Ana SayfaGüncel HaberlerNOZ: AB, Erdoğan'ın şantajına...

NOZ: AB, Erdoğan’ın şantajına boyun eğmemeli

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, 2016 yılında Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında imzalanan sığınmacı mutabakatının “daha iyi nasıl uygulanabileceği” konusunda Ankara’da görüşmelerde bulundu. Süddeutsche Zeitung bu ziyaretten hareketle yorumunda sığınmacı sorununa değiniyor ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’deki Suriyelileri yerleştirmeyi planladığı sınır ötesi güvenli bölge planlarına AB’nin destek vermeyeceği görüşünü savunuyor.

“Suriye sınırında oluşturulacak ‘harikalar diyarının’ maliyeti 24,4 milyar euroyu buluyor. Peki bunu kim karşılayacak? Türkiye, ekonomik krizde olduğu için bunun altından kalkamaz. Erdoğan bu konuda Ortadoğu’dan ve daha da uzaklardan gelebilecek yeni bir mülteci dalgasından korkan Avrupalılara güveniyor. Şayet AB isteklerine kulak tıkarsa da ülkesinin sınırlarını açacağı tehdidini bir çok kez dile getirdi. Ancak Cumhurbaşkanı şu gerçeği görmüyor: AB uluslararası hukuka aykırı bir şekilde Suriye’ye girişe destek veremez. Zira Erdoğan’ın sığınmacıları (güvenli bölgeye) nakletme planına destek verirse tam da bunu yapmış olacak.”

Neue Osnabrücker Zeitung‘da Michael Clasen imzalı yorumun başlığındaysa “Tüm eleştirilere rağmen Türkiye saygıyı hak ediyor” deniyor:

“Tabii ki, AB Erdoğan’ın ‘şayet Brüksel ödemeleri artırmazsa sığınmacıları Avrupa’ya gönderirim’ şantajına boyun eğmemeli. Erdoğan’ın otokratik yönetim şekline ilişkin tüm haklı eleştirilere rağmen şu gerçeği de unutmamalı: Sığınmacı krizinde en büyük yükü Türkiye omuzluyor. Avrupa Birliği bu gerçeği kabul edip buna uygun davranmalı. Suriye’nin yeniden inşa sürecinde daha güçlü rol üstlenmesi gerekiyor. Zira bir çok sığınmacının tek istediği şey eve dönmek.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung‘un “Erdoğan ve Coğrafya” başlıklı yorumuysa şöyle:

“Avrupa’nın sığınmacı kriziyle ilgili olarak Türkiye’ye muhtaç olduğu doğru. Ancak bunun Erdoğan’la bir ilgisi yok. Bu ülkenin coğrafik konumuyla alakalı. Şayet AB, Birlik içinden yükselen eleştirilere uyup Türkiye ile varılan sığınmacı anlaşmasını sonlandırırsa, şu gerçek değişmeyecek: Türkiye hem Suriye’nin hem de Avrupa Birliği’nin komşusu konumunda. Ayrıca sınırları içinde dünyanın hiç bir ülkesinde olmadığı kadar sığınmacı barındıyor. Ve İran, Güney Asya ve Afrika’dan gelecek milyonlarca potansiyel sığınmacı için bir geçiş ülkesi olma konumunu sürdürecek. Ama söz konusu mutabakat olmazsa Erdoğan’ın sığınmacıları ülkesinin batı kıyılarına ve oradan da Yunan adalarına geçişini engellemek için hiçbir nedeni kalmayacak. Brüksel, Ankara ile varılan anlaşmaya son verirse, Türkiye’nin Bulgaristan ve Yunanistan kara sınırı da ortadan kalkmayacak.”

Stutgarter Nachrichten gazetesiyse Alman ekonomisinin durumunu mercek altına alıyor:

“Evet, Alman sanayi sektörü resesyonda. Son iki çeyrektir buradan gelen rakamlar düşük olduğu için bunu en azından şeklen böyle söylemek doğru olur. Ancak bu Alman ekonomisi krizde demek değil. Sorunun temel nedeni dünya ekomisinin güçsüzleşmiş olması. ABD ve Çin’in gümrük vergileri konusunda anlaşmazlık yaşaması, ABD Başkanının Avrupalı otomotiv üreticilerine ve diğer ürünlere daha fazla vergi bindirmekle tehdit etmesi ve İngilizlerin -daha nasıl olacağı kestirilemeyen bir biçimde- AB’den ayrılıyor olması küresel ekonomiyi zorluyor. Hal böyleyken, ülke ekonomisinin yüzde 70’i ihracata dayalı olan bu ülke mevcut durumdan diğerlerine kıyasla daha fazla etkileniyor. Ancak iyi olan taraf, Almanya’da diğer alanlarda işlerin iyi gidiyor olması. Örneğin; çalışan maaşları, fiyatlardan daha çabuk artıyor, tüketiciler alıma istekli ve şirketlerin de yatırım için paraları var. İşte tüm bunlar umut verici.”

DW/MK,JD

© Deutsche Welle Türkçe

 

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Newroz Ceminde barış ve birlik mesajları verildi

Antalya'da gerçekleştirilen Newroz Cemi'nde barış ve birlik mesajları verildi. Cemde, herkesin inancını ve dilini özgürce yaşaması gerektiği vurgulanarak, savaşların utanç verici olduğu ifade edildi.

Sultan Nevruz, Alevilikte diriliş ve umut simgesi!

Alevi Bektaşi Federasyonu, 21 Mart 2026'da kutlanan Sultan Nevruz Bayramı'nın Alevilikte diriliş, umut ve eşitlik simgesi olduğunu vurgulayarak, bu günün birlik ve dayanışma değerlerini temsil ettiğini belirtti. Ayrıca, mevcut eşitsizlikler ve ayrımcılıklara karşı durmanın

Newroz Ateşi Garip Dede Cemevinde Yakıldı

21 Mart 2026 tarihinde Garip Dede Cemevi'nde kutlanan Newroz etkinliğinde birlik, barış ve dayanışma mesajları verildi. Etkinliğe katılan önemli isimler, Newroz'un her halkın bayramı olduğunu vurgulayarak adalet ve özgürlük çağrısında bulundular.

Cuma Erçe: Newroz, umut ve kardeşlik bayramıdır!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu özel günün umut, kardeşlik ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak zulmün sona ermesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu ve diğer halklarla birlikte kutlanan Newroz'un, mazlum halklar için bir umut ış
spot_img