Ana SayfaGüncel HaberlerSuriye: Türkiye'nin Efrin'de yaptıkları...

Suriye: Türkiye’nin Efrin’de yaptıkları savaş suçu

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi 38. İnsan Hakları Oturumları, 2. haftasında BM Cenevre ofisinde devam ediyor. Oturumların bugünkü bölümünde Bağımsız Suriye Soruşturma Komisyonu, Doğu Guta özelinde Suriye raporunu sundu.

Komisyon tarafından sunulan raporda, Doğu Guta’daki insanlık dramına dikkat çekilirken, “6 yıl boyunca yaşanan kuşatma ve yoğun bombalamalar yoğun bir şekilde insanı bir krize neden oldu” denildi. BM’ye bağlı Dünya Gıda Programı’nın (WFP) bölgeye yaptığı yardımlar sırasında korkunç yaşam koşulları ile karşılaştığına dikkat çekilen raporda, “İnsanlar, Kafr Batna ve Saqba’da az yada hiç elektrik olmayan, yarı hasarlı, boş evlerde yaşıyorlar. Saqba’daki çocukların yüzde 7’si orta derecede yetersiz beklenmektedir” denildi.

‘İNSANLIK AÇISINDAN KABUL EDİLEMEZ’

Bölgede yaşanan savaş ve insanlık suçlarına da dikkat çekilen raporda, şunlar ifade edildi:

“Sivil insanların yaşadığı bölgelerin askeri olarak kuşatılması, günlük yaşamı ve sivilleri doğrudan ve acımasız bir şekilde etkiliyor. Yaşanan savaşlar, savaşın tarafları tarafından bir başarı öyküsü olarak görülebilir ama yaşananlar insanlık acısından kabul edilemez bir durumdur. Bu bölgede yaşanan insanlık krizini önümüzdeki dönemde Suriye’nin birçok bölgesinde yaşayabiliriz.”

Yedi yıldan beridir devam eden savaşta, tarafların ortaya koydukları savaş stratejilerinin tamamen etik bir anlayıştan yoksun olduğuna dikkat çekilen raporda, şöyle devam edildi:

“Savaş uzadıkça savaşın bölgesel ve uluslararası tarafları çoğalıyor ve bu durum insanlık krizini derinleştiriyor. Savaşın tarafları sivillerin yaşam hakkını göz önünde tutmuyor. Ne yazık ki, Suriye’deki güçler siyasi bir çözümden yana bir tavır sergilemiyor veya bu sürece destek vermiyor. Yaşanan bu durum Suriye’nin geleceğini belirsizliğe sürüklüyor. Bu koşullar altında ülkenin nasıl bu savaştan kurtulacağını anlamak son derece zordur. Savaşın tarafları, özellikle de rejim, Suriye’de yaşanan şiddet, göç ve ölümlerin birinci dereceden sorumlusudur. Sadece bu yılın ilk 4 ayında 920 bin Suriyeli kaldığı yerden göç etmek zorunda kaldı. 5 buçuk milyon Suriyeli komşu ülkelerde mülteci olarak ağır koşullarda yaşıyor. Bütün siviller, evlerine, topraklarına güvenli bir şekilde dönmeyi hak ediyorlar. Aynı zamanda bu insanların mülkiyet haklarına saygı duyulmalı.”

‘SAVAŞ SUÇLARI PAZARLIK KONUSU YAPILMAMALI’

Suriye’deki iç savaşa siyasi çözüm arayışlarına değinilen raporda, şunlar da kaydedildi:

“Siyasi süreç devam ederken, müzakere masasında yaşanan insan hakları ihlallerinin hesabının verebilirliğinin kilit mesele olarak ele alınması esastır. Bugüne kadar görüştüğümüz mağdur insanlar, adalet olmadan ülkelerinde asla barış içerisinde yaşayamayacaklarını ifade ettiler. Bugüne kadar yaşanan infaz ve kayıp olanları tespit etmek için tarafsız bir süreç başlatılmalı.

En önemlisi insanlığa karşı işlenen suçlar ve savaşı suçlarının failleri hesaba katılmalı ve yargılanmalıdır. Bu konu kesinlikle masada pazarlık konusu yapılmamalıdır.”

SURİYE: TÜRKİYE SAVAŞ SUÇU İŞLİYOR

Bağımsız Suriye Soruşturma Komisyonu’nun sunduğu raporun ardından devlet temsilcileri ve uluslararası sivil toplum kuruluşları söz alarak rapor üzerine değerlendirmelerde bulunuyor.

Bağımsız Suriye Soruşturma Komisyonu’nun raporuna karşılık söz alan Suriye temsilcisi, raporda rejime yönelik yapılan suçlamalara cevap verdi. Temsilci, aynı zamanda Türkiye’nin Suriye topraklarında yaptığı savaş suçlarına dikkat çekti. Türkiye’nin uluslararası yasaları ihlal ederek Suriye topraklarına girdiğine dikkat çeken Suriye temsilcisi, “Burada Suriye’nin savaş suçu işlediğini söylüyorsunuz ama Türkiye’nin Efrîn’i işgal etmesi uluslararası hukukun ihlalidir. Türkiye savaş ve insanlığa karşı suç işliyor. Efrîn’de yaşayanlar sivil değil mi” şeklinde konuştu.

Oturumlar Bağımsız Suriye Soruşturma Komisyonu’nun raporuna ilişkin değerlendirmelerle devam ediyor.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Erzincan Newrozunda barış ve eşitlik vurgusu yapıldı

Erzincan'da 2026 Newrozu, 'Demokrasi ve Özgürlük' temasıyla kutlandı; katılımcılar barış ve toplumsal eşitlik vurgusu yaparak, halkların eşit ve kardeşçe yaşayabileceği bir ortamın önemine dikkat çekti. Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Newroz

Newroz, direnişin ve özgürlüğün simgesi olmalıdır!

Demokratik Alevi Dernekleri, 2026 Newroz'u vesilesiyle yaptığı açıklamada, Newroz'un direniş ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak, halkların birlik ve dayanışma içinde savaş politikalarına karşı durmaları gerektiğini ifade etti. Açıklamada, Newroz'un tarihsel kökleri ve Alevi in

Frankfurtta Sivil Darbeye Karşı Demokrasi Mitingi

Frankfurt'ta, Türkiye'deki sivil darbe sürecinin birinci yıl dönümünde CHP tarafından düzenlenen mitingde, demokrasi savunucuları bir araya geldi. Alevi Kültür Merkezi Başkanı Şahin Karasu, Türkiye'deki baskılara karşı durarak, özgür basın ve bağımsız yargının önemini vurguladı

Gazi Cemevinde Newroz cemi: Barış ve dayanışma vurgusu

Gazi Cemevi'nde 20 Mart 2026'da gerçekleştirilen Newroz cemi, barış, kardeşlik ve dayanışma temalarını ön plana çıkararak Alevi inancının önemini vurguladı. Cemevi Başkanı Hıdır Karadaş, etkinliğin toplumsal barışa katkıda bulunmayı amaçladığını ve Newroz'un
spot_img