İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” sloganıyla düzenlediği kayıplar eyleminde, bu hafta 12 Eylül 1980 darbesinden bir gün sonra gözaltına alınan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Cemil Kırbayır’ın akıbetini sordu. Konak Eski Sümerbank önünde bir araya gelen dernek üyeleri, “Kayıplar belli failler nerede” ve “Kayıplar vicdanındır sahip çık” yazılı pankartlar taşıdı.
Bugün yine bir devlet klasiğini sizlerle paylaşacağız. Gözaltına alma , işkence, katletme , kaybetme, inkar, suçüstü yakalanma, suçluları koruma, davaları geciktirme ve zaman aşımı…
Cemil KIRBAYIR’ın gözaltında kaybedilmesinden sonra 41, yaşamının sonuna kadar oğlunu arayan Cumartesi Annelerinin simgesi Berfo Anayı sonsuzluğa uğurlamamızın üzerinden 8 yıl geçti. Hatırladınız değil mi ? Hayattayken evinin kapısını ”oğlum Cemil gelecek” diye hiç kapatmayan Berfo Anayı. Biz hiç unutmadık. Cumartesi Anneleri ve kayıplar mücadelesi bu ülkenin onurudur. Kayıplar bulununcaya ,failler yargılanıncaya kadar bu mücadelemiz devam edecek, Berfo Ananın ve Cumartesi Annelerinin talebi talebimiz olacaktır.
Eğitim Enstitüsü öğrencisi Cemil Kırbayır, 24 yaşındaydı. Kars’ın Göle ilçesindeki evinden 12 Eylül darbesinin ertesi günü, 13 Eylül 1980’de askerler tarafından gözaltına alındı. Kars-Göle 247. Piyade Alay Komutanlığı’na götürüldü. Burada bir hafta kaldı. Sonrasında 9. Kolordu Sıkıyönetim Komutanlığı’na bağlı merkeze gönderildi. Cemil Kırbayır bu merkezdeyken ailesi defalarca kendisine para ve giysi götürdü. Cemil Kırbayır da ;el yazısıyla getirdikleri giysi ve parayı aldığını belirten notları ağabeyi Mikail Kırbayır’a gönderdi.Kars Emniyeti tarafından üç kişiyle buradan alınarak işkence merkezine dönüştürülen Dede Korkut Eğitim Enstitüsü’ne getirildi. Burada işkence ile sorgulandı, sorgusuna MİT, emniyet ve askeri personel katıldı. Öğrencisi olduğu bu okulda 8 Ekim 1980’de gördüğü ağır işkence sonucu öldürüldü.Bütün bu bilgiler şahitlere, bilgilere ve belgelere dayanmaktadır.
7 Ekim’i 8 Ekim’e bağlayan gece yarısı Cemil Kırbayır’ın babası İsmail Kırbayır’ın evine asker ve polisler tarafından operasyon düzenlendi, ev arandı ve Cemil’in kaçtığı söylendi. Cemil Kırbayır’la birlikte gözaltında olan Cengiz Kaya,, Metin Aktaş ve Abdurrahman Alaca mahkemeye çıkarıldıklarında Cemil Kırbayır’ın işkence ile öldürüldüğüne tanıklık ederek suç duyurusunda bulundular.Çemil Kırbayır ve diğer gözaltındaki kişilerin sorgulamalarını yapanlar; Kemal Kartal, Mehmet Haytan, Semih Güney, Kureyşin Tepedereli ve Köse lakaplı Ahmet isimli kişilerdi. Mehmet Haytan ile Kemal Kartal, Ulaş Korkmaz’ı da işkencede öldürmüş, ceza almışlardı ama cezaları infaz edilmedi ,edilmediği için de bu suçları islemeye devam ettiler.
Kendisinden haber almak için bekleyen ailesine ‘Cemil gözaltında firar etti, onu bir daha bize sormayın denildikten sonra Kırbayır ailesinin ve sonrasında insan hakları derneğinin 41 yıllık arayış mücadelesi başladı.
9 Şubat 2011’de Cemil Kırbayır’ın akıbetinin araştırılması için Meclis’te araştırma komisyonu kuruldu. Komisyon, ‘Cemil Kırbayır firar etti’ iddiasının gerçeği yansıtmadığını, onun gözaltında öldürüldüğünü ve bilinmeyen bir şekilde yok edildiğine karar verdi .Yani devletin önemli bir komisyonu” Cemil Kırbayır kaçmadı ,gözaltında öldürüldü ” dedi ve Zafer Üskül başkanlığındaki bu komisyon ;Emniyet, MİT ve Sıkıyönetim Komutanlığı’nın o dönemdeki görevlileri ve dönemin sıkıyönetim komutanı hakkında Kars Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu ama sonrasında bu konuyla ilgili soruşturma ve davalar zamana yayıldı çünkü niyet belliydi. Suçluları koruma ,cezasızlık ve zaman aşımı.
Berfo Ana oğlunun kemiklerini bulamadan hayatını kaybetti.Cemil Kırbayır ile birlikte gözetimevine götürülen üç kişiden biri olan Cengiz Kaya olayı komisyona şöyle anlatmıştı:”Gözlerimizi bağlayıp bir yere götürdüler, sonradan Eğitim Enstitüsü olduğunu anladık. Orada çok yoğun işkence gördük, elektrik, falaka, askı… Dördümüzü birlikte götürdüler sorguya. Sırayla işkence yapıyorlardı. Cemil’e sıra geldiğinde bizim üzerimize su döküp köşede bekletiyorlardı.””Seslerini duyuyorduk. Cemil bir ara ‘Hastaneye götürün, ben ölüyorum. Kusacağım’ dedi, küfür ettiler. Kustuktan sonra bir sessizlik oluştu. Polislerden biri ‘ kan kustu’ dedi. Bir panik havası olduğunu hissettik, bizi odanın dibine götürdüler. Yarım saat boyunca etrafı temizlediler, aralarında fısıltıyla konuşuyorlardı. Bize işkence yapmayı da bıraktılar .”
“Sonra biz; başka yere götürüldük, bizi ‘Cemil kaçtı biliyor musunuz, nereye gider?’ diye yeniden sorguladılar. Cemil’in oradan kaçma ihtimali yoktu”
Devlet ; Berfo Anaya verdiği sözü tutmadı, ne oğlu Cemil’in kemikleri bulundu ne de katilleri yargılandı.Ve ne yazık ki yine katiller korundu. Yargıtay 8.Dairesi bu davada zaman aşımı uygundur kararı verdi. Bu günlerde Kars Cumhuriyet Bassavcığının kararı bekleniyor.
• İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi olarak bir kere daha görmek istemeyen gözlere, duymak istemeyen kulaklara sesleniyoruz.
• İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz.
• Cezasızlık ve zaman aşımı geleneğinden vaz geçilmelidir
• Berfo Ana’nın ve Cumartesi Annelerinin talebi talebimizdir.
KAYIPLAR BULUNSUN FAİLLERİ YARGILANSIN!
İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi
alevinet12/İZMİR
Elif KELEŞ O.