Sevgili Mehmet Yüksel Dedem,
2012’nin ilk aylarında, Beylikdüzü’nde ve Avrupa’daki çalışmalarımızda tanıştık. Tanıştıktan sonra yoğun programlar arasında bir araya geldik. Birlikte cemler yürüttük, sohbetlerde buluştuk. O sohbetlerden ben çok şey öğrendim. Her sözün, insanın yüreğine dokunan bir iz bırakıyordu. Her bakışın, bin yıllık bir yolun tanıklığını taşıyordu.
Duruşunla, sözünle; seninle ilgili hep güzel şeyler var Dedem. Ocakzadelik üzerine söylediklerin çok kıymetliydi. Anlattıkların hep aklımda ve içimde kaldı. Ocaklarda yetişmenin sadece bir aidiyet değil, aynı zamanda bir sorumluluk olduğunu senden dinledim. O sorumluluğun; halka karşı, Hakk’a karşı, doğaya karşı, mazluma karşı olduğunu yaşayarak gösterdin.
Bizim soyumuza, göğümüze, yüreğimize süzülen sevgiyi kesintiye uğratmadan, sözünden Hakk’ın nefesini hiç eksiltmeden konuştun. Toprak Ana’yı incitmeden, yıldızlar kirlenmeden, aydınlık bir yolun mümkün olduğunu hatırlattın. Bu karanlık çağda bile umudu diri tutan, karanlığa karşı ışığı savunan bir yol erkanıydı anlattığın.
Anlatırken, ne kadar toplumda yerini bulduğunu hissettirdin. Babanı, Tacım Dedeyi anlatır gibi; ilgiyle, sevgiyle, bilgelikle anlattın. Sadece geçmişi aktarmadın; geçmişle bugünü buluşturdun, bugünden geleceğe bir köprü kurdun.
Araştırarak, okuyarak, sorgulayarak edindiğin bilgileri her zaman toplumla paylaştın. Bilgiyi saklamadın, bilginin üzerinde oturmadın, bilgiyi halkın sofrasına koydun.
Sinemilli Ocağı’nı temsil ederken onun pirini, erkânını, on iki payını hakkıyla anlattın. Tacım Dede’den Mehmet Yüksel Dede’ye uzanan yolun sadece bir soy değil, bir hizmet yolu olduğunu gösterdin. Bu yolun; rızalık, eşitlik, paylaşım ve adalet yolu olduğunu her fırsatta vurguladın.
Birlikte pirlik yaptık. Cem yürüttük. Posta oturdun ama postu hiç sahiplenmedin. Çünkü senin için post, makam değil hizmetti. Postu kutsallaştırmadın, hizmeti kutsadın. İnsanı merkeze alan bir inancın temsilcisi oldun.
Anlatırken duruşunla öğrettin Dedem. Sözünle iz bıraktın. Sessizliğin bile öğreticiydi. Susuşun bile bir dersti.
Sazınla, sözünle ve gazeteciliğinle yüreklere sevgiyi kazıdın. Özünden, sözünden hoşgörüyü hiç eksik etmedin. Hakikatin peşinden yürürken, kimseyi ötekileştirmedin. Mazlumdan, yoksuldan, dışlanandan yana saf tuttun.
Sevgili Dedem, Toprak Ana seni incitmesin, yıldızlar daim aydınlığın olsun. Sevdiklerinin gönlünde yaşayacaksın Dedem. Adın cemlerde, adın dualarda, adın dillerde yaşamaya devam edecek. Yolun yolumuzdur, sözün sözümüzdür. Işığın hiç sönmeyecek.
