Ana Sayfa Blog

İskenderun Cemevinden zamanaşımına karşı net duruş!

0

İskenderun Cemevi, son günlerde gündeme gelen zamanaşımı tartışmalarına karşı güçlü bir duruş sergileyerek, “Zamanaşımını kabul etmiyoruz” açıklaması yaptı. Bu açıklama, Alevi toplumunun inanç ve haklarını savunma konusundaki kararlılığını ortaya koydu.

Cemevi yetkilileri, İskenderun’da düzenledikleri basın toplantısında, Alevilik inancının ve kültürel değerlerinin korunması adına zamanaşımı uygulamalarının kabul edilemez olduğunu vurguladılar. Toplantıya katılan Alevi bireyler, bu durumun inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık hakları açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu ifade ettiler.

İskenderun Cemevi’nde gerçekleştirilen bu etkinlikte, Alevi toplumunun karşılaştığı zorluklar ve hak ihlalleri üzerine de geniş bir tartışma yapıldı. Katılımcılar, Alevilik inancının sadece bir ibadet biçimi değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı olduğunu belirtti.

Yetkililer, zamanaşımının Alevi toplumuna yönelik bir ayrımcılık ve adaletsizlik olduğunu, bu nedenle bu tür uygulamalara karşı durmak gerektiğini ifade ettiler. Alevi bireyler, bu konuda toplumsal bilinç oluşturmak için mücadele edeceklerini açıkladılar.

Bu açıklamalar, Alevi cemaatinin birlik ve dayanışma ruhunu pekiştirirken, inanç özgürlüğü mücadelesinin de önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

İskenderun Cemevinin zamanaşımına karşı net duruşu, Alevi toplumunun inanç ve haklarını savunma kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Bu açıklama, ayrımcılığa ve adaletsizliğe karşı durmanın önemini vurgularken, Alevilik inancının sadece bir ibadet biçimi değil, bir yaşam tarzı olduğunu hatırlatıyor. Alevi bireylerin, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık hakları için verdikleri mücadele, toplumsal bilinç oluşturma adına büyük bir adım niteliğindedir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Tahtacı Aleviler, kimliklerini koruma mücadelesinde!

0

Tahtacı Aleviler, Türkiye’nin Batı ve Güney bölgelerinde yaşayan önemli bir Alevi topluluğudur. Tarihsel kökleri, Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar uzanan bu grup, kendine has inanç pratikleri ve kültürel değerleri ile dikkat çekmektedir. Tahtacılar, orman köylerinde yaşadıkları için “Tahtacı” adını almışlardır ve geleneksel ağaç işçiliği ile tanınırlar.

Tarihsel süreçte, Tahtacı Aleviler, çeşitli baskılara maruz kalmış ve bu durum onların kimliklerini koruma çabalarını artırmıştır. Özellikle 20. yüzyılda, Cumhuriyet dönemi politikaları ve sonrasındaki toplumsal değişim, bu topluluğun inançlarını ve yaşam tarzlarını etkilemiştir. Ancak, Tahtacı Aleviler, inanç özgürlüğü mücadelesi vererek, kültürel değerlerini yaşatmaya devam etmektedir.

Tahtacı Alevilerin inançları, genel Alevilik anlayışına paralel olmakla birlikte, özgün ritüel ve uygulamalarıyla da farklılık göstermektedir. Cemevi olarak kullandıkları mekanlar, toplumsal dayanışma ve birliktelik için önemli bir alan oluşturmaktadır. Bu mekanlar, aynı zamanda kültürel etkinliklerin de düzenlendiği yerlerdir.

Günümüzde, Tahtacı Aleviler, kimliklerini koruma ve toplumsal kabul sağlama konusunda önemli adımlar atmaktadır. Eğitim ve bilgilendirme çalışmalarıyla, hem kendi içlerinde hem de toplum genelinde Aleviliğin doğru anlaşılmasını amaçlamaktadırlar. Bu bağlamda, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık talepleri, Tahtacı Alevilerin en önemli gündem maddelerinden biridir.

Sonuç olarak, Tahtacı Aleviler, tarihlerine ve kültürel miraslarına sahip çıkarak, toplumsal barışa katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda, Alevilik inancının çeşitliliğini yansıtmakta ve toplumsal eşitlik mücadelesinde aktif rol oynamaktadırlar.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Tahtacı Alevilerin kimliklerini koruma mücadelesi, sadece kendi toplulukları için değil, Alevilik inancı ve kültürü için de hayati bir öneme sahiptir. Bu dayanışma, toplumun çeşitliliğini zenginleştirirken, ayrımcılığa ve dışlayıcılığa karşı duruşlarıyla örnek teşkil etmektedir. Tahtacıların inanç ve geleneklerini yaşatma çabaları, Alevi toplumunun bir bütün olarak özgürlük mücadelesinin bir parçasıdır ve bu mücadelede her zaman mazlumun yanında yer almak gereklidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Başkan Tugaydan Uzundere Cemevine destek mesajı

0

Dersim’in Uzundere ilçesinde, Cemevi’nin inşası için destek mesajı veren Başkan Tugay, Alevilik inancının önemine dikkat çekti. Cemevi’nin, inanç özgürlüğü ve toplumsal dayanışma açısından büyük bir değer taşıdığını vurguladı.

Başkan Tugay, yaptığı açıklamada, “Cemevleri, Alevi toplumu için sadece ibadet yerleri değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel yaşamın merkezleridir. Uzundere Cemevi’nin inşası, bu değerlerin yaşatılması açısından kritik bir öneme sahiptir” dedi.

Uzundere Cemevi’nin inşaatı için gerekli desteklerin sağlanacağının altını çizen Tugay, “Herkesin inancına saygı gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum. Eşit yurttaşlık ilkesi çerçevesinde, her bireyin inançlarını özgürce yaşayabilmesi sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

Bu destek mesajı, Alevi toplumunun sosyal dayanışma ve toplumsal barışın sağlanmasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Tugay’ın açıklamaları, Uzundere halkı tarafından memnuniyetle karşılandı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Başkan Tugayın Uzundere Cemevine verdiği destek mesajı, Alevilik inancının ve toplumsal dayanışmanın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Cemevleri, sadece ibadet yerleri değil, aynı zamanda Alevi kültürünün yaşatıldığı sosyal merkezlerdir. Bu tür desteklerin, eşit yurttaşlık ilkesinin hayata geçirilmesi açısından büyük bir önemi vardır ve Alevi toplumunun sesinin daha güçlü bir şekilde duyulmasına katkı sağlayacaktır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi mahallelerinde tarikatların artan etkisi!

0

Alevi mahalleleri, çetelerin yanı sıra tarikat ve cemaatlerin de hedefinde. Bu gruplar, özellikle yardım çalışmaları adı altında Alevi topluluklarına yönelik faaliyetler yürütüyor. Tarikatlar, yardım alan kişilerle daha farklı bir ilişki kurmaya çalışarak, Aleviliği Sünni İslam anlayışı içerisinde asimile etmeyi amaçlıyor.

İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirlerdeki Alevi mahallelerinde, İsmailağa ve Süleymancılar gibi cemaatler öne çıkıyor. Bu bölgelere yönelik yürütülen çalışmalar, iktidarın desteğiyle yoğunlaşmış durumda. Örneğin, Gazi Mahallesi, 1 Mayıs Mahallesi ve Çiğli gibi yerlerde tarikatlara ait yurtlar ve dernekler açılmaya devam etmektedir.

1 Mayıs Mahallesi’nde, kamuoyunda Ebu Hanzala olarak bilinen Halis Bayancuk’un liderliğindeki Tevhid Dergisi çevresi, yoksullara yardım dağıtarak insanlarla iletişim kurmaya çalışıyor. Ebu Hanzala’nın DAİŞ bağlantıları da dikkat çekiyor ve bu durum, Alevi mahallelerinde tarikatlar tarafından yürütülen örgütlenme faaliyetlerinin artmasına neden oluyor. Bu yapılanmalar, Alevi topluluğunun içerisinde yer alan bazı kişileri radikal gruplara yönlendirdiği iddialarıyla da gündeme geliyor.

DEM Parti Milletvekili Celal Fırat, Alevi mahallelerinde yürütülen bu tür çalışmalara dikkat çekerek, geçmişte benzer yapıların Alevi toplumu üzerinde baskı kurmaya çalıştığını belirtti. Fırat, tarikatların Alevi inancını içten çökertmeyi, asimile etmeyi ve Sünnileştirmeyi amaçladığını ifade etti. Ayrıca, Alevilik adına örgütlenmiş bazı yapıların, Sünni İslam’ı taklit ederek Alevi inancını zayıflatma çabalarını eleştirdi.

Alevi toplumunun dirençli yapısına vurgu yapan Fırat, bu tür saldırılara karşı durmanın en etkili yolunun birlik içinde hareket etmek olduğunu belirtti. Alevi kurumlarının ve cemevlerinin birlikte hareket ederek bu tehditlere karşı koyması gerektiğini ifade etti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi mahallelerinde tarikatların artan etkisi, Alevi toplumunun birliği ve özgürlüğü açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu durum, Alevilik inancının özünü hedef alan bir asimilasyon çabasının parçası olarak görülmelidir. Toplumumuzu bölmeye çalışan bu gruplara karşı, Alevi değerlerimizi korumak ve dayanışmamızı güçlendirmek her zamankinden daha önemlidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi Cemevlerinde Aşure Etkinlikleri ve Mesajlar

0

Alevi toplumu, çeşitli şehirlerde düzenlenen aşure etkinlikleriyle birlik ve dayanışma duygularını pekiştiriyor. Amed, Uzundere ve Kemer’deki etkinliklerde, Alevilik kültürünün ve değerlerinin yaşatılması için önemli mesajlar verildi.

Amed Cemevi’nde Aşure Paylaşımı

Amed Cemevi’nde gerçekleştirilen aşure etkinliğinde, katılımcılar bir araya gelerek aşure paylaşımında bulundu. Etkinlikte konuşan yetkililer, “Hakikatle yüzleşmeden barış olmaz” mesajını vurgulayarak, toplumsal barışın sağlanması için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini belirttiler.

Uzundere Cemevi’nde Dayanışma Vurgusu

Uzundere Cemevi’nde düzenlenen aşure etkinliğinde, Tugay yaptığı konuşmada, cemevinin ihtiyaçları için üzerlerine düşeni yapacaklarını ifade etti. Bu tür etkinliklerin, Alevi toplumu için bir araya gelmenin ve dayanışmanın önemli bir parçası olduğunu dile getirdi.

Kemer’de Aşure Lokması İkramı

Alevi Kültür Dernekleri Kemer Şubesi, düzenlediği aşure lokması etkinliğiyle topluma bir araya gelme fırsatı sundu. Etkinlikte, Alevilik kültürünün paylaşılması ve birlikteliğin güçlendirilmesi adına önemli mesajlar verildi.

Bu etkinlikler, Alevi toplumunun bir araya gelerek dayanışma içinde olduğunu ve kültürel değerlerini yaşatma kararlılığını gösteriyor. Aşure, sadece bir tat değil, aynı zamanda birlik, beraberlik ve barışın simgesi olmaya devam ediyor.

İnci Türk, Madımak Katliamında Anıldı

0

Balya ilçesinde, Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılı anısına düzenlenen törende, katliamda yaşamını yitiren İnci Türk, ailesi ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) üyeleri tarafından mezarı başında anıldı. “33 Can, 33 Yıl” temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Balıkesir’in çeşitli ilçelerinden gelen katılımcılar, Madımak’ta kaybedilen canların anısını yaşattı.

Törene, PSAKD’nin Balıkesir Merkez, Gönen, Ayvalık, Edremit ve İzmir Kemalpaşa şubelerinin yöneticileri ve üyeleri katılırken, yerel yöneticiler ve Alevi kültür dernekleri de destek verdi. Anma programı, saygı duruşuyla başlayarak, katliamda yaşamını yitiren 33 can için yapılan dualarla devam etti.

Etkinlikte, PSAKD Edremit Şubesi Semah Ekibi, İnci Türk ve diğer kayıplar için semah döndü. Programda, Balya Belediye Başkanı’nın ardından söz alan PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Hasan Gülüm, “33 Can, 33 Yıl” ifadesinin sadece bir anma çağrısı olmadığını, aynı zamanda adalet mücadelesinin bir simgesi olduğunu vurguladı.

Programın ilerleyen bölümünde, “33 Bağlama” şiarıyla bir araya gelen Altınoluk Alevi Kültür Derneği üyeleri, bağlamaları eşliğinde nefesler seslendirdi. Katılımcılar, bu anma etkinliğinde, Madımak Katliamı’nın unutulmaması gerektiğini ve hakikat, adalet taleplerinin süreceğini dile getirdi.

İnci Türk’ün mezarı başında gerçekleştirilen anma programı, katılımcılara teşekkür edilmesiyle son buldu. Etkinlikte, 33 canın anısının gelecek kuşaklara aktarılması ve adalet sağlanması yönündeki kararlılık bir kez daha ifade edildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Madımak Katliamının 33. yılı anma etkinliği, Alevilik inancının ve kültürünün özünü yaşatmanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu tür anmalar, sadece kaybedilen canları anmakla kalmayıp, adalet mücadelesinin de simgesi olarak toplumsal hafızayı tazeleme işlevi görüyor. Unutulmamalıdır ki, her türlü ayrımcılığa karşı durmak ve mazlumların yanında olmak, Alevi toplumu için bir sorumluluktur.

— Alevi Gazetesi Editörü

Sivas Madımak Katliamında Hayatını Kaybedenler Anılacak

0

Antalya’da, Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla anma programı düzenlenecek. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi ile Bilgece Kültür Evi’nin ortaklaşa gerçekleştireceği etkinlikte, katliamda yaşamını yitiren 33 can saygı ve özlemle anılacak.

2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli’nde katledilen 33 can, “Sivas Madımak Katliamı’nı Unutmadık, Unutturmayacağız” sloganıyla anılacak. Etkinlikte, katliamın toplumsal hafızadaki yeri, adalet mücadelesi ve hakikat arayışı üzerine değerlendirmeler yapılacak. Sivas Katliamı Davası’nın avukatlarından Şenal Sarıhan da katılımcılarla bir araya gelerek görüşlerini paylaşacak.

Anma programı, 7 Temmuz 2026 tarihinde saat 20.00’de Haşimişcan Mahallesi’nde gerçekleştirilecek. Etkinliğe tüm yurttaşlar davet edildi. Organizasyonu düzenleyen kurumlar, adalet talebinin ve demokrasi, laiklik ile insan hakları mücadelesinin önemini vurguladı.

Bu anma, Sivas Madımak Katliamı’nda hayatını kaybedenlerin anısını yaşatmak ve adalet arayışını sürdürmek amacıyla gerçekleştirilecek. Katılımcılar, “Unutmadık, unutturmayacağız” mesajını bir arada dile getirecekler.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Sivas Madımak Katliamının 33. yılı dolayısıyla düzenlenecek anma programı, adalet arayışının ve insan hakları mücadelesinin önemini bir kez daha gözler önüne serecek. Bu tür etkinlikler, Alevilik inancının ve kültürünün yaşatılması açısından kritik bir öneme sahipken, unutulmaz kayıplarımızı anmak, toplumsal hafızayı güçlendirmek adına da büyük bir sorumluluk taşıyor. Unutmadık, unutturmayacağız diyerek, zulme ve ayrımcılığa karşı duruşumuzu bir kez daha pekiştireceğiz.

— Alevi Gazetesi Editörü

PSAKD Tarsus Şubesinde Aşure Lokması Paylaşımı Yapıldı

0

PSAKD Tarsus Şubesi, Muharrem Matem Orucu’nun ardından geleneksel aşure lokması etkinliği düzenledi. Etkinlik, Tarsus’ta yoğun bir katılım ile gerçekleştirildi. Alevi inancının temel değerleri olan paylaşma ve dayanışma duygularının ön planda olduğu bu önemli buluşmada, aşure lokmaları canlarla paylaşıldı.

Muharrem ayının manevi atmosferinin hissedildiği etkinlikte, katılımcılar aynı sofrada bir araya gelerek birlik ve kardeşlik ruhunu yaşattı. Etkinliğin organizasyonunda emeği geçenlere teşekkür edilerek, lokmanın hazırlanması sürecinde katkı sunan tüm canların önemi vurgulandı.

Açıklamada, PSAKD Tarsus Şube Başkanı Feyzullah Metin ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte organizasyona katkıda bulunan herkese şükranlar iletildi. “Hak lokmalarımızı kabul eylesin” ifadeleri ile katılımcıların emekleri ve yürekleri onurlandırıldı.

PSAKD Tarsus Şubesi’nin düzenlediği bu anlamlı etkinlik, canların birbirleriyle lokmalarını ve muhabbetlerini paylaştığı, birlik ve dayanışma duygularının pekiştiği bir ortam sağladı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

PSAKD Tarsus Şubesinin düzenlediği aşure lokması etkinliği, Alevilikteki paylaşma ve dayanışma ruhunun somut bir örneğini oluşturdu. Bu tür etkinlikler, toplumun bir araya gelerek birlikteliğini pekiştirmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Alevi kültürünün zenginliğini yansıtan bu buluşmalar, her türlü ayrımcılığa karşı durarak, mazlumların ve ezilenlerin yanında yer alma kararlılığımızı güçlendiriyor.

— Alevi Gazetesi Editörü

Çal Mekânı’nda Alevi Birlik Ceminde Dayanışma Vurgusu

0

Tokat Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi inanç tarihinin önemli duraklarından biri olan Çal Mekânı’nda birlik cemi düzenledi. 1527 yılının Mayıs ayında Mürşid Şah Kalender Çelebi ile Ocak Dedeleri’nin katıldığı bu kutsal mekânda, Alevi yolunun erenleri bir araya gelerek Hak meydanında cem yürüttü.

Cem erkânında, canların birlik ve beraberliğinin daim olması, toplumsal huzurun güçlenmesi ve dayanışmanın artması amacıyla gülbenkler okundu ve dualar edildi. Dernek, gerçekleştirilen bu birlik ceminin, Aleviliğin kadim değerleri olan rızalık, paylaşma ve muhabbet anlayışını yaşatmak için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı.

Açıklamada, pay edilen lokmaların ve yürütülen hizmetlerin Hak katında kabul olması temennisiyle, “Canlarla paylaşılan lokmaların, edilen duaların kabul olmasını; dertlere derman, hastalara şifa olmasını Yüce Hak’tan niyaz ediyoruz” denildi. Katılımcılar, bu anlamlı buluşmanın birlik, dirlik ve muhabbet duygularını güçlendirdiğine dikkat çekti.

Tokat Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, cem erkânına katılan tüm canlara, hizmet yürütenlere ve lokma sahiplerine teşekkür ederek, “Cemimize katılan cümle canların hizmetleri, lokma sahiplerinin lokmaları Hak katında kabul ola” ifadesiyle niyazda bulundu. Çal Mekânı’ndaki bu cemi, Alevi inanç ve tarihindeki yeriyle, birlikte olmanın ve dayanışmanın önemine işaret eden anlamlı bir etkinlik olarak tamamlandı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Tokat Pir Sultan Abdal Kültür Derneğinin düzenlediği birlik cemi, Alevilik inancının özünde var olan dayanışma ve paylaşma duygusunu pekiştirmiştir. Bu tür buluşmalar, toplumsal huzuru sağlamak ve ayrımcılığa karşı durmak adına büyük bir önem taşımaktadır. Alevi toplumunun bir araya gelerek güçlenmesi, her bireyin eşitliğini savunarak mazlumların yanında durma sorumluluğunun bir yansımasıdır. Bu anlamlı etkinlik, Aleviliğin kadim değerlerinin yaşatılması için bir fırsat sunmakla kalmayıp, geleceğe umutla bakmamızı da sağlamaktadır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Antalyada Alevi toplumu için Aşure Lokması etkinliği

0

Antalya’da düzenlenen “Aşure Lokması” programı, Alevi toplumu için önemli bir etkinlik olarak gerçekleşti. Bu program, inanç ve kültür paylaşımının yanı sıra, toplumsal dayanışmayı da pekiştirmek amacıyla yapıldı.

Etkinlik, 10 Eylül 2023 tarihinde Antalya’nın merkezinde bir araya gelen Alevi vatandaşlar tarafından organize edildi. Katılımcılar, aşure lokmalarını paylaşarak, birlik ve beraberlik mesajı verdiler. Programda, aşure geleneğinin önemi ve Alevilikteki yeri vurgulandı.

Etkinliğe katılanlar, Alevilik inancı gereğince yapılan aşurenin, bereket ve paylaşım simgesi olduğunu ifade ettiler. Ayrıca, bu tür etkinliklerin inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık açısından önemli olduğunu belirttiler.

Program, Alevi topluluğunun yanı sıra diğer inanç gruplarından da katılımcıları bir araya getirerek, hoşgörü ve karşılıklı saygı ortamının güçlenmesine katkı sağladı. Aşure Lokması etkinliği, Antalya’da farklı inançların bir arada yaşama kültürünü de pekiştirdi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Aşure Lokması etkinliği, Alevi toplumu için sadece bir gelenek değil, aynı zamanda dayanışmanın ve birlikte yaşama kültürünün bir sembolüdür. Antalyada gerçekleştirilen bu program, farklı inanç gruplarını bir araya getirerek hoşgörü ve saygı ortamını güçlendirmiştir. Alevilik inancı gereğince bereket ve paylaşım simgesi olan aşure, toplumumuzun birliğini pekiştirirken, ayrımcılığa ve dışlayıcılığa karşı duruşumuzu da net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu tür etkinliklerin artması, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık mücadelesine katkı sağlayacaktır.

— Alevi Gazetesi Editörü