Ana SayfaGüncel HaberlerBoğaziçi öğrencileri: Bir 8...

Boğaziçi öğrencileri: Bir 8 ay daha direniriz

Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğü için 19 akademisyenin yarıştığı “güven oylamasında” öğretim üyelerinden yüzde 95 oranında ret oyu alan Prof. Dr. Mehmet Naci İnci’nin Cumhurbaşkanı kararnamesiyle rektör olarak atanmasına en büyük tepki öğrencilerden geldi. Yine aynı yöntemle atanan ve sonradan görevden alınan Melih Bulu’ya karşı öğretim üyeleriyle birlikte 8 ay boyunca mücadele eden öğrenciler ANF’ye konuştu. Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) öğrencileri,  üniversiteler özerk ve demokratik statüye kavuşana kadar direnişe devam mesajı verdi.

‘AYNISININ LACİVERTİ’

Ekonomi 3’üncü sınıf öğrencisi Beliz İnce, İnci’nin nasıl biri olduğunu hocaları göndermesiyle bildiklerini belirtti. Bu açıdan Naci İnci’nin Bulu’nun aynısının laciverti olduğunu vurgulayan İnce, o açıdan isimlere bakmadan belediyelerden üniversitelere kayyum zihniyetine karşı bir mücadele yürüttüklerini söyledi. Bu çizgilerinden şaşmayacaklarının altını çizen İnce, “Yaptığımız eylemler aslında tutumumuzun göstergesi olsun. Biz buradayız, gitmiyoruz. Bulu’ya karşı 8 ay direndik, bir 8 ay daha direniriz İnci’yi göndermek için. Bütün taleplerimiz karşılanana kadar taviz vermeden, geri adım atmadan direnmeye devam edeceğiz” dedi.

Sosyoloji 4’üncü sınıf öğrencisi Özgür Sarar, Boğaziçi’ne kayyum atanmasının Türkiye’deki demokrasisi sorunundan ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. Melih Bulu gibi Naci İnci’nin atanmasını da kabul etmeyeceklerini söyleyen Sarar şunları dile getirdi: “Biz bunu daha önce de defalarca söyledik; kayyum rektör istemiyoruz. Bunlar siyasi iktidarın piyonları ve bu durum ülkedeki demokrasi sorundan ayrı düşünülemez. O yüzden baş kayyum gitmeden kayyumlar gitmez şiarını yükseltip bu kayyum zihniyetine karşı çıkmak gerekiyor, direneceğiz.”

‘SÖZÜN BİTTİĞİ YER’

Felsefe 1’inci sınıf öğrencisi Emirhan Kaya, bunca protesto ve itiraza rağmen üniversiteye yine Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle bir rektörün atanmasını saygısızlık olarak nitelendirdi. Türkiye’de temel eğitim sistemi değişmedikçe bu tür sorunların hep yaşanacağını belirten Kaya, bu sistemde öğrencilerin hiçbir şekilde söz hakkı olmadığını hatırlattı. “Keşke bizi dinleseler ve ne istediğimizi anlasalar” diyen Kaya, “Üniversiteler özerk ve özgür kurumlardır; biz de Boğaziçi ve tüm üniversitelerin öyle olmasını istiyoruz. Oysa onlar biat eden üniversiteler istiyorlar, bunu kabul etmek mümkün değil” dedi. Şaşırmadığını, nitekim daha önceki yıllarda Mehmet Özkan’ın da tıpkı Melih Bulu ve Naci İnci gibi atanan rektörlerden olduğuna işaret eden Kaya, ancak Bulu’dan sonra güvenoyunda yüzde 95 ret alan İnci’nin yine de atanmasının sözün bittiği yer olduğunu kaydetti.

Kısa değil uzun vadede bu yaklaşım tarzının okulu da etkileyeceğini ifade eden Kaya, şöyle konuştu: “Kısa vadede pek bir sonucu olacağını düşünmüyorum; çünkü Boğaziçi’ni kazananlar zaten derece yapan insanlar. Her ne kadar kurumun içi de boşaltılsa buradaki öğrenciler her alanda bir başarıya imza atıyorlar. Ancak uzun vadede okulun ciddiyetini yıpratacak. Bu sene sıralamaları göreceğiz. Benim en çok merak ettiğim, bu olaylardan dolayı üniversitenin sıralaması etkilenecek mi sorusu. Öğrencilerin özel okullara kayması gibi bir sonuç doğacak mı? Bunu göreceğiz. Mesela Gülay Barbarosoğlu seçilmiş bir rektördü ve onun döneminde ilk defa Boğaziçi Üniversitesi ilk 200’de yer aldı. Şimdi ise 600 küsurlarda yer alıyor. Kayyum rektör atanması, akademik anlamda akademisyenleri de teşvik eden bir şey değil.” Bu dayatmayı kabul etmeyeceklerinin altını çizen Kaya, “Asla vazgeçmeyeceğiz. Özerk ve demokratik bir üniversite için direnmeye devam edeceğiz” vurgusunda bulundu.

‘ÖZGÜR BİR AKADEMİ İSTİYORUZ’

İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi İdil, Naci İnci’yi Melih Bulu’nun devamcısı olarak gördüklerini, gerek seçim döneminde açıkladığı vaatlerinde sermaye ile yapacağı işbirliği vurgusu, gerekse AKP ile kurduğu açık ortaklıkla bunu gösterdiğini belirtti. Bu durumu kabul etmeyeceklerini söyleyen İdil, sadece Boğaziçi değil tüm üniversiteler özerk ve demokratik oluncaya kadar mücadele edeceklerini vurguladı.

İsmini vermek istemeyen diğer bir Boğaziçi öğrencisi ise, AKP iktidarının bu hamleyle her yerde yaptığı gibi Boğaziçi Üniversitesi’ni de kendine göre dizayn etmeye çalıştığına işaret etti. Korku ve baskıdan beslenen iktidarın, özgür akademi istemediğini vurgulayan öğrenci, Boğaziçi’ni de kendi iktidarlarına benzetmeye çalıştıklarını belirtti. Melih Bulu gibi Naci İnci’yi de kabul etmediklerini kaydeden öğrenci, “Biz seçim istiyoruz. Özgür bir akademi istiyoruz. Bu açıdan Melih Bulu döneminde söylediklerimizin arkasındayız. Direnmeye devam edeceğiz” dedi.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Londrada Alevilik Üzerine Panel Düzenlenecek

Londra'da 16 Mayıs'ta "Alevilik ve Gelecek" başlıklı bir panel düzenlenecek. Etkinlikte azınlık kimliği, aidiyet ve göç gibi konular tartışılacak, farklı konuşmacılar deneyimlerini paylaşacak.

Alevi Ansiklopedisi, dijital platformda yayımlandı

Alevi Ansiklopedisi, Alevi inanç ve kültürünü dijital platformda derleyerek 2 Temmuz 2025'te yayımlandı. Çok dilli yapısıyla dikkat çeken ansiklopedinin, 100'ün üzerinde akademisyenin katkısıyla zenginleştiği ve 2,5 milyonun üzerinde ziyaretçi aldığı belirtildi.

AABF NRW İnanç Kurulu Yıllık Toplantısını

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) NRW İnanç Kurulu, Köln'deki Alevi Kültür Merkezi'nde yıllık toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda Alevi değerlerinin önemi vurgulanırken, ana ve dedelerin katkısının örgütlenmenin güçlenmesi için hayati olduğu belirtildi.

Alevi kadınlarının sesi daha fazla duyulmalı!

Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Mercan Gül, Alevi kadınlarının karşılaştığı zorlukları ve asimilasyon sürecinin etkilerini vurgulayarak, kadınların sesinin daha fazla duyulması gerektiğini ifade etti. Gül, göç ve kapitalist sistemin getirdiği baskıların Alevi kadınlarının
spot_img