Hasan Gülüm, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın son yıllarda Alevi toplumunun düzenlediği festival ve anma etkinliklerine müdahale etmesini eleştirerek, bu müdahalelerin daha görünür hale geldiğini belirtti. Özellikle Cogi Baba Festivali gibi etkinliklerde devletin, Alevilerin kendi inanç ve kültürel değerlerini koruma mücadelesine yönelik baskılarının arttığını ifade etti.
Gülüm, devletin “kendi Alevisini yaratma” politikalarının uzun yıllardır sürdüğünü ve bu durumun, Alevi kurumlarının elde ettiği kazanımların kalıcı haklara dönüşmesi önünde engel oluşturduğunu vurguladı. Adıyaman’daki Ape Aziz etkinlikleri ve Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri’nde yaşanan müdahalelerin, Alevilik üzerindeki devlet kontrolünü artırma amacı taşıdığını savundu.
Alevi kurumlarının ortak bir metin etrafında bir araya gelerek yeni bir mücadele hattı oluşturması gerektiğini belirten Gülüm, “Devletin Alevisi olmayacağız” söyleminin ötesine geçilmesi gerektiğini ifade etti. Alevi toplumu, elde edilen kazanımların birer hak olarak tanınması için daha etkili bir mücadele yürütmeyi hedefliyor.
Gülüm, Alevi kurumları tarafından sağlanan bazı kazanımların hala devlet tarafından bir “yardım” olarak sunulmasının, eşit yurttaşlık mücadelesinin önünde bir engel teşkil ettiğini söyledi. Örneğin, elektrik giderlerinin karşılanması konusundaki tartışmaların, Alevi kurumlarının hak talepleri ile değil, yardım beklentisi üzerinden şekillendiğini vurguladı.
Sonuç olarak, Alevi kurumlarının ve toplumsal yapıların, yıllardır süregelen mücadelenin kazandırdığı hakları kalıcı ve hukuki bir zemine oturtarak, ortak bir hareket oluşturması gerektiği mesajını verdi. Gülüm, Alevilik inancının ve kültürel değerlerinin korunması için bu tür bir birlikteliğin şart olduğunu dile getirdi.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Alevi kurumlarının dayanışma içinde hareket etmesi, Alevi toplumunun varoluş mücadelesi açısından hayati önem taşımaktadır. Devletin Alevilik üzerindeki baskılarının artması, bu birliğin ne denli acil olduğunu gözler önüne seriyor. Alevi inancının ve kültürel değerlerinin korunması için ortak bir mücadele hattı oluşturulması, yalnızca kazanımların güvence altına alınması değil, aynı zamanda toplumun öz kimliğini koruma çabasıdır. Bu süreçte, Alevi kurumlarının elde ettiği hakların tanınması için daha kararlı ve etkili bir duruş sergilemesi gerekmektedir.
— Alevi Gazetesi Editörü