Ana SayfaGüncel HaberlerUysal Meclis’te konuştu: AİHM...

Uysal Meclis’te konuştu: AİHM ve BM kararını yerine getirin tecridi kaldırın

Meclis’te PKK Lideri Abdullah Öcalan’a dönük tecride tepki gösteren Yeşil Sol Parti Milletvekili Nevroz Uysal, AİHM ve BM kararlarını hatırlatarak tecridin kaldırılmasını istedi ve muhatabın Meclis olduğunu söyledi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Şirnex Milletvekili Nevroz Uysal, Meclis’te yaptığı konuşmada İmralı F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik mutlak tecride dikkat çekti.

AKP’lilerin “hukuk devleti” yönündeki açıklamalarına dikkati çeken Uysal, hukuk devleti için temel hak ve hürriyetlerin güvence altına alınması, kanunların yargı denetiminde olması, eşitlik ilkesinin uygulanması gerektiğini belirtti.

3 örnekle tecridin ağırlı

Uysal, PKK Lideri Öcalan üzerindeki tecride işaret ederek, “Türkiye’nin sınırları içerisinde bulunan, hukuken Adalet Bakanlığı’na bağlı olan bir cezaevinde, bir kişi düşünün; 5275 sayılı Kanun’a göre 15 günde bir gerçekleşmesi gereken aile ziyareti hakkına 9 yılda sadece 5 kere izin verilsin. Bu kişiye, kanunda olmamasına rağmen haftada bir gün 1 saat avukatla ziyaret yasağı sınırlanması uygulansın. Bu fiili sınırlamaya rağmen bile avukat ziyaret hakkı 12 yıl boyunca sadece 5 kere kullanılabilmiş olsun. 15 günde bir 10 dakikayı geçmeyecek telefon hakkı düzenlemesine karşın 24 yıl boyunca sadece 2 kez telefon hakkı kullandırılmış olsun. Bu 3 temel hakka dair örnekte bile asgari ölçüde kanun maddelerine uyulmadığı görülmektedir” diye konuştu.

Meclis çözüm iradesini ortaya koyamıyor

Kanunsuzluğun İmralı’da 24 yıldır aralıksız bir şekilde sürdüğünü dile getiren Uysal, “Hukuk devletinde kişiye özel mekan, kişiye özel yasa olmaz, olmamalı. Bu hukuksuzluğun sonlanması bu Meclisin temel gündemi halini almalıdır. İşte tam da tarafsız ve bağımsız bir yargı olmadığından, Meclis Kürt sorununun çözümü iradesini ortaya koyamadığı için İmralı adasında Sayın Öcalan şahsında oluşturulan hukuka aykırı, ayrımcı tecrit sistemi 24 yıl boyunca sürebilmiştir” diye kaydetti.

Muhatap Meclis

PKK Lideri Öcalan’ın yanı sıra İmralı’da tutulan Ömer Hayri Konar, Veysi Aktaş ve Hamili Yıldırım’dan da 28 aydır haber alınamadığını belirten Uysal, “Türkiye hukukunda Öcalan’ın şahsında özel kanuni düzenlemelerin bir örneği ağırlaştırmış müebbet infaz rejimi ve ölünceye kadar süreceğine dair düzenlemedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 18 Mart 2014 tarihli kararıyla bu düzenlemenin işkence yasağına aykırı olduğunu tespit etmiştir. Yani 19 yıldır Sayın Öcalan işkence yasağına aykırı bir biçimde tutulmaktadır. AİHM kararları ihlal nedeni doğrudan bir kanuni düzenlemedir. Yani muhatap burası, yasa yapıcı olan Meclisin ta kendisidir” diye kaydetti.

BM kararına uyulmadı

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komitesi’nin aldığı karara değinen Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü: “BM, 6 Eylül 2022 tarihinde geçici tedbir kararı vermiş, bu kararı hükûmete iletmiştir. Geçici tedbir kararında mutlak tecrit halindeki tutukluluğa son verilmesi ve yine seçtikleri bir avukatla derhal ve sınırsız bir iletişime izin verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu tedbir kararı ardından 10 ay geçmesine rağmen hala tek bir adım atılmamıştır. İmralı’daki tecrit politikaların demokratik çözüm ve barış çabasıyla doğrudan ilişkili olduğunu biliyoruz. Ülkenin demokratikleşmesine büyük katkısı olabilecek Sayın Öcalan’ın sesi kısılmak istenmekte, toplumun demokrasi talebi ve barış umudu bu tecritte yok edilmektedir.

Yanardağ örneği

Aynı zamanda, hukuksuzluk sistemine göz yumma hali, keyfi yönetim biçimi dışarıya taşmakta, dışarıya taşan bu hukuksuzluğa karşı sesler cezaevlerine atılarak yok edilmek, gerçek gizlenmek istenmektedir. Bunun en son örneği TELE1 televizyonunun Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ şahsında yaşanmıştır. Bu olaydaki asıl mesele, İmralı’dan taşan ve dile getirilmesi yasaklanan anlattığımız bu infaz, hukuksuz sistemin ta kendisidir. Sayın Yanardağ gazeteci olarak bu hukuksuzluğu dile getirmiştir. Hakikati gizlemeye, gölgelemeye ne bir soruşturma ne bir tutuklama yetmeyecektir.

İmralı’ya ilişkin AİHM ve BM kararı yerine getirilmeli, aile ve avukat ziyaretlerinin önü derhal açılmalıdır. Kürt sorununu adalet, eşitlik ve özgürlük temelinde çözmek ve Türkiye demokrasisinin önünü açmak için bunu yapmak zorundayız. Meclis olarak halklarımız için hukukun üstünlüğünü koruma sözümüz halkımıza demokrasi ve özgürlük borcumuzun bir gereğidir. Hiçbirimiz buradan kaçınamaz ve kaçamayız. Bizler tecrit politikalarına karşı toplumun barış hakkını savunanlar olarak her fırsatta bu sözümüzü dile getirmeye, tecrit sisteminin insanlığa karşı bir suç ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu dile getirmeye devam edeceğiz.”

ANKARA

#Uysal #Mecliste #konuştu #AİHM #kararını #yerine #getirin #tecridi #kaldırın

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Engin Yücerin ifadeleri savcılığı ikna etmedi!

Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili soruşturmada Engin Yücer'in ifadeleri savcılık tarafından çelişkili bulundu. Yücer, üvey oğlu Zainal Abakarov'un Gülistan'ı tanıdığını ve olaydan sonra Zainal'ı yurt dışına gönderdiğini belirtmesine rağmen, MOB

FEDA, Zürihte Alevi dayanışmasını güçlendirdi

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), 19 Nisan 2026'da Zürih'te düzenlediği dayanışma etkinliğinde Alevi toplumu ve diğer katılımcılar bir araya gelerek birlik mesajı verdiler. Etkinlikte, örgütlülüğün önemi vurgulanırken, barış sürec

DAD Kadın Meclisi, Gülistan Dokunun ailesini destekledi

DAD Kadın Meclisi, 19 Nisan 2026'da Tunceli Adliyesi önünde kayıp Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun ailesini ziyaret ederek adalet talebine destek verdi. Eş Genel Başkan Mercan Gül, Doku'nun akıbetinin öğrenilmesi için davanın takipçisi olacaklarını v

FUAF: Alevilere Yönelik Saldırılar Unutulmayacak!

Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF), 1978'de Malatya'da başlayan ve diğer illere yayılan Alevilere yönelik saldırıların unutulmayacağını belirterek, bu olayların sistematik bir şekilde devam ettiğini ve Alevi toplumunun hedef haline getirildiğini vurguladı. Açıklamada, devletin y
spot_img