Ana Sayfa Blog Sayfa 826

İTO’dan İstanbul’daki sağlık kurumları için önlem çağrısı

İstanbul Tabip Odası, kentte bulunan tüm sağlık kurumlarının deprem güvenliğnin düşük olduğunu belirterek olası depreme karşı alınması gerekn önlemleri sıraladı

İstanbul Tabip Odası (İTO), olası deprem riskinden dolayı kentin önemli sağlık kuruluşları olan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi ile İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin durumuna ilişkin oda binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıya İTO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nergis Erdoğan, İTO Genel Sekreteri Dr. Ertuğrul Oruç ve İTO Yönetim Kurulu (YK) üyelerinin yanı sıra çok sayıda sağlık çalışanı katıldı.

Tüm sağlık kurumları ciddi hasar aldı

Toplantıda konuşan İTO Başkanı Nergis Erdoğan, Hatay ve Adıyaman’da sağlık kurumlarının ciddi hasarlar aldığını ve aile sağlık merkezlerinin tamamının kullanılamaz hale geldiğini söyledi. Sağlık çalışanlarının koordinasyon ve rotasyonunda aksaklıklarının olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bu durumun olası İstanbul depreminde yaşanmaması için başta Cerrahpaşa ve İstanbul Tıp Fakülteleri hastaneleri olmak üzere sağlık kurumları en kısa zamanda depremde güvenlik hizmeti için hazır hale getirilmelidir” çağrısında bulundu.

Ayakta kalan tek yapı Fransız hastanesi

İTO yönetim kurulu üyelerinin Hatay ve Adıyaman da 3 gün boyunca yerinde gözlem yaptıklarını kaydeden Erdoğan, Hatay’da sağlam kalan tek binanın Fransa’ya ait Dört Yol Hastanesi olduğunu söyledi. Erdoğan, “Hatay Defne’de sağlık kuruluşunun olmadığını gördük. İncelediğiniz alanda ciddi tuvalet sorunları yaşanmaktaydı. Birçok kullanılamaz haline gelmiş, giderleri nehre verilmiş tuvaletler olduğunu gördük” ifadelerini kulandı.

Sevgi Parkı’nda kurulan koordinasyon merkezlerinde sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin destekte bulunduğunu söyleyen Erdoğan, “Hem ilaç desteği hem de sağlık hizmeti verdiğine tanık olduk. Aynı zamanda yemekte verilen bu alan metrekareye nerdeyse 5 kişinin düştüğü bir rağbet görülmekteydi. İlçede 5-10 çadırdan ibaret bazı alanlar dışında büyük bir yıkıma cevap verecek büyüklük ve genişlikte barınma sağlayacak insani bir barınma alanı görmedik” dedi.

Cerrah Paşa ve İstanbul Tıp Fakültesi’nin taşınmasına tepki

İstanbul da Aile Sağlık Merkezi (AHS) binalarının güvenliğinin düşük olduğunu söyleyen Erdoğan, bunu hem çalışanlar hem de mülki amirlerin bildiğini söyledi. Erdoğan, “İstanbul’un iki önemli hastanesi Cerrah Paşa ve İstanbul Tıp Fakültesi yıllardır yerinde yapılanma talebiyle çalışanıyla, hastasıyla, hekimiyle direniyor. Bundan dolayı da Cerrahpaşa yöneticilerinin haberi olmaksızın, kabul edilmesi mümkün olmayan bir boşaltmayla karşı karşıya kalıyor” diyerek, tepki gösterdi.

Prof. Dr. Raşit Tükel ise, 1999 depreminden bu yana İstanbul’daki hastanelerde yapılması gerekenlerin yapılmadığını ve buna dair birçok kararın ertelendiğini belirtti.

Talepler

Yapılan konuşmaların ardından İTO yetkilileri, olası İstanbul depreminden dolayı tüm sağlık kurumları önlem almaya çağırarak şu talepleri dile getirdi:

“*İstanbul da mevcut sağlık kurumlarının tümü deprem dayanıklılık açısından değerlendirmeli gereken girişimler dikkate alınarak sağlık kurumlarının güçlendirilmesi için deprem fonundan bütçe ayrılmalıdır.

*Olası İstanbul depreminde yerinde yapılanması süren İstanbul tıp ve Cerrahpaşa tıp fakülteleri hasta bakım kapasiteleri ile Avrupa yakasında Önemli sağlık hizmeti sunumu üstlenecektir, sürecin hızlanması için ek ödenekler tahsis edilmelidir.

*Aile sağlığı merkezleri aynı zamanda toplanma alanları olarak konumlandırılmalıdır.

*Tüm sağlık kurumlarında gerçek ve işlevsel deprem tatbikatları gerçekleşmelidir.”

İSTANBUL

#İTOdan #İstanbuldaki #sağlık #kurumları #için #önlem #çağrısı

Kadınlar’dan Wan’da 8 Mart’a davet

Kadınlar, Wan’da yarın gerçekleştirilecek 8 Mart yürüyüşü için bildiri dağıtarak, katılım çağrısında bulundu

Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Wan İl Kadın Meclisi öncülüğünde “Dem Dema Jin Jiyan Azadiye ye” şiarıyla yarın gerçekleştirilecek 8 Mart yürüyüşünün hazırlıkları sürüyor. HDP il binası önünde bir araya gelen kadınlar, kentin Cumhuriyet Caddesi’nde yürüyüşe çağrı yapan bildiriler dağıttı.

Kadınlar, yarın saat 12.00’de Maraş Caddesi’nde bulunan Semaver Kavşağı’nda bir araya geldikten sonra yürüyüş gerçekleştirecek.

WAN

#Kadınlardan #Wanda #Marta #davet

İspanya’da kamu ve özel kurumlarda yüzde 40 kadın yönetici kotası getirildi

İspanya, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde, özel ve kamu şirketleri ile kurumlarında yönetici kadrosunun en az yüzde 40’ının kadın olmasını zorunlu tutan yasa tasarısını kabul etti

İspanya Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) liderliğindeki sol koalisyon hükümeti, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde, özel ve kamu şirketleri ile kurumlarında yönetici kadrosunun en az yüzde 40’ının kadın olmasını zorunlu tutan yasa tasarısını kabul etti.

Bakanlar Kurulu haftalık olağan toplantısında, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığı içeren yasa tasarısı kabul edildi.

Tasarı hangi kurumları kapsıyor
Bakanlar Kurulu’nun kabul ederek meclise gönderdiği tasarı gereği, 250’den fazla işçi çalıştıran ve yıllık en az 50 milyon euro iş hacmine sahip şirketlerde, kamu kurum ve kuruluşlarında yönetici kadrosunun en az yüzde 40’ının kadın olması garanti altına alınacak.

Tasarının öngördüğü en az yüzde 40 kadın yönetici zorunluluğu, Bakanlar Kurulu, siyasi partilerin seçim listesi, meslek örgütlerinin yönetim kurulu veya kamuya ait kurumlarca belirlenen jüri üyelerinde de geçerli olacak.

Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Nadia Calvino, tasarının mecliste kabul edilmesi halinde 1 Temmuz 2024’ten itibaren uygulanmaya başlanacağını bildirdi.

Mevcut durumda İspanya’da yönetici kademesindeki kadınların oranının yüzde 20’yi geçmediğini belirten Calvino, “Bizi sosyal ve ekonomik açıdan daha iyi duruma getirecek bir yasa. Bu zamana kadar elde edilen tüm veriler, toplumsal cinsiyet eşitliğine sahip ülkelerin daha gelişmiş ve daha iyi ekonomik sonuçlara sahip olduğunu gösteriyor” dedi.

Söz konusu tasarıyı hazırlayıp sunan koalisyonun büyük ortağı PSOE partisine, koalisyonun küçük ortağı Unidas Podemos ile muhalefetteki sağ partiler farklı sebeplerden destek vermiyor. İspanya’da mevcut durumda Bakanlar Kurulu’nda 14’ü kadın, 8’i erkek olmak üzere 22 bakan bulunuyor.

DIŞ HABERLER

#İspanyada #kamu #özel #kurumlarda #yüzde #kadın #yönetici #kotası #getirildi

Jîna Emînî anmasına katılan aktiviste hapis cezası

Jîna Emînî’nin katledilmesinin 40’ıncı gün anmasına katılan kadın aktivist Sarwar Melai’ye, Sanandaj Ceza Mahkemesi tarafından 3 yıl 6 ay hapis cezası verildi

İranlı kadın aktivist Sarwar Melai, 4 Kasım 2022’de Jîna Emînî’nin 40’ıncı gün anmasına katıldığı sırada Rejim güçleri tarafından gözaltına alındı. 2 hafta gözaltında tutulan ve kefaletle serbest bırakılan Melai’nin, bugün karar duruşması görüldü. Sanandaj Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Melai’ye “katılım” suçundan 3 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

HABER MERKEZİ

#Jîna #Emînî #anmasına #katılan #aktiviste #hapis #cezası

Bursa’da saldırıya uğrayan taraftar: Asıl hedef Kürtlüktü

Bursaspor ve Amedspor karşılaşmasında kuzeniyle Kürtçe konuştuğu için linç edilen taraftar T.K., saldırının asıl hedefi Kürlük olduğunu söyledi

İkinci Lig Beyaz Grup’ta Pazar günü Bursaspor’a konuk olan Amedspor kafilesi, hem maç öncesi hem de maç boyunca ırkçı ve fiziki saldırılara maruz kaldı. Tribünlerde 1990’lı yılların cinayet şebekesi JİTEM’in kurucularından Cem Ersever, tetikçi “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım ile yine JİTEM’in insan kaçırmak için kullandığı “Beyaz Toros” fotoğrafları açıldığı maçta Bursaspor taraftarlarının bulunduğu tribünlerde maç izlemeye giden bazı Amedspor taraftarları da linç edilmek istendi.

Linçe maruz kalan Amedspor taraftarlarından T.K., karşılaşma öncesi ve sonrasında uğradığı ırkçı saldırıları Mezopotamya Ajansı’ndan Esra Solin Dal’a anlattı.

Sadece maçı izlemek istedik

Ekonomik koşullardan dolayı Van’ın Gürpınar ilçesinden 3 yıl önce kuzeniyle birlikte Bursa’ya geldiğini ifade eden T.K., karşılaşmada Amedspor taraftarlarının stada alınıp alınmama konusunda herhangi bir bilgi sahibi olmadıklarını fakat buna rağmen kuzeniyle birlikte karşılaşmadan günler öncesinde bilet aldıklarını söyledi. Stada yaklaştıklarında Amedspor taraftarlarını stad çevresinde görmemelerinden dolayı durumu kavradıklarını söyleyen T.K., “Maçı izlemek için Bursaspor taraftarlarının bulunduğu yerden stada girdik. Amcamın oğluyla bir 15 dakika izleyelim, bir şey olmaz diye düşündük” diye belirtti.

Bunlar Kürt’tür öldürün

Amaçlarının sadece karşılaşmayı izlemek olduğunun altını çizen T.K., maç başladıktan kısa bir süre sonra kuzeniyle beraber maça dair Kürtçe konuştuklarından dolayı saldırının gerçekleştiğini vurguladı. Kürtçe konuştukları için bir iki dakika kendilerini boyunlarındaki Bursaspor atkısıyla taciz ettiğini söyleyen T.K, “Önce atkıyla başımıza vurmaya başladılar. Ben saldırıya uğrayacağımızı anlayınca kuzenimle oradan ayrılmaya çalıştık. Tam çıkacağımız sırada bir iki kişi arkamızdan bağırarak, ‘Bunlar Kürt’tür,  bunlar teröristtir, öldürün, üstteki tribünden aşağı attın’ demeleriyle birden 60-70 kişilik grup bana saldırdı. Oradan kaçmaya çalışırken stadın çıkış kapısının olduğu tarafa yöneldim. Ben çıkış kapısına doğru koşarken 400 kişi saldırmaya devam etti. O esnada saldırganlar, cinsiyetçi küfürler  etti. Stadın içinde polis yoktu” diye konuştu.

Asıl hedef Kürtlüktür

Saldırıların hedefinin Amedspor takımının renkleri ve ambleminin olmadığını dile getiren T.K., “Bunları yapanlar insan değil, bunlar vahşidir, bunlar yaratıktır. Ben bunlara söyleyecek söz bulamıyorum. Amedspor bahaneydi. Asıl hedef Kürtlüktür” sözleri ile hedeflerinin Kürt düşmanlığı olduğuna dikkat çekti.

Kaynak: MA

 

 

#Bursada #saldırıya #uğrayan #taraftar #Asıl #hedef #Kürtlüktü

Diyarbakır D Tipi boşaltıldı: 300 tutsak sürgün edildi

Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan yaklaşık 300 tutuklunun yer belirtilmeden sevk edildikleri öğrenildi

Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nin, 5 Mart Pazar günü ani bir baskınla tamamen boşaltıldığı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, cezaevinde tutulan yaklaşık 300 tutuklu kendi istemleri dışında başka cezaevlerine sevk edildi. Tutukluların hangi cezaevlerine gönderildiğine dair ise bilgi edinilmedi. Öte yandan cezaevinin neden boşaltıldığına dair bir açıklama yapılmadı.

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) acil tahliye edilmesi gereken 38 ağır hasta tutuklu listesinde yer alan Mehmet Emin Özkan ve ona refakatçilik yapan oğlu Ahmet Özkan da sevk edilenler arasında yer alıyor. Özkan ve oğlunun Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne gönderildikleri öğrenildi.

KAYNAK:MA

 

#Diyarbakır #Tipi #boşaltıldı #tutsak #sürgün #edildi

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Temel: HDP yok sayılamaz

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanlığı adayı isminde uzlaşmazlığının deprem etkisi yarattığını ifade ederek, “HDP’yi yok sayarak gerçekten yeni, demokratik ve özgür bir gelecek kuramazsınız” dedi

Millet İttifakı, yaşanan uzlaşmazlık sonrası Cumhurbaşkanlığı adayının CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu açıkladı. Kılıçdaroğlu da Millet İttifakı’nda yer alan partilerin genel başkanları ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Mansur Yavaş’a Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacağını açıkladı.

Millet İttifakı adayını açıklasa da İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Kılıçdaroğlu’nun adaylığını reddetmesi, Ankara’da kulislerini hareketlendirdi ve dengeleri değiştirdi.

Seçimler için 14 Mayıs’ı işaret eden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, aynı zamanda Cumhur İttifakı’nın da adayı olarak açıklanmıştı. Millet İttifakı’nın kriz sürecinden sonra adayının açıklanmasının ardından bu kez gözler seçimlerin kaderini belirleyecek olan Emek ve Özgürlük İttifakı’nda.

MA’dan Özgür Paksoy’un haberine göre Emek ve Özgürlük İttifakı’nın bileşeni olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Millet İttifakı’nda yarattığı krizi ve dönüşü değerlendirdi, halkın demokrasi talebinin kuşatılmak istendiğini söyledi. Partisinin Emek ve Özgürlük İttifakı toplantısına taşıyacağı

Akşener’in Millet İttifakı’ndan yarattığı krize dair Temel, “Gidişi ve dönüşü muamma olanın ülkeyi yönetme becerisi de muammadır. Toplumun değişim iradesini baltalayan karanlık odaklar halkın demokrasi talebini kuşatmak istemektedir” dedi.

Şüphe yaratır

Akşener’in masadan kalkmasıyla bir yıldır üzerinde tartışılan belgelerin bir saat içinde anlamsızlaştığını ifade eden Temel, “Böyle bir zihniyetin ülkeyi yönetme perspektifi güven zedeler, şüphe yaratır. Bunun için ne inkar ne de restorasyon diyoruz. Çözüm halkların radikal demokratik değişim iradesi, yani Üçüncü Yol’dur” vurgusunda bulundu.

İsimleri değil ilkeleri tartışalım dedik

Tutum Belgesi’nde yer alan ilkelere işaret eden Temel, “Bizim derdimiz isimler, basit hesaplar değil; politik ilkeler ve halklarımıza karşı sorumluluğumuzdur. Biz bu bilinçle sürece yaklaştık. ‘İsimleri değil, ilkeleri tartışalım’ dedik. Ancak Altılı Masa bunun tam tersi pozisyonda olduğunu göstermiştir” dedi.

HDP denklem dışı bırakılamaz

Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanlığı adayı isminde uzlaşmazlığının deprem etkisi yarattığını ifade eden Temel, “Masa, uzun uzun ilkeleri tartıştığı iki temel metin kaleme aldı. Büyük bir sorun çıkmadı. Yani ilkelerde uzlaştılar. Ancak iş ne zaman ki isim belirlemeye geldi, masada deprem oldu. 2 bin 500 sayfa metin yazarken, Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçiş mutabakat metni hazırlarken bir sorun yaşamayan Altılı Masa, sıra cumhurbaşkanı adayının ismini belirlemeye gelince neredeyse dağılma noktasına geldiğini ve gidişin de dönüşün de gerçek sebebinin topluma izah edilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Tüm hamlelerin demokrasi güçlerini ilgilendirdiğin işaret eden Temel, “Yapılan her türlü hamleyi HDP olarak izliyoruz. Ne tartışıldığını bilmiyor değiliz. Ne yapılırsa yapılsın biz belirleyiciyiz. Oyun kurucuyuz. HDP’yi yok sayarak gerçekten yeni, demokratik ve özgür bir gelecek kuramazsınız” diye konuştu.

Ayak oyunları bizi yolumuzdan alıkoyamaz

Temel, Cumhurbaşkanlığı aday çıkarma politikalarını gelişmelere göre değerlendirdiklerini paylaşarak, şunları söyledi: “HDP tüm siyasi mühendislik oyunları bozarak kurucu bir siyaset üreterek Üçüncü Yol’u daha da büyütecek, umudun ve değişimin adresi olmaya devam edecek. Perde arkasından siyaseti dizayn etmek isteyenlere sesleniyoruz. Bizler her şeyin farkındayız. Bu oyunu bozar, halkların ve emekçilerin kazanacağı yeni bir denklemi kurarız. Karanlık güçler ikinci yüzyılın demokratik cumhuriyet ile taçlanmasından korkmaktadır. Siyasi ayak oyunları bizi yolumuzdan alıkoyamaz.”

 

#HDP #Eş #Genel #Başkan #Yardımcısı #Temel #HDP #yok #sayılamaz

MKGP ve DFG gazeteciler çağrıda bulundu

MKGP ve DFG, 9 aydır iddianameleri hazırlanmayan 16 gazetecinin uzun tutukluluk sürecine dikkati çekmek amacıyla Diyarbakır Adliyesi önünde Perşembe günü açıklama yapacak

Amed’de 8 Haziran 2022’de Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir operasyon kapsamında gözaltına alına ve daha sonra çıkardıkları mahkemede tutuklanan 16 gazetecinin iddianamesi 9 aydır hazırlanmadı. Tutukluluk durumunun cezalandırmaya dönüştüğüne dikkati çeken Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP) ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Perşembe günü saat 12.00’de Diyarbakır Adliyesi önünde basın açıklaması yapacak.

MKGP ve DFG tarafından Twitter üzerinden yapılan duyuruda, “16 gazeteci arkadaşımız tam 9 aydır; iddianamesiz, gerekçesiz, suçsuz bir şekilde hapiste. Bir kere daha gazetecileri serbest bırakın demek için bir araya geliyoruz” denildi. MKGP ve DFG, dayanışma için herkesi adliye önüne beklediklerini ifade etti.

AMED

#MKGP #DFG #gazeteciler #çağrıda #bulundu

Rojhilat ve İran kimyasal saldırılara karşı ayakta

İran ve Rojhilat’ta kız çocuklarının okuduğu okullara yönelik gerçekleşen zehirli gaz saldırılarına karşı alanlara çıkan kadınlar, “Jin, jiyan, azadî” sloganıyla rejimi protesto etti

İran ve Rojhilat’ta kız çocuklarının eğitim gördüğü okullara yönelik 30 Kasım tarihinden bu yana kimyasal gazlı saldırılar gerçekleşiyor. Buna karşı Üniversite Öğretmenleri Meclisi de kadınları alanlara çıkmaya çağırdı. Çağrı üzerine alanlara çıkan kadınlara erkeklerde destek verdi.

Rojhilat’taki Senendec kentinde birçok kişi Eğitim Bakanlığı önünde bir araya gelerek, kız çocuklarına yönelik kimyasal saldırıları protesto etti. Kitlenin kalabalıklaşması ve “jin, jiyan, azadî” sloganının atılması ardından rejim güçleri göz yaşartıcı gazla saldırdı. Grup, saldırılara rağmen eylemi sokaklarda sürdürdü.

Mahabad’ta eğitime son verildi

Öte yandan Mahabad ve çevre köylerdeki okullarda eğitime son verildi. Mahabad halkı, saldırılara tepki olarak bazı bölgelerde barikatlar kurup, ateşler yaktı. Barikat önlerinde toplanan kadınlar, “Diktatöre ölüm” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganlarını attı. Halk eylemlerin yükseltilmesi çağrısında bulundu.

KAYNAK/MA

#Rojhilat #İran #kimyasal #saldırılara #karşı #ayakta

Gazeteci Karafazlı’ya 2 yıl hapis cezası

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nde Doçent Serkan Hacıcaferoğlu ’nun 2017 yılında öğrencilerine yönelik mobing ve taciz iddialarını haberleştiren gazeteci Gençağa Karafazlı’ya 2 yıl hapis cezası verildi

İHD MYK üyesi ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Rize Şube Başkanı Gençağa Karafazlı Rize 4. Asliye Ceza mahkemesinde 7 Mart’ta görülen davasında karar çıktı. Gazeteci Karafazlı özel yaşamın gizliliğini ihlal ettiği gerekçesiyle 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırıldı.

Karafazlı karar sonrası adliye çıkışında kendisine destek veren Demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile birlikte yaptığı açıklamada mahkemenin verdiği karara şaşırmadığını, kararın basına, düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik hukuk dişi bir karar olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Yapılan yargılama sonrası yazışmaları ifşa ettiğim gerekçesiyle hakkımda iki yıl hapis cezası verildi ve bu ceza ertelendi. Recep Tayyip Erdoğan üniversitesinde 20’ ye yakın öğrenci öğretim görevlisi Doç. Dr. Serkan Hacıcaferoğlu hakkında taciz ve mobing ile ilgili şikâyette bulunulmuştu ancak, eski rektör Hüseyin Kahraman öğrencilerin şikâyeti ile ilgili yapmış olduğu soruşturmada, öğretim görevlisi hakkında cezayı gerektiren bir suçun oluşmadığına karar vermişti. Öğrenciler rektörlüğün bu açıklaması sonrası öğretim görevlisi Hacıcaferoğlu hakkında şikâyetlerine devam etti. Bazı öğrencilerin velileri bu yaşananlarla ilgili bizlere ihbarda bulunmasıyla beraber konuyu araştırdık, öğrencilerle görüşerek bu olayı biz haberleştirdik. Eğer biz bu haberi yayınlamamış olsaydık 2017’ den 2020 yılına kadar üniversitedeki öğrencilerimize yönelik bu taciz ve mobingleri devam edecekti. Bu karar özgür basına halktan yana halkın haber alma yayma hakkını koruyan gazetecilere yönelik hukuk dışı bir karardır. Bütün bu, haksız, adaletsiz hukuksuz mahkeme kararlarına ve baskılara karşı bizleri kimsenin susturamayacağını, korkutamayacağını Rize Adliyesi önünde güç sahiplerine karşı açık bir dille bir kez daha haykırıyoruz. Susmayacağız gerçekleri yazmaya devam edeceğiz.”

‘Kara bir leke’

CHP Rize eski İl Başkanı, CHP Milletvekili A. Adayı Saltuk Deniz ise şunları söyledi: “Bu da her zaman olduğu gibi basın özgürlüğüne vurulan en büyük darbelerden bir tanesidir. Diğer davalarda olduğu gibi bu davanın sonuçları da basın tarihinde kara bir leke olarak yerini alacaktır. Fakat bugün mahkemeye geldiğimizde bir de şahıs tarafından fırça da yedik duruşma esnasında. Mahkemeyi izlemekten dolayı az daha bizlerde oraya gittiğimiz için suçlanacaktık.”

RİZE

#Gazeteci #Karafazlıya #yıl #hapis #cezası