Ana SayfaHABERLERTabip Odası: Özakça ve...

Tabip Odası: Özakça ve Gülmen için başvurularımız sonuçsuz bırakıldı

Açlık grevlerinin 121’inci gününe giren Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için geri dönüşü olmayan hastalıkların eşiğine geldiğini ifade eden Dr. Samet Mengüç, yaptıkları tüm başvurularının sonuçsuz kaldığını söyledi.

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın açlık grevi 121’inci gününde devam ediyor. İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Samet Mengüç, Ankara Tabip Odası ve Türk Tabipler Birliği tarafından Gülmen ve Özakça’nın sağlık durumlarına ilişkin Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Cezaevleri Müdürlüğü’ne yaptıkları başvuruların sonuçsuz kaldığını belirtti.

‘BİR AN ÖNCE ADIM ATILMALIDIR’

Gülmen ve Özakça’nın sağlıklarının gittikçe kötüye gittiğini ve yatağa bağımlı hale geldiklerine dikkat çeken Mengüç, “Başvurularımız sonuçsuz bırakıldı. Bu insanların kurtulması için atılacak adımların bir an önce atılması gerekiyor. Vücut fonksiyonları yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Bundan sonraki süreçlerde etkileri daha da yıkıcı olacaktır” diyerek, çağrıda bulundu.

‘HEKİM TALEPLERİ DE ELLERİNDEN ALINDI’

Cezaevine konulmadan önce Gülmen ve Özakça’nın talepleri doğrultusunda Ankara Tabip Odası tarafından günlük kontrollerinin yapıldığını hatırlatan Mengüç, “Tutuklanmalarıyla birlikte hekim hakkı da ellerinden alındı. Zorla beslenmeden bahsediliyor. Bu uluslararası kurallara da aykırıdır. Zamanla Wernicke Korsakof ve geri dönüşümü olmayan kalıcı hastalıklar oluşur. Bu da yanlış tedavi sonucunda meydana gelir” dedi. Gülmen ve Özakça’nın talepleri dışında herhangi bir müdahalenin olmaması gerektiğini vurgulayan Mengüç, “Tedavinin yapılabilmesi için önce Gülmen ve Özakça’nın talepleri yerine getirilmelidir. Şuurları açık iken iradi beyanları olmadan yapılacak müdahale insan onuruna aykırı olur. Bizim onları ziyaret edip ve neler yapılması gerektiğini kamuoyuna bilgi vermemiz gerekir, bu bizim görevimizdir. Onları ziyaret edebilmemiz için başvurularımız sürecektir” diye konuştu.

‘GÜNLÜK KONTROLLERİN YAPILMASI GEREKİYOR’

Açlık grevinde olan bireylerin günlük refakatçisinin de olması gerektiğini vurgulayan Mengüç, şöyle dedi: “Refakatçilerinin olup olmadığını bilmiyoruz. Ancak, açlık grevinde olanlar için günlük yapılması gereken kontroller vardır. Bunun için bunların yanında refakatçi olması gerekir.” Hekim ile hasta arasında “gizlilik” ilkesi olduğu hatırlatan Mengüç, “Bir an önce talepleri yerine getirilmesi ile bu insanların bundan sonraki yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlanmalıdır” diye belirtti.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Suriye’de Alevilere yönelik soykırım anması yapıldı!

Almanya'nın Neuss kentinde, Suriye'deki Alevilere yönelik soykırım girişiminin birinci yıl dönümünde uluslararası bir anma etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, soykırım mağdurlarının anısına adalet talep edilirken, insan hakları ihlallerine karşı duyarlılığın artırılması gerektiği vurg

Kaçırılmış, tutuklanmış ya da öldürülmüş olabilir mi?

Suriye'nin kuzeyinde 18 Ocak'tan beri kayıp olan Alman gazeteci Eva Maria Michelmann'ın, Demokratik Suriye Güçleri tarafından gözaltına alınmış olabileceği belirtiliyor. Ailesi ve avukatı, gazetecinin akıbeti konusunda endişeli ve öldürülme ihtimalinin de bulunduğunu ifade ediyor.

Berlinde 2. Alevi Festivali Başbakan Wegner ile!

Berlin Alevi Toplumu, Başbakan Kai Wegner ile bir araya gelerek bu yıl ikincisi düzenlenecek Alevi Festivali'nin onun himayesinde gerçekleştirileceğini duyurdu. Görüşmede, ağaç dikme projesi ve üniversitelerde Alevilik üzerine akademik çalışmaların teşvik edilmesi konuları da ele alındı.

Devlet inançlara müdahale etmemeli!

Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Şube Başkanı Tahsin Akpınar, Alevi köyü Bademler’de cami yapılmasının inanç özgürlüğüne zarar vereceğini ve devletin inançlara müdahale etmemesi gerektiğini vurguladı. Akpınar, devletin A
spot_img