Ana SayfaGüncel HaberlerEğitim-İş Hatay 1 Nolu...

Eğitim-İş Hatay 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Günal: ’AKP iktidarı gençlerin yoksulluğunu görmüyor’

Genç işsizliği, yurt ve ev kiralarındaki pahalılık nedeniyle barınamayan üniversite öğrencileri ve fahiş fiyatlar; Türkiye gündemindeki yerini koruyor. 

Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı yurtlarda kalmaya hak kazanamayan üniversite öğrencileri, konut kiralarındaki artış ve yurtların pahalılığı nedeniyle eğitimlerini yarıda bırakma ihtimaliyle yüz yüze geldi.

Artan kiralar ve talebe yetişecek kadar evin bulunmaması nedeniyle öğrenciler, pansiyon ve yurtlara yöneldi. 

“AKP İKTİDARI GENÇLERİN YOKSULLUĞUNU GÖRMÜYOR”

Yaşananlara kamuoyunda tepkiler sürerken; duruma ilişkin bir açıklama da Eğitim-İş Hatay 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Günal’dan geldi. Günal, ‘AKP iktidarı gençlerin yoksulluğunu görmüyor’ diyerek hükümete seslendi.

“Üniversiteli gençlerimizin durumuna sadece temel gıda maddeleri
üzerinden bakacak olursak, karşımıza çıkan tablo utanç
vericidir” diyen Günal, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk Havalimanı’nda yaptığı son konuşmayı eleştirdi.

Günal’ın açıklaması şu şekilde:

“Siyaseten her sıkıştığında “hepimiz aynı gemideyiz”
tekerlemesini söyleyenlerin, kaptan köşkünden başını uzatıp
da makine dairesindekilerin halini görmeme inadı devam etmektedir.
Bunun en güncel örneği Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Atatürk
Havalimanı’nda yaptığı son konuşma olmuştur.”

“ERDOĞAN, GÜLLÜK GÜLİSTANLIK BİR TABLO ÇİZDİ”

“Fahiş
fiyat artışları ve kiraların artmasıyla öğrencilerin ev
bulmakta zorlanmasına dair nasıl bir adım atacakları sorusu
üzerine Erdoğan, güllük gülistanlık bir ekonomi tablosu
çizmiştir. “Biz göreve geldiğimizde üniversite
öğrencilerinin aldığı burs 45 liracıktı. Elinize, dilinize
dursun. Şu anda bunlar 650 liraya çıktı. Nereden, nereye geldik…”
ifadesini düzeltmek, yine bize düşmüştür.”

“Göreve
geldiğimizde” denilerek akıllıca bir tarih seçilmiş, 2000
krizi diye bilinen ve özellikle gıda fiyatlarındaki artışı
2002’de gösteren sancılı süreç işaret edilmiştir. Ekonomi
derslerinde okutulacak kadar ülkenin ekonomi tarihine işleyen bir
krizle şimdiyi kıyaslansa da, rakamlar birçok açıdan o dönemden
kötü durumda olduğumuzu göstermekte ve kendisini yalanlamaktadır.”

“ORTAYA ÇIKAN TABLO UTANÇ VERİCİ”

Üniversiteli
gençlerimizin durumuna sadece temel gıda maddeleri üzerinden
bakacak olursak, karşımıza çıkan tablo utanç vericidir.

– O
tarihte bir öğrenci aldığı 45.000.000’lik (eski parayla) bursla
14 kilo peynir alabiliyorken şimdi 10,5 kiloyu ancak alabilmektedir.

– Bir
havuz medya yazarı, “Herkes peynir yiyecek değil ya” diye
yazmadan önce, temel ve en ucuz protein kaynağı olan, öğrenci
evlerinin vazgeçilmezi olan yumurtaya bakılabilir. AKP iktidara
geldiğinde bir üniversiteli aldığı bursla 967 yumurta
alabiliyorken, şimdi 433 yumurtayla yetinmek durumundadır. Kendi
çocuklarına galeri dolusu arabalar alanlar, halkın evlatlarına
bir menemeni çok görmüş haldedir.

– Kırmızı et, artık ülkenin büyük kesimi için lüks olduğuna
göre, daha basit bir diğer temel gıda maddesi olan pirinçe
bakılabilir. Erdoğan göreve geldiğinde bir üniversiteli aldığı
bursla 22,5 kilo pirinç alabiliyorken, şimdi aynı markadan sadece
11 kilo alabilecektir. Yani eğer bu bir obeziteyle savaşma taktiği
değilse, bu yüzde 50’lik düşüş açıklanamaz bir rezalettir.

– Halkın çocuklarına tereyağı ve zeytinyağını çok görecekleri
için ayçiçek yağına bakmayı uygun buluyoruz: 2002 yılında bir
üniversiteli bursuyla 29 litre ayçiçek yağı alabiliyorken, şimdi
sadece 23 litre alabilmektedir.

“GERÇEKLERİ RESMİ KURUMLAR BİLE GİZLEYEMİYOR”

– Gerçekleri artık eş dostun başına getirildiği resmi kurumların
rakamları bile gizleyememektedir. Türkiye İstatistik Kurumu’nun
(TÜİK) açıkladığı tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ise Aralık
2002 Aralık ayından Kasım 2020’e kadar yüzde 409 artmıştır. Bu
veri; Aralık 2002’de 100 liraya alınan bir mal sepetinin Kasım
2020’de ancak 509 TL’ye alınabildiğini ispat etmektedir. O dönemki
bursla cep telefonu alınabiliyorken, şimdiki burs miktarıyla temel
gıda maddelerini içeren bir alışveriş yapıldığında en fazla
10 günlük ev ihtiyacı karşılanabilmektedir.

Tek
başına bu rakamlar bile gerçek bir kıyas yapmak için
yetersizdir. O dönemki yurt fiyatlarına, benzer semtlerdeki evlerin
kira ücretlerine, faturalardaki fahiş artışa bakıldığında
gençler için durumun 2000 krizinden bile beter olduğu
görülecektir.

“ZENGİNLER DAHA ZENGİN, FAKİRLER DAHA FAKİR OLDU”

“Bir
diğer husus ise AKP döneminde toplumun genel olarak hızla
yoksullaşmış olmasının, zenginler ceplerini daha çok
doldururken fakiri daha fakir hale getiren bu düzenin gençlere
yansımasına bakılması gerektiğidir. Çünkü o tarihlerde
üniversite okuyan evlatlarına aileler genel olarak para
yollayabiliyorken, şimdi ülkemiz, iyi üniversiteleri kazandığı
halde ailesi yoksul olduğu için gidemeyen gençlerle doludur.
Ülkede her şeyde olduğu gibi kiralar konusunda da bir denetim ve
standart olmaması, çocukları gözü dönmüş bir açgözlülüğün
önüne bırakmış, ilmi düşünecekleri bu gencecik yaşlarında
barınma sorununu düşünmekten kafalarını kaldıramaz hale
getirmiştir.”

“Eskiden
bu ülkede orta sınıf aileler için “üniversiteyi kazanırsan
sana bir araba alacağım” sözü gelenekselleşmişken, şimdi
o gencimize dondurma çubuğu çekilişinden bir araba çıksa dahi
aileler benzin parasını ödeyebilecek durumda değildir.”

“Kuşkusuz
meselenin en temel yanlarından birisi, öğrencilere verilen bu
paralarla ilgili doğruların tam olarak söylenmemesidir. Üniversite
okuyan ihtiyaç sahibi gençlerimizi desteklemek, sosyal devlet
olmanın bir gereğiyken, bu burslar öğrencileri borçlandırmak ve
parayı faizle geri almak üzerine işlemektedir. Yandaş
müteahhitlerin vergi borçlarını artık bir rutin olarak
sıfırlayan AKP iktidarı, üniversite mezunu olup henüz iş
bulamamış gençlerimizin evlerine haciz memurları göndermeyi iş
edinmiştir. Ekonomi, birileri için “şaha kalkmış”sa da
yoksul halkı ve ülkenin geleceği olan gençlerimizi tepmiştir.”

“AKP
iktidarının yoksul aileler için kabusa dönüşen ve her sene
kaldırıldığı açıklandığı halde bir sistem garabeti olarak
varlığını sürdüren harçların, sayelerinde kalktığını
söylemesi de burs açıklaması kadar trajikomik olmuştur.”

“İKTİDAR KONUYA GERÇEKÇİ YAKLAŞMALI”

Eğitimin
Anayasa’da yazdığı üzere parasız, kamusal verilmesi gereken bir
devlet hizmeti olduğunu vurgulayan Günal, sözlerini şöyle noktaladı:

“4
gencin 1’inin işsiz olduğu, Avrupa’daki yaşıtları dünyayı
gezerken bizim gençlerimizin istediği kitapları alabilmek için
bile yaz boyu çalıştığı, gençlerimizin yarısından fazlasının
yurtdışında yaşama hayali kurduğu bir ülkenin siyasi iktidarı,
en azından bu konuya gerçekçi yaklaşmalıdır. Zaten halktan
alınan vergilerle yapılan icraatları “elinize dizinize
dursun” gibi lütfeder bir zihniyetle anlatmak yerine,
icraatları halkın gerçek ihtiyaçları doğrultusunda, onların
faydasına olacak şekilde artırmak devleti yönetmenin temelidir,
olmalıdır. Bu ülkenin gençlerinin azarlanmaya, baskılanmaya,
sindirilmeye, borçlandırılmaya değil desteklenmeye ihtiyacı
vardır. İtibardan tasarruf olmaz diyerek halkın parasıyla
edindikleri hiçbir lüksten geri kalmayanların anlamadığı
gerçek, bir ülke için en büyük itibarın iyi yetişmiş, iyi
eğitim almış, mutlu ve gelecek dolu gençlerle dolu olmasıdır.”

spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Didim AGS Gayrimenkul -İnşaat Hayallerinizi Gerçekleştiriyor

Uzun süredir Didim’de inşaat emlak gayrimenkul alanında yatırım danışmanlığı yapan AGS...

Cumhuriyet Halk Partisi 47 yıl sonra Elbistan’da kazandı

Elbistan'da henüz resmi olmayan sonuçlara göre Cumhuriyet Halk Partisi 47 yıl...

DEM Parti’den İliç raporu: Büyük bir ekokırım cinayeti yaşandı, sorumlu hükümet

PİRHA – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Erzincan’da yaşanan...

Dersim’de bir Xızır geleneği: Qawut –

PİRHA – Hızır ayında Hızır’ı karşılamak için her yıl yapılan Hızır...
spot_img