhsat verme, yaşanabilir bir çevre kurma, tesisleri risklerden arındırarak işletme, yapıların ve çevrenin güvenliğini sağlama ve çevreyi gözetim altında tutma, imara aykırı yapıları yıkma ve depreme dayanıklı yapıların yapılması gibi çevreyi mutlaka koruma gibi düzenlemeler ihmal edilemez.

*Genel imar sorunları karşısında güçsüz olan halkın ve ortaya çıkan yasal tedbirlerin uygulanmasında belirsizlik yaratan uygulamalar sebebiyle daha da kötüleşen durum ve ruhsatsız yapıların yıkılmaması/yıkılamaması, bilimsel gerçeklikten uzak imar programları, imar aflarından dolayı devlet görevlilerinin insanların maruz kaldıkları acil ve bilinen risklerden korumak için hiçbir önlem almamaları yaşam hakkının ihlali neticesini doğurmuştur.”

Açıklamada son olarak gerekli tedbirlerin alınması çağrısında bulunuldu.

WAN

#Hukukçular #İnsanlar #enkaz #altında #donarak #öldü

Dîlok’ta okullar 13 Mart’ta açılıyor

Depremde yıkılan kentlerden olan Dîlok’ta okullar 13 Mart’ta açılıyor

Mereş ( Maraş) merkezli depremlerde etkilenen kentlerden olan Dîlok’te (Antep) ara verilen okullar 13 Mart’ta.

Antep Valisi Davut Gül sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Son hazırlıklarımızı gözden geçirdik. 13 Mart Pazartesi günü öğrencilerimize kavuşuyoruz.” dedi.

DÎLOK

#Dîlokta #okullar #Martta #açılıyor

Xwebûn ile jinnews’in sitelerine erişim engeline itiraz reddedildi

 Xwebûn gazetesi ile jinnews’in internet sitelerine getirilen erişim engeline yapılan itirazın reddedilmesine karşı yapılan itiraz da reddedildi

Ankara 4’üncü Sulh Ceza Mahkemesi’nin Kürtçe haftalık yayın yapan Xwebûn gazetesi ile kadın haber ajansı jinnews’in internet sitelerine getirdiği erişim engelline yapılan itirazı üzerine, Ankara 5’inci Sulh Ceza Hakimliğine yapılan itiraz da reddedildi.

Avukat Resul Temur, Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Mehdi Özdemir, Basın ve Hukuk Derneği Hakikatleri Araştırma Derneği adına Özlem Ender, Mir Ali Koçer, Google LLC vekili Av. Gönenç Gürkaynak, erişim engelinin kaldırılması için Ankara 4’üncü Sulh Ceza Mahkemesi’ne yaptıkları itirazın reddedilmesinin ardından itirazın reddine için Ankara 5’inci Sulh Ceza Hakimliğine yaptıkları itiraz da reddedildi.

İtirazın gerekçe ve dayandığı nedenleri yerinde bulmayan Ankara 5 Sulh Ceza Hakimliği, Ankara 4’üncü Sulh Ceza Mahkemesi’nin ret gerekçelerini usul ve yasalara uygun bularak itirazı reddetti.

Kaynak: MA

#Xwebûn #ile #jinnewsin #sitelerine #erişim #engeline #itiraz #reddedildi