Âşık Mahzuni Şerif, Alevi-Bektaşi kültürünün ve Anadolu halkının en önemli temsilcilerinden biri olarak 17 Mayıs 2002 tarihinde Almanya’nın Köln şehrinde Hakka yürümüş ve bugün 24. ölüm yıl dönümünde sevgi, saygı ve özlemle anılıyor. Mahzuni, hayatını adaletin, mazlumun ve inancın sesi olmaya adamış bir ozan olarak, ardında sadece müzik değil, aynı zamanda bir direniş ve inanç mirası bırakmıştır.
Gerçek ismi Şerif Cırık olan Mahzuni Şerif, Maraş’ın Afşin ilçesine bağlı Berçenek köyünde doğdu. Genç yaşta askeri okuldan tasfiye olduktan sonra, kendisine Hak ve halk yolunu rehber edindi. Ozanlık geleneğini çağdaş bir toplumcu bakış açısıyla birleştirerek, “Çeşmi Siyahım” gibi eserlerle içsel yolculuğunu, “Yuh Yuh” gibi parçalarla da toplumsal adaletsizliğe karşı duruşunu dile getirdi.
Mahzuni Şerif, sadece bir türkücü değil; Şah Hatayi, Kul Himmet ve Pir Sultan Abdal gibi büyük ozanların mirasını taşıyan bir dervişti. O, muhalif duruşuyla Alevilik gerçeğini her platformda haykırarak, egemen sistemin hedefi haline gelmiş, eserleri yasaklanmış ve defalarca gözaltına alınmıştır. Sivas Madımak Katliamı gibi acıları yüreğinde hisseden Mahzuni, tüm bu baskılara rağmen inancından ve sözünden taviz vermemiştir.
Bugün Hacıbektaş’ta, sırlandığı yerde yatan Mahzuni Şerif, devrimci deyişleriyle hâlâ toplumsal adaletsizliğe karşı bir ses olmaya devam ediyor. Onun mirası, sömürü ve asimilasyona karşı direnişin sembolü olarak yaşamakta ve hatırlanmaktadır.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Âşık Mahzuni Şerif, sadece bir sanatçı değil, Alevilik ve Anadolu halkının sesi olmuş bir direniş simgesidir. Onun mirası, adalet ve eşitlik mücadelesinin en güçlü ifadelerinden biri olarak, bugün de toplumsal sorunlara ışık tutmaya devam ediyor. Mahzuninin yaşadığı baskılar, Alevi inancının ve kültürünün karşılaştığı ayrımcılığı gözler önüne sererken, onun eserleri, zalime karşı mazlumun yanında durmanın önemini hatırlatıyor.
— Alevi Gazetesi Editörü