Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Gülistan Doku’nun kayboluşunun yalnızca bireysel bir vaka olmadığını, sistematik bir şiddet ve örtbas düzeninin parçası olduğunu vurguladı. 23 Nisan 2026 tarihinde yapılan açıklamada, Türkiye’deki kadınlara yönelik şiddetin süreklilik arz ettiği ve bu durumun delillerin yok edilmesi, gerçeklerin gizlenmesi ve adaletin geciktirilmesi ile birleştiği ifade edildi.
FEDA ve DAKB, devlet kurumları arasında bir “suskunluk zinciri” bulunduğunu belirterek, Gülistan Doku’nun altı yıldır kayıp olmasının bu durumun en belirgin örneklerinden biri olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, “Hakikat uzağımızda değil, üstü örtülmüştür. İstenmiş olsaydı kısa sürede ortaya çıkarılabilecek gerçek yıllarca saklanmıştır” denildi.
Yapılan açıklamada, yalnızca Gülistan Doku değil, Rojin Kabaiş, İpek Er, Rabia Naz Vatan, Nadira Kadirova ve Yeldana Karaman gibi birçok kadın cinayetinin de benzer şekilde örtbas edildiği hatırlatıldı. Bu olayların ortak noktasının “hakikatin açığa çıkarılmaması” olduğu vurgulandı. FEDA ve DAKB, kamuoyunu ve yetkilileri sorumluluk almaya çağırarak, adaletin tecelli etmesi için daha ne gerektiğini sorguladı.
Kadınların hakları için mücadele edeceklerini belirten FEDA ve DAKB, “Hakikat gizlenemez. Adalet geciktirilebilir ama yok edilemez” diyerek, Alevilik inancının eşitlik ve hakikat anlayışını öne çıkardı. Açıklamada, adalet mücadelesinin süreceği ve her canın kutsal olduğu vurgulandı.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Kadın cinayetleri ve kayıplar, sadece bireysel trajediler değil, aynı zamanda sistematik bir baskının ve örtbasın ürünüdür. FEDA ve DAKBnin vurguladığı gibi, devletin sessizliği, adalet arayışını daha da derinleştirirken, bu durumu sorgulamamak mümkün değildir. Bizler, Alevi toplumu olarak, hakikatin açığa çıkarılması ve adaletin sağlanması için sesimizi yükseltmeli, her türlü ayrımcılığa ve haksızlığa karşı durmalıyız. Kadınların yaşam hakkı için mücadele edenlerin yanında yer alarak, bu karanlık tabloya son vermek için sorumluluk almalıyız.
— Alevi Gazetesi Editörü