İsrail ile Hamas arasındaki savaş, tıpkı önceki üç Gazze savaşı gibi büyük ihtimalle yine sonuçsuz kalacak. Her iki taraf, bir aşamada, kaçınılmaz olarak, ateşkeste uzlaşacak. Ancak o an gelene kadar taraflar, “zafer” olarak öne sürecekleri, “kısmi kazanımlar” için bu savaşı sürdürecekler.
İsrail, üst düzey bir Hamas komutanını öldürmeyi, tüneller ve roketatarlar gibi altyapıyı tahrip etmeyi kendi stratejik ve askeri çıkarları bakımından kazanım olarak görüyor. Çünkü İsrail için Hamas’ı yaşanacak bir sonraki silahlı ihtilafa kadar güçsüz kılacak her askeri hamle kaydedilmiş bir başarı.
İsrail’in Hamas’ı gerçekten yenilgiye uğratabilmesi için Gazze’yi işgal etmesi gerekiyor. Ancak en şahin İsrailli bile böyle bir ihtimali gündeme getirmiyor. Çünkü bu kapsamdaki bir operasyon, uluslararası alanda destek bulmayacağı gibi aksine, ciddi tepkiye ve kınamaya yol açması muhtemel.
Hamas ise İsrailli askerleri rehin almayı en önemli kazanımları arasında görüyor. Daha sonra bu askerleri Filistinli mahkumların serbest bırakılmasını sağlamak için, pazarlık kozu olarak kullanıyor. Ayrıca az sayıda da olsa roketlerinin İsrail şehirlerine ulaşmasını sağlamak da Hamas tarafından “güçlü bir düşmana karşı meydan okumada kaydedilen başarı” olarak görülüyor. Yine dünya gündemine damgasını vuran bu ihtilaf, Hamas’ın kendisini “Filistin halkının kurtuluş mücadelesi için savaşan güç” olarak göstermesini, bu yolla da uluslararası alanda destek kazanmasını sağlayabiliyor.
Gazze’de İsrail hava saldırıları sonucu yıkılan bir binanın enkazı
Özetle her iki taraf da nihai hedeflerine askeri yollardan ulaşamayacaklarını, sadece bu tür kısmi kazanımlar elde edebileceklerini aslında gayet iyi biliyorlar. Tıpkı 2009, 2012 ve 2014 yıllarındaki İsrail-Hamas savaşında olduğu gibi, bu savaşa da, uluslararası aktörlerin girişimiyle sağlanacak gayriresmi bir ateşkes son verecek.
Bedeli siviller ödüyor
Ama acı gerçek şu ki bu savaş, her iki tarafta da sivil ölümlere yol açıyor. Üstelik bombardımanlar, Gazze’de zaten yoksulluk içinde yaşayan 2 milyon Filistinlinin çaresizliğini daha da artırıyor.
Birleşmiş Milletler (BM) Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı Gazze Direktörü Matthias Schmale, savaşın Gazze’de yol açtığı can kayıplarına ve artan insani yardım ihtiyaçlarına işaret ediyor.
DW’ye konuşan Schmale, tırmanan gerilim nedeniyle Ramazan Bayramını kutlayamayan Filistinlilerin büyük bir umutsuzluk ve dehşet içerisinde bulunduklarını anlattı.
Binlerce Filistinlinin okullara sığındığını, füzelerden kaçtıklarını aktaran Schmale, yaşanan tüm güçlüklere rağmen hafta sonu itibarıyla sağlık hizmetlerini yeniden başlatmayı umut ettiklerini kaydetti.
İnsanların evlerini terk etmek durumunda kaldıklarını söyleyen ve yerinden edilmiş kişilere ellerinden gelen her türlü yardımı yapmaya çalışacaklarını belirten Schmale, koronavirüs salgını ile başa çıkmakta zaten zorlanan hastanelerin askeri ihtilaf nedeniyle artan yükle başa çıkmakta zorlandığını anlattı.
“Ölümler ve tahribat korkunç”
Uluslararası Kriz Grubu’ndan (ICC) Tarık Baconi ise, “Hava bombardımanının yol açtığı ölümler ve tahribat korkunç” dedi.
Ancak Baconi, “Hamas, İsrail işgaline direnmek için bu acıların yaşanmasını kaçınılmaz olarak görüyor” görüşünü aktardı.
Kudüs’teki Mescid-i Aksa camisinde Hamas bayrakları asıldı, üstelik Hamas, İsrail’de Araplarla Yahudiler arasında yaşanan gerilimde de varlık gösterebiliyor. Üstelik bu gösteriler Hamas’ın uzun süredir yaptığı ayaklanma çağırılarını da akıllara getiriyor.
“Hamas hayal ettiğinden çok daha fazlasını başardı” değerlendirmesini yapan Haaretz gazetesinin savunma muhabiri Amos Harel, “Kanımca her iki taraf bu gerilim sona ersin, herkes evine dönsün istiyor” dedi. Harel, aksi takdirde çok daha büyük kayıplar yaşanacağından duyduğu endişeyi dile getiriyor.
Tel Aviv yakınındaki Holon kentinde Hamas roketlerinin yol açtığı hasar