10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı önünde gerçekleşen IŞİD saldırısında 103 kişi hayatını kaybetti. Bu trajik olayla ilgili davada, firari sanık Ömer Deniz Dündar’ın parmak izinin 2017 yılında Hatay’da ele geçirilen bir araçta tespit edildiği ortaya çıktı. Dündar, 30 Haziran 2026 tarihinde Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hâkim karşısına çıktı.
Duruşma sırasında, Dündar’ın avukatları, müvekkilinin suçlamalarını reddettiğini ve katliamla bağlantısını kabul etmediğini belirtti. Dündar, Hatay’da ele geçirilen aracın ve şehadet kemerinin kendisiyle ilgisi olmadığını öne sürdü. Mahkeme, Dündar ile Hatay’daki davalar arasındaki bağlantıyı da vurguladı ve dosyanın birleştirileceğini bildirdi.
Mahkemeye sunulan yeni kriminal inceleme raporunda, Dündar’ın parmak izinin bulunduğu araçta, canlı bomba saldırısı hazırlığında olan kişilerin yer aldığı belirtildi. Müşteki avukatları, bu bulguyla Dündar’ın suçlamalarla bağlantısını pekiştirmeye çalıştı. Dündar ise bu durumu kabul etmeyerek, parmak izinin nasıl orada bulunduğuna dair bir açıklama yapmadı.
Dündar’ın avukatı, Ankara Gar Katliamı’yla doğrudan bir bağlantı kuran somut delil bulunmadığını savunarak, müvekkilinin adli kontrol şartıyla tahliye edilmesini talep etti. Ancak bu talep, duruşmayı izleyen katliamda yakınlarını kaybeden ailelerden tepki aldı. Mahkeme, duruşmaya ara vererek, yargılamanın ilerleyen bir tarihte devam edeceğini duyurdu.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Dündarın parmak izinin Hatayda ele geçirilen bir araçta bulunması, adaletin sağlanması adına önemli bir gelişme olarak değerlendirilmeli. Ancak, somut delillerin eksikliği ve savunmaların devam etmesi, hukukun evrensel ilkelerine olan inancımızı sarsmamalı. Alevilik, her türlü ayrımcılığa karşı durarak adaletin peşinden koşmayı öğütler; bu bağlamda, mağdurların haklarının gözetilmesi ve faillerin cezalandırılması için mücadele etmekten vazgeçmemeliyiz.
— Alevi Gazetesi Editörü