Uludağ’da kayıkçı dövüşü!
Ağaoğlu ile söz dalaşına giren Orman Bakanı Eroğlu, 2013 Mart ayının ilk günlerinde Bursa’ya yaptığı bir ziyarette, ‘Uludağ için imar projeleri olduğunu, Uludağ’da dönüşüm yapmak istediklerini ancak açılan davalarla engellendiklerini’ açıklamıştı
Ali Ağaoğlu, her taşın altından çıkmaya devam ederken, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile bir oyun içinde olduğu görülüyor. Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı olan ve AKP iktidarının şımarık çocuğu olarak bilinen Ali Ağaoğlu, bugüne kadar Uludağ’a 100 milyon liranın üzerinde yatırım yaptığını belirterek, “Uludağ’da sorunlar yaşanıyor. Uludağ için ‘kayak merkezi’ deniliyor ancak birinci bölge, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na, ikinci bölge Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı. Burası kayak merkezi ise kayak merkezi için ne gerekiyorsa o yapılmalı” dedi. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise, Ağaoğlu’nun sözleri ‘akla ziyan ifadeler’ olarak değerlendirildi. Bakanlığın, “Ağaoğlu Hotel için bakanlığımızca tahsis yapılmış, ancak tahsis sınırlarının dışına çıkılarak imar planına aykırı olarak orman alanına kaçak bina yapılmıştır. Bu kaçak yapıların yıkılıp imara uygun hale getirilmesi için ilgili firmaya tebligat yapılmış, ancak bu güne kadar bir işlem yapılmamıştır” sözleri de anlaşılamadı. Bakanlık, Uludağ’ın Millipark olduğunu hatırlayarak, “Birileri istiyor diye Uludağ Milli Parkı kimseye feda edilmeyecektir” dedi. Kayıkçı dövüşünü ortaya koyan gelişme ise 2013 yılında yaşandı. 2013 yılında Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nda bir ihale yapıldı ve Bakanlık, Uludağ’da yatırım yapma yetkisini resmen 29 yıllığına Bursa Büyükşehir Belediyesi’sine devretti.
Milli Parklar ve Uludağ!
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, 2013 Mart ayının ilk günlerinde Bursa’ya yaptığı ziyarette, “Uludağ için imar projeleri olduğunu, Uludağ’da dönüşüm yapmak istediklerini ancak açılan davalarla engellendiklerini” açıklamıştı. Milli Parklar, insan etkinliklerinin dahi sınırlandırıldığı ve kendi doğallığına terkedilen alanlar olarak tanımlanır. Milliparklar yasasının 14. maddesi kısaca, “Tabii ve ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz, yaban hayatı tahrip edilemez, çevre sorunları yaratacak iş ve işlemler yapılamaz, savunma amacı dışında hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez, ticari iş ve işlemler yapılamaz” der. Uludağ Milli Park sınırları içinde kalan Çobankaya ve Karabelen 1/5000 ölçekli ve 1/1000 ölçekli planları yapılmış ve kamp, ibadet alanı, yönetim merkezi ve özel peyzaj alanı gibi yeni yapılaşma alanları yaratılmıştı. Ardından Sarıalan’da Villa Ev inşaatları ortaya çıkmış ve özel bir şirkete işletmesi için devredilmişti. Uludağ’da bugüne kadar yapılan birçok otel ‘hayvan barınağı, tuvalet’ vb. ruhsatlarla inşa edilmişti. Yine Uludağ’da doğal sular çıktıkları noktada kontrol altına alınıp şirketlere pazarlandı. Yeni teleferik hattı ile otellere kadar ulaşım sağlanırken, teleferik hattını inşa eden ve işleten şirket istasyonlarda beton binalar dikti. Bu yol yapılırken binlerce ağaç katledildi. İnanılmaz bir yapılaşma ile adeta yok edilen Uludağ’ın, Ağaoğlu ve Bakanlığın aralarında yaşadığı ‘kaşıkçı dövüşü’ yeni rant alanlarının açılma hesapları içinde olduklarını düşündürüyor.
HABER MERKEZİ