Ana SayfaGüncel HaberlerAB’de böcekli yiyeceklere yeşil...

AB’de böcekli yiyeceklere yeşil ışık

Avrupa Birliği Gıda Güvenliği Kurumu (EFSA), un kurdunun gıda sanayisinde kullanımı için olumlu görüş bildirdi. EFSA, un kurdunun solucan görünümlü ve sarı renkli larvalarının “hem kurutulmuş halde bütün olarak hem de toz halinde” kullanılabileceğini kaydetti. Kurum, larvaların tüketilmesinin insan sağlığı açısından tehlike oluşturmadığını belirtti.

EFSA’nın raporu, un kurdunun “yeni tür gıda maddeleri” sınıflandırmasına sokulması için yapılan başvuru üzerine geldi. EFSA uzmanları, larvanın ağırlıklı olarak protein, yağ ve diyet lifleri içerdiğini, bundan dolayı tüketiminin “fizyolojik dezavantaj” oluşturmayacağını bildirerek, zehir ihtivasını inceleyen toksikolojik araştırmalarda da endişe verici bir bulguya rastlanmadığını kaydetti. EFSA raporunda kontaminasyonun sadece böceğe verilen yemin zehirli maddeler ihtiva etmesi durumunda görüldüğü de belirtildi. Uzmanlar, böcek ihtiva eden ürünlerde gıda alerjilerine de dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

EFSA uzmanlarından Ermolaos Ververis, “EFSA’nın bu ilk risk değerlendirmesi, AB çapında ilk izinlerin verilmesinin yolunu açabilir” dedi. AB ve üye ülkeler, EFSA’nın değerlendirme raporu temelinde un kurdunun örneğin proteinli çikolatalarda, makarna gibi unlu mamüllerde ya da mangalda larva şeklinde kullanılmasına yeşil ışık yakabilecek.

EFSA uzmanlarından Wolfgang Gelbmann da larvaların atıştırmalıklar ve makarnalar gibi belli gıda gruplarında test edildiğine dikkat çekerek, böceklerin nasıl beslendiğinin de önem taşıdığını belirtti.

AB’nin 2015 yılındaki kararnamesiyle yenilikçi gıda maddelerinin değerlendirme ve izin işlemlerinin kolaylaştırılması ve Avrupa çapında merkezileştirilmesi hedeflenmişti. EFSA verilerine göre şu an böcek içerikli 14 ürünle ilgili daha inceleme yürütülüyor.

Böcekler, çevreye fazla zarar vermemeleri ve yüksek besin değerleri nedeniyle sürdürülebilir bir protein kaynağı olarak görülüyor. Dünyanın pek çok bölgesinde cırcır böceği, çekirge, un kurdu gibi böcekler günlük beslenmenin parçası konumunda.

Avrupa’da ise böcek içeren gıda maddelerinin satışı yasak olmamasına rağmen çok küçük bir piyasaya sahip. Aralarında Almanya ve Avusturya’nın da bulunduğu bazı AB ülkelerinde böcek içeren atıştırmalık ve makarnalar özel kurallara tabi olarak satılıyor. Ancak henüz AB çapında verilmiş bir izin bulunmuyor. EFSA’nın raporu bu yönde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. AB Komisyonu ve üye ülkelerin satış ve dağıtım kriterleri üzerinde nihai anlaşmaya varmaları sonrasında AB çapında satış izninin çıkması bekleniyor.

AFP,dpa/BK,TY

© Deutsche Welle Türkçe

 

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Alevi Gençliği Medya Alışkanlıklarını Tartıştı

Avrupa Alevi Gençler Birliği tarafından Frankfurt Cemevi'nde düzenlenen "Avrupa Alevi Gençlik Çalıştayı X Talks" etkinliğinde, gençlerin medya alışkanlıkları ve yeni medya araçlarının geleneksel medyaya göre avantajları tartışıldı. Uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, Alevi med

Alevi Gençliği Siyasette Güçlü Olmalı!

Avrupa Alevi Gençler Birliği, 4 Nisan 2026'da Frankfurt Cemevi'nde düzenleyeceği "Gençlik ve Politika Oturumu" ile Alevi gençliğinin siyaset ve diplomasi içindeki rolünü tartışacak. Metinde, Alevi gençliğinin kimliğini koruması ve kültü

Akbelen Direnişine Destek: Esra Işıka Özgürlük!

Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Akbelen Ormanı'ndaki direnişe destek vererek, yaşam savunucularıyla dayanışma içinde olduklarını açıkladı. Ayrıca, tutuklu Esra Işık için özgürlük talep etti ve direnişin yaşam ve onur mücadelesi olduğunu vurguladı.

Alevi kurumları siyasal iktidara karşı etkisiz kaldı!

Alevi kurumlarının siyasal iktidara karşı etkisiz kaldığını belirten Ercan Kazım Özer, Alevilerin sorunlarının derinleştiğini ve temel taleplerinin göz ardı edildiğini ifade etti. Özer, cemevlerinin yasal statü talebinin yalnızca ibadethane olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu vurguladı
spot_img