Ana SayfaGüncel HaberlerSuriyeli gençler ve 'bizim...

Suriyeli gençler ve ‘bizim kızlar’

ALİ KENANOĞLU

Sosyal medyada, televizyonlarda, gazetelerde sıkça duymaya başladığımız bir cümle var; “Bizim gençler Suriye’de savaşırken, şehit düşerken, Suriyeli gençler bizim kızlarla gönül eğlendiriyor”

Bu söz çok da alıcı buluyor, özellikle yağız delikanlılar, mahalle bekçileri, sokak temsilcileri gibi kabadayı ağızlılar ve bu dile özenen kadınlar arasında çok yaygın. Bu ve benzeri sözlerin yazıldığı paylaşımlar çokça tıklanıyor, twiterda RT yapılıyor ve paylaşılıyor. Bu da Suriyelilere yönelik nefretin ve öfkenin hızla yayılmasına, körüklenmesine neden oluyor.

Gerçek böyle mi? Hiç de böyle değil. Gerçek; Suriyeli kızların Türkiyeli erkeklere ikinci, üçüncü eş olarak çok küçük paralara satılması, Suriyeli kadınların sokaklarda, kamplarda, oturdukları mahallelerde Türkiyeli erkekler tarafından tecavüze uğramasıdır.
Çokça bir şey yapmanıza gerek yok; şöyle Google’a bir sorun ve Suriyeli kadınlarla evlilik yapmanın ikinci, üçüncü eş almanın nasıl olduğunu görün.

Zaman zaman gazetelerde bu tür haberlere; ancak bu girişimler ya da fiilin gerçekleşmesi durumunda çıkan olaylar sonucunda yapılan haberlerde rastlayabiliyoruz. Aksi takdirde bunlar ne haber olabiliyor, ne de kimsenin umurunda oluyor.

Hatırladığım bir haberde Türkiyeli ev sahibi Suriyeli kiracısının kirayı geciktirmesi nedeniyle kızıyla seks yapmayı teklif ediyor, Suriyeli baba da ev sahibine saldırıyor, sonuç mahalleli tarafından Suriyeli aileye linç girişimi. Bunun gibi haberlere hemen her Suriyeli ailenin yaşadığı bölgelerde rastlayabiliyoruz.

Birkaç yıl öncesinde Suriye’den canını zor kurtarıp Türkiye’ye kaçan Suriyeli Türkmenlerle hayli diyaloğumuz olmuştu. Onları sokaklardan toplayıp cemevlerine yerleştirmeye çalışmıştık. Bizi tanımadıkları için ilk önce gitmeyi reddetmişleri, en büyük kaygıları kadınların, çocukların tecavüze uğramalarıydı. Suriyeli kadınlar; “Sokakta daha güvenliyiz kapalı alanlarda bize ve çocuklarımıza tecavüz ediyorlar” demişti.

Anlayacağınız Suriyeli gençlerin derdi, Türkiyeli kadınlarla gezip tozmak değil, Suriyeli kadınları, kızları ve çocukları Türkiyelilerden korumakla geçiyor. Zaten en kötü işlerde en ucuz iş gücü olarak kullanılan bir Suriyeli gencin ne gönül eğlendirmeye zamanı ne de bunu yapabilecek parası olabiliyor.

Suriyeli gençlerin Türkiye’de gönül eğlendirip gezip tozduğunu söyleyenler, vicdansız, acımasız ve gerçeklere gözünü kapatmış düşmanlık besleyen nefret körükleyen kişilerdir. Kaldı ki Suriyeliler evlerini, barklarını, işlerini, topraklarını keyfinden terk etmediler. Türkiye de dahil olmak üzere Suriye’de savaşan ve savaşı destekleyen, körükleyen her ülke ve bu gidişata hayır demeyen her ülke vatandaşı o insanların yerinden yurdundan olmasının sorumlusudur.

Gelelim bizim gençlerimizin Suriye’de savaşmaları konusuna; Valla kimse zorla bizi savaşa sokmadı. Kimse bize, ‘Gelin Suriye’de bizi kurtarın’ da demedi. Tam tersine bizim ülkemiz ısrarla ‘Biz oraya gireceğiz’ dedi. Benim de milletvekili olduğum dönemde bunun oylaması yapıldı ve HDP dışındaki diğer partiler, yani CHP, MHP ve AKP yurt dışına asker gönderilmesine onay verdi ve bu sonuçla askerlerimiz şu an Suriye’deler.

Bizim gençlerimiz Suriye’de öldürülüyor, şehit ediliyor ise bunun sorumlusu öncelikle askerimizin yurt dışına çıkışına onay veren CHP, MHP ve AKP’dir. Daha sonra ise bu kararı fiiliyata geçirip Suriye’de savaşa giren Hükümet ve Cumhurbaşkanıdır. En sonunda da bu duruma karşı çıkmayan bu ülkenin vatandaşlarıdır.

Kendi partine bu karardan dolayı itiraz etmezsin, protesto etmezsin sessiz sedasız izlersin sonra da kalkıp ırkçı bir söylemle; “Bizim askerimiz Suriye’de öldürülüyor, Suriyeli gençler ise burada kızlarla dolaşıyor” dersin.
Ayıptır, günahtır, zulümdür, ırkçılıktır, vicdansızlıktır, haksızlıktır!

Evrensel

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Newroz Ceminde barış ve birlik mesajları verildi

Antalya'da gerçekleştirilen Newroz Cemi'nde barış ve birlik mesajları verildi. Cemde, herkesin inancını ve dilini özgürce yaşaması gerektiği vurgulanarak, savaşların utanç verici olduğu ifade edildi.

Sultan Nevruz, Alevilikte diriliş ve umut simgesi!

Alevi Bektaşi Federasyonu, 21 Mart 2026'da kutlanan Sultan Nevruz Bayramı'nın Alevilikte diriliş, umut ve eşitlik simgesi olduğunu vurgulayarak, bu günün birlik ve dayanışma değerlerini temsil ettiğini belirtti. Ayrıca, mevcut eşitsizlikler ve ayrımcılıklara karşı durmanın

Newroz Ateşi Garip Dede Cemevinde Yakıldı

21 Mart 2026 tarihinde Garip Dede Cemevi'nde kutlanan Newroz etkinliğinde birlik, barış ve dayanışma mesajları verildi. Etkinliğe katılan önemli isimler, Newroz'un her halkın bayramı olduğunu vurgulayarak adalet ve özgürlük çağrısında bulundular.

Cuma Erçe: Newroz, umut ve kardeşlik bayramıdır!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu özel günün umut, kardeşlik ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak zulmün sona ermesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu ve diğer halklarla birlikte kutlanan Newroz'un, mazlum halklar için bir umut ış
spot_img