Ana SayfaGüncel HaberlerAlman siyasetçilerden aşırı sağcı...

Alman siyasetçilerden aşırı sağcı göstericilere sert tepki

Almanya’nın başkenti Berlin’de Cumartesi günü koronavirüse karşı alınan tedbirleri protesto için düzenlenen gösteri sırasında bir grup göstericinin, parlamento binası Reichstag’a girmeye çalışmasına ilişkin tartışmalar ve tepkiler sürüyor.

Reichstag yakınlarında düzenlenen gösteri sırasında aralarında aşırı sağcıların bulunduğu 300 ila 400 göstericinin barikatları aşarak Reichstag’a girmeye çalışmasını kınayan Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, olayları “tiksindirici” ifadesiyle nitelendirdi. Steinmeier, Pazartesi günü yaptığı açıklamada özgürce seçilmiş Alman parlamentosunun merdivenlerinde nasyonal sosyalizm döneminde de kullanılan bayrağın açılmasının “sadece tiksindirici değil, aynı zamanda bu mekânın tarihi göz önünde bulundurulduğunda dayanılmaz” olduğunu söyledi.

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, göstericilerin Reichstag’a girmesini engelleyen polis memurlarını kabul etti

Gösteri hakkının suistimal edilmesi

Reichstag önündeki olayları kınayan Alman hükümeti de bunu “gösteri hakkının suistimal edilmesi” olarak değerlendirdi. 

Alman hükümet sözcüsü Steffen Seibert, Reichstag’ın önündeki olayların “utanç verici görüntüler” olduğunu söyledi. Gösteri özgürlüğünün suistimal edildiğini belirten Seibert, koronavirüs salgını döneminde de barışçıl gösteriler için toplanma hakkının önemli bir değer olduğunu vurguladı. Seibert, ancak hafta sonunda yaşanan olayların, “gösteri hakkının ve gösteri özgürlüğünün nasıl suistimal edildiğini” gösterdiğini kaydetti.

Alman Federal Meclisi Başkanı Wolfgang Schäuble, Almanya’da gösteri yapma hakkının da dahil olduğu temel hakların korunması gerektiğini vurgulayarak ancak bu hakkın suistimal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili siyasetçi Schäuble de ARD televizyonuna yaptığı açıklamada, Cumartesi günü Reichtag önünde yaşanan olayları “tiksindirici” olarak nitelendirdi. Schäuble, “Reichstag’ın sembolik öneminin herkesin farkında olması” gerektiğini de sözlerine ekledi.

“Demokrasimize saldırı”

Koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Sekreteri Lars Klingbeil, Cumartesi akşamı Reichstag önünde yaşanan olayı “Demokrasimize saldırı” sözleriyle değerlendirdi. Parlamento binasının barikatlarla ve güvenlik güçleriyle çevrili bir mekân olmasını istemediğini belirten Klingbeil, parlamentonun İhtiyarlar Heyeti ve Berlin eyalet parlamentosu ile parlamento binasının nasıl daha iyi korunabileceğinin tartışılması gerektiğini söyledi ve “Ancak hafta sonu gördüğümüz görüntüler kesinlikle kabul edilebilir değil” dedi.

ARD’ye konuşan Klingbeil, gösteriler öncesinde iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın açıklamalarına da şaşırdığını söyledi. Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın aşırı sağcıların gösterileri ele geçireceklerine dair bir işaret bulunmadığı açıklamasında bulunduğu belirten Klingbeil, aşırı sağcılığın Almanya’da artan bir sorun olduğunu vurguladı. 

Reichstag’a girmeye çalışan göstericileri polis engelledi

Protesto kampına izin yok

Öte yandan, korona tedbirlerine karşı çıkanların Berlin’de çadırlarla kurmayı planladığı “protesto kampına” izin verilmedi. Berlin İdare Mahkemesinin yasak kararının ardından göstericiler, 14 Eylül’e kadar sürmesi planlanan eyleme izin verilmesi için Karlsruhe’deki Federal Anayasa Mahkemesine başvurdu. Toplantı hakkının önemine işaret eden Mahkeme, ancak eylemcilerin korona tedbirlerine uymayarak kamu yararına aykırı davranabileceği gerekçesiyle Berlin İdare Mahkemesinin yasak kararını onadı.

Ne olmuştu?

Berlin’de Cumartesi günü korona tedbirlerine karşı çok sayıda gösteri düzenlenmişti. “Özgürlük ve Halk Demokrasisi İçin” sloganı ile Reichstag yakınlarında düzenlenen gösteri sırasında aralarında aşırı sağcıların bulunduğu 300 ila 400 gösterici bina önündeki barikatları aşarak Reichstag’ın merdivenlerine ulaşmış, ancak polisin müdahalesi ile göstericilerin binaya girmesi engellenmişti. Göstercilerden bazıları Alman İmparatorluğu ve Nazi Almanyası’nda kullanılan siyah-beyaz kırmızı renkli Reich bayrağı açmış, polis göstericileri dağıtarak alandan uzaklaştırmıştı.

Berlin polisinin verdiği bilgilere göre, gösteriler sırasında güvenliğin ve korona tedbirlerine uyulmasının sağlanması için, yaklaşık 3 bin polis memuru görev yapmıştı. Gösterilerde, 316 kişi gözaltına alınmış, 33 polis memuru yaralanmıştı.

Berlin polisi, geçen hafta korona tedbirlerine uyulmayabileceği gerekçesiyle gösterilere izin vermemiş, ancak ilgili mahkeme gösteri ve toplantı yapma hakkına işaret ederek gösterilerin düzenlenmesine onay vermişti.

DW,dpa,AFP/JD,HS

© Deutsche Welle Türkçe

 

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Engin Yücerin ifadeleri savcılığı ikna etmedi!

Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili soruşturmada Engin Yücer'in ifadeleri savcılık tarafından çelişkili bulundu. Yücer, üvey oğlu Zainal Abakarov'un Gülistan'ı tanıdığını ve olaydan sonra Zainal'ı yurt dışına gönderdiğini belirtmesine rağmen, MOB

FEDA, Zürihte Alevi dayanışmasını güçlendirdi

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), 19 Nisan 2026'da Zürih'te düzenlediği dayanışma etkinliğinde Alevi toplumu ve diğer katılımcılar bir araya gelerek birlik mesajı verdiler. Etkinlikte, örgütlülüğün önemi vurgulanırken, barış sürec

DAD Kadın Meclisi, Gülistan Dokunun ailesini destekledi

DAD Kadın Meclisi, 19 Nisan 2026'da Tunceli Adliyesi önünde kayıp Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun ailesini ziyaret ederek adalet talebine destek verdi. Eş Genel Başkan Mercan Gül, Doku'nun akıbetinin öğrenilmesi için davanın takipçisi olacaklarını v

FUAF: Alevilere Yönelik Saldırılar Unutulmayacak!

Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF), 1978'de Malatya'da başlayan ve diğer illere yayılan Alevilere yönelik saldırıların unutulmayacağını belirterek, bu olayların sistematik bir şekilde devam ettiğini ve Alevi toplumunun hedef haline getirildiğini vurguladı. Açıklamada, devletin y
spot_img