Ana SayfaHABERLERNuray Mert Yazdı: Yaraya...

Nuray Mert Yazdı: Yaraya tuz basmak; Sünniler, Kürtler, Aleviler

Nuray Mert Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde çarpıcı bir yazı kaleme aldı. Mert’in yazsının başlığı: Yaraya tuz basmak; Sünniler, Kürtler, Aleviler 

 

CHP Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak, HDP’li Altan Tan’ın partisine yönelik eleştirilerini baz alarak, ama onun ötesinde Kürt hareketi içinde “Barzanici” ayrışmayı da hesaba katarak, bir rapor hazırlamış; “Kürt AKP’si kuruluyor” iddiasında bulunmuş. Raporun tamamını görmediğim için genel bir değerlendirme yapamayacağım. Kürt siyaseti içinde PKK-Barzani çekişmesi yeni bir hadise değil, PYD’nin Rojava hamlesi ile bu gerilim bölgesel planda çetrefilli bir seyir izledi, izliyor. Diğer taraftan, Türkiyeli Kürtler içinde Barzani ile yakınlığı olanlar ile diğerleri arasındaki gerilim de, HDP içi dahil olmak üzere, benzer bir seyir izledi, izliyor. Muhafazakâr Kürtlerin, PKK ideolojisi ile mesafesi anlaşılmaz değil. Diğer taraftan, HDP’nin 7 Haziran seçimleri sonrası PKK’nin çatışmacı stratejisine teslim olmasının, bölgede yaşayan Kürtler arasında, bu çevreleri aşan bir huzursuzluk yarattığı da aşikâr. Ancak bu gerilim ve memnuniyetsizlikten çıkış yolunun, AKP’ye benzer veya değil, Sünnicimuhafazakâr bir parti veya siyaset izlemek olmadığını görmek gerek. Kürtlerin siyaset arayışlarının neticesi, PKK karşısında Barzani’nin ömrü tükenmiş siyaset çizgisine iltica etmek olacaksa, Kürt siyaseti demokrasi yolunda yerinde sayıyor, yeni bir ufuk açamıyor demektir. Mezhepçi, İslamcı siyasetlerin bölgeyi ne hale getirdiği ortadayken, böylesi bir çıkış, aynı acı tecrübeyi Kürtlere yaşatmaktan başka işe yaramaz. Yaraya tuz basmanın âlemi yok.

İslam kardeşliği
Diğer taraftan, Türkiye Kürtlerinin Sünnici-İslamcı çizgiye savrulmasının, Türkiye’nin demokrasi ufku açısından da çok rahatsız edici sonuçları olur. Zaten Türkiye’de devletin politikası, öteden beri, feodal ilişkiler ve din kardeşliği temelinde Kürtlerin siyasallaşmalarının önünü kesmek şeklinde tezahür etti. AK Parti’nin izlediği siyaset de bu çizgiden hareket ediyordu. Dahası, bölgede İslamcılığı mobilize etmek, AK Parti döneminin öncesinde icat edilmiş bir devlet politikası idi, sonuçları ortada. 2013 barış sürecinin en başında Öcalan’ın “İslam kardeşliği” vurgusu dahi Kürt Aleviler açısından sorun yarattı. Dahası mesele sadece Aleviler değil, siyasetin din, mezhep parantezine sıkışması. Sıklıkla altı çizilen Türk ve Kürt Sünniliği ittifakı, Türklere de, Kürtlere de, bu ülkenin tamamına da çatışma ve gerilimi arttırmak ötesinde hiçbir şey vaat etmiyor. PKK-HDP çizgisi, çatışma, gerilim siyasetlerinden bazen Kürt orta sınıfının gelişimini iyi okuyamadı, ama muhafazakârlık adına siyaset yapma iddiasında olanların da şehirleşen, orta sınıflaşan Kürtlere daha iyisini vaat edemeyeceği, Türkiye’nin yaşadığı “muhafazakâr-demokrat” iddialı AK Parti tecrübesi ile anlaşılmış oldu. Kaldı ki Kürt muhafazakârlığı adına siyaset yapmaya kalkanların, Kürt radikal İslamcılığı tarafından sıkıştırılma ihtimali daha büyük.

Çatışmalı siyaset
Geldiğimiz noktada, sadece Kürt siyaseti çerçevesinde değil, Türkiye’de genel olarak Sünni mezhepçiliğin siyasette öne çıkması, giderek daha az konuştuğumuz bir büyük sorun olmaya evriliyor. Kürtler için de, Türkler için de, tüm Türkiye için de Alevileri, dinsizleri, dindar olmayan Müslümanları hesaba katmayan siyaset, toplumsal barışa karşı büyük bir tehdittir, bunu görelim. Muhafazakâr demokratların, “demokrat” olmaktan çıktıkları süreç içinde bu sorun daha da büyüdü. Hal böyle iken, CHP’ye ilişkin olarak gittikçe daha sıklıkla ileri sürülen, “Alevi partisi olması” eleştirisi yaraya merhem olacak bir çıkış olmadığı gibi oldukça hakkaniyetsiz. Zira, ana muhalefet partisinin Alevi ağırlıklı olmaya savrulmasının, sonuçtan ziyade nedenleri önemli; CHP tabanında Aleviler dışında kalanlar, kelaynaklar misali bir avuç katı laiklik taraftarı. Bu durumda, partinin ağırlığının Alevilere kayması kaçınılmaz, diğer taraftan Aleviler açısından da CHP dışında sığınılacak hiçbir yer yok. Üçüncü köprünün adının Yavuz Sultan Selim olması konusunda bile inatlaşan bir Sünnicilikten mustaribiz. Alevilerin Alevicilik yapmaktan vazgeçmesinin yolu, Sünni çoğunluğun tarihsel hoyratlığından vazgeçmesi iken, olmadı; dahası Türkiye dinin ve mezhebin çok öne çıktığı bir siyasi zemine kaydı.
Doğrusu, kimlik siyasetlerinin öne çıkması, dünya çapında bir gelişme idi, ama maalesef yine dünya çapında, “farklılıkların zenginliği” çizgisinden ziyade çatışmacı- gerilimli bir siyaset atmosferine evrildi. Müslüman ülkelerde, katı laiklik anlayışına karşı, muhafazakâr demokratlık umudu da fos çıktı. Bu koşullar altında, yeniden toplumsal barış tesisi, farklılıklara saygı ve demokratik asgari mutabakat siyaset için yegâne kurtarıcı yol olarak görünüyor.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Alevilerin eşit yurttaşlık mücadelesi için birlik şart!

Berlin Alevi Toplum Başkanı Dr. Yüksel Özdemir, Alevilerin eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü mücadelesi için örgütlü bir yapı içinde hareket etmesinin önemine vurgu yaptı. Türkiye'de Alevilerin ibadet yerlerinin resmi olarak tanınmaması, eşit yurttaşlık ilkesine ayk

Halepçe Katliamı insanlık tarihine kara bir leke!

Alevi Bektaşi Federasyonu, Halepçe Katliamı'nın 38. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, 16 Mart 1988'deki kimyasal saldırıda hayatını kaybedenleri andı ve bu olayın insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiğini vurguladı. Federasyon, kimyasal silahların siv

Neuss Alevi Toplumu Genel Kurulunu Gerçekleştirdi.

Almanya'nın Neuss kentindeki Alevi Toplumu, 15 Ekim 2023'te olağan genel kurulunu gerçekleştirerek yeni yönetim kurulunu belirledi. Toplantıda birlik, dayanışma ve paylaşım temaları ön plana çıkarken, yeni yönetim kurulu üyeleri tanıtıldı.

Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonundan birlik mesajı!

Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, 16. Genel Kurulunu gerçekleştirdi ve birlik, dayanışma ile ortak sorumluluk vurgusu yaptı. Gelecek dönemde Alevi kültürünü yaymayı hedefleyen federasyon, mevcut yönetimle çalışmalarına devam etme kararı aldı.
spot_img