Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına dair bir açıklama yaptı. Özellikle Maraş ve Urfa’da yaşanan saldırıların münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı. AABK, bu olayların derin toplumsal dinamiklerin bir yansıması olduğunu belirtti.
Eğitim kurumlarının, toplumun en değerli varlıkları olan çocuklar ve eğitim emekçileri için güvenli bir alan olması gerektiğini ifade eden AABK, son şiddet olaylarının bireysel psikolojik etkenlerin ötesinde, toplumsal yapıda biriken gerilimlerin ve yapısal sorunların bir sonucu olduğunu belirtti. Şiddetin geçmişte belirli taraflar arasındaki çatışmalarla sınırlıyken, günümüzde rastlantısal hedeflere yöneldiği gözlemleniyor.
Bu durum, bireylerde öfke, yalnızlık ve aidiyet krizi gibi duyguların toplumsal düzeyde karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. AABK, bazı bölgelerdeki çoklu güç ilişkileri ve kayıt dışı ekonomik yapının şiddeti artıran etkenler olduğunu vurguladı. Aynı zamanda, medyada şiddetin görünürlüğü ve gençler üzerinde yarattığı etkiler de dikkat çekici.
Adalet mekanizmalarına duyulan güvenin zedelenmesi ve cezasızlık algısının güçlenmesi, şiddetin yaygınlaşmasında önemli rol oynamaktadır. Eğitim emekçilerinin güvencesiz hissettiği ve çalışma ortamlarının yeterince korunmadığı bir iklimin, bu sorunu daha da derinleştirdiği ifade edildi.
AABK, şiddetin kök nedenlerini hedef alan, toplumsal dayanışmayı güçlendiren ve bireylerin kendilerini ifade edebileceği sağlıklı alanlar yaratan politikaların geliştirilmesinin acil bir ihtiyaç olduğunu vurguladı. Ayrıca, Maraş ve Urfa gibi riskli bölgelerde eğitim ortamlarının güvenliğini artıracak somut adımlar atılması gerektiğini belirtti.
Son olarak, Şanlıurfa ve Maraş’ta hayatını kaybedenleri saygıyla anarak, yaralananlara acil şifalar diledi. AABK, bu olayların toplumun acısını derinden hissettiğini dile getirdi.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Eğitimde yaşanan şiddet, sadece bireysel bir sorun değil, derin toplumsal dinamiklerin bir yansımasıdır ve bu durumu görmezden gelmek, toplumu daha da derin yaralara sürükler. Alevilik inancının özünde barış ve hoşgörü vardır; bu nedenle, eğitim kurumlarının güvenli bir alan olması gerektiği vurgusu, tüm toplum için hayati öneme sahiptir. Cezasızlık algısının güçlenmesi ve adalet mekanizmalarına duyulan güvenin sarsılması, özellikle gençler üzerinde yıkıcı etkiler yaratmakta ve bu durum, Alevi toplumunun da içinde bulunduğu çok kültürlü yapıyı tehdit etmektedir.
— Alevi Gazetesi Editörü