Ana SayfaGüncel HaberlerVe şov başlıyor…

Ve şov başlıyor…

Avustralyalı yönetmen Michael Gracey’in The Greatest Showman’i (Muhteşem Showman/ 2017) gerçekleştirmesi tam 7 yıl sürdü. “Stüdyolar bu projeden ürküyorlardı, La La Land henüz ortada yoktu, filmi neyle kıyaslayacaklarını bilmiyorlardı. Batı Yakasının Hikayesi, Kabare gibi filmler denince insanın aklına hemen müzikleri, dansları geliverir. İzleyicinin sinema salonundan şarkı söyleyerek ayrılmasını istedim. İyi şarkılar olmadan iyi bir senaryo olmaz. La La Land’in şarkılarını yazan Benj Pasek’le Justin Paul çok iyi bir iş çıkardılar, Muhteşem Showman’in şarkılarının akıllarda kalması için ellerinden geleni yaptılar. Film, klasikle modernin bir kesişimi. Kuliste MGM’in eski müzikallerini izledik” diyor yönetmen Michael Gracey.

Yoksul bir terzinin oğlu olan P.T.Barnum çocukluğundan beri büyük biri olmak istemiştir. İnsan kendi tasarladığı düş dünyasında yaşayabilir diyen Barnum çocukluk aşkı varsıl ailenin kızı Charity’ye kavuşmak için dur durak demeden çalışır. Sonunda eline büyük bir fırsat geçer ve banka kredisiyle Amerikan Tarihi’nin Tuhaflıklar Müzesi’ni satın alır. Sonunda Charity ve iki güzel kızına konforlu bir yaşam sunabilecektir. İnsan doğasını iyi bilen Barnum garipliklerinden, tuhaflıklarından ötürü toplumca dışlananların kitlelerin ilgisini çektiğinin ayrımındadır, para verip onları görmek isteyeceklerinden emindir. Herşeyden önce o bir iş adamıdır. 19. yüzyılda sosyal sınıf, soy,ırk, statü, renk çok önemliydi, farklı olanlar gölgelerde yaşamaya, terkedilmeye, saklanmaya, lanetlenmeye mahkumlardı. P.T Barnum toplumca dışlananları yanına alarak Barnum’un Amerikan Tuhaflıkları Sirki’ni kurar. Ailelerinin bile utandıkları bu ucubelere (!) sıcak, rahat bir yuva sunar. Dünyanın düşmanlığından onları korur, burada aşağılanmak yerine alkışlanacaklardır.

Varsıl ve aristokrat sınıftan nefret eden Barnum sirkine soylularında gelmesini ister. Yüksek sosyetenin ünlü menajeri Philip Carlyle ile işbirliği yapar. Carlyle’ın girişimiyle Barnum ve sirki İngiltere Kraliçesi Victoria’nın sarayına davet edilir. Avrupa’nın en tanınmış şarkıcısı Jenny Land’i Amerika’ya çağıran Barnum sosyetenin gözüne girmeyi başarır. Gözünü şöhret ve para bürüyünce de ailesini, dostlarını, ucubelerini ihmal etmeye başlar. İyi ile kötü, sömürü ile acıma, doğru ile yanlış arasındaki ince sınırı gittikçe yitirmeye başlar. Yıldızlarını sömürüyor mudur yoksa onların kurtarıcısı mıdır ?

Barnum geleceği gören, zamanının ötesinde bir kimliktir. İlk hareketli billboardları yapmıştır, halkla ilişkileri yaratıcı şekilde kullanan ilk Amerikalıdır. 1800’lerde aykırı, farklı olanları projektörlerle aydınlatmış, farklılıklarını kutlayarak öykülerini anlatmıştır. Özgeci değildi, iş adamıydı, para kazanıp zengin olmak istiyordu. Öyle bir zaman gelir ki Barnum yaşamın para kazanmaktan ibaret olmadığını, dostluğun, dayanışmanın, sevginin herşeyden önce geldiğini anlar.

P.T Barnum’da Avustralyalı oyuncu, sunucu, şarkıcı Hugh Jackman eksiksiz bir yorum sunuyor. Blockbuster yıldızlığı (X-Men, Wolverine) ile kompozisyon aktörlüğü (Tutsak, Prestij, Kaynak, Scoop) arasında yer alan oyuncu Muhteşem Showman’de aktörlüğünün tüm yanlarını başarıyla sergiliyor. “Hollywood’un Altın Çağı’nda çalışmak isterdim. Fred Astaire ile Gene Kelly başlıca idollerim. Wolverine’i canlandırırken görevim bu karakteri gerçek kılmaktı. Sunuculuk yaparken de önceliğim izleyiciyi eğlendirmek, onlara iyi vakit geçirtmektir” diyen Hugh Jackman ile P.T.Barnum’un ortak özelliği Barnum’un “En asil sanat insanları mutlu etmektir” cümlesinde yer alıyor.

Düş gücü, dostluk, dayanışma, sevgi, hırs, önyargı, hoşgörüsüzlük temalarını sorgulayan görkemli müzikalde Hugh Jackman, Michelle Williams, Zac Efron, Rebecca Ferguson, Zendaya oynuyorlar. Şov dünyasının mucidi, gösteri sanatını inanılmaz gösterileriyle kökünden değiştiren, sınıf, renk, ırk, cinsiyet, boyut ayrımı yapmayan şov adamı P.T. Barnum’un (1810-1891) serüvenlerini anlatan yetkin müzikal The Greatest Showman (Muhteşem Showman) bugün gösterime girdi.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Sultan Nevruz, Alevilikte diriliş ve umut simgesi!

Alevi Bektaşi Federasyonu, 21 Mart 2026'da kutlanan Sultan Nevruz Bayramı'nın Alevilikte diriliş, umut ve eşitlik simgesi olduğunu vurgulayarak, bu günün birlik ve dayanışma değerlerini temsil ettiğini belirtti. Ayrıca, mevcut eşitsizlikler ve ayrımcılıklara karşı durmanın

Newroz Ateşi Garip Dede Cemevinde Yakıldı

21 Mart 2026 tarihinde Garip Dede Cemevi'nde kutlanan Newroz etkinliğinde birlik, barış ve dayanışma mesajları verildi. Etkinliğe katılan önemli isimler, Newroz'un her halkın bayramı olduğunu vurgulayarak adalet ve özgürlük çağrısında bulundular.

Cuma Erçe: Newroz, umut ve kardeşlik bayramıdır!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu özel günün umut, kardeşlik ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak zulmün sona ermesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu ve diğer halklarla birlikte kutlanan Newroz'un, mazlum halklar için bir umut ış

Erzincan Newrozunda barış ve eşitlik vurgusu yapıldı

Erzincan'da 2026 Newrozu, 'Demokrasi ve Özgürlük' temasıyla kutlandı; katılımcılar barış ve toplumsal eşitlik vurgusu yaparak, halkların eşit ve kardeşçe yaşayabileceği bir ortamın önemine dikkat çekti. Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Newroz
spot_img