Ana SayfaGüncel HaberlerAlevilerin Hak Talepleri ve...

Alevilerin Hak Talepleri ve CHP

Can KASAPOGLU
Genel olarak Aleviler ve özel olarak ta Kürt Aleviler ne zamanki hak-taleplerini dile getirse ve onu elde etmek için herhangi bir girişimde bulunmaya kalksa ya katliama uğrar yada anasından emdiği süt burnundan getirilir. Kovuşturma-soruşturma, gözaltı ve tutuklamaların yanı sıra, işkence, sürgün ve asimilasyonla karşılaşır Aleviler.

Kürt Alevilerin Koçgiri’de başlayan ulusal-hak talepleri, Mustafa Kemal yönetimindeki ‘sözde kurtuluş savaşçıları’ tarafından acımasızca bastırıldı.
Dikkat edilirse Koçgiri’de Kürt-Kızılbaş Alevilere yaşatılan bu vahşet, yeni doğacak cumhuriyet adına yapılmıştı.
Sonrasında örneğin Dersim’de 30’lu yılların başından, 37-38’e kadar olan süreç içinde ise ‘genç cumhuriyet’ adına 100 bin Dersimlilin katledildiği ‘Dersim’de Soykırım’ yaşatılmış idi.Dersim’i, Dersimliyi ve Dersim’e ait olan ne var ise, başta Mustafa Kemal ve İsmet İnönü olmak üzere ‘Çiban başı’ sayıldı ve bunun üzerine CHP yönetimindeki cumhuriyet Dersim’de kan akıttı, talan ve işgal etti.

Dersim Soykırımı dahil bu güne değin yapıla gelen bütün Alevi katliamlarımda bariz bir şekilde direkt yada en direk rolü olan CHP’nin sessizliği, kafasını kuma gömme taktiği ve hala ‘şeriat gelecek’ propagandası ile korku siyaseti yapıp Alevilerini aldatmak istemesi çok vahim bir durumdur..

Alevilerin her türlü hak talepleri karşısında her zaman adeta bir sibop görevi olan CHP’in en üst boyutta Alevileri götürdüğü ve bundan böylede götüreceği yer Anıtkabir olagelmiştir.

Yada CHP’nin, bazı Alevileri ve kurumlarını ön plana çıkartarak organize ettiği görülen bazı miting ve etkinliklerde Seyit Rıza’nın posterlerine, İbrahim Kaypakkaya vb devrimcilerin posterlerine tahammül edememek Aleviliğe yakışmaz ve zaten bu olsa olsa CHP zihniyeti Alevicilik olur..

Örneğin içinden geçtiğimiz şu günlerde Dersim Soykırımı ve Pir Seyid Rıza’nın idamının yıldönümüdür. Yüz bin Dersimlinin soykırımdan geçirildiği kanlı, acılı bir vahşetin yıldönümüdür.

İşte, kalıntıları ve devamı günümüze değin süregelen Dersim Soykırımı karşısında CHP acaba bir özür dilemiş midir?

Kaldı ki CHP’nin yada devletin salt ‘özür dileriz’ demesi ne sorunu çözer ve nede bu yeterli olamaz.. Bunun hesabı mutlaka sorulmalıdır..

Yine CHP, Dersimde katledilen Kürt-Kızılbaş Alevilerden özür dilemiş ve ‘Soykırımdaki Rolü’nden ötürü özünü dara çekerek gereklerini yerine getirmiş midir?

DP, AP, MSP, MHP ve MC hükümetleri ve son on yılın Muaviye hükümeti, kendine Müslüman, Türk-İslam sentezli ve ırkçı AKP-Gülen hükümeti’nin Kürt halkına ve Alevilere nasıl bir düşmanlık yaptığını pratik uygulamaları ile gördük, yaşadık ve görmekteyiz..

Ancak ulusalcı, tekçi ve her türden değişime ve dönüşüme direnen CHP’nin bu partilerden ve onların program-tüzüklerinden ne farkı var?
70’li yıllarda ‘Halkçı Ecevit, Halkçı CHP’ sloganlarına şiddetle karşı çıkan CHP’nin günümüzde ise ülkenin en can alıcı ve ‘Demokratik Çözümü’ kaçınılmaz olan Kürt sorunu konusunda somut bir adım atmışmıdır?

CHP’nin, adeta kendisinin kurduğu bu devletinin, ezerek, yok ederek, asimile edip sürgünlere göndererek çözümsüz bıraktığı Kürt sorununun çözümünde açık, somut, cesaretli ve projelendirilmiş bir programı, bir yol haritası varmıdır?

Yine CHP’nin, Alevilerin yükselen haklı ve meşru talepleri karşısında parti olarak bir açılımı, bir projesi ve bir pratik uygulaması varmıdır?
Bütün bunlara ‘yoktur’ demekten başka seçeneğimiz de yoktur..

Hal böyle iken burada Alevilerin’de dostunu ve düşmanını iyi tanımlaması ve pozisyonunu da buna göre belirlemesi gerekmektedir..

Örneğin Kürt halkının haklı talepleri için açlık grevlerine yatarak bedenlerini bir kez daha ölüme yatıran tutsakların ölüm oruçlarının en kritik aşamasında da olsa Alevilerden ve Alevi kurumların gelen destek açıklamaları çok olumludur..

Yine bazı yerlerde Alevi gençlerinin tutsaklarla dayanışma için dönüşümlü açlık grevlerine katılmaları anlamlıdır..

Tıpkı Dersimlilerin, Dersim Soykırımı sanığı CHP’nin yanında yer almamaları gerçeği gibi Alevinin yeride Soykırımcıların ve Katliamcıların yanı değildir, olmamalıdır.
Alevi, tamda bu şer cephesinin karşısında Mazlumun yanında yer alarak hesap sormalı ve hakkını almalıdır.

Kısaca Aleviler, yaşadıkları coğrafyanın toplumsal-sosyal ve siyasal her türlü sorunun çözümünden kendilerini somutlamadan ve kendi hak taleplerini bu kesimlerle buluşturduğu, ortaklaştırdığı ölçüde sonuç alabileceklerdir..

Gerçek ve düşkün olmayan Alevi duruşu budur ve bunu gerektirir..

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Engin Yücerin ifadeleri savcılığı ikna etmedi!

Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili soruşturmada Engin Yücer'in ifadeleri savcılık tarafından çelişkili bulundu. Yücer, üvey oğlu Zainal Abakarov'un Gülistan'ı tanıdığını ve olaydan sonra Zainal'ı yurt dışına gönderdiğini belirtmesine rağmen, MOB

FEDA, Zürihte Alevi dayanışmasını güçlendirdi

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), 19 Nisan 2026'da Zürih'te düzenlediği dayanışma etkinliğinde Alevi toplumu ve diğer katılımcılar bir araya gelerek birlik mesajı verdiler. Etkinlikte, örgütlülüğün önemi vurgulanırken, barış sürec

DAD Kadın Meclisi, Gülistan Dokunun ailesini destekledi

DAD Kadın Meclisi, 19 Nisan 2026'da Tunceli Adliyesi önünde kayıp Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun ailesini ziyaret ederek adalet talebine destek verdi. Eş Genel Başkan Mercan Gül, Doku'nun akıbetinin öğrenilmesi için davanın takipçisi olacaklarını v

FUAF: Alevilere Yönelik Saldırılar Unutulmayacak!

Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF), 1978'de Malatya'da başlayan ve diğer illere yayılan Alevilere yönelik saldırıların unutulmayacağını belirterek, bu olayların sistematik bir şekilde devam ettiğini ve Alevi toplumunun hedef haline getirildiğini vurguladı. Açıklamada, devletin y
spot_img