8 Mart Dünya Kadınlarına Kutlu Olsun

Kadınların Mücadelesi Hakkın Tecellisidir Ve Haktır.
Kadınların Mücadelesi İnsanlığın Vicdanının Tecellisidir.
Kadınların Mücadelesi, Dünyanın Yaşanılır Kılınmasıdır.
Kadınların Mücadelesi İnsanlığa Adalettir.

8 mart emekçi kadınlar gününden, dünya kadınlar gününe uzanan, kadınların mücadelesi, her gün yeni başarılarla devam ediyor.

Kadın insanlığın nüfus olarak yarısı olsa da, tümünün anası ve doğuranı, yani var edeni olmasından dolayı, tüm insanlığın vicdanı, atan kalbi, duygusu, sevgisi, umudu ve geleceğidir.

İnsanlığın kadim kültürel tarihinin en büyük koruyucusu olarak, insan türünün doğa ve tabiatın tüm zorluklarına karşı besleyeni, saklayanı ve sahiplenen anacan’ı olarak, can verip bu günlere kadar da getirmiştir.

Geçen zaman içinde doğurduğu ve beslediği erkeğin, herşeye sahip olma hırsının yarattığı zorba sistem, kadını da esir almıştır.

Bu esaret tarihi, tarihin uzun bir zamanında adım adım gelişse de, en belirgin süreç, mitolojilere de konu olan, özellikle tek tanrılı dinlerin hikayelerinde, ilahların hükmüne bağlanmış, kurumsallık kazanmış kurallara bağlanmıştır.

ADEM ile HAVA hikayesi gibi erkek egemenlikli, kadını erkeğin ihtiyacı için bir eşya derecesine indirgeyen bir mantık, gün be gün işlenerek ve ağırlaştırılarak günümüze kadar gelmiştir.

Halbuki, Kadın ilk toplumsallaşmanın komün anası, ocak sahibi, üreme – kendinden verme yetisinin sembolizesi, (JI) XWE-DA’nın ilk ismi olarak, kürt dilinde yaradan anlamında, DA-DAYE-DAYİK gibi XWE-DA olarak kutsallık yüklenen bir sıfatla isimlendirilmiştir.

Ama aynı coğrafyada, ilk dinlerden itibaren gelişen egemenlik sistemlerinin kadın şahsında toplumu köleleştirmesine, bir alternatif olarak komün eksenli bir toplumsal sistemi savunan, bugün adına alevilik dediğimiz toplumsal insanlık mücadelesi, kadını egemenlerin sistemindeki köleleştirme politikasına karşın, hep erkeğin omuzdaşı, eşiti, cananı, yari, maşuğu olarak ve bir adım önde tutarak, yolun temel taşlarından olan hane kurumunun iki hak eşiti olan erkek ve kadını, tek eş ikrarı ile toplumsal kurallara bağlamıştır.

REYA HAK – Hak Yol bozuldukça, toplumdaki uygulama ve kuralları zayıfladıkça, erkek egemenlikli sistemin girdabında kendince tutunmaya çalışsa da, alevi toplumu ve dolayısı ile aile kurumunda yaşanan deformasyon kadın aleyhinde sonuçlar yaratmaya devam etmektedir.

Buradan çıkışın yolu, erkek karşıtı ve sınıflı toplum paradigmasından esinlenen, kapitalist modernitenin özgürlük anlayışı olarak zuhur eden bireyci feminizm değil, komünal doğa toplumcu, hak odaklı, eşitler hukuku ile yeniden kadim toplumsal değerlere sahip çıkmakla olur.

Alevi inancının hedeflediği kamil insan topluluğu aşamasındaki rıza şehri hukukunun, kadın erkek ayrımının yapılmadığı CAN olma, canan olma, sevginin, rızanın ve ikrarın özgür iradeden zuhur ettiği an olacaktır.

8 mart mücadelesi, aynı zamanda inancımızın bozulan temel değerlerini yeniden düzeltme mücadelesidir.

Mutlaka kadınlar ve insanlık kazanacaktır.

Kazanan erkeğe karşı kadın iktidarı değil, erkek ile kadının Can ile Canan muhabbeti olsun.

Tüm kadınlara hakikat kapısı açık ve nasip olsun.
Sevgi dolu, Rızalık hukukuna bağlı, ikrarınız daim olsun.

Ali Köylüce
Ali Köylücehttp://www.alevigazetesi.com
Ali Köylüce, Türkiye'de Alevilik, inanç tarihi ve toplumsal mücadeleler üzerine araştırmalar yapan Alevi yazar ve araştırmacıdır. Alevi kimliği, Aleviliğinin tarihsel kökleri ve Alevilerin siyasal-toplumsal sorunları üzerine kaleme aldığı yazılarıyla tanınmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Kadi̇m’den Günümüze, Alevi̇ İnancında Varoluş Öğreti̇si / Çevi̇ri̇m Teorisi

Kadi̇m’den Günümüze, Alevi̇ İnancında Varoluş Öğreti̇si Dört Kapi- Kirk Makam Felsefesi̇  Herşey doğal element / saf cevher dediğimiz, varlığın oluşum çeviriminde bir sır olarak saklıdır. Bazen görünür hale gelir. Bazen...

İtaat mi, itikat mı?

Alevi inancı özünde bir ibadet inancı değil, ahlak inancıdır. Yani itikat inancıdır. Tamamen değerler, ilkeler esastır. İbadeti ise, toplumsal ahlakın mekansallaşması demektir. Kişinin ilkeler...

Okullarda cihat zili yaklaşırken, eğitimde asimilasyona karşı Alevi mitingi

17 Eylül 2017 de İstanbul Kartalda, ABF şemsiyesi altında bir araya gelen ,Alevi kurumları ve EĞİTİM SEN sendikası tarafından organize edilen, ‘’EĞİTİMDE ASİMİLASYONA VE GERİCİLİĞE...