Ana SayfaGüncel HaberlerSur'un çocuklarıyla dayanışma: Çocukları...

Sur’un çocuklarıyla dayanışma: Çocukları sokaklardan koparmak hapsetmektir

103 gün boyunca tank ve top atışları altında süren sokağa çıkma yasağıyla travma yaşayan Sur’un çocukları, şimdi de yıkımla sokaklarından koparılma tehdidi altında. Çocuklarla dayanışma etkinlikleri başlatan Amed Şehir Tiyatrosu oyuncularından Elvan Koçer, “Çocukları sokaklardan koparmak hapsetmektir” dedi.

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 28 Kasım 2015’te ilan edilen ve 103 gün süren “sokağa çıkma yasağı” boyunca yüzlerce çocuk eğitim ve sosyal haklarından mahrum kalarak göç ederken, yüzlerce çocuk 103 gün boyunca oyun alanları yerle bir eden sokakları bombalayan tank ve top atışlarının travması etkisi altında yaşıyor. 103 gün süren sokağa çıkma yasağının ardından evlerine geri dönen çocuklar, tanınmaz haldeki sokaklarıyla karşı karşıya kaldı.

Aylar sonra evlerin yıkıntıları üzerinde oyun alanı oluşturan yıkım kıskacında olan Alipaşa ve Lalebey mahallelerinin çocukları, devam eden yıkım ile sokaklardan koparılma tehdidi altında. Çatışmalı ortamın bütün olumsuzluklarından nasibini alan çocuklar, ilk kez Amed Şehir Tiyatrosu oyuncuları tarafından başlatılan etkinliklerle dayanışma ile tanıştı.

Yıkıntıların arasında günlerini geçiren çocuklar ile dayanışmak, içinde bulundukları savaş travmasını atlatmaları için sokaklara dalan Amed Şehir Tiyatrosu oyuncuları, çocuklarla çeşitli oyunlar oynayarak zaman geçirdi. Saatler süren ve çocukların doyasıya eğlendiği oyunların ardından, getirilen boyalara ellerini bandıran çocuklar, duvarları dilediğince boyadı.

‘BALON PATLATMA OYUNU OYNAYAMIYORUZ’

Tiyatro oyuncularının dayanışma etkinliği, çocukların masum yüzüne yansıyan ifadeler yaşananları özetliyor. Çocuklarla her oyunu oynayamadıklarını dile getiren Koçer, “Örnek olarak, çocuklar ile balon patlatma oyunu oynayamıyoruz. Balon patlayınca, korku hali görülüyor. Patlama sesi, çocukları korkunç çatışma günlerine geri götürüyor. Çatışmalardan dolayı çocuklarda oluşan büyük travma devam ediyor. Bu korku, savaşın izlerinin çocukların üzerinde bıraktığı etkiyi ortaya koyuyor” diye konuştu.

‘SUR’UN ÇOCUKLARINI SOKAKLARINDAN KOPARMAMALI’

Koçer, çocuklarla dayanışma ile savaş ve çatışmalardan uzak tutmayı hedeflediklerini söyledi. Surlu çocukların son yıllarda yaşananlara rağmen mükemmel bir enerjiye sahip olduğunu aktaran Koçer, “Çocukların enerjisini, evlerini yıkarak apartman dairelerine hapsedemezsiniz. Sur’un çocuklarını Sur’un sokaklarından koparmamalı. Çocukları büyüdüğü sokaklardan koparmak, bir kez daha savaş travmasının yaşatılmasıdır. Bu çocukları hapsetmektir” dedi.

Özgür Paksoy – dihaber

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

DAD’lı kadınlar Yenikapı’da onurlu barış için

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyesi kadınlar, 19 Mart 2026'da Yenikapı'da Newroz kutlamaları kapsamında inanç özgürlüğü ve anayasal eşitlik talep ederek toplumsal barış için bir araya geleceklerini duyurdu. Etkinlik, Alevi kadınların hak talepler

Ortadoğu savaşları Alevi ve Kürtleri hedef alıyor mu?

Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Ortadoğu'daki savaşların Alevi ve Kürtleri hedef aldığını, bu çatışmaların hem Alevilerin hem de Kürtlerin varoluş mücadelesini etkilediğini belirtti. Kete, Kürtlerin özgürlük mücadelesinin diğer et

Cemevleri kültürel tesis mi, inancımızı kim tanımlar!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın cemevlerini "kültürel tesis" olarak tanımlaması, Alevi toplumu arasında büyük tepkiye yol açtı. Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, cemevlerinin ibadethane olarak tanın

Alevi kadınlardan Berlindeki iddialara sert tepki!

Almanya Alevi Kadınlar Birliği ve diğer kadın kuruluşları, Berlin'deki çocuk istismarı iddialarına sert tepki göstererek, mevcut koruma mekanizmalarının yetersiz olduğunu ve kamu otoritelerinin hesap verebilirlik sağlaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, istismar vakalarında sessizliğin sorunu derinleştire
spot_img