Kadıköy’de kuruluş deklarasyonu için gerçekleştirmek istedikleri açıklamaya polis müdahalesini kınayan BMG, ‘Amacı mayalanan isyanın önünü kesmektir. Mücadelenin önünü açmak, sokağın yolunu tutmak isteyenleri bir çeşit tutsak etme yöntemidir’ dedi
Birleşik Mücadele Güçleri (BMG), 4 Şubat’ta kuruluşunu deklare etmek için Kadıköy’de yapmak istedikleri açıklamaya polisin müdahalesini ve sonrasında yaşananlara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, saldırıların birleşik mücadeleden duyulan korkudan kaynaklandığı ve buna karşı mücadelenin büyütüleceği ifade edildi.
Kuruluş deklarasyonunun yakın tarihte görülmemiş büyüklükte bir abluka ve saldırı altında gerçekleştiği ifade edilen açıklamada, “BMG abluka ve baskının altında, tüm ülkedeki abluka ve baskı düzenine diz çökmeyeceğini, aşağı bakmayacağını ve boyun eğmeyeceğini ilan etti” denildi.
Dayanışmanın önü kesilmek isteniyor
Polis müdahalesinde gözaltına alınan 65 kişiden 61’inin götürüldüğü Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde suç üretilmeye çalışıldığına dikkat çekilen açıklamada, “Ortada gözaltı için bile gerekçe bulunmazken üzerlerine suç üretilmesi için emniyette bekletildiler. 8 Şubat’ta Anadolu Adliyesi’ne çıkarılan arkadaşlarımıza, ‘BMG eylemine neden katıldıkları’, ‘Boğaziçi eylemlerine neden katıldıkları’ ve daha pek çok soru soruldu. Adliye önünde arkadaşlarımızı beklemek ve BMG ile dayanışmak için gelenler kuşatıldı, gözaltı tehdidi ile eylem yasağı kararı ile dayanışmanın önü kesilmek istendi” diye belirtildi.
Faşist ittifaka karşı
İfade işlemlerinin ardından verilen ev hapsi, adli kontrol cezalarının halkın örgütlü ve direnen güçlerini sindirmenin yeni bir yöntemi olduğu belirtilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: Amacı mayalanan isyanın önünü kesmektir. Mücadelenin önünü açmak, sokağın yolunu tutmak isteyenleri bir çeşit tutsak etme yöntemidir. 4 Şubat günü saatlerce havada helikopter uçuran, istisnasız her sokağa polis barikatı kuran, yolları araç ve yaya trafiğine kapatan, 8 Şubat’ta adliye önüne etten duvar ören Saray polisi bizlere Saray’ın ne kadar korktuğunu bir kez daha gösterdi. Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyum rektör sebebiyle gençlik ve tüm muhalif kesimlerle kavgaya tutuşan iktidar, faşist ittifak karşıtı güçlerin birbirleri ile buluşmasını engellemeye çalışmaktadır. Bizim tüm sokaklarını denize, maviliklere çıkartmaya çalıştığımız coğrafyamızın her sokağını bir baskı rejiminin siluetleri ile doldurmak istemektedir. Yaratmaya çalıştıkları korku iktidarı korkaklıklarını ayan beyan açığa çıkartmaktadır.
Toplum direniyor
Saray’ın içine düştüğü histerik korku nöbetleri kayyum rektör ataması sonrasında ve 4 Şubat’ta Kadıköy’de olduğu gibi debelendikçe kendini daha çok bataklığa sapladı. İşçilere, kadınlara, Kürtlere, Alevilere, gençlere, LGBTİ+’lara parmak sallayarak zapturapt altına aldığını zanneden faşist ittifak coğrafyanın dört bir yanında boy veren direnişleri iyi izlesin. Gün aşırı gözaltına alınan bir toplum halen direniyorsa, terörist damgasını vurduğunuz her kesim insanlar tarafından sahipleniliyorsa, hapse attığınız her genci tüm halklar bağrına basıyorsa siz kimi nasıl korkutacaksınız, sindireceksiniz?
Mücadele yükselecek
Biz bu öfkeyi kuşanmak için kurulduk. Gençlerin büyük çoğunluğu bu ülkeden kaçıp gitmek istiyor, bu ülkede umut ve gelecek göremiyor. BMG tam da bu sebeple kuruldu. Biz tüm halklara umut olmak için kurulduk, geleceğin ta kendisi olmak için kurulduk. Muhalif kesimler devrimcilerin parçalı halinden şikayetçiydi hep, işte biz bu parçalı hali yeniden dizayn etmek için kurulduk. Tüm farklılıklarımızla birleşme, örgütlenme ve mücadeleyi yükseltme dışında başka hiçbir kurtuluş seçeneği yoktur.
İSTANBUL