Ana SayfaHABERLERUğur: Tecridin amacı irade...

Uğur: Tecridin amacı irade kırmak

İmralı cezaevinde başlatılan ve yaygınlaştırılan tecridi değerlendiren TTB üyesi Uğurlu, tecrit politikasının temel amacının tutukluların dirençlerini kırmak olduğunu söyledi

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan ile İmralı’da bulunan diğer tutsaklar Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş’a dönük haber alınamama hali ise 27’nci ayında devam ediyor. İmralı’da başlayan bu “özel” tecrit konsepti, Kurdistan ve Türkiye cezaevlerine de sirayet ediyor. Cezaevlerindeki tecrit, infaz yakma, hasta tutsakların tedavi edilmemesi, tutsakların ölüme terk edilmesi gibi birçok politika ise her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Tecrit koşulları ile tutsakların yaşam ve iletişim haklarının engellenmesi özellikle hasta tutsaklar için yaşamı daha da zorlaştırırken, günden güne artan hak ihlalleri ağırlıklı olarak siyasi tutsaklar üzerinde sürdürülmeye devam ediyor.

Tecrit ve şüpheli ölümler

Hasta ve ağır hasta tutsakların durumunun her geçen gün daha da kötüleştiği son yıllarda, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “Cezaevinde kalabilir” raporları ile tutsaklar adeta ölüme terk ediliyor. Yine giderek ağırlaşan tecrit ve infaz yakma uygulamaları devam ederken, tecrit politikası ile birlikte binlerce tutsak işkenceye, şiddete ve birçok baskıya maruz bırakılıyor. Bu uygulamaların bir diğer boyutu da tutsakların “şüpheli” bir şekilde yaşamını yitirmesi. İşkence ve şiddete maruz bırakılan tutsakların son yıllarda cezaevlerinde “şüpheli” bir şekilde hayatını kaybetmesi ve bu duruma dair birçok girişimde bulunulmasına rağmen bu politikalar hala sürmeye devam ediyor.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yürütme Kurulu üyesi Dr. Ayşe Uğurlu, cezaevlerindeki ağır tecrit politikaları ile infaz yakmalara ilişkin JINNEWS’ten Elfazi Toral’a değerlendirmelerde bulundu.

Ağır hasta tutuklular

Türkiye cezaevlerinde en büyük sorunun tecrit olduğunun altını çizen Uğurlu, tecrit politikasının temel amacının tutukluların dirençlerini kırmak olduğunu söyledi. Ağır hasta tutukluların sağlık raporlarında ‘cezaevlerinde yaşamlarını idame edemeyeceklerine’ dair bir sonuç yazılmasına rağmen mahkeme tarafından Adli Tıp Kurumu’na gönderildiğini hatırlatan Uğurlu, “Ağır hasta tutsaklar çok uzak illerden başka bir kente gönderiliyor. Bu da o hasta için çok ağır bir durum oluyor. Kronik rahatsızlığı olan hasta tutsaklar ring araçları ile kötü koşullarda oraya gidip gelmek zorunda kalıyor. Hakikaten vicdani olarak da doğru değil. Ve sağlık açısından da çok tehlikeli bir durum. Son süreçlerde cezaevlerinde tutsaklar tahliye edildikten çok kısa bir süre sonra yaşamlarını kaybediyor” dedi.

Duyarlılığı arttırma çağrısı

Tutukluların infazlarının yakılmaması ve sağlık hakkına erişmesi gerektiğinin altını çizen, Uğurlu, “Hepimiz bunun bir şekilde politik olduğunu biliyoruz. Hak ve meslek örgütleri olarak bizim esas amacımız insanların ‘cezalarını’ en insani koşullarda çekmeleridir. Özellikle infaz yakmalara karşı TTB olarak birçok açıklama yaptık. Bizler, bu infaz yakmaların doğru olmadığını düşünüyoruz. İnsan haklarıyla ilgili TTB olarak bizlere gelen mektuplarla öğrendiklerimiz tecrit, sağlığa erişim ve birçok fiziksel şiddetin belirlemesiyle ilgili çalışıyoruz. Cezaevlerinde yaşananlar toplumu da dizayn etme uygulamalarından biri. Çok katmanlı bir mesele var burada. Mümkün olduğunca bu konuda duyarlılığı arttırarak bir yerlere ulaşabiliriz” ifadeleriyle hak savunucularına duyarlılık çağrısında bulundu.

Yeni cezaevleri

Son yıllarda çok sık yeni cezaevleri açıldığına dikkat çeken Uğurlu, son olarak şunları dile getirdi: “Türkiye sürekli cezaevi açılan bir ülke ve sürekli yeni cezaevi tipleriyle açılan durum söz konusu. Dolayısıyla bu hem sistemle alakalı hem de politik iklimle alakalı bir şey. Şu anki durumla alakalı sadece duyarlılığı arttırmaktan başka yapabileceğimiz bir şey yok. Cezaevlerinde herhangi bir iyileşme süreci yok. Bu da bir baskı unsuru olarak kullanılmak isteniyor. Tutsaklar sürekli ve uzun süreli bir şekilde kapalı bir ortamda bulunursa intihara sürüklenme durumu da ortaya çıkıyor. Çok yoğun baskılar varsa bunlar gün yüzüne çıkmalı. Bu açıdan bize de gelen bilgiler açısından çok sayıda kişi cezaevlerinde yaşamını kaybediyor.”

İSTANBUL

#Uğur #Tecridin #amacı #irade #kırmak

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Devlet inançlara müdahale etmemeli!

Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Şube Başkanı Tahsin Akpınar, Alevi köyü Bademler’de cami yapılmasının inanç özgürlüğüne zarar vereceğini ve devletin inançlara müdahale etmemesi gerektiğini vurguladı. Akpınar, devletin A

Gazi Katliamının 31. yılı: Katiller nerede?

Gazi Katliamı'nın 31. yılı nedeniyle Gazi Mahallesi'nde düzenlenen anma etkinliğinde, katliamda yaşamını yitirenler için yürüyüş yapıldı ve adalet talep edildi. Etkinlikte katılımcılar, katledilenlerin fotoğraflarını taşıyarak sloganlar attı ve bir gerg

DAD Gazi Katliamı’nın 31. yılına özel açıklama!

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Gazi Katliamı’nın 31. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, katliamın faillerinin hala cezalandırılmadığını vurgulayarak, bu olayın Alevi toplumu için derin yaralar açan bir insanlık suçu olduğunu belirtti. DAD, adalet tal

Gazi Katliamı 31. Yılında unutulmadı mı?

Gazi Katliamı, 31. yılında İstanbul'un Gazi Mahallesi'nde düzenlenen anma etkinlikleriyle anıldı. Katılımcılar, katliamda hayatını kaybedenler için adalet talep ederken, olayın faillerinin hâlâ yargılanmamış olmasına tepki gösterdiler.
spot_img