Ana SayfaGüncel Haberler'40 bin Alevi’ye kan...

’40 bin Alevi’ye kan kusturdum!’

Evren’in arşivinden çıkan tüyler ürpertici mektup…

TBMM Komisyonu’na gönderilen belgeler arasında,12 Eylül döneminin Emniyet Genel Müdürü Küçüktiryaki’nin imzasını taşıyan bir mektup da yer aldı. Mektupta Küçüktiryaki “Türkiye’de Alevi-Kızılbaş soykırımını devlet adına başlatan benim” diyor. Küçüktiryaki , imzalı mektubun kendisine ait olmadığını ileri sürdü.

Cumhurbaşkanlığı’nın, talep üzerine TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’na gönderdiği, darbe dönemlerine ilişkin bilgi ve belgeler arasından, 12 Eylül dönemine ilişkin, tüyler ürperten itiraflar içeren bir mektup da çıktı. Kenan Evren’in resmi arşivinde tutulan mektupta, 12 Eylül döneminin Emniyet Genel Müdürü Refet Küçüktiryaki’nin, Yavuz Sultan Selim’den sonra en büyük Alevi Kızılbaş düşmanıyım”,Malatya il merkezindeki 40 bin Alevi’ye kan kusturdum”, “Türkiye’de ilk defa resmi olarak Alevi soykırımını devlet adına başlatan benim” ifadeleri dikkat çekiyor.

Komisyon Başkanı Nimet Baş, 20 Ekim’de İstanbul’da basına kapalı bir şekilde görüştüğü Küçüktiryaki’ye bu mektubu sordu. Baş, görüşme sırasında hakkındaki tüm işkence iddialarını reddeden Küçüktiryaki’nin yüzüne, altında imzası bulunduğunu anımsatarak mektubu okudu. Baş’ın yöneltilen sorulara, “bilmiyorum”, “duymadım” diye yanıt veren Küçüktiryaki’ye, “Rahatlıkla konuşmanızı gerektirecek bir yazı okumak istiyorum size. 7/10/1980 tarihinde Cumhurbaşkanlığı makamına ulaşan, altında sizin imzanız olan bir belgeyi okumak istiyorum. Sizin kendi ifadeleriniz” diyerek, okuduğu mektup şöyle:

ABD TAVSİYESİYLE ATANDIM: Beni Emniyet Genel Müdürü yapan, Başbakan Süleyman Demirel değildir. Ben, beni keşfeden Amerikan Hükümetinin Ankara temsilcilerince tavsiye üzerine bu göreve atandım.

ALEVİ SOYKIRIMINI DEVLET ADINA BAŞLATTIM: Türkiye’de ilk defa resmi olarak Alevi-Kızılbaş soykırımını devlet adına başlatan benim. 1976 yılının Ocak ayında Malatya Beylerderesi olayından sonra, Malatya il merkezindeki 40 bin Alevi Kızılbaş’a kan kusturdum.

DÜŞMANLIĞIMI İSPAT ETTİM: Yavuz Sultan Selim’den sonra en büyük Alevi Kızılbaş düşmanı benim, bunu ispat ettim ve ispat etmeye de devam edeceğim. Ben, Beylerderesi olayları sırasında yanımda Malatya İl Jandarma Komutanı Albay olduğu hâlde ‘Malatya’daki tüm Alevi-Kızılbaş köyleri ortadan kaldırılmalı’ dedim. Benim sözlerimi Mayıs 76 tarihli Halkın Kurtuluşu adlı dergi yazdı.

AKSU ALEVİ KASABI: Şu anda Emniyet Genel Müdürüyüm. 76 yılında ben Malatya’da Valiyken Malatya Emniyet Müdürü olan – ki o da en az benim kadar Alevi-Kızılbaş kasabıdır- Abdülkadir Aksu’yu yardımcım yaptım. Ankara’da Alevi-Kızılbaşların oturduğu “Kurtarılmış Bölge” adlı semtlere kan kusturan Reşat Akkaya’yı Ankara Emniyet Müdürü yapan benim. Sıkıyönetim Komutanının emriyle görevden alındı. Zannedilmesin ki, pasifize oldu, gölgede kalarak gerçek Ankara Emniyet Müdürü yine o olacaktır.

KİMSE YERİMDEN SÖKEMEZ: Beni hiçbir kuvvet yerimden söküp atamaz, ne Başbakan ne Cumhurbaşkanı ne de bir başkası. 1981 seçimlerinde Adalet Partisi’nden Malatya milletvekili adayıyım. Beni silah kaçakçılığıyla suçlayanlara şunu söylemek isterim ki; Ben, Bulgaristan üzerinden gelen komünist silahlarla Alevi kasaplığı yürütmüş adamım.

İmzalı mektubu reddetti

Komisyon Başkanı Nimet Baş, “Kenan Evren’in resmi arşivinde tutulan Cumhurbaşkanlığı belgelerinden okuyorum” diyerek açıklama yapmasını istediği Küçüktiryaki, imzalı mektubu, “Haberim yok, bu mektup benim değil. Ben Eskişehirliyim. Eskişehir’de böyle şey yoktur. Alevi-Sünni hikayesi yoktur” diyerek reddetti. Baş komisyon üyelerine, söz konusu mektubun, 1979 yılında bir senatörün odasında yapılan arada sonucu elde edilmiş bir belge olduğu bilgisini iletti.

Dal’ı duymamış!

Küçüktiryaki ile yapılan görüşmenin diğer çarpıcı diyalogları, komisyon tutanaklarına da yansımıştı. BDP’li Sırrı Süreyya Önder’in Ankara Emniyeti’nde DAL adlı bir bölüm olduğunu ve 12 Eylül’de burada işkence yapıldığını hatırlatması üzerine Küçüktiryaki şunları söylemişti:

Söylemiş olduğunuz şeyleri ilk defa duyuyorum. Ben Emniyet Genel Müdürlüğü’nde çok az kaldım. Benim kaldığım müddette Türkiye’nin her yerinde sıkıyönetim vardı. Bizim Emniyet Genel Müdürü olarak görevimiz orada sadece lojistikti… Böyle bir şey varsa, ya benden evveldir, ya benden sonradır ama burada Emniyet Genel Müdürünün filan hiçbir dahli yok, tamamıyla sıkıyönetimin komutasında bir teşkilat oldu o zaman. O zaman Ankara’da sıkıyönetim komutanı var, komutan yardımcısı bir general var. Onun için, ne bize ne emniyete ne şuna buna, hiçbir şekilde bir şey intikal etmezdi, edemezdi zaten çünkü tamamıyla ayrıydık.

‘Emniyet müdürü olduğunuzdan emin misiniz?’

Küçüktiryaki Meclis komisyonunun sorularını Dolmabahçe’de yanıtlamıştı. Eski emniyet müdürü 12 Eylül döneminde işkence yapılmadığını söylemişti. BDP’li Önder’in “İşkenceyle ilgili soruları ısrarla orumluluğunuz altındaki bir birimde işkence yapılıyor olması -insanlık adına soruyorum, elinizi vicdanınıza koyun- hiç mi kulağınıza gelmedi?” sorusunu Küçüktiryaki “Hiç gelmedi” diye yanıtladı.

Komisyon başkanı Nimet Baş, Küçüktiryaki’nin Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemde yazılmış resmi bir yazıyı okudu ve yazıda geçen DAL grubunu sordu. Eski Emniyet Müdürü “Hayır efendim böyle bir oluşum yok” dedi. Küçüktiryaki’nin o döneme ilişkin soruların çoğuna hatırlayamadığını söylemesi, işkence iddialarını yalanlaması üzerine BDP’li önder “Siz, Emniyet Genel Müdürlüğü yaptığınızdan emin misiniz?” demişti.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Hatice Yüksel Ana, Alevilikte önemli bir figürdü

Hatice Yüksel Ana, Alevilikte önemli bir figür olarak bilinen ve kadınların toplumsal hayatta aktif rol alması için mücadele eden bir şahsiyet, 9 Nisan 2026'da vefat etti. Ölümü, Alevi toplumu ve Kantarma Köyü sakinleri tarafından derin bir üzüntüyle karşılandı

Abdal toplumu yoksulluk ve ayrımcılıkla savaşıyor!

Hatay'ın Kırıkhan ilçesindeki Abdal toplumu, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü'nde yoksulluk ve ayrımcılıkla mücadele ediyor. Deprem sonrası ağırlaşan yaşam koşulları, geleneksel mesleklerini kaybetmelerine ve gençlerin madde bağımlılığına yönelmesine neden oldu.

Dersim Soykırımı anması için Mainzde etkinlik

Dersim Soykırımı’nın 89. yılı anısına 2 Mayıs 2026 tarihinde Mainz’de bir anma etkinliği düzenlenecek. Etkinlik, Alevi kurumları ve demokratik kitle örgütleri tarafından organize edilerek, 1937-38 yıllarında yaşanan soykırımı anmak ve adalet talebini yükseltmek

Alevi kurumları dayanışma için bir araya geldi

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Alevi kurum temsilcileriyle bir araya gelerek Alevi kimliğinin korunması ve dayanışma vurgusu yaptı. Toplantıda, Alevi kurumları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve toplumsal sorunlara ortak çözümler geliştirilmesi hedeflendi.
spot_img