Çok uğraştı arayı bulmak için. Gitti, telefon etti ama olmadı. Sıcak çatışma olmazsa bile gerilimin süresi Erdoğan için 2023 stratejisinin bozulması demek.
POLİTİKA SERVİSİ
ABD ve Rusya arasında süren Ukrayna krizi dünyanın diken üstünde oturmasına neden oldu. Diplomasi kapısının kapalı olmaması umutları taze kılıyor. Aksi bir durum insanlık için yeni trajedi yaratmaktan başka bir sonuç üretmeyecek. Gerilim daha şimdiden başta ekonomik olmak üzere negatif sonuçlar üretmeye başladı bile. Türkiye bu olumsuz havadan ilk ve belki de Ukrayna dışında en çok etkilenecek ülkelerden biri durumunda. Sadece ekonomik anlamda değil, siyasi alanda da başta Rusya ilişki olmak üzere yeni krizler Türkiye’yi bekliyor.
TEMEL SORUN İSTİKRAR
Son bir aydır televizyona çıkan, gazeteye konuşan tüm AKP’liler ve hükümet yetkilileri ortaklaşmış bir senaryo anlatıyorlar. Bu senaryonun hayata geçmesi ve inandırıcı olmasının ilk şartı belli bir dönem “Ekonomik ve siyasal istikrar” sağlanmasıdır. ABD’nin kışkırtmasıyla başlayan ve Rusya müdahalesiyle derinleşen Ukrayna krizi her şeyden önce AKP iktidarının böyle bir istikrarlı dönem yaşamasını olanaksız kılıyor. Olanaksız kılıyor çünkü başta ekonomi olmak üzere birden fazla başlık Ukrayna krizinin ulaşacağı boyuta bağla.
Turizm geliri tehlikede: Türkiye turizmde 2022 yılı hedefini 40 milyon misafir ve yaklaşık 35 milyar dolar gelir olarak koydu. Bu hem bakanlığın hem de turizm acentelerinin ortak projeksiyonu. Turist sayısında ve gelir kaleminde Rusya ve Ukrayna önemli bir yer tutuyor. Burada yaşanabilecek bir aksaklık tüm hedeflerin tamamının yeniden revize edilmesini gerektirecektir. AKP iktidarı cari açık dahil birçok açığı turizm geliri ile kapatmayı hedefliyordu.
Petrole etkisi: Yaşanan gerilimin ilk etkisini enerjide gösterdi. Petrolün varil fiyatı yükseldi. Bu yükseliş direkt pompa fiyatına yansıdı. Son üç ay içinde neredeyse iki katına çıkan akaryakıt fiyatları ülke ekonomisini olumsuz etkilemeyi sürdürecek.
Dolar baskılanması: Diğer bir etkide dövizde yaşandı. ABD’nin faiz artırma olasılığı Türkiye’de dövizi yukarıya doğru baskılarken Ukrayna krizi ile birlikte tüm dünyada değerlenen dolar işleri daha içinden çıkılamaz hale getirecek.
Buğdayda sıkıntı var: Başta ekmek olmak üzere uzun süredir gıda fiyatları gündemden düşmüyor. Rusya ve Ukrayna’dan gerçekleşen buğday ithalatının sıkıntıya girmesi Türkiye’de yeniden fiyatlanma anlamına gelecek.
SİYASİ BOYUTU VAR
Bunlar işin ekonomik boyutu. Hiç kuşku yok ki siyasi alanı da etkileyecek boyutları var. Türkiye-Rusya ilişkileri bir kez daha sınanacak. Erdoğan krizin bu anına kadar ABD ve Avrupa ülkelerini tatmin edecek bir yerde durdu. İlgili bakanların ve İletişim Başkanlığı’ndan gelen açıklamalar da bu yönde. Putin’le yapılan ilk temasta deyim yerindeyse top çevrildi. Suriye nedeniyle Türkiye bir çırpıda Rusya ile ilişkileri atabilecek düzeyde değil. Ama her yeni gelişme makasın açılmasına neden oluyor. Kuşkusuz bu gelişme Rusya tarafından hoş karşılanmıyor ve açıkça ifade ediliyor. Krizin derinleşmesi Erdoğan için siyaseten de işin içinden çıkılması zor bir hale getirir. Seçim öncesi Suriye’de AKP iktidarının hazırlıklı olmadığı bir gelişme yaşanması kör topal ilerleyen dış politikanın iflası anlamına gelecektir. Üstelik kısa sürede yeni duruma uyum sağlaması da imkansız olacaktır.
Savaş ya da gerilim tüm dünyada ekonomik ve siyasal istikrarı hedef alır. Ama son gerilimin olumsuz sonuçlarını Ukrayna halkından sonra en çok Türkiye hissedecek gibi duruyor. Erdoğan bugüne kadar her krizden fırsat diye bahsederken Ukrayna konusunda itidal çağrısının altında yatan neden de bu.
Kuzeyde esmaya başlayan rüzgarın Erdoğan için fırtınaya dönüşmesi an meselesi. Bu durum tüm seçim hesaplarını altüst etme potansiyeline fazlasıyla sahip.