Ana SayfaGüncel Haberler‘Türkiye IŞİD hücreleriyle doğrudan...

‘Türkiye IŞİD hücreleriyle doğrudan bağlantılı ‘

QSD’nin IŞİD’e yönelik yönelik başlattığı ‘Cîzre Yıldırımı Operasyonu’nu değerlendiren gazeteci Ahmed Muhammed, Türkiye’nin IŞİD’in bitirilmesinde büyük bir engel olduğunu söyledi

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye 19 Kasım gecesi başlattığı saldırılar sürerken, bu saldırıları fırsat bilen IŞİD de yeniden bölgede hareketlendi. Buna karşı Demokratik Suriye Güçleri (QSD), Kuzey ve Doğu Suriye İç Güvenlik Güçleri ve IŞİD’e Karşı Uluslararası Koalisyonun işbirliği ile 29 Aralık’ta başlayan ve 8 gün süren Cîzre Yıldırımı (Saîqet El Cezîre)” Operasyonu kapsamında 154 IŞİD’li yakaladı. Son olarak QSD 9 Ocak’ta Til Hemîsê ilçesine bağlı Qîrewan köyünde IŞİD’e çetelerine ait silah ve cephane deposu ele geçirdiğini duyurdu.

Operasyon halkın talebiydi

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim bölgesinde çalışan araştırmacı-gazeteci Ahmed Muhammed, QSD’nin düzenlediği operasyona dair Mezopotamya Ajansı’na (MA) bilgi verdi.
IŞİD’in özellikle Irak-Suriye arasındaki bölge, Şam hükümetinin egemenliği altındaki yerlerde ve Türkiye’nin himayesi altındaki yerlerde varlığını sürdürdüğünü söyleyen Muhammed, QSD’nin 29 Aralık’ta Cizre Yıldırımı Operasyonu adıyla yeni bir operasyon daha başlattığını, başlatılan bu operasyonun Qamışlo ve Hesekê Kantonlarının kuzeyinde bulunan halkın talebiyle gerçekleştiğini vurguladı. Muhammed, “Diğer yandan bu bölgelerde DAİŞ’in büyük bir hareketliliği söz konusuydu. Hem o bölgedeki halktan ‘zekat’ adı altında fidye istiyordu, hem de Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetiminde yer alan kişileri hedef alıyorlardı. Bununla birlikte Kuzey ve Doğu Suriye İç Güvenlik Güçleri ile Arap aşiretlerinin ileri gelenleri hedef alınıyordu. Bunun için QSD bu süreçte bir operasyon yapma gereği duydu” dedi.

154 IŞİD’li tutuklandı

Başlatılan operasyonun 8 gün sürdüğünü ve 6 Ocak’ta sonlandığını dile getiren Muhammed, operasyon kapsamında 154 IŞİD üyesinin tutuklandığını vurguladı. Tutuklananlardan 20 tanesinin bölgede halktan fidye topladığını, bölgenin huzurunu bozmak için çalıştığını kaydeden Muhammed, “ Bunlardan bazıları Şam rejimiyle ilişkiliydi, bazıları da sadece para için bu kirli işler içindeydi. Diğer tutuklananlarda DAİŞ çeteleriyle bağlantılıydı. Bunlardan bazıları Kuzey ve Doğu Suriye İç Güvenlik Güçleri’ne yapılan saldırılarda yer almışlardı. İçlerinden bazıları çetelerin ihtiyaç duyduğu malzemeleri tedarik ederken, bazıları da patlayıcı madde konusunda uzman kişilerdi” diye konuştu.

Özellikle Cizre bölgesinde yer aldılar

IŞİD’lilerin neden Cizre Bölgesi’nde yer edindiklerine değinen Muhammed, “Bu bölgeler 2014 yılından itibaren DAİŞ’in yer edindiği yerlerdi. YPG ve YPJ bu bölgeleri özgürleştirene kadar DAİŞ buralarda barınıyordu. Bugüne baktığımız zaman DAİŞ hücrelerinin çoğu o bölgede yer alıyor. Bunun yanında yine Til Berak, Til Hemîsê, Hol ilçelerinde DAİŞ çetelerinin içine konulduğu cezaevleri var. Yine bunların ailelerinin bulunduğu kampta bu bölgede. Tüm bunlardan dolayı o bölgede DAİŞ hareketlenmesi daha fazla” dedi.

IŞİD’in bitmesinde Türkiye en büyük engel

Cizre Yıldırımı Operasyonu’nun, Türkiye’nin 19 Kasım’da Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim Bölgesi’ne yönelik gerçekleştirdiği saldırılarla doğrudan ilişkili olduğuna değinen Muhammed, “Türkiye’nin saldırıları ne kadar artarsa, DAİŞ’te o kadar büyüyor. Bu açık bir şekilde ortadadır. DAİŞ, Türkiye ve NATO’nun bir projesidir. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim Bölgesi’ndeki iradeyi yok etmek için kurulan bir projedir. Türkiye ve bu hücreler arasındaki ilişki doğrudan bağlantılıdır. Türkiye DAİŞ’in bitirilmesinde büyük bir engeldir” ifadelerini kullandı.

Hala hücreleri mevcut

“Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim Bölgesi’nde sadece DAİŞ hücreleri yok” diyen Muhammed, “Bununla birlikte Şam rejimine bağlı hücreler de bulunuyor. Yine Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim Bölgesi’nde işgal ettiği bölgelere yerleştirdiği çetelere ait hücreler de mevcut” şeklinde konuştu.
QSD’nin operasyonlarının devam edeceğine değinen Muhammed, Cizre Yıldırımı Operasyonu’nun ikinci aşamaya geçtiğini ifade etti. Operasyonun ikinci aşaması kapsamında 9 Ocak’ta Qamişlo Kontonu’na bağlı bir köyde yapılan operasyonda IŞİD’e ait bir cephane deposunun bulunduğunu dile getirerek, uluslararası sessizlik olduğuna işaret etti. Muhammed, “QSD, bunların yargılanması için uluslararası bir yargılama istiyor. Bu konuda adım atılmayınca beraberinde çözümsüzlük getiriyor. DAİŞ sadece operasyonlarla ele alınmamalı. Bir bütünen ele alınıp çözüme kavuşturmalı.” dedi.

HABER MERKEZİ

 

 

#Türkiye #IŞİD #hücreleriyle #doğrudan #bağlantılı

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Ercan Geçmez, Colaninin forumda ağırlanmasını kınadı!

Ercan Geçmez, HTŞ Lideri Colani'nin Antalya Diplomasi Formu'na katılmasını kınayarak, bu durumun demokrasi ve insan hakları açısından kabul edilemez olduğunu belirtti. Geçmez, Colani'nin geçmişteki katliamları ve uluslararası alanda terörist olarak ilan edilmesi nedeniyle Türkiye'de ağırlan

Alevi kurumları net bir tutum sergilemelidir!

PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, Alevi kurumlarının net bir tutum sergilemesi gerektiğini vurgulayarak, iktidarın Alevi toplumunu kendi yapısı üzerinden dizayn etmeye çalıştığını ifade etti. Arslan, tanımadıkları kurumlarla görüşmeyi reddettiklerini ve cemevlerinin yasal stat

Ercan Geçmez, Colaninin forum davetini kınadı!

Ercan Geçmez, HTŞ Lideri Colani'nin Antalya Diplomasi Forumu'na davet edilmesini kınayarak, demokrasi ve insan hakları ihlalleri konularında eleştirilerde bulundu. Geçmez, Colani'nin uluslararası alanda terörist olarak tanındığını ve böyle birinin Türkiye'de ağırlanmasının diplomasi

Engin Yücerin ifadeleri savcılığı ikna etmedi!

Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili soruşturmada Engin Yücer'in ifadeleri savcılık tarafından çelişkili bulundu. Yücer, üvey oğlu Zainal Abakarov'un Gülistan'ı tanıdığını ve olaydan sonra Zainal'ı yurt dışına gönderdiğini belirtmesine rağmen, MOB
spot_img