Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Heyet Tahrir Şam (HTŞ) lideri Ebu Muhammed el-Colani’nin devlet protokolüyle karşılanmasına sert bir tepki gösterdi. Bu durumun yalnızca bir diplomatik tercih olmadığını, aynı zamanda ciddi bir meşrulaştırma sorunu taşıdığını vurguladılar.
Yapılan açıklamada, Batı’nın Colani’yi devlet protokolüyle karşılamasının, farklı inanç ve etnik topluluklara yönelik şiddeti görmezden geldiği ve uluslararası kamuoyuna tehlikeli bir mesaj verdiği ifade edildi. Colani’nin Almanya ziyaretinin insanlığa ve insan haklarına karşı bir tutum olduğu belirtildi. HTŞ’nin geçmişinde Aleviler, Dürziler, Kürtler ve Hristiyanlar gibi farklı gruplara yönelik katliamlarla anıldığı hatırlatıldı.
Açıklamada, “İnsanlık düşmanı bir figürün siyasi bir aktör olarak kabul edilmesi, işlenen suçlara ortak olmaktır” ifadesine yer verildi. FEDA ve DAKB, bu durumun bölgede devam eden şiddeti daha da artıracağını kaydetti. Kadınlara yönelik saldırılar ve zorla yerinden edilmeler gibi insanlık suçlarının sürdüğüne dikkat çekildi.
Almanya’nın mülteci politikalarını sertleştirirken, Colani gibi bir ismi meşru bir aktör olarak tanımasının çelişki yarattığı ifade edildi. Bu yaklaşımın Ortadoğu’da savaşın derinleşmesine ve halkların acılar içinde göç etmek zorunda kalmasına neden olduğu vurgulandı. FEDA ve DAKB, insan hakları ve toplumsal barışın esas alınması gerektiğini belirterek, “İnsan hakları pazarlık konusu değildir. Savaşı değil, barışı destekleyin” mesajını iletti.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Colaninin Almanya ziyareti, Alevilik ve diğer inanç gruplarının maruz kaldığı şiddeti göz ardı eden tehlikeli bir meşrulaştırma girişimidir. Bu durum, sadece uluslararası kamuoyuna değil, insanlığa karşı da ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. FEDA ve DAKBnin vurguladığı gibi, insanlık düşmanı bir figürün siyasi bir aktör olarak kabul edilmesi, toplumsal barışı zedeleyerek şiddeti artıracaktır. Almanyanın, mülteci politikalarını sertleştirirken Colani gibi bir ismi meşru bir aktör olarak tanıması, adalet ve insan hakları açısından kabul edilemez bir çelişkidir.
— Alevi Gazetesi Editörü